|
13
Temmuz 1995 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
22342
KATMA
DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO:48)
Bazı Vergi
Kanunlarında değişiklik yapan 4108 sayılı Kanun 2.6.1995 tarih ve 22301 sayılı
Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Kanunun katma değer vergisine
ilişkin hükümleri konusunda aşağıdaki açıklamalara gerek duyulmuştur.
A – ARAÇLARA
İLİŞKİN İSTİSNA
Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinin 4008 sayılı Kanunla değişik
(a) bendinde 4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile "deniz, hava ve
demiryolu taşıma araçları ile yüzer tesis ve araç"ların imal ve inşası ile
ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır.
Katma Değer Vergisi
Kanununun 13/a maddesinin 4008 ve 4108 sayılı Kanunlarla değişik yeni şekline
göre, faaliyetleri sözü edilen araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olan mükelleflere;
-bu araçların teslimi,
-bu araçlarla ilgili olarak verilen tadil,
bakım ve onarım hizmetleri,
-bu araçların imal ve inşası ile ilgili teslim ve
hizmetler,
istisna
kapsamında yer almaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinin (a) bendinde düzenlenen
araçlara ilişkin istisnanın uygulanmasında aşağıdaki şekilde hareket
edilecektir.
l.
İstisnanın Kapsamı
İstisnanın kapsamına; deniz taşıma araçları, yüzer tesisler ve yüzer
araçlar ile hava ve demiryolu taşıma araçları girmektedir.
Bu araçların aksam ve parçaları için
istisna uygulanamaz. Ancak araçlarda hareket ettirici rol oynayan "ana
motor"lar, aracın fonksiyonel bütünlüğünün zorunlu bir unsuru olmaları nedeniyle
araçlardan ayrı mütalaa edilemeyeceğinden, istisna kapsamı içinde yer alacaktır.
2. İstisna
Uygulanacak Mükellefler
a) Araçların Teslimi İle Tadil, Bakım ve Onarım
Hizmetlerinde;
İstisnanın uygulanabilmesi için teslim ve hizmetlerin, faaliyetleri sözü
edilen araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan
mükelleflere yapılması şarttır.
Buna göre, araçların özel mülk olarak iktisap edilmesi ve
kullanılması halinde araçların teslimi ile tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde
istisna uygulanmayacaktır.
Araçların bir iktisadi işletme için iktisap edilmesi halinde ise
mükellefin iştigal konusuna bağlı olarak aracın kullanım şekline bakılacaktır.
Araç, işletme yönetici ve personelinin veya işletmesiyle ticari ilişkide bulunan
alıcı ve satıcıların taşınması gibi amaçlarla kullanılıyor ise istisna
uygulanmayacaktır.
Buna mukabil araç, bedel karşılığı; yük ve yolcu taşımak, reklam hizmeti
vermek, ilaçlama yapmak vb. faaliyetlerde bulunmak veya bu amaçlar için
kiralanmak suretiyle kullanılıyorsa ve bu faaliyetler işletmenin asli iştigal
konuları arasında yer alıyorsa istisna uygulanabilecektir. Ancak, bu
faaliyetlerle mutad ve sürekli olarak uğraşılması şarttır. Buna göre, iştigal
konuları arasında gösterilseler bile bu faaliyetlerin hiç icra edilmemesi ya da
arızi olarak icra edilmesi halinde, araçların tesliminde veya tadil, bakım ve
onarım hizmetlerinde katma değer vergisi uygulanacaktır.
İşe yeni başlayacak olanlar ile bu
faaliyetleri yeni icra edecek olanlara istisna uygulanabilmesi için sayılan
faaliyetlerin iştigal konuları arasında yer alması, faaliyetin gerektirdiği
organizasyonun kurulmuş olması ve zorunlu resmi işlemler için yetkili mercilere
yazılı olarak başvurulması gerekmektedir.
b) Araçların İmal ve İnşası İle İlgili
Teslim ve Hizmetlerde;
Araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımlarında istisna
uygulanabilmesi için, imal ve inşa edenin gerçek usulde katma değer vergisi
mükellefi olması yeterlidir. Ancak; imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet
faturalarının imal ve inşa eden adına düzenlenmesi zorunludur.
