Bakanlığımıza
intikal eden olaylardan katma değer vergisi uygulamasında tereddüde düşüldüğü
anlaşılan konularla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek
duyulmuştur.
A – İHRACAT İSTİSNASI
NEDENİYLE YAPILACAK MAHSUPLAR:
Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliğinin 77 nci maddesinin "Katma Değer Vergisi Kanununa göre yapılacak
iadeler" bölümünün 2 nci fıkrasında 1.2.1985 tarihinden geçerli olmak üzere,
yapılan değişiklikle, ihracat istisnası nedeniyle ihracatçılara iade edilmesi
gereken katma değer vergisinin, ihracatçılar ile ihraç edilen mal ve hizmeti
üretenlerin vergi borçlarına mahsubu imkanı sağlanmış, söz konusu yönetmeliğin
aynı bölümünde 1.7.1985 tarihinden geçerli olmak üzere yapılan değişiklikle de,
ihracat istisnası uygulaması nedeniyle ihracatçılara veya ihraç edilmek şartıyla
ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara yapılması gereken iadelerde; hak
sahiplerince kendilerinin veya mal veya hizmet satın aldıkları mükelleflerin
katma değer vergisi veya diğer vergi borçlarına mahsubu talep edildiği takdirde,
inceleme raporu ve teminat aranmaksızın mahsup işleminin yapılacağı
belirtilmiştir.
Ancak Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, ihracatçılar veya ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara mal satan
imalatçılar tarafından talep edilen mahsup işlemlerinin zamanında yerine
getirilmemesi sonucu, mahsubu talep edilen vergilerin ödeme sürelerinin geçtiği,
bu nedenle lehine mahsup işlemi yapılan mükellefin iradesi dışında meydana gelen
gecikme nedeniyle gecikme zammı uygulandığı anlaşılmaktadır.
Mükelleflerin mahsup taleplerinin
zamanında yapılmış olması kaydıyla, vergi dairelerince yapılan işlemler
sırasında meydana gelen gecikme nedeniyle zamanında mahsubu yapılamayan vergiler
için gecikme zammı uygulanmaması gerekmektedir.
B - TAŞIMACILIK
İSTİSNASI
1. Taşımacılık İstisnasında
Beyan Dönemi :
21 Seri No.lu Katma Değer Vergisi
Genel Tebliğinde, katma değer vergisi mükellefiyeti uluslararası taşımacılık
faaliyetinden ibaret olan ve işletme hesabı esasına göre defter tutanların 1
Nisan 1986 tarihinden itibaren üçer aylık vergilendirme dönemine tabi
tutulacakları belirtilmiştir.
Buna göre, faaliyetleri esas
itibariyle yurt dışı taşımacılık teşkil etmekle birlikte, arızi olarak yurt
içinde de taşımacılık yapan ve işletme hecabı esasına göre defter tutan katma
değer vergisi mükelleflerinin 3 aylık vergilendirme dönemine tabi olmalarında
sakınca bulunmamaktadır.
Ancak, üçer aylık vergilendirme
dönemi kapsamına giren mükelleflerin bu durumu beyanname verme süresinden önce
ilgili vergi dairelerince bildirmeleri gerekmektedir.
2. Uluslararası Taşımacılık
Yapan Mükelleflerin Beyannamelerine Eklemeleri Gereken Belgeler :
Transit ve Türkiye ile yabancı
ülkeler arasında, deniz, hava, kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma
işleri katma değer vergisinden müstesna olup, bu işlemler nedeniyle yüklenilen
vergilerin 60 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesinde belirlenen esaslar
çerçevesinde iadesi gerekmektedir.
Ancak Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, uluslararası kara taşımacılığı ile uğraşan mükelleflere yapılacak
iadelerde aranacak belge konusunda tereddütler çıktığının anlaşılması üzerine,
bu mükelleflerin işlemlerini kara manifestosu ile tevsik etmeleri uygun
görülmüştür. Bu durumda, gerek iç gümrüklerde gerekse çıkış gümrüklerinde kara
manifestosunun düzenlenmesi ve bir örneğinin mutlak surette sürücüye verilmesi
gerektiği tabiidir.
Mükelleflerin beyannamelerinde
gösterdikleri taşımacılık istisnası nedeniyle kendilerine iadesi gereken
miktarın bir milyon liranın altında bulunması halinde, transit ve Türkiye ile
yabancı ülkeler arasında yük ve yolcu taşıdıklarına ilişkin kara manifestosunun
noterden tasdikli bir örneğini beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.
