3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
uygulamasına ilişkin olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylar nedeniyle
aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
A) 27.6.1985 tarihli Resmi
Gazete'de yayımlanan 14 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde
belirtildiği gibi, telafi edici usulde vergilendirilen mükelleflerden, işletme
hesabı esasına göre defter tutanlar da 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren gerçek
usulde vergilendirileceklerdir. Bu duruma göre, telafi edici usulde
vergilendirme uygulaması 31 Aralık 1985 günü sona erecektir.
İşletme hesabı esasına göre
defter tutan ve telafi edici vergilendirme usulünden gerçek usule geçen katma
değer veıgisi mükelleflerinin uyacakları esaslar:
1. Telafi edici vergilendirme
usulüne tabi mükelleflerin gerçek usule geçiş tarihi olan 1 Ocak 1986 tarihine
kadar mal alışlarında yükseltilmiş vergi oranı bu tarihten sonraki alışlarında
ise normal oran uygulanacaktır. Bu mükellefler, 1 Ocak 1986 tarihine kadar olan
satışları ile ilgili olarak daha önce olduğu gibi katma değer vergisi tahsil
etmeyeceklerdir.
2. Telafı edici usulde
vergilendirilen ve 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren gerçek usulde
vergilendirilecek olan mükellefler, stok bildiriminde bulunmak suretiyle,
stoklarında bulunan mallara ait alış vesikalarında gösterilen katma değer
vergisini indirim konusu yapabileceklerdir. Bu mükellefler, 31 Aralık 1985
tarihi itibariyle stoklarında bulunan ve katma değer vergisi ödemek suretiyle iktisap
ettikleri malları, 15 Ocak 1986 tarihine kadar bağlı bulundukları vergi
dairesine stok bildirimi ile beyan ettikleri takdirde, bu mallara ait alış
vesikalarında gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapabileceklerdir.
Alış faturalarında kayıtlı malların bir kısmının 1 Ocak 1986 tarihinden önce
satılması halinde bu mallar stoklar arasında yer alamayacağından, bu malların
alış faturasında kayıtlı katma değer vergisinin tamamı dahil, sadece stoklara
isabet eden kısmı belirtilen esaslar dahilinde beyan ve indirim konusu
yapılabilecektir.
3. Stok bildirimi herhangi bir
şekle tabi olmayacaktır, ancak stok bildiriminde; mükellefiyet sicil numarası
başta olmak üzere mükelleflerin hüviyetlerine ilişkin bilgiler ile stok olarak
bildirilen malın cinsi, miktarı, brim fiyatı, tutarı, katma değer vergisi ile
ilgili fatura tarih ve numarası gösterilecek aynca tarih konulmak suretiyle
imzalanacaktır.
4. Telafi edici vergilendirme
usulüne tabi mükellefler, gerçek usulde vergilendirme usulüne geçiş tarihine kadar olan
satışları ile ilgili alışlarında ödedikleri katma değer vergisini indirim konusu
yapamayacaklardır. Ancak 14 seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde
açıklandığı gibi bu şekilde indirilemeyen katma değer vergisi, gelir vergisi
uygulaması çerçevesinde fatura tutarı içinde maliyet unsuru şeklinde nazara
alınabilecektir.
5. Stok olarak bildirilen
malların alış faturalarında gösterilen katma değer vergileri; gerçek usulde
vergilendirmenin başladığı Ocak 1986 vergilendirme döneminde ve bir defada
indirim konusu yapılacaktır. Ocak ayında indirilemeyen kısım kalırsa müteakip
aylarda indirilebilecektir. Bu tarihten sonraki aliş ve giderler dolayısıyla
yüklenilen vergilerin ise genel esaslar çerçevesinde ilgili
oldukları dönemde
indirileceği tabiidir.
6. Mükelleflerin yukarıda
belirtilen stok bildirimleri ile beyan ettikleri emtiaya isabet eden katma değer
vergilerinin, telafi edici vergilendirme usulüne tabi olunan dönemde normal
olarak fatura tutarı içinde maliyet unsuru olarak kaydedilmesi gerekir. Bu
durumda aynı vergi tutarları gerçek usulde vergilendirilmenin başladığı tarihten
sonra hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği için bu miktarların
gider hesaplarından düşülerek indirilebilir katma değer vergisi hesabına intikal ettirilmesi gerekir.
Başka bir deyişle bu miktar, emtianın maliyetinden düşülecektir.
7. 14 seri No. lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinde, bakkaliye emtiası yanında perakende azami satış fiyatı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca tespit edilen sıvılandırılmış petrol gazı
(L.P.G.) satanların da telafı edici vergilendirme usulünden faydalanabileceği,
bu usulü tercih edenlere sıvılandırılmış petrol gazı satanların, söz konusu
malların perakende satış fiyatını 11'e bölerek katma değer vergisini hesaplayıp beyan edecekleri ve
bu malların satışını yapan telafi edici usulde vergilendirilen mükelleflerin
kendi satışları ile ilgili olarak vergi tahsil etmeyeceği belirtilmişti.
Telafi edici usulde
vergilendirilen ve 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren gerçek usulde
vergilendirilecek olan mükellefler, bu tarihten sonra sıvılandırılmış petrol
gazı (L.P.G.) satışlarında genel hükümlere göre katma değer vergisi
uygulayacaklardır.
Ancak, telafi edici usulde
vergilendirilmekle beraber sıvılandırılmış petrol gazı (L.P.G.) satan
mükelleflerin, stoklarında bulunan bu mallara ait katma değer vergisini indirim
konusu yapabilmeleri için, stok bildirimine bu mallan da dahil etmeleri
gerekmektedir.
Diğer taraftan satıcılar bu
malları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca katma değer vergisi dahil
perakende satış fiyatı üzerinden teslim edecekler ve katma değer vergisini, söz
konusu malların perakende satış fiyatını 11'e bölerek hesaplayacaklardır.
8. Tekel mamulleri, milli
piyango bileti, gazete, dergi ve periyodik yayınlar gibi özel matrah şekillerine göre
vergilendirilen maddeleri satanlar bu maddeleri stok olarak beyan
edemeyeceklerdir.
B) 14 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin (B) bölümünde belirtildiği gibi, gerçek usulde
vergilendirilen katma değer vergisi mükelleflerinin tamamı 1 Ekim 1985
tarihinden itibaren birer aylık vergilendirme dönemine tabi tutulmuştur.
Buna göre, telafi edici usule
tabi olup 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan
mükellefler, Ocak 1986
dönemine ilişkin beyannamelerin en geç 25 Şubat 1986 günü akşamına kadar bağlı
bulundukları vergi dairelerine vereceklerdir. Diğer aylarda da o aya ait
beyannameler takip eden ayın 25 inci günü akşamına kadar verilecektir.
C – Bilindiği üzere Katma
Değer Vergisi Kanununun 46 ıncı maddesine 3099 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
ekienen 6 ıncı fıkra hükmü gereğince, Devlet Planlama teşkilatı Müsteşarlığı
tarafından verilen teşvik belgelerinde gösterilen yatırım mallarının ithalinde
ödenmesi gereken katma değer vergisi bu verginin fiilen indirilmesinin mümkün
olacağı tarihe kadar ertelenmektedir.
Buna göre ve 9 seri no.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere, mükelleflerce, yatırımın
gerçekleştiği tarihten sonra mal teslimleri ve hizmet ifaları dolayısıyla vergi
dairesine beyan edilip ödenen katma değer vergisi toplamı yatırım mallarının
ithalinde ertelenen katma değer vergisi toplamına ulaştığında, söz konusu tecil
tutarında katmadeğer vergisi ödendiğine ilişkin vergi dairesinden alınacak yazı
ilgili Gümrük İdaresine ibraz edilmekte ve Gümrük İdaresince de daha önce
yatırım mallarının ithalinde ertelenen katma değer vergisi terkin edilmektedir.
Ancak faaliyetleri tam istisna
kapsamına giren mükelleflerin vergi ödemeleri söz konusu olmadığından bunların
teminatları, ilgili dönem beyannamelerinde tam istisna kapsamına giren işlemler
bölümünde beyan edilen bedellerin % 10 undan, aynı beyannamelerde varsa "iadesi
gereken vergi" tutarlarının düşülmesi sonucu kalan miktarların toplamı gümrükte
ertelenen vergi tutarına ulaşınca vergi dairesinden alınacak yazı ile ilgili
Gümrük İdareresine başvurularak teminat çözülecektir,
Tam istisna kapsamına giren
işlemler yanında vergiye tabi faaliyetleri de bulunan ve bu faaliyetlerin
ağırlığına bağlı olarak herhangi bir beyan döneminde vergi dairesine vergi
ödemek durumunda olan mükellefler, ödedikleri bu vergileri teminatın çözülmesi
ile ilgili hesaplamaya dahil edeceklerdir. Bu beyannamelerde teminatın
çözülmesine ilişkin hesaplamaya, "ödenmesi gereken vergi" ile tam istisna
kapsamına giren işlemlere ait bedellerin %10'u olarak bulunan tutarlar birlikte
dahil olacaktır.