Araçları imal ve inşa
edenlerin imal ve inşa bittikten sonra araçları satarken veya aktife alırken
istisna uygulanıp uygulanmayacağı, yukarıdaki açıklamalara göre belirlenecektir.
Ancak, imal ve inşa edilen aracın daha sonra vergi uygulanarak teslim edilmesi,
imal veya inşa ile ilgili mal ve hizmet alımlarında istisna hükümlerine göre
işlem yapılmasına engel değildir.
ÖRNEKLER
-Bir mimari bürosuna yapılacak yat tesliminde ve bu yata
verilen tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde istisna uygulanamayacaktır. Büronun
yatı iktisaptan sonra kiraya vermesi de istisna şartlarının tekemmülü için
yeterli değildir. İstisna uygulanabilmesi için yat kiralama faaliyetlerinin
mükellefin asli iştigal konuları arasında yer alması, bu işin mutad ve sürekli
olarak yapılması gerekir.
-Bir konaklama işletmesinin müşterilerini gezdirmek amacıyla satın
alacağı bir yatın, söz konusu işletmeye teslimi ile bu yata verilecek tadil,
bakım ve onarım hizmetleri vergiden müstesnadır.
-İnşaat malzemesi ticareti ile uğraşan
mükellefe yapılan helikopter teslimi ve bu helikoptere verilen tadil, bakım ve
onarım hizmetlerinde istisna uygulanmayacaktır. Bu helikopterle arızi olarak
bedel karşılığı taşımacılık yapılması da istisna uygulanması için yeterli
değildir. İstisna uygulanabilmesi için taşımacılığın mükellefin asli iştigal
konuları arasında yer alması ve mutad ve sürekli olarak yapılması zorunludur.
-Satmak üzere bir yat
inşa eden tersane işletmesinin bu imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımları
katma değer vergisinden müstesnadır. Bu yat inşa edildikten sonra, özel
kullanıma konu edilmek üzere bir şahsa satılırsa, bu teslimde istisna
uygulanmayacaktır. Bu teslimin vergiye tabi olması, imal ve inşa ile ilgili mal
ve hizmet alımlarının da vergiye tabi olmasını gerektirmeyecektir.
-Bir tersane
işletmesi, taşımacılık işiyle uğraşan (A) firmasının siparişi üzerine bir gemi
inşa ediyorsa bu geminin imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan mal ve hizmet
alışlarında faturanın (A) firması adına düzenlenmesi halinde istisna
uygulanacak, tersane adına düzenlenmesi halinde ise istisna uygulanmayacaktır.
Tersane işletmesinin imal ve inşa ile ilgili olarak (A) firması adına
düzenlediği teslim veya hizmet faturalarında da katma değer vergisi
hesaplanmayacaktır.
-Balıkçı teknelerinde kullanılan "ana motor"ların, balıkçılık
kooperatifleri tarafından ithali veya yurt içinden satın alınmasında ve
kooperatifler tarafından üyelere tesliminde katma değer vergisi
uygulanmayacaktır.
3. İstisnanın Belgelenmesi
Söz konusu araçları istisna kapsamında teslim almak veya
tadil, bakım ve onarım yaptırmak isteyenler vergi dairesine başvurmak suretiyle
işlemin istisna kapsamına girdiğine dair bir yazı alarak teslimi ya da tadil,
bakım ve onarım hizmetini yapanlara noter onaylı bir örneğini vereceklerdir.
Vergi daireleri
istisna belgesi için başvuran mükelleflerin durumunu yukarıdaki açıklamalara
uygunluk açısından araştırarak gerektiğinde yoklama veya inceleme yoluna
başvurmak suretiyle, şartları taşıyanlara belgeyi vereceklerdir.
Araçları kiralamak
veya çeşitli şekillerde işletmek amaçlı faaliyetlere yeni başlayacak
mükelleflere belge verilirken; bu faaliyetlerin iştigal konuları arasında
gösterilip gösterilmediği, bu faaliyetlerin gerektirdiği organizasyonun kurulup
kurulmadığı ve yetkili mercilere yazılı olarak başvurulup başvurulmadığı gibi
hususlar gözönünde tutulacaktır.
