Katma değer
vergisi uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli
görülmüştür.
1. KATMA DEĞER VERGİSİ
BEYANNAMELERİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİ:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 42 nci maddesinin Bakanlığımıza vermiş olduğu yetkiye dayanılarak
gerçek usulde vergilendirilen mükelleflere ait 1 No.lu beyanname uygulamada
ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi ve daha kolay hale getirilmesi amacıyla
yeniden düzenlenmiştir. Şubat 1992 dünemine ait olup, aylık vergilendirme
dönemine tabi olanların 25 Mart, üç aylık vergilendirme dönemine ait olanların 25 Nisan tarihine kadar verecekleri yeni
beyannamelerin doldurulmasına ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
A – DİPLOMATİK İSTİSNA VE
TÜRKİYE'DE İKAMET ETMEYEN YOLCULARA AİT İSTİSNA UYGULAMASI :
Kanunun 11/1-b ve 15/1-a
maddeleri kapsamında
işlem yapan mükelleflerin uyacakları usul ve esaslar daha önceki Genel
Tebliğlerde belirlenmiş olup bu Tebliğ ile beyannamenin düzenlenme biçimi
açıklanmaktadır.
Türkiye'nin diplomatik
misyonuna PTT hizmetleri ile elektrik, havagazı ve su teslimlerinde,
karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, istisna ve muafiyet uygulayan devletlerin
Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerine, aynı tür teslim veya hizmet ifasında
bulunan mükelleflerin hükümleri için defter kayıtları ve beyannamelerinde vergi
tahsil edilmiş ve iade edilmiş gibi işlem
yapmaları uygun görülmüştür.
Buna göre, Kanunun 11/1-b ve
l5/1-a maddeleri kapsamında işlem yapan tüm mükellefler bu işlemlerini,
beyannamenin "Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel" satırında
beyan edeceklerdir. Ancak, bu tutarlar 25-35 numaralı satırlar arasına
yazılmayacak ve bedelden de düşülmeyecektir.
Diğer taraftan, satış
sırasında tahsil edilmiş olan verginin iade edildiği dönemde ise, iade edilen
vergi tutarı, beyannamenin 54. satırında indirim konusu yapılacaktır.
Mükelleflerin bu işlemle ilgili olarak yüklendikleri vergileri iade olarak talep
etmeleri halinde, bu teslim veya hizmet bedelinin, iadenin yapıldığı dönemin
beyannamesine ekli Bildirimin 81 ve 83 numaralı satırlarına yazılması
gerekmektedir.
Dolayısıyla bu işlemler için
yüklenilen vergiler, 82 ve 84 numaralı satırlarda gösterilecektir.
Yüklenilen vergilerin iade
olarak talep edilmemesi halinde Bildirimin doldurulmasına gerek
bulunmamaktadır. (*)
B – İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERDE
İADE EDİLECEK KATMA DEĞER VERGİSİNİN HESAPLANMASI :
Bilindiği gibi Kanunun 11/1-c
maddesi kapsamında yapılan teslimlerde, "tecil-terkin" uygulamasının usul ve
esasları 28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde belirlenmiştir.
Ancak, bu kapsamda yapılan satışlar nedeniyle hesaplanan verginin tamamiyle
tecil edilememesi halinde, tecil edilemeyen verginin, ihraç kaydıyla satılan
malın bünyesine giren kısımla sınırlı olarak iade edilmesi uygulamasından
vazgeçilmiştir.
Buna göre; ihraç kaydıyla mal
teslim eden mükellefe iade edilecek katma değer vergisi miktarı, mükellefin
ilgili dönem beyannamesine göre ihraç kaydıyla yapılan satışları için tahsil
edilmeyen miktardan, ödenmesi gereken katma değer vergisi düşüldükten sonra
kalan müspet fark olacaktır.
ÖRNEK 1 :
Gömlek imalatı ile uğraşan (A)
A.Ş.nin, Nisan 1992 döneminde 500 Milyon liralık ihraç kaydıyla, 125 Milyon
liralık da yurt içi gömlek satışı bulunmaktadır. Mükellefin bu dönemde toplam
indirilebilir vergisi 50 Milyon liradır.
Bu mükellefin, Nisan 1992
döneminde ihraç kaydıyla
yaptığı 500 Milyon liralık gömlek satışına ait tecil-terkin uygulaması ve buna
bağlı olarak iade edilecek katma değer vergisi hesaplaması aşağıdaki şekilde
olacaktır.
– Hesaplanan KDV
(500.000.000 +
125.000.000) x % 12 = ) |
75.000.000,–
|
| – İndirilecek KDV
|
|
| – Ödenmesi gereken
KDV (15.000.000 – 10.000.000) |
25.000.000,–
|
| – Tecil Edilebilir
KDV (100.000.000 x % 12) |
60.000.000,–
|
| – Tecil Edilecek
KDV (Ödenmesi Gereken KDV) |
|
| – İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İadesi Gereken KDV |
35.000.000,–
|
Örnekte de görüldüğü üzere iade
tutarı, tecil edilebilir vergi ile tecil edilecek vergi arasındaki farktır.
Dolayısıyla, tecil işleminden sonra arta kalan, tecil edilebilir verginin
tecil-terkin edilemeyen kısmını oluşturan 35 Milyon liranın tamamı mükellefe
iade edilebilecektir.
ÖRNEK 2 :
Örnek 1'de belirtilen mükellefin
önceki dönemden devreden vergisinin 90 Milyon lira olduğunu varsayalım. Buna
göre söz konusu mükellefin tecil-terkin ve iadesi gereken katma değer vergisi
tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
– Hesaplanan KDV
(500.000.000 +
125.000.000) x % 12 = ) |
75.000.000,–
TL. |
| – İndirilecek KDV
(50.000.000 + 90.000.000=) |
|
| – Ödenmesi gereken
KDV |
–
|
| – Sonraki Döneme Devreden
KDV |
65.000.000.–TL. |
| – Tecil Edilebilir
KDV (500.000.000 x % 12) |
60.000.000,–TL.
|
| – Tecil Edilecek
KDV |
|
| – İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İadesi Gereken KDV |
60.000.000,–
|
C - SONRAKİ DÖNEME DEVREDEN
VERGİLERİN AYRIMI :
Yeniden düzenlenen beyannamelerde;
sonraki dönemlere devreden vergilerin amortismana tabi iktisadi kıymetler ile diğer alış ve
giderlere isabet eden kısımlar itibariyle ayrılması öngörülmüş ve bu amaçla 49,
50, 58, 59, 63 ve 64 numaralı satırlar oluşturulmuştur.
"Ocak 1992" dönemi itibariyle
sonraki dönemlere devreden vergisi bulunan mükellefler, bu vergiler içinde amortismana tabi
iktisadi kıymetlere ait kısmın bulunması halinde, yeni beyannamelerin
kullanılacağı "Şubat 1992" döneminde, 58 ve 59. satırları aşağıdaki şekilde
dolduracaklardır:
a) "Ocak 1992" döneminde sonraki
dönemlere devreden
vergisi bulunmayan mükellefler 49 ve 50. satırları doldurmayacaklardır.
b) "Ocak 1992" döneminde
sonraki dönemlere devreden vergisi bulunan ancak, bu verginin tamamı amortismana
tabi iktisadi kıymetler dışındaki alış ve giderlere ait olan mükellefler,
devreden verginin tamamını 50. satıra yazacaklardır.
c) "Ocak 1992" döneminde
sonraki dönemlere devreden vergisi bulunan ve bu tutarın bir kısmı amortismana
tabi iktisadi kıymetlere, bir kısmı da diğer alış ve giderlere ait olan
mükellefler 49 ve 50. satırları doldururken oranlama yapacaklardır.
Buna göre;
i) "Ocak 1992" döneminden
geriye doğru, katma değer vergisi beyannamesinde "sonraki dönemlere devreden
vergi" yer almayan ilk dönem tespit edilecektir.
ii) Bu dönemden sonra,
amortismana tabi
iktisadi kıymet iktisabı dolayısıyla indirim yapılan ilk dönem tespit
edilecektir.
iii) Bu dönemden, "Ocak 1992"
dönemi dahil, tüm dönemlerde, harcamalar dolayısıyla yüklenilen ve indirilebilir
nitelik taşıyan bütün vergilerin toplamı alınacaktır. Bu toplama; her dönemde
fiilen gerçekleşen harcamalara ait vergilerin dahil edileceği, "önceki dönemden
devreden vergi" tutarlarının dikkate alınmayacağı tabiidir.
iv) Bu genel toplam içinde
amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait toplam indirilebilir verginin oranı
bulunacak; bu oran "Ocak 1992" döneminden sonraki döneme devreden vergi ile
çarpılarak çıkan tutar "Şubat 1992" dönemine ait yeni beyannamenin 49. satırına
yazılacaktır.
v) Toplam indirilebilir vergi
içinde amortismana tabi iktisadi kıymetler dışındaki alış ve giderlere ait olan
vergilerin oranı bulunacak, bu oranın "Ocak 1992" dönemindeki sonraki dönemlere
devreden vergiye tatbiki suretiyle bulunacak tutar "Şubat 1992" dönemi
beyannamesinin 50. satırına varılacaktır.(*)
D – İADE HAKKI DOĞURAN
İŞLEMLERE VE İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERE AİT BİLDİRİM :
Beyannamelerin yeniden
düzenlenmiş şeklinde, iade hakkı doğuran işlemler ile ihraç kaydıyla teslimi
bulunan mükellefler için bir "Bildirim" oluşturulmuştur.
İade hakkı doğuran işlemleri
bulunmayan veya bu tür işlemleri bulunmakla birlikte bu işlemler için
yüklendikleri vergiyi iade yerine, indirim yoluyla gidermek isteyen
mükelleflerin bu Bildirimi doldurmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu
mükelleflerin, iade hakkı doğuran işlemlerini daha önceki Genel Tebliğlerde belirlenen belgelerle ispat ve tevsik etmeleri zorunludur.
İhraç kaydıyla teslimleri bulunan
mükellefler ile iade hakkı doğuran işlemleri için yüklendikleri vergileri iade
yoluyla gidermek isteyen mükellefler, bu Bildirimi doldurmak ve beyannameleri
ile birlikte vermek zorundadırlar.
İhraç kaydıyla teslimi bulunan
mükellefler bu Bildirimi doldurmak zorunda olmakla beraber, Bildirimin 102
numaralı satırındaki tutarı, dilerlerse iade olarak değil indirim yoluyla
giderebileceklerdir. Bunun için, teslimin yapıldığı dönem beyannamesine ekli
Bildirimin 102 numaralı satırındaki tutarın, ihracatın gerçekleştiği dönem
beyannamesinin 50 numaralı satırına dahil edilmesi ve vergi dairesine bu konuda
bilgi verilmesi gerekmektedir.
İhraç kaydıyla teslim ve
ihracatın aynı dönemde gerçekleşmesi ve iade olarak doğan verginin indirim
yoluyla giderilmesinin tercih edilmesi halinde 102 numaralı satırdaki tutar,
gelecek dönem beyannamesinin 50 numaralı satırına yazılacaktır.
Bildirimde yer alan "Yüklenilen Katma
Değer Vergisi" başlıklı
satırlardaki rakamlar bulunurken, yüklenilen toplam vergiler içinde, o dönemde
gerçekleştirilen iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısım hesaplanacaktır.
Bu hesaplama sonucu bulunacak vergi, daha önceki beyannamelerde
indirimle giderilip giderilmediğine bakılmaksızın,
bu satırlarda beyan edilecektir.
Yüklenilen vergiler kapsamına,
iade hakkı doğuran işlemle ilgilendirilebilen normal alış ve giderler, genel
imal ve genel idare giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymet için yapılan
harcamalara ilişkin vergiler girmektedir. Ancak amortismana tabi iktisadi
kıymetlerden işleme isabet eden pay, beyannamenin 92. satırında ayrıca
hesaplanacağından bu satırlarda yer almayacaktır.
İade hakkı doğuran işlemle
ilgilendirilebilen normal alış ve giderler ile genel imal ve genel idare
giderlerinden bu dönemde gerçekleştirilen işleme isabet eden pay ise, daha
önceki Genel Tebliğlerde yer alan açıklamalar dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Amortismana tabi iktisadi kıymeti
kısmen veya tamamen iade hakkı doğuran işlemlerde kullanan ve iade talebinde
bulunan mükellefler iade hakkı doğuran işlem için yüklendikleri toplam katma
değer vergisi içindeki amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait olarak iade
edilecek kısmı hesaplayarak 92 numaralı satırda beyan edeceklerdir.
Bu hesaplama şöyle yapılacaktır:
O dönemdeki iade hakkı doğuran
işlemlere ait teslim ve hizmet bedeli olarak 89 numaralı satırda beyan edilen
tutar, genel vergi oranı ile çarpılacaktır. Genel vergi oranı, beyannamenin ait
olduğu dönemde, Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararlara ekli listelerde yer alan
mal ve hizmetlerin dışında kalan işlemlere uygulanmakta olan vergi oranıdır.
Çarpma işlemi sonucu bulunacak
tutardan, önce iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin olasak amortismana tabi
iktisadi kıymetler dışındaki alımlar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisi
tutarından, indirilemeyip iade edilecek kısmın gösterildiği 91 numaralı
satırdaki tutar düşülecektir. Kalan tutar, beyannamenin 58 numaralı satırında
beyan edilen miktarla kıyaslanacaktır. 58 numaralı
satırdaki tutarın, kıyaslanacak tutardan büyük olması halinde bu satıra,
kıyaslanacak tutar yazılacaktır. 58 numaralı satırdaki tutarın kıyaslanacak
tutardan küçük olması halinde ise bu satıra 58 numaralı satırdaki tutar
yazılacaktır.
İade edilecek katma değer
vergisinin hesaplanmasına ilişkin bu açıklamalar, temel gıda maddeleri
teslimlerinden doğan iadeler için de aynen geçerlidir.
Bilindiği üzere temel gıda
maddesi teslimleri indirimli oranda vergiye tabidir. Bu teslimler dolayısıyla
vergi hesaplanıp beyan edilmektedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2.
maddesine göre de teslimin bünyesine giren vergilerin indiriminin mümkün
olmaması halinde, mükellefe iadesi söz konusudur.
Temel gıda maddesi teslimlerinde
iade edilecek vergi hesaplanırken; diğer indirimler dikkate alınmadan, teslimin
bünyesine giren vergi ile teslim dolayısıyla hesaplanıp beyan edilen verginin
mukayesesinin esas alınması söz konusu değildir. İade edilecek vergi yukarıdaki
açıklamalara göre hesaplanacaktır.
Buna göre; mükellefin toplam hesaplanan vergisinden toplam
indirilebilir vergisi düşülecek, indirilemeyen kısım kalmazsa iade
yapılmayacaktır. İndirilemeyen bir kısım kalır ve miktar, Bildirimde beyan
edilen iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren vergiden büyük olursa, bünyeye giren verginin tamamı iade edilecektir. Hesaplanan
vergiden 49-54. satırlar arasında yapılan indirimin, stoktaki malların vergisine
ait olduğu gibi gerekçeler, iadenin yapılmasına engel değildir.
ÖRNEK :
Beyaz peynir imalatçısı (A), Mart
1992 döneminde 100 Milyon liralık beyaz peynir tesliminde bulunmuştur.
Mükellefin bu dönemde beyan ettiği toplam katma değer vergisi 6 Milyon lira,
toplam indirilebilir vergisi 17 Milyon lira bu miktar içinde 100 Milyon liralık
beyaz peynir tesliminin bünyesine giren vergi 4 Milyon liradır.
Beyannamenin bu bilgilerle
düzenlenmesi sonucunda mükellefe Mart 1992 döneminde 4 Milyon lira iade
yapılması gerekmektedir. Beyaz peynir tesliminin bünyesine giren 4 Milyon lira
verginin, bu teslimler dolayısıyla hesaplanıp beyan edilen 6 Milyon liralık
vergi ile mukayese edilip iadenin reddedilmesi yoluna gidilmeyecektir.