Öte yandan, yukarıda sözü
edilen 9 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 3 üncü bölümünün (c)
paragrafında teminatın, "yatırımın gerçekleştiği tarihten sonra" mal teslimi ve
hizmet ifaları nedeniyle ödenen vergiler toplamına bağlı olarak çözüleceği ifade
edilmiştir. Uygulama aynı esaslar dahilinde devam edecektir.
Söz konusu 46 ıncı maddenin 6
ıncı fıkra hükmünün uygulamasından sadece gerçek usulde katma değer vergisi
mükellefleri yararlanabileceklerdir. Buna göre, Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesi verilmiş olsa dahi, katma değer vergisi
mükellefi olmayan kişi ve kuruluşların yurt içindeki faaliyetleri nedeniyle
katma değer vergisi hesaplamaları ve dolayısıyla indirim konusu yapmaları söz
konusu olmadığından, bu kişi ve kuruluşların yatırım malları ithalatının bahsi
geçen Kanunun 46/6. maddesi kapsamında mütaala edilemeyeceği için bu malların
ithalinde ödenmesi gereken katma değer vergisinin söz konusu hükme istinaden
ertelenmesi mümkün değildir.
Öte yandan, teşvikli malların
ithalinde ertelenen katma değer vergisi dolayısıyla verilen teminatın çözülmesi
için vergi dairelerine yapılacak başvurularda, Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı tarafından verilen Teşvik Belgesi ve yatırım mallarını gösterir
çeki listesi ile Gümrük İdarelerince verilen ayniyat makbuzunun birer örneği
eklenecektir. Ayrıca her bir Gümrük İdaresince ertelenen katma değer vergisi
tutarları ve çözdürülmesi istenen teminat miktarı ile ilgili Gümrük İdarelerinin
bildirilmesi gerekmektedir. Vergi dairelerince de bu konuda yukarıda bahsedilen
hususlar çerçevesinde verilecek uyguluk yazısı, yatırımcının teminat tutarları
gözönüne alınarak Gümrük İdarelerine hitaben yazılacaktır.(*)
D – 19 Aralık 1985 tarihli Resmi
Gazete'de yayımlanan 17 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B)
bölümünde, mükellefler tarafından verilen katma değer vergisi beyannamelerinde
ihracat istisnasının bulunması halinde, ihraç edilen mallara ait liste yerine
gümrük çıkış beyannamesinin aslı, aslının ibrazının mümkün olmaması durumunda
ise, noterce onaylı suretinin eklenilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Ancak, hizmet ihracında bulunan
mükelleflerin, ihraç ettikleri hizmete ait gümrük çıkış beyannamesi düzeltmeleri
söz konusu olmadığından bu mükellefler katma değer vergisi beyannamelerine,
ihraç edilen hizmete ilişkin yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen fatura
ve benzeri vesikaların sureti ile söz konusu hizmet bedeline ilişkin döviz alımı
belgesinin aslını veya noterce onaylı suretini ekleyeceklerdir.
E – Katma Değer Vergisi
Kanununun 17 inci maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen (c) bendi ile "Gümrük
Giriş Tarife Cetvelinin (27.09) tarife pozisyonunda yer alan ham petrol ile
(27.10) tarife pozisyonunda yer alan akaryakıt ve yağların (38.19.29) tarife
pozisyonuna giren yalnız petrol istihsalinde kullanılan kimyevi müstahzarlar ile
(34.02.38.19) yalnız makina yağı istihsalinde kullanılan katkı maddeleri
(additifler) nin Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma genel Komutanlığı, Sahil
Güvenlik Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ihtiyacı için bu
kuruluşlara veya gerek göstermeleri üzerine bu kuruluşların akaryakıt ikmalini
yapan müesseselere teslimi" katma değer vergisinden istisna
edilmişti.(**)
Ancak aynı Kanuna eklenen geçici
madde gereğince bu istisna uygulaması 31.12.1985 tarihinde son bulmuştur.
Buna göre, 1 Ocak 1986 tarihinden
itibaren söz konusu bent kapsamına giren işlemlere, genel hükümlere göre katma
değer vergisi uygulanacaktır.