Sözü edilen araçların imal ve inşası ile uğraşanlara belge
verilirken ise gerçek usulde mükellef olup olmadıkları, imal veya inşa edilen
taşıtın deniz, hava ve demiryolu taşıma aracı veya yüzer tesis ve araç olup
olmadığına bakılacaktır.
Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanununun 16/1-a maddesine göre yurt
içinde teslimleri istisna kapsamına giren malların ithali de vergiden
müstesnadır. Buna göre araçların veya araçların imal ve inşasında kullanılacak
malların ithalinde de yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde istisna
uygulanacaktır. İstisnanın uygulanabilmesi için ithal edilecek malların, istisna
kapsamında yer aldığını gösteren vergi dairesinden alınmış yazının Gümrük
İdaresine ibrazı yeterli olacaktır.
4. Müteselsil Sorumluluk
Araçlara ilişkin istisna kapsamında işlem
yapılabilmesi için, istisna uygulanabileceğini belirten vergi dairelerinden
alınan bir yazının, teslim veya hizmeti yapacak olan mükellefe ibraz edilmesi
şarttır. Mükelleflerin bu belge olmadan istisna uygulamaları halinde, istisna
uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya
hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da
müteselsilen sorumlu olacaktır.
Kendisine, teslim veya hizmetin istisna kapsamına girdiğini
belirten vergi dairesi yazısı ibraz edilen mükellefler, başka bir şart aramadan
istisna kapsamında işlem yapacaktır. Daha sonra işlemin, istisna için bu
Tebliğ'de açıklanan şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal
edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve
zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan
aranacaktır.
B –
GÖTÜRÜ VERGİLENDİRME
Katma Değer Vergisi Kanununun 4108 sayılı Kanunla değişen hükümlerine
göre, götürü usulde katma değer vergisi uygulaması aşağıdaki şekilde
yapılacaktır.
l. Vergilendirme Dönemi
Katma Değer Vergisi Kanununun 46. maddesinin 4108 sayılı
Kanunun 36. maddesiyle değişen 4. fıkrasında, götürü usulde vergilendirilen
mükelleflerin katma değer vergisinin, Gelir Vergisi Kanununun götürü
vergilendirmeye ilişkin usul ve esasları ile vergilendirme dönemine ait
hükümleri çerçevesinde tarh ve tahakkuk ettirileceği ve götürü gelir vergisinin
ödeme süreleri içinde ödeneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, götürü usulde
vergilendirilen mükelleflerin vergilendirme dönemi, faaliyetin icra olunduğu
takvim yılıdır.
2. Verginin Hesaplanması
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38. maddesinde
4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile götürü katma değer vergisi matrahı
tamamen götürü gelir vergisi matrahına bağlanmıştır.
Buna göre götürü katma değer vergisi,
mükelleflerin Gelir Vergisi Kanununa göre götürü olarak belirlenen safi
kazançlarına katma değer vergisi "genel" oranının % 20 eksiğinin uygulanması
suretiyle hesaplanacaktır. Genel oran, mal ve hizmetlere uygulanacak katma değer
vergisi oranlarını tesbit eden Kararnamelere ekli listelerde yazılı olmayan
işlemlerin tabi olduğu orandır.
Ancak, yukarıdaki şekilde hesaplanan bu tutardan, bir
önceki takvim yılındaki alış ve giderlere ait katma değer vergisinin % 30'u
indirilebilecektir. İndirimden sonra kalan tutar, safi kazanç üzerinden
hesaplanan verginin % 50'sinden az olamayacaktır.
Bu hesaplama, farklı vergi oranlarına tabi
olan veya özel matrah şekli uygulanan işlemleri bulunan mükellefler bakımından
da değişmeyecektir.
3. Bildirim
Götürü usule tabi olan mükellefler bir önceki takvim yılındaki alış ve
giderlerine ait belgelerle ilgili olarak örneği bu tebliğ ekinde yer alan
(EK No:l) "Bildirim"i doldurmak suretiyle tarh dönemi içinde (Nisan
ayı) ve götürü katma değer vergisi tarhiyatının gerçekleştirildiği tarihe kadar
vergi dairesine vereceklerdir. Vergi daireleri bu bildirimlerde kayıtlı
belgelerin, kontrol amacıyla gerekli görülen hallerde ibrazını
isteyebileceklerdir. Bu tarihe kadar bildirimin verilmemesi halinde, indirim
hakkından faydalanılamayacaktır. Buna göre, götürü katma değer vergisi tarhiyatı
için vergi dairesine başvuran mükellefler, vergi karnesi ile birlikte vergi
indirimine esas belgeleri ve söz konusu bildirimi de ibraz edeceklerdir.