İadesi gereken miktarın bir
milyon liranın üzerinde olması ve inceleme gerektirmesi halinde ise söz konusu
belgenin beyannameye eklenmesine gerek bulunmamakla beraber, Vergi Usul
Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklanması ve inceleme
elemanlarınca talep edildiğinde ibraz, zorunlu bulunmaktadır.
C - KONUT İSTİSNASI
Bilindiği üzere 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına 3099 sayılı
Kanunla eklenen (ı) bendi gereğince, net alanı 150 m2'yi geçmeyen konutların
teslimi ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri vergiden
istisna edilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun
30/a maddesine göre, istisna kapsamına giren konut teslimleri ve konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri ile ilgili alış ve giderler
dolayısıyla yüklenilen vergilerin, indirim konusu yapılması veya mükellefe
iadesi söz konusu değildir. Bu vergiler işin mahiyetine göre gider veya maliyet
unsuru olarak gözönüne alınabilecektir.(*)
D - TEMEL GIDA MADDELERİ İLE
TARIM ÜRÜNLERİNDE FARKLI VERGİ UYGULAMASI :
Bilindiği gibi, 24.8.1986 gün
ve 19201 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.8.1986 gün ve 86/10925 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamına giren temel gıda
maddelerinin vergi nispetlerinin tespit edilmesi hakkındaki 24.2.1984 tarihli ve
84/8887 sayılı Kararnamenin eki Kararın 13.2.1985 tarihli ve 85/9114 sayılı
Kararname ile değişik 1 inci maddesinin 9 uncu fıkrası "Taze sebze ve meyveler
(mamulleri hariç) ile kuru üzüm ve kuru incir" şeklinde değiştirilmiş; tarım
ürünleri ile gazete, dergi, kitap ve benzeri yayımların katma değer vergisi
nispetlerinin tespit edilmesi hakkındaki 4.7.1986 tarihli ve 86/10793 sayılı
Kararnamenin eki Kararın 1 inci maddesine ise "fiğ" eklenmiştir.
Buna göre, söz konusu Bakanlar
Kurulu Kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiğinden, bu
tarihten itibaren, temel gıda maddeleri kapsamına alınan kuru üzüm ve kuru incir
teslimlerine sıfır (0); tarım ürünleri kapsamındaki fiğ teslimlerine ise % 1
nispetinde katma değer vergisi uygulanacaktır.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 3297 sayılı Kanunla değişik 29 uncu maddesi gereğince
sadece temel gıda maddeleri ile ilgili olup, indirilemeyen katma değer vergisi
iade edilecek, tarım ürünleri kapsamındaki kütlü pamuk, kabuklu tabii kuru
fındık ve fiğ teslimleri dolayısıyla indirilemeyen vergi ise iade edilmeyip
sonraki dönemlere devrolunacaktır.(*)
E - AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ
KIYMETLERDE İADE UYGULA-MASI:
Bilindiği üzere 3065 sayılı
Kanunun 31 inci maddesinde 3297 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle Amortismana
tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisinin, bunların aktife girdiği veya
kullanılmaya başlandığı vergilendirme döneminden itibaren üç yılda ve üç eşit
miktarda bu bölümdeki esaslar dairesinde indirim konusu yapılacağı hükme
bağlanmıştır.
Kanun değişikliği hakkında
gerekli açıklamaların yer aldığı 23 Seri No.lu Tebliğde, 3297 sayılı Kanunun
yürürlüğünden sonra iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma
değer vergisinin üç yıl da üç eşit taksitte, Kanunun yürürlük tarihinden önce
iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisinden
halen indirilemeyen kısmın yine üç yılda üç eşit taksitte indirileceği
açıklanmıştır. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından teşvik
belgesine bağlanan yatırımlarda kullanılacak amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin katma değer vergisi ise, 12.12.1984 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanan 84/8837 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 1 yılda, bir defada
indirim konusu yapılabilmektedir. Faaliyetleri tamamen vergiye tabi işlemlerden
oluşan mükellefler, iktisadi kıymetin aktife alındığı veya kullanılmaya
başlandığı dönemde yüklendikleri vergileri yukarıda belirtilen açıklamalar
çerçevesinde indirim konusu yapacak, indirilemeyen kısım gelecek dönemlere
devrolunacaktır.
Faaliyetleri kısmen veya tamamen
"iade hakkı doğuran işlem"lerden oluşan mükelleflerin amortismana tabi iktisadi
kıymet için ödedikleri vergilerin iadesi mümkün bulunmaktadır. "İade hakkı
doğuran işlemler" Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde sayılan
istisnalar ile değişik 29/2 nci maddesinde belirtilen temel gıda maddelerine
ilişkin işlemlerdir. Bu işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler, indirimin
mümkün olmaması halinde mükellefe iade edilebilmektedir. İade kapsamına mal ve
hizmet alışları yanında genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler
için ödenen vergiler de dahildir. Ancak, bir vergilendirme döneminde iade
edilecek vergi, o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin
% 10'u olarak hesaplanan miktardan fazla
olamayacaktır.
Bu genel açıklamalar çerçevesinde
amortismana tabi iktisadi kıymetlerle ilgili iade uygulaması aşağıdaki şekilde
gerçekleştirilecektir.
1. Faaliyetleri münhasıran
iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan mükellefler bakımından:
Bu mükelleflerin hesaplanan
vergileri olmadığından, yüklendikleri vergilerin iadesi gerekmektedir. Buna göre
beyannamede iade hakkı doğuran işlemlere ait bedel üzerinden kanuni vergi
nispetine göre hesaplanan miktar ile amortismana tabi iktisadi kıymet için
yüklenilen vergiler ve vergi indirimine konu olarak diğer unsurların toplamı
mukayese edilecektir. Vergi indirimi konusu olup iade ile karşılanamayan
miktarın sonraki döneme devrolunacağı tabiidir.
2. Vergiye tabi işlemlerle
iade hakkı doğuran işlemleri birlikte yapan mükellefler bakımından :
Bu kapsama giren mükellefler
yüklendikleri vergilerin tamamını vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan
vergilerden indireceklerdir. İndirimle giderilmeyen vergilerden bu mükelleflere
ancak iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısım iade edilebilecektir.
Mükellefler mal ve hizmet alışları ile genel giderlere ait olan vergilerden her
iki işlem grubuna ait kısmı ayırmak zorundadırlar.
Faaliyetleri kısmen iade hakkı
doğuran işlemlerden oluşan bu kapsamdaki mükelleflerin amortismana tabi iktisadi
kıymetlerine ait vergilerin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir.
a) İktisadi kıymet, münhasıran
vergiye tabi işlemlerde kullanılıyorsa, mükellefin söz konusu iktisadi kıymetin
iktisabı sırasında yüklendiği vergilerin, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle
yüklendiği vergiler kapsamında, iadesi mümkün değildir.
b) İktisadi kıymet münhasıran
iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılıyorsa, amortismana tabi iktisadi kıymet
için ödenen vergiler de dahil olmak üzere iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle
yüklenilen vergilerden bu işlemlerin % 10'una tekabül eden kısmı beyannamenin
33-37 nci satırlarına yazılacaktır. İktisadi kıymete ait verginin indirilemeyen
kısmı için gelecek dönemlerde aynı işleme devam edilecektir.
c) İktisadi kıymet vergiye tabi
olan işlemler ile iade hakkı doğuran işlemlerde ortaklaşa kullanılıyorsa,
amortismana tabi iktisadi kıymete ait olup indirimle giderilmeyen katma değer
vergisi yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, istisna kapsamına giren işlemlere
isabet eden katma değer vergisi kadar iade konusu olacaktır.
F - MUTEMET ELİYLE
İTHALAT
Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 1/2 nci maddesi gereğince, her türlü mal ve hizmet
ithali katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 46 ncı maddesine
3099 sayılı Kanunla eklenen 6 ncı fıkra hükmü uyarınca Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırım mallarının ithalinde
ödenmesi gereken katma değer vergisi tarh ve tahakkuk ettirilerek, bu verginin
fiilen indirilmesinin mümkün olacağı tarihe kadar ertelenmekte ve ertelenen
katma değer vergisi kadar teminat alınmaktadır. Yatırımın gerçekleşmesinden
sonra, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanıp beyan edilerek
ödenen katma değer vergisi toplamı yatırım mallarının ithalinde ertelenen katma
değer vergisi toplamına ulaştığında vergi dairesinden alınacak bir yazı Gümrük
İdaresine ibraz edilerek teminat çözülmektedir.
26.12.1985 tarih ve 18970 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalat Yönetmeliğinin 16 ncı
maddesi hükmü gereğince Teşvik Belgesine bağlı olarak mutemet eliyle yapılan
ithalatta yukarıda belirtilen Kanun hükmünün uygulanmasında aşağıdaki şekilde
hareket edilmesi gerekmektedir.
Bilindiği gibi, ithalatın mutemet
eliyle yapılması durumunda vekalet akdine benzer bir durum söz konusu olup;
mutemet, ithalatçının vekili gibi ithalat işlemlerini takip etmesine rağmen,
ithal edilen malın mülkiyeti kendisine geçmemekte malın mülkiyeti asıl
ithalatçıya ait bulunmaktadır.
Buna göre ithalatın yukarıda
belirtildiği şekilde mutemet eliyle yapılması halinde, Gümrük Giriş beyannamesi
adına tescil edilen mutemet firmanın veya bu firmayı mutemet tayin eden firmanın
mutemet firma lehine teminat vermesi mümkün bulunmaktadır. Söz konusu teminat,
yatırımın gerçekleştirilmesinden sonra, ithalatçı firmanın vergiye tabi
işlemleri dolayısıyla vergi dairesine beyan edip ödediği katma değer vergisi
tutarının, ithalat sırasında ertelenen vergi miktarına ulaşması sonucu, ilgili
vergi dairesinden alınacak yazının gümrük idaresine ibrazı ile çözülebilecektir.
Diğer taraftan mutemet firmanın,
bu ithalat işlemi için yaptığı aracılık işlemi nedeniyle elde ettiği
komisyonculuk geliri katma değer vergisi kapsamında vergilendirilecektir.
G - TEŞVİK BELGESİNE BAĞLANAN
YATIRIMLARDA KULLANILA-CAK YATIRIM MALLARININ İTHALİ
26.12.1985 günlü ve 18970
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin "C" bölümünde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 46 ncı
maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen 6 ncı fıkra hükmü gereğince Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından verilen teşvik belgelerinde
gösterilen yatırım mallarının ithalinde, ödenmesi gereken katma değer vergisinin
fiilen indirilmesinin mümkün olacağı tarihe kadar ertelenmesi karşılığı olarak
alınan teminatların ne şekilde çözüleceği açıklanmış bulunmaktadır.
3065 sayılı Kanunun 28 inci
maddesi gereğince Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen temel gıda maddeleri
teslimi ile iştigal eden mükellefler hakkında da söz konusu tebliğ çerçevesinde
işlem yapılacaktır.(*)
H - VERGİ DAHİL FİYAT
UYGULAMASI
Bilindiği üzere, 22 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde perakende mal satışı yapanlar ile hizmet
işletmelerinde liste, etiket ve belgelerde bedelin vergi dahil olarak ifade
edileceği açıklanmış, ancak Tebliğin III/n bölümünde, kapsama giren
mükelleflerden işletmeleri için mal ve hizmet satın alanlara düzenlenen
belgelerde verginin ayrıca gösterilmesi gerektiği belirtilmişti.
Katma Değer Vergisi Kanununun
29/1-a ve 34 üncü maddelerine göre Katma Değer Vergisinin indirim konusu
yapılabilmesi için fatura veya benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi
zorunludur. Bu hüküm 22 Seri No.lu Genel Tebliğ kapsamına giren mükelleflerden
yapılan mal ve hizmet alımları için de geçerlidir. Bu nedenle, kapsama giren
mükellefler müşterilerinin istemesi halinde düzenleyecekleri fatura ve benzeri
belgelerde vergiyi ayrıca göstermek zorundadırlar.
Buna göre perakende mal satışı
ile uğraşan mükelleflerin; tüketiciyle yaptıkları 100.000 liraya kadar olan
satışlar için müşteri istemese bile perakende satış fişi veya yazar kasa fişi
vermeleri, alıcının talep etmesi halinde ise fatura düzenlemeleri mecburidir.
Perakende mal satışı veya hizmet
ifası ile uğraşan mükelleflerin satışlarının tamamına yakın kısmı nihai
tüketiciye yapılmakla birlikte; ticaretle uğraşanlar, serbest meslek erbabı veya
şirketler işyerlerinin ihtiyaçları için perakende mal satan mükelleflerden mal
satın alabilirler veya hizmet ifa edenlerden hizmet temin edebilirler. Mesela;
bir gerçek veya tüzel kişi ticari işletmesi için perakende mal satışı ile
uğraşan bir bakkaldan temizlik malzemesi veya bir kırtasiyeciden kağıt, zarf,
kalem gibi kırtasiye malzemeleri satın alabilir. Esas itibariyle perakende mal
satışı yapan mükelleflerin bu nevi satışları için fatura düzenlemeleri ve
düzenledikleri faturada katma değer vergisini ayrıca göstermeleri zorunludur.
Bakanlığımıza yapılan
başvurulardan; münhasıran perakende mal ticareti yapan veya hizmet ifası ile
uğraşan bir kısım mükelleflerin, ticaretle uğraşanlara ve serbest meslek
sahiplerine bunların iş yerleri ile ilgili olarak yaptıkları satışları için
düzenledikleri faturalarda katma değer vergisini mal bedelinden ayrı olarak
göstermedikleri, alıcıların ısrarlarına rağmen, satıcıların böyle bir
mecburiyetlerinin bulunmadığı veya faturalarda katma değer vergisini ayrıca
göstermeleri halinde, yanlış işlem yapmış sayılacakları düşüncesi ve endişesiyle
bu taleplerin geri çevrildiği anlaşılmıştır. Perakende mal satan veya hizmet ifa
edenlerin aşağıda belirtilen şekilde işlem yapması gerekmektedir.
Münhasıran perakende mal ticareti
yapan veya hizmet ifası ile uğraşan mükellefler, arızi de olsa, esnaf, tüccar,
sanayici, serbest meslek erbabı ve tüzel kişi vergi mükelleflerine, bu
mükelleflerin işletmelerinde kullanmak amacıyla yaptıkları satışlar veya hizmet
ifaları sonunda düzenledikleri faturalarda katma değer vergisini, malın
bedelinden ayrı olarak göstermeye mecburdurlar.
Vergi Usul Kanununun ilgili
hükümleri gereğince, fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı
ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludurlar.
Bu duruma göre, perakende mal
ticareti yapan satıcıların da aynen toptan mal satanlarda olduğu gibi mal teslim
ettikleri veya hizmet ifa ettikleri esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek
erbabı veya şirketler için düzenliyecekleri faturalarda, müşterinin hüviyetine
ilişkin bilgiler yanında, hesap numarasını ve bağlı bulundukları vergi dairesini
belirtmeleri ve alıcılardan herhangi bir talep yapılmasını beklenmeksizin katma
değer vergisini de mal bedeline dahil etmeyip ayrıca göstermeleri gerekmektedir.
Perakendeci olsalar da esnaf,
tüccar, sanayici, serbest meslek sahibi veya şirketlere yaptıkları perakende
satışlar dolayısıyla fatura düzenlemek ve düzenledikleri faturalarda katma değer
vergisini ayrıca göstermek zorunda oldukları halde, aksine hareket edenler
hakkında Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince, perakendecinin veya hizmeti ifa
edenin durumuna göre aşağıdaki usulsüzlük cezaları uygulanacaktır.
|
Sermaye şirketleri
için
|
35.00 lira
|
|
Sermaye şirketleri
dışında kalan |
|
|
I inci sınıf tüccar ve
serbest meslek erbabı için |
20.000
lira |
|
II nci sınıf tüccarlar
için |
10.000
lira |
I - ÇAY TESLİMLERİNDE VERGİ
UYGULAMASI :
Bilindiği üzere, 9 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 2/b bölümünde, Çaykur Genel Müdürlüğü
tarafından üretilen çayın özel matrah şekilleri kapsamında vergilendirileceği
belirtilmiştir.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 23 üncü maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen (f)
fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Çaykur Genel Müdürlüğü
dışındaki diğer müesseseler tarafından üretilip teslim edilen çayın
vergilendirilmesinin de sözü edilen Genel Tebliğde belirlenen esaslar dahilinde
yapılması konusunda uygun görüşler verilmiştir.
Ancak, katma değer vergisi
uygulamasında indirim mekanizmasının sağlıklı şekilde işleyişini sağlayabilmek
amacıyla, çayın özel matrah şekli yerine genel esaslara göre vergilendirilmesi
uygun görülmüştür.
Buna göre, çayın imalat ve
teslimi i1e iştigal eden mükellefler, çayın satış bedeli üzerinden katma değer
vergisini hesaplayacaklar ve faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan
teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri
vesikalarda ayrıca gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapmak
suretiyle vergilerini beyan edip ödeyeceklerdir.
Çayın bu şekilde genel esaslara
göre vergilendirilmesine 1 Aralık 1986 tarihinde başlanacaktır.
Uygulamanın başlayacağı 1 Aralık
1956 tarihi itibariyle mükellefler stoklarında bulunan ve özel matrah şekliyle
vergilendirilen çay miktarını tespit edeceklerdir. Ancak bu şekilde tespit
edilen çay miktarları için vergi dairelerine herhangi bir bildirimde
bulunmayacaklardır.
Mükelleflerce tespit edilen çay
miktarları için satınalma sırasında yüklenilen ve ilgili faturalarda görülen
katma değer vergilerini Aralık 1986 vergilendirme döneminde genel esaslar
dahilinde indirim konusu yapacaklardır. Ancak stoklarda bulunan çayların
satınalınması sırasında yüklenilen ve indirim konusu yapılacak olan katma değer
vergisinin, daha önce özel matrah şekli uvgulanan dönemde normal olarak fatura
içinde maliyet unsuru olarak kaydedilmiştir. Bu durumda aynı vergi tutarları
genel esaslara göre vergilemenin başladığı tarihten sorıra hesaