3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ilişkin 3099 sayılı Kanun 15.12.1984 tarihli
ve 18606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
3065 ve 3099 sayılı Kanunlarla
ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1- 3099 sayılı Kanunun l. maddesi
ile, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin 4. fıkrasına (ı)
bendi eklenmiştir.
Eklenen (ı) bendi gereğince, net
alanı 150 m2'ye kadar
konutların teslimi ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri
katma değer vergisinden istisna edilmiştir. İstisnanın uygulanmasında aşağıda
yer alan hususlara uyulması gerekmektedir.
a) Bu istisna; net alanı 150
m2'yi geçemeyen konutlara uygulanacak, net
alanı 150 m2'den fazla olan
konutların teslimlerine uygulanmayacaktır. 150 m2 net alanın hesabında, müstakil olarak kullanılacak her bir
bina, kat ve bağımsız bölüm ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
b) Katma Değer Vergisi Kanununun
uygulanmasında "net alan" deyimi, faydalı alanı ifade etmektedir. Faydalı
alandan maksat, konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alandır.
c) Plan ve proje gereği konut
dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda istisna,
sadece konut olarak kullanılacak olan bölümlere uygulanacaktır.
d) Konut yapı kooperatiflerine
müteahhitler tarafından yapılan inşaat taahhüt işleri katma değer vergisinden
istisna edilmiştir. Bu duruma göre, konut yapı kooperatifleri müteahhitlere
yaptıracakları her türlü inşaat işleri için katma değer vergisi ödemeyecekler,
ancak bu kooperatiflerin ortaklarına yaptıkları teslimlerden sadece net alanı
150 m2'yi aşmayan konutların teslimi katma değer vergisine tabi olmayacaktır.
e) Bu istisna, 3099 sayılı
Kanunun geçici maddesi gereğince 31.12.1988 tarihine kadar yapılacak teslimlerle
taahhüt işleri için uygulanacaktır.
2- 3099 Sayılı Kanunun 2. maddesi
ile, Katma değer Vergisi Kanunun 23. maddesine (e) ve (f) fıkraları eklenmiştir.
a) Bilindiği gibi, Katma Değer
Vergisi Kanununun 17. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi gereğince külçe altın
teslimleri dahilde ve ithalde katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Ancak,
altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların
teslim ve ithali katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin
teslim ve ithali katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin
teslim ve ithalinde matrah ise, 3065 Sayılı Kanunun 23. maddesine eklenen (e)
fıkrası hükmü gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası Kanununun 3098 Sayılı Kanunla değişik 4. maddesinin (g) fıkrasına
göre, milli para ile altın ve yabancı paralar arasındaki muadeleti, Hükümetçe
belirlenecek esaslar dairesinde tayin etmek yetkisi Merkez Bankasına
verilmiştir.
İthalat veya dahilden satın alma
yoluyla temin edilen külçe altından bizzat imal edilen veya fason olarak imal
ettirilen veya teslim edildiği şekilde satın alınan ziynet eşyası ile sikke
altınların tesliminde satış bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer alan
külçe altının teslimi yapıldığı gündeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
tarafından külçe altın için belirlenen fiyat esas alınmak ve satılan mamulün
ayarı gözönünde tutulmak suretiyle tesbit edilen ve külçe altına isabet eden has
bedel düşüldükten sonra kalan miktar katma değer vergisinin matrahı olacaktır.
Diğer taraftan, külçe altından
(hurda altın dahil) altın mamulü veya altın ihtiva eden eşya imalatı ile
uğraşanların yaptıkları işler karşılığında aldıkları ücretler üzerinden ayrıca
katma değer vergisini hesaplayacakları tabiidir.
b) 1 Seri Nolu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin "Özel matrah şekilleri" başlıklı bölümünde tekel
maddelerinin vergilendirilmesi ile ilgili olarak özel bir düzenleme
getirilmiştir. Bu düzenlemenin kapsam ve esasları konusunda aşağıdaki
açıklamalara gerek duyulmuştur.