E – DENKLEŞTİRME TABLOSU:
Beyannamenin matrah ve vergi
bildirimi tablosu 59 numaralı satırda sona ermektedir. Denkleştirme Tablosu,
ödenmesi gereken, iadesi gereken ve sonraki döneme devreden katma değer
vergisinin nihai olarak görüldüğü tablodur. "İade Hakkı Doğuran İşlemlere ve
İhraç Kaydıyla Teslimlere Ait Bildirim"i kullanmayacak olan mükellefler, bu
tabloda atıfta bulunulan ve Bildirimde yer alan satırlardan aktarma yapmayacaklardır.(*)
F – ÖZEL MATRAH ŞEKLİNE TABİ
İŞLEMLER :
Bilindiği gibi vergisi önceki
safhalarda beyan edilerek ödenen özel matrah şekline tabi işlemlerle uğraşan
mükellefler, bu faaliyetlerine ait bedelleri katma değer vergisi beyannamelerine
dahil etmemekte, münhasıran bu işlerle uğraşanların katma değer vergisi
mükellefiyetleri bulunmamaktadır.
Getirilen yeni düzenleme ile bu
kapsamda işlem yapan ve başka işlemleri nedeniyle katma değer vergisi mükellefi
olanların, özel matrah şekline tabi işlemlerini de beyannamelerine dahil
etmeleri uygun görülmüştür.
Vergisi önceki safhalarda beyan
edilen özel matrah şeklin tabi işlemlerle diğer işlemleri birlikte yapan
mükellefler ;
Bu mükellefler, "Ş ubat 1992"
döneminden başlamak üzere verecekleri katma değer vergisi beyannamesinde, hem
diğer işlemlere ve hem de vergisi önceki safhalarda beyan edilerek ödenen özel
matrah şekline tabi işlemlere ait bedelleri gösterecekler; matrahın hesaplanması
sırasında özel matrah şekline tabi işlem bedellerini
"Teslim ve Hizmet Karşılığını Teşkil Eden Bedel"den indireceklerdir.
ÖRNEK :
Özel matrah şekline tabi olup,
vergisi önceki safhalarda beyan edilen, içki, sigara gibi tekel maddeleri ve
milli piyango bileti ile bisküvi, çay vs. gibi maddelerin birlikte satışını
yapan bir mükellefin "Şubat 1992" dönemindeki satışları şöyledir.
| Özel matrah şekline
tabi maddeler : |
1.000.000.–
(Vergili Bedel) |
| Bisküvi, çay vs. gibi
maddeler : |
3.000.000.– (Vergisiz
Bedel) |
Bu mükellef, vereceği katma değer
vergisi beyannamesinin 24 numaralı satırında 4 Milyon liralık bedeli gösterecek,
özel matrah şekline tabi işlemlere ait bedel olan 1 Milyon lirayı da aynı
beyannamenin 35 numaralı satırına yazdıktan sonra dönem matrahını 3 Milyon lira
olarak hesaplayacaktır.
Altından mamul veya altın ihtiva
eden ziynet eşyaları ile sikke altın satışı yapan mükellefler:
Katma Değer Vergisi Kanununun 23
üncü maddesinde; altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke
altın satışlarında matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar
olduğu hüküm altına alınmış olup, konu ile ilgili açıklamalara 9 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer verilmiş bulunmaktadır.
Bu mükellefler, "Şubat 1992" döneminden itibaren
verecekleri katma değer vergisi beyannamelerinde, dönem içindeki satışların
vergisiz toplam bedelini beyannamenin 24 numaralı satırında göstereceklerdir.
Daha sonra ise 9 Seri No.lu Genel Tebliğdeki hesaplamalar dikkate alınarak hesaplanan külçe altın bedeli, aynı beyannamenin 35 numaralı
satırına yazılarak, matrah bulunacaktır.
ÖRNEK :
Kuyumculuk yapan mükellef (A)'nın
dönem içindeki satışlarının vergisiz toplam tutarının 50 Milyon lira, satış
tutarı içindeki külçe altın bedelinin ise 45 Milyon 800 Bin lira olduğunu
varsayalım. Mükellef dönem beyannamesinin 24 numaralı satırına 50 Milyon lira
bedeli yazacak, matraha dahil olmayan külçe altın bedelini (45 Milyon 800 Bin
lira) 35 numaralı satırda beyan ederek dönem matrahını 4 Milyon 200 Bin lira
olarak hesaplayacaktır.
Özel matrah şekli uygulanan diğer
işlemlerle uğraşan mükellefler;
Kanunun 23 üncü maddesinin (c) ve
(d) fıkralarında yer alan özel matrah şekline tabi işlemlerle uğraşan
mükelleflerin bu işlemlerle ilgili beyanlarında herhangi bir değişiklik
sözkonusu değildir. Bu mükellefler, söz konusu işlemlerine ait bedelleri 24
numaralı satırda beyan edecekler ve 35 numaralı satıra herhangi bir şey
yazmayacaklardır.
II - KATMA DEĞER VERGİSİNİN
İADE VE MAHSUBUNA İLİŞKİN
USUL VE ESASLAR:
Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, "Katma Değer
Vergisi Kanununa Göre Yapılacak İadelerde Uygulanacak Esaslar" ile ilgili olarak
daha önce Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde tespit edilen usul ve
esasların uygulanmasına devam edilecektir.
Ancak, bu maddenin verdiği
yetkiye dayanılarak, teminat ve inceleme raporu aranılmadan iade yapılabilmesine
imkan veren sınırlar;
1. İhracat istisnası ile ihraç
kaydıyla yapılan teslimlerde 30 Milyon lira,
2. Transit ve Türkiye ile
yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde 15 Milyon lira,
3. Diğer iade hakkı doğuran
işlemlerde 4 Milyon lira
olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, kollektif
şirketler ile adi ortaklıkların katma değer vergisi iade miktarının ortaklarının
vergi borçlarına mahsup edilmesi işleminde; mahsup istem dilekçelerine, ilgili
belgelerin yanısıra diğer ortakların mahsup yapılmasına izin veren noter
tasdikli belge veya belgelerin eklenmesi gerekmektedir. (*)
III - SERBEST BÖLGELERDE KATMA DEĞER VERGİSİ
UYGULAMASI:
Bilindiği üzere, Katma Değer
Vergisi Kanununun 16/1-c maddesinde, serbest bölge rejiminin uygulandığı mal
teslimlerinin ve hizmet ifalarının katma değer vergisinden istisna olduğu hükme
bağlanmıştır. Bu hükme göre, serbest bölgelerde gerçekleştirilen teslim ve
hizmetlerde katma değer vergisi uygulanmayacaktır. Ancak; aynı Kanunun 30/a ve
32 nci maddelerine göre, bu istisna kapsamına giren işlemler için yüklenilen
vergilerin indirimi ya da mükellefe iadesi mümkün
bulunmamaktadır.
Öte yandan, 15/6/1985 tarih ve
l8785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 6
ncı maddesinde, bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo
mükellefiyetlerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına
alınmıştır. Aynı Kanunun 8 inci maddesinde de, serbest bölge ile Türkiye'nin
diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğu
hükme bağlanmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanununun
ihracat istisnasını düzenleyen 11 inci maddesinde, ihracat teslimlerinin katma
değer vergisinden istisna olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 12 nci maddesinde de
bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için;
- Teslimin yurt dışındaki bir
müşteriye yapılması,
- Teslim konusu malın T.C. gümrük
hattından geçerek bir dış ülkeye vasıl olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Konuyla ilgili olarak yayımlanan
4 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde ise, "Dış ülkeye vasıl olma"
ifadesinden, malın gümrük hattını geçmesinin anlaşılacağı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, serbest
bölgelere yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları, yürürlükteki mevzuata göre
belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiği takdirde, ihracat
istisnası hükümleri çerçevesinde işlem görecektir.
Tebliğ olunur.
(*) Güncelliği
kalmamıştır.