Bildirimde yer
alan belgelerin, götürü mükellef adına düzenlenmiş olması şarttır. Ayrıca
belgenin dayandığı alış ve giderin, mükellefin iştigal konusu ve iş hacmi ile
mütenasip olması da gerekmektedir.
Bu bildirimde yer alan belgelerde gösterilen katma değer
vergisinin % 30'u, götürü safi kazanç üzerinden hesaplanan vergiden
indirilebilecek, ancak indirim sonunda bulunan miktar, götürü safi kazanç
üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin % 50 'sinden az olamayacaktır.
4. Verginin
Tarh, Tahakkuk ve Ödenmesi
3065 sayılı Kanunun 4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki
hükümlerine göre, götürü mükelleflerin katma değer vergisi; bir takvim yılına
ait işlemlerini göstermek üzere ertesi yılın Nisan ayı içinde verecekleri bir
beyanname üzerinden tarh edilmekte ve vergi de nisan ayı içinde bir defada
ödenmekteydi.
4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle götürü mükellefler bakımından
büyük güçlükler doğuran beyanname verme zorunluluğunu kaldıran, vergilendirme
döneminin cari yıl olmasını sağlayan ve verginin ödenmesini 3 taksite yayan
düzenlemeler yapılmıştır.
Yeni uygulamaya göre, götürü katma değer vergisi
mükelleflerinin tarh dönemi, gelir vergisinde olduğu gibi, faaliyetin icra
edildiği takvim yılının Nisan ayıdır. Yeni işe başlayanlarda ise vergi, işe
başlama tarihini izleyen 1 ay içinde tarh edilir.
Tarhiyat, gelir vergisinin götürü
vergilendirmeye ilişkin hükümleri çerçevesinde Ağustos ve Kasım aylarında 3 eşit
taksitte gerçekleştirilecektir.
ÖRNEK
Götürü usulde gelir ve katma değer vergisine tabi olan
mükellef (A)'nın 1996 vergilendirme döneminde Gelir Vergisi Kanununa göre götürü
olarak tespit edilen safi kazancı 175.000.000 liradır.
Mükellef
(A)'nın 1995 takvim yılındaki alış ve giderleri dolayısıyla işletmesi adına
düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların toplamı 150.000.000 lira, bu alış ve
giderlere ait toplam katma değer vergisi ise 20.000.000 liradır.
Mükellefin
1996 yılı götürü katma değer vergisi tarhiyatı için aynı yılın Nisan ayı içinde
vergi karnesi ile vergi dairesine başvurması gerekmektedir. Alış ve giderleri
ile ilgili indirimden faydalanabilmek için de, bu alış ve giderleri gösteren
Bildirim'i aynı gün içinde vergi dairesine vermek zorundadır.
Bu mükellefin
1996 yılında ödeyeceği götürü katma değer vergisi aşağıdaki şekilde
hesaplanacaktır.
1. Mükellefin 1996 vergilendirme dönemine ait götürü katma değer vergisi
matrahı, aynı yıl içinde Gelir Vergisi Kanununa göre götürü olarak belirlenen
sair kazancı olan 175.000.000 liradır.
2. Bu matraha uygulanacak katma değer
vergisi oranı, genel vergi oranının % 20 eksiği olarak hesaplanacaktır. Halen
yürürlükte olan 95/6431 sayılı Kararnameye göre genel vergi oranı % 15, bunun %
20 eksiği ise % 12'dir (Oranlarda değişiklik yapılması halinde 1 Nisan 1996
tarihi itibariyle geçerli olan oran dikkate alınacaktır.)
3. Bu oran
katma değer vergisi matrahına uygulanarak indirimden önceki katma değer vergisi
(175.000.000 x % 12) = 21.000.000 olarak hesaplanacaktır.
4. Bu
tutardan, mükellefin 1995 takvim yılındaki alış ve giderleri dolayısıyla ödediği
katma değer vergisi toplamının % 30'u olan (20.000.000 x % 30) 6.000.000 lira
indirilecektir. Böylece, indirimden sonraki katma değer vergisi (21.000.000 -
6.000.000)=15.000.000 lira olarak hesaplanacaktır.
5. Bu tutarın indirimden önceki katma
değer vergisinin % 50'sinden az olup olmadığının mukayesesi gerekmektedir.
İndirimden önceki katma değer vergisinin % 50'si (21.000.000 x % 50) =10.500.000
lira olmaktadır. İndirimden sonra bulunan tutar ise 15.000.000 liradır.
Dolayısıyla, indirimden sonra bulunan tutar indirimden önceki katma değer
vergisinden daha büyük olduğundan ödenmesi gereken götürü katma değer vergisi
olarak 15.000.000 lira dikkate alınacaktır. Götürü katma değer vergisi olarak
tarhedilecek bu tutar 5.000.000 liralık taksitler halinde aynı yılın Nisan,
Ağustos ve Kasım aylarında 3 eşit taksitte ödenecektir.
Bu mükellefin
indirimden sonra kalan katma değer vergisi 10.500.000 liranın altında
hesaplanmış olsaydı, tarhiyata esas tutar olarak 10.500.000 liranın dikkate
alınması gerekecekti.
5. 1995 Vergilendirme Dönemine Ait Götürü
Vergi
4108
sayılı Kanunla, 3065 sayılı Kanuna geçici 11. madde eklenerek götürü usule tabi
mükelleflerden 1995 vergilendirme dönemine ait katma değer vergisinin talep
edilmemesi hükme bağlanmıştır.
Buna göre götürü usule tabi mükellefler 1995 yılında,
değiştirilen hükümlere göre 1994 takvim yılına ait katma değer vergisini, 1996
yılında ise yeni hükümlere göre 1996 yılına ait vergiyi ödeyeceklerdir. Böylece,
götürü mükelleflerin 1996 yılı içinde mükerrer vergi ödemeleri önlenmiş
olmaktadır.
1995 yılı içinde işe başlayan götürü usule tabi mükellefler, 1996 yılı
içinde sadece yeni hükümlere göre 1996 vergilendirme dönemi için tarhedilen
katma değer vergisini ödeyecekler, 1995 vergilendirme dönemi için ise katma
değer vergisi ile yükümlü tutulmayacaklardır.
1995 yılı içinde işini terkeden götürü
mükellefler ise, 4108 sayılı Kanunun geçici 1l. maddesinin 1.1.1996 tarihinde
yürürlüğe girmesi nedeniyle eski hükümlere tabi olacaklar ve bunların 1995
vergilendirme dönemine ait katma değer vergileri eski hükümler çerçevesinde
tarhedilerek ödenecektir. (*)
C –
ÖZELLEŞTİRME KANUNU KAPSAMINDAKİ TESLİMLER
4108 sayılı Kanunla, Katma Değer Vergisi
Kanununa geçici 12. madde eklenerek, 4046 sayılı Özelleştirme Kanununun 1.
maddesinin (A) fıkrası ile özelleştirme kapsamına alınan iktisadi kıymetlerin,
aynı Kanun hükümleri çerçevesinde teslim ve kiralanması işlemleri katma değer
vergisinden istisna edilmiştir. Aynı geçici madde hükmüne göre, bu kapsamda
istisna edilen işlemlerde Katma Değer Vergisi Kanununun 30/a maddesi hükmü
uygulanmayacaktır.
Buna göre, özelleştirme kapsamına alınan iktisadi kıymetlerin
özelleştirme idaresine teslim ve kiralanması ile, bunların aynı idare tarafından
teslim ve kiralanması işlemlerinde katma değer vergisi uygulanmayacaktır.
D – İCRA YOLUYLA
YAPILAN SATIŞLARDA KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI
Katma Değer Vergisi Kanununun 40.
maddesine 4108 sayılı Kanunla eklenen 5 numaralı fıkra ile, Kanunun 17.
maddesinin 1. fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara sadece vergiye tabi
işlemlerinin bulunduğu dönemler için beyanname verdirme, beyanname yerine kaim
olmak üzere işleme esas belgeleri kabul etme, bu mükelleflere ait verginin beyan
ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda
Bakanlığımıza yetki verilmiş bulunmaktadır.