Çaykur Genel Müdürlüğü ile Tekel
İşletmeleri Genel Müdürlüğünce üretilen maddelerin (Tuz hariç) katma değer
vergisi, adı geçen Genel Müdürlüklerce bayilere yapılan satış sırasında
bayilerin kârını da ihtiva edecek şekilde hesaplanıp ödenecektir. Çaykur Genel
Müdürlüğünce, Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğüne yapılan çay teslimlerinde de
yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır. Başka bir deyişle bu
maddelerin vergisi Çaykur Genel Müdürlüğünce ödenecektir. Tekel İşletmeleri
Genel Müdürlüğü Çaykur Genel Müdürlüğünden teslim aldığı çayları bayilere
intikal ettirirken vergi uygulamayacaktır. Bu maddeleri satın alan bayilerce
katma değer vergisi açısından herhangi bir işlem yapılmayacak ve satışlarına
ilişkin olarak düzenledikleri fatura ve benzeri vesikalarda da katma değer
vergisini gösteremeyeceklerdir.
Ancak 31.12.1984 tarihi
itibariyle Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğünde, mevcut ve istihsal vergisi
ödenmemiş çayların 1.1.1985 tarihinden sonra bayilere teslimi halinde katma
değer vergisi Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğünce hesaplanarak beyan edilecek
ve ödenecektir.(*)
3- 3099 sayılı Kanunun 4. maddesi ile de, Katma
Değer Vergisi Kanununun 46. maddesine 6. fıkra eklenmiştir.
Söz konusu fıkra hükmü ile,
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından verilen Teşvik Belgelerine
bağlanan yatırımlarda kullanılacak yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken
katma değer vergisinin ne şekilde işlem göreceği düzenlenmiştir.
Buna göre;
a) Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı tarafından verilen Teşvik Belgelerinde kayıtlı yatırım mallarının
ithalinde ödenmesi gereken katma değer vergisi, 3065 Sayılı Kanunun ilgili
hükümleri gereğince Gümrük İdareleri tarafından tarh ve tahakkuk ettirilerek, bu
verginin fiilen indirilmesinin mümkün olacağı tarihe kadar ertelenecektir.
b) 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesinde; amme borcunun
vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya
çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı
ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince
veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağının iki yılı geçmemek üzere ve faiz
alınarak tecil olunabileceği hükme bağlanmıştır.
Teşvik Belgesine bağlanan
yatırımlarda kullanılacak yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken katma
değer vergisinin ertelenebilmesi için, bu yatırım mallarını ithal edecek
yatırımcının: Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından verilen Teşvik
Belgesi ile ithal edilecek yatırım mallarını gösteren çeki listesinin birer
örneğini gümrük İdaresine ibrazı yeterli olacaktır. Bu durumda, 6183 Sayılı
Kanunun yukarıda kayıtlı 48. maddesinde belirtilen süre dikkate alınmayacak ve
ertelenen katma değer vergisine tecil faizi uygulanmayacaktır. Ancak aynı madde
hükmüne göre, ithal edilen yatırım malları dolayısıyla ertelenen katma değer
vergisi miktarı kadar teminat alınacaktır.
c) Mükelleflerce, yatırımın
gerçekleştiği tarihten sonra mal teslimleri ve hizmet ifaları dolayısıyla vergi
dairesine beyan edilip ödenen katma değer vergisi toplamı, yatırım mallarının
ithalinde ertelenen katma değer vergisi toplamı, yatırım mallarının ithalinde
ertelenen katma değer vergisi toplamına ulaştığında, söz konusu tecil tutarında
katma değer vergisi ödendiğine dair vergi dairesinden alınacak bir yazı ilgili
Gümrük İdaresine ibraz edilecek ve Gümrük İdaresince de daha önce yatırım
mallarının ithalinde ertelenen katma değer vergisi terkin edilecektir. Terkin
edilen vergi ödenmediği için hiçbir şekilde indirim konusu yapılmayacak ve gider
kaydedilemeyecektir.
d) Yatırımın Teşvik
Belgelerinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, Gümrük İdarelerince,
ertelenen vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 Sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre ilgili yıllar
için geçerli olan tecil faizleri % 50 zamlı uygulanmak suretiyle tahsil edilecektir. Erteleme süresince
zamanaşımı işlemeyecektir. (**)
4- Bilindiği gibi, 8.12.1984
tarih ve 18599 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinde ihracat istisnasının uygulanmasına ilişkin olarak
gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Genel Tebliğin "B. Vergi
İndirimi" başlıklı bölümünde, ihraç edilen mal ve hizmetin meydana getirilmesi
ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımları dolayısıyla yüklenilen katma değer
vergisinin ihracat teslimlerinin yapıldığı ve hizmetin ifa edildiği
vergilendirme döneminde yapılan vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanacak
katma değer vergisinden indirileceği, vergilendirme dönemi itibariyle
indirilemeyen katma değer vergisinin, Kanunun 32. maddesi gereğince iade konusu
olacağı belirtilmiştir. Bu uygulamanın ihraç edilen mal ve hizmetin meydana
getirilmesiyle ilgili her türlü mal ve hizmet alımları ile ihracat teslimleri ve
hizmet ifasının aynı sürede gerçekleşmesi halinde söz konusu olacağı açıktır.
Mal ve hizmet alımları ile ihracat teslimleri ve hizmet ifasının ayrı ayrı
vergilendirme dönemlerinde gerçekleşmesi halinde ise, söz konusu alımlar
dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin ihracat teslimlerinin yapıldığı
veya hizmetin ifa edildiği vergilendirme dönemi beklenmeden Kanunun vergi
indirimine ilişkin hükümleri çerçevesinde indirilebileceği tabiidir.
5- a) Kanunun 20. maddesinin 4.
fıkrası, belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işlerde, fiyatın katma
değer vergisi dahil olarak tespit edilebilmesine imkan vermektedir. Bundan da
anlaşılacağı üzere, fiyatı ilgili müessese veya Devlet tarafından önceden
belirlenen mal teslimi ve hizmet ifalarında nihai perakende satış fiyatının
katma değer vergisi dahil edilerek tespit edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu meyanda gazete, dergi, kitap,
ilaç, akaryakıt ve benzerlerinin fiyatı bu şekilde tespit edilebilecek ve malın
üzerinde veya ambalajı üzerinde bu fiyat katma değer vergisi dahil perakende
satış fiyatı olarak belirtilebilecektir.
Ancak, perakende satış safhasına
kadar olan imalatçı veya toptancı safhalarındaki teslimlerde vergili perakende
satış fiyatları dikkate alınmaksızın teslim karşılığında tahakkuk ettirilen
gerçek bedeller üzerinden katma değer vergisi hesaplanacaktır. Bu malların
perakende satışını yapan kimseler ise, vergi dahil olarak önceden tespit edilen
fiyatlar üzerinden satış yaparak ayrıca katma değer vergisi tahsil etmeyecekler,
ancak vergili satış bedeline iç yüzde oranı uygulamak suretiyle bedele dahil
katma değer vergisi tespit edilerek ayıracaklardır. Bu şekilde hesaplanan katma
değer vergisinden mal alımları sırasında vesair suretle ödenen katma deger
vergilerinin indirilebileceği tabiidir. Mesela, üç aylık vergilendirme dönemine
tabi bir gazete bayi (A)'nın, Ocak, Şubat ve Mart aylarında 1.100.000 TL.
tutarında gazete satışının olduğunu ve bu mükellefın gazete alımları vesair
suretle 90.000 TL. katma değer vergisi ödediğini varsayalım. Bu durumda gazete
bayi (A) 1.100.000:11 = 100.000 TL. katma değer vergisini hesaplayacak ve bu
tutardan daha önce ödediği 90.000 TL. katma değer vergisini indirmek suretiyle
aradaki fark (100.000-90.000 =) 10.000 TL.yi en geç Nisan ayının 25. günü
akşamına kadar beyan edip aynı sürede ödeyecektir.
b) Diğer taraftan Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığınca perakende azami satış fiyatları katma değer vergisi dahil
edilerek tespit ve ilan olunan petrol ürünleri de yukarıdaki şekilde
vergilendirilecektir. Buna göre mükellefler tarafından teslim edilen petrol
ürünleri dolayısıyla müşterilerden katma değer vergisi adı altında ayrıca bir
tahsilat yapılmayacaktır. Ancak satış fiyatına vergi de dahil olduğundan,
mükellefler bir vergilendirme dönemi içinde sattıkları petrol ürünlerinin
bedelleri üzerinden iç yüzde oranı uygulamak suretiyle katma değer vergisi
hesaplayacaklardır.
Petrol ürünlerini satın alan
katma değer vergisi mükellefleri ise, satış fiyatına dahil bulunan vergiyi iç
yüzde uygulamak suretiyle hesaplayarak Katma Değer Vergisi Kanununun genel
hükümleri çerçevesinde indirim konusu yapabileceklerdir.
Konuyu bir örnekle
açıklarsak:
Aylık vergilendirme dönemine tabi
bayi (A) tarafından Ocak 1985 ayında 11.000.000.TL. tutarında akaryakıt satışı
yapılmıştır. Bu durumda 11.000.000 : 11 = 1.000.000 TL. katma değer vergisi
hesaplanacaktır.
6- 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 24. maddesinin (B) fıkrasında, "ambalaj giderleri" matraha
dahil olan unsurlar arasında sayılmıştır. Ancak geri verilmesi mutad olan boş
kaplara ilişkin depozitolar teminat niteliği taşıdığından boş kaplara ait
depozitoların katma değer
vergisi matrahına dahil edilmeyeceği açıktır.
7- Bilindiği gibi 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinin 3/ g fıkrasında sayılan kurum ve
kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri
katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.
Ancak, orduevleri, askeri
gazinolar, askeri kantinler, kışla gazinoları ile kamu kurumlarına ait
misafirhane, kreş, yemekhane, eğitim ve dinlenme tesislerinin işletilmesi veya
yönetilmesi suretiyle yürütülen faaliyetler kâr amacı taşımamaları nedeniyle
ticari faaliyet kapsamına girmediğinden, münhasıran ilgili kurum ve kuruluş
mensuplarına hitap etmeleri şartıyla vergiye tabi olmayacaktır.
Öte yandan bu kuruluşlara yapılan
mal teslimlerinin ve hizmet ifalarının Katma Değer Vergisi Kanununun genel
hükümleri çerçevesinde vergilendirileceği tabiidir.
8- Katma değer vergisi
uygulamasında personele sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi
tutulmayacaktır.
a) Personele işyerinde veya
müştemilatında yemek verilmesi,
b) Personele yatacak yer veya
konut tahsisi,
c) Personelin toplu olarak
işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri,
d) Demirbaş olarak verilen giyim
eşyası.
İşletmenin iktisadi faaliyetini
yürütebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan
bu masraflar maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sı-rasında
vergiye tabi tutulmayacak, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler
ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir.
9- Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasında
sayılan kurum ve kuruluşlarca işletilen veya yönetilenler hariç, okul hizmetleri
vergiye tabidir. Bu hizmetler karşılığında alınan bedel katma değer vergisinin
matrahını teşkil edecektir. Katma Değer Vergisi Kanununun vergilendirmeye
ilişkin hükümleri 1.1.1985 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, 1984 yılında
başlayıp 1985 yılında da devam edecek olan okul hizmetlerinin 1.1.1985
tarihinden sonraki kısmı vergiye tabi olacaktır. Bu kısma ait vergi matrahı
basit orantı yoluyla bulunacaktır. Bu amaçla bedelin ait olduğu eğitim süresi
içinde, 1985 yılına ait olan sürenin oranı bulunacak, gün sayısı baz alınarak
hesaplanacak bu oran, toplam bedel ile ilgilendirilerek matraha ulaşılacaktır.
Bedel peşin tahsil edilmiş ise, 1985 yılına isabet eden verginin tamamı ile
beyan döneminde beyan edilecektir. Bedel sonradan tahsil edilecek ise, ilk beyan
döneminde, sadece ilk vergilendirme dönemine isabet eden vergi beyan
edilecektir.
10- 7 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinde; stok olarak beyan edilen emtiaya ait olup fatura ve
benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmiş bulunan istihsal vergisinin indirim
konusu yapılabileceği açıklanmıştır.
a) Bu şekilde indirim konusu
olabilecek istihsal vergisi 31/12/1984 tarihinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre tespit edilecek dönem sonu stokunun değerlemesinde maliyet bedeline dahil
edilecek ve 1984 yılı kârı bu değerler esas alınarak tespit edilecektir. Daha
sonra söz konusu istihsal vergisi indirime konu olacağı anda emtia maliyetinden
indirilmek veya sonuç hesapları karşılık gösterilmek suretiyle indirilebilecek
istihsal vergisi hesabına alınacaktır. Katma değer vergisi yönünden indirim
konusu olan istihsal vergisinin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde
ayrıca gider olarak dikkate alınmayacağı açıktır.
b) Öte yandan söz konusu
tebliğde, ithal yoluyla temin edilmiş olup gümrük makbuzlarında istihsal vergisi
ayrıca gösterilmiş bulunan malların stok emtia olarak beyan edilebileceği ve bu
mallara ilişkin ödenmiş istihsal vergisinin indirim konusu yapılabileceği
belirtilmiştir. Ancak, stokta bulunan ve ithal yoluyla sağlanan malların ithali
sırasında ödenmiş istihsal vergisinin gümrük makbuzlarında ayrıca gösterilmeyip,
gümrük giriş beyannamesinde gösterilmesi veya malın ithal bedeli ile birlikte
tahsil olunduğuna dair bir şerhin bulunması halinde, söz konusu mal mevcudunun
stok emtia olarak beyan edilip edilemeyeceğinin tereddüt konusu olduğu
anlaşılmıştır.
Stokta bulunan ve ithal
yoluyla sağlanan malların ithali sırasında ödenmiş istihsal vergisi, gümrük
giriş beyannamelerinde ayrıca gösterilmiş olması veya malın ithal bedeli
içerisinde tahsil edildiğine dair bir kaydın bulunması halinde de 7 seri no.lu
tebliğde belirtilen hususlar çerçevesinde indirim konusu
yapılabilecektir.
c) Diğer taraftan bizzat
istihsal vergisi mükellefi olmayan kişilerden satın alınan ve alış belgelerinde
istihsal vergisi gözükmeyen mallar için daha önceki safhalarda istihsal vergisi
ödendiğine ilişkin olarak alınan belgelerin veya alış belgeleri üzerine
satıcılar tarafından verilen şerhlerin stok beyanı yönünden geçerliliği
bulunmamaktadır. Bu neviden şerhlere ve belgelere dayanarak stok beyanında
bulunulması ve bu yolla tespit edilecek istihsal vergisinin katma değer
vergisinden indirilmesi mümkün değildir. (***)
11- Katma Değer Vergisi Kanununun
34. maddesine göre, verginin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri
vesikalarda ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Bu vesikalar arasında sayılan
perakende satış fişleri fatura verme zorunluluğu dışındaki işlemlerde
kullanıldıklarından ve fatura nizamına ilişkin şartları taşımadıklarından,
indirimin belgelendirilmesinde kullanılamayacaklardır. Bu nedenle perakende
satış fişlerinde katma değer vergisinin ayrıca gösterilmesi zorunlu
olmayıp, vergili bedelin tek tutar halinde ifade
edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak farklı vergi nispetlerine
tabi malları birlikte satanlar, vergili fiyat içindeki katma değer vergisinin
hesaplanabilmesi bakımından, perakende satış fişi üzerinde satılan malın tabi
olduğu vergi nispetini ayrıca belirteceklerdir.
Tebliğ olunur.
(*) Yürürlükten Kaldırılmıştır.
(**) Yürürlükten Kaldırılmıştır.
(***) Yürürlükten
Kaldırılmıştır.