Söz konusu yetki çerçevesinde, Kanunun
1/3-d maddesi uyarınca müzayede yoluyla satış yapan icra dairelerinin bu
satışlarıyla ilgili katma değer vergisinin beyan ve ödenmesi ile ilgili
işlemlerin bundan böyle aşağıdaki şekilde yürütülmesi uygun görülmüştür.
1. Verginin
Mükellefi
İcra
yoluyla yapılan satışlarda verginin mükellefi, satışı gerçekleştiren icra
daireleridir.
2.
Verginin Beyanı ve Ödenmesi
İcra dairelerince müzayede mahallinde yapılan satışlar
nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi, en geç ilgili mevzuatı uyarınca
bedelin tahsil edildiği günün mesai saati bitimine kadar vergi dairesine beyan
edilip aynı süre içinde ödenecektir.
Satışa ait katma değer vergisinin bu süre içinde beyan
edilerek ödenmemesi halinde teslim gerçekleştirilmeyecektir.
Bu işlem sırasında
her bir satışa ait bilgileri içeren ve ekte örneği verilen (EK No:2) 5 No'lu
Katma Değer Vergisi Beyannamesi kullanılacaktır. Bu beyanname, satışı
gerçekleştiren icra dairesi yetkilisi tarafından imza, tarih ve mühür
kullanılmak suretiyle onaylanacaktır. Her bir satışa ait katma değer vergisinin
tahakkukuna esas olmak üzere düzenlenen bu belgenin bir örneği ile vergi dairesi
makbuzu, mükellef tarafından Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri
çerçevesinde saklanacaktır.
3. Aylık Bildirim
İcra dairelerince bir ay içinde yapılan satışlarla ilgili
olarak vergi dairesine beyan edilerek ödenen katma değer vergisine ait bilgiler,
ertesi ayın sonuna kadar, örneği ekte yer alan (Ek No:3) bildirim
ile vergi dairesine ayrıca bildirilecektir. Bu bildirim, satışın olmadığı
dönemlerde de vergi dairesine verilecektir. Söz konusu bildirimin vergi
dairesine verilmemesi halinde, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre özel usulsüzlük cezası
uygulanacaktır.
Beyanname ve Bildirim, mükellefler tarafından bu Tebliğin ekinde yer alan
2 ve 3 numaralı örneklere göre çoğaltılıp kullanılabilecektir.
E – KURUMLAR
VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 23. MADDESİ KAPSAMINDAKİ TESLİMLERDE KATMA DEĞER
VERGİSİ İSTİSNASI UYGULAMASI
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa 4108 sayılı
Kanunla eklenen geçici 10. madde ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun
geçici 23. maddesi kapsamındaki teslimler katma değer vergisinden istisna
edilmiştir.
İstisnanın uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması
gerekli görülmüştür.
l. Kapsam
İstisna, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 4108 sayılı Kanunla
eklenen geçici 23. madde kapsamındaki teslimlerle sınırlıdır. Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23.
maddesi uygulaması ile ilgili olarak 6.7.1995 tarihli ve 22335 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 51 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde gerekli
açıklamalar yapılmıştır.
Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23. maddesi hükmü ve bu
maddeye ilişkin 51 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yapılan
açıklamalar çerçevesindeki teslimlere katma değer vergisi uygulanmayacaktır.
2. Yürürlük
4108 sayılı
Kanunun 40. maddesi gereğince, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen
geçici 10. madde hükmü, 4108 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih olan 2.6.1995
tarihinde yürürlüğe girmektedir.
Bu nedenle katma değer vergisi istisnası, 2.6.1995
tarihinden itibaren yapılan teslimler için geçerli olup, 5422 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun geçici 23. maddesinin 1.1.1994 tarihinden itibaren geçerli
olması durumu değiştirmemektedir.
3. İndirim
Katma Değer Vergisi Kanununun 30/a maddesine göre, aynı
Kanunun 32. maddesinde sayılmayan istisnalar dolayısıyla yüklenilen vergilerin
indirimi mümkün bulunmamakta, bu vergiler gelir veya kurumlar vergisi bakımından
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.
Aynı Kanunun geçici 10. maddesinde
düzenlenen istisna da bu kapsama girmekle birlikte madde hükmü, yüklenilen
vergiler konusunda bir ayrım ihtiva etmektedir. Buna göre, sözü edilen geçici
10. madde kapsamında teslim edilen kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergilerin,
teslimin yapıldığı döneme kadar vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan
vergilerle telafi edilen kısmına indirim hakkı tanınmaktadır. Teslimin yapıldığı
döneme kadar telafi edilemeyen kısım ise teslimin yapıldığı hesap dönemine ait
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.
Gider olarak dikkate
alınacak miktarın hesabında istisna kapsamında teslim edilen iktisadi kıymetin
amortismana tabi olup olmaması önem taşımaktadır.
Amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği
taşımayan malların iktisabında yüklenilen vergilerin tamamı bir defada indirim
konusu yapılabilmektedir.
Amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait vergiler teşvikli yatırımlarda
bir defada tümüyle, teşvikli olmayan yatırımlarda üç yılda üç eşit taksitte
indirim konusu yapılabilmektedir.
Sözü edilen geçici 10. madde kapsamında teslim edilen
iktisadi kıymetin vergisi bir defada tümüyle indirim konusu yapılıyorsa,
beyannameye indirim olarak ithal edilen dönem ile teslim tarihi arasındaki
dönemlerin katma değer vergisi beyannameleri gözden geçirilecektir.
Bu beyannamelerde
sonraki döneme devreden verginin yer almadığı bir dönem mevcutsa, teslimin
bünyesine giren verginin tamamı indirim yoluyla telafı edilmiş olduğundan gider
yazılacak bir miktar da söz konusu olmayacaktır.
İndirim dönemi ile teslim dönemi
arasındaki beyannamelerin tamamında "sonraki döneme devreden" vergi yer
alıyorsa, devreden verginin en az olduğu tutarla, teslimle ilgili indirim tutarı
mukayese edilecektir. Bunlardan hangisi küçükse o miktar gider yazılacaktır.
Teslim edilen malın
teşvikli olmaması halinde, yüklenilen vergi aralarında 12'şer aylık süreler
bulunan üç eşit taksitte indirim konusu yapılabilmektedir. Bu tür malların
geçici 10. madde kapsamında teslim edilmesi halinde, teslim tarihinde henüz
indirim zamanı gelmeyen taksitler doğrudan gider yazılacaktır. Kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacak kısmın hesabında;
beyannameye indirim olarak ithal edilen taksitlerden, teslimin yapıldığı döneme
kadar telafi edilemeyen kısmın hesabı ve mukayesesi yapılarak, yüklenilen
vergilerin tamamı değil, indirim olarak beyannameye yazılan taksit tutarları
esas alınacaktır.
4. Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 23. Maddesinde Yer Alan Şartların
Gerçekleşmemesi
Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 10. maddesine göre vergiden istisna
edilen teslimler nedeniyle oluşan kazancın tamamının, teslimi takip eden hesap
dönemi başından itibaren ikinci hesap dönemi sonuna kadar ödenmiş sermayeye
dönüştürülmemesi halinde, ödenmiş sermayeye dönüştürülemeyen kısma ilişkin
olarak, teslimin yapıldığı tarihte geçerli katma değer vergisi oranı üzerinden
213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre katma değer vergisi tarhiyatı
yapılacaktır.
Tebliğ
olunur.
EK No 1 : GÖTÜRÜ USULDE VERGİLENDİRİLEN MÜKELLEFLERE AİT KATMA DEĞER
VERGİSİ BİLDİRİMİ EK No 2 : İCRA DAİRELERİNCE YAPILAN SATIŞLARA AİT KATMA DEĞER VERGİSİ
BEYANNAMESİ EK No 3 : İCRA DAİRELERİNCE YAPILAN SATIŞLARA AİT VERİLEN KATMA DEĞER
VERGİSİ BİLDİRİMLERİNE İLİŞKİN BİLDİRİM
(*) Yürürlükten Kaldırılmıştır. (Zamanaşımı süresi içinde geçerlidir.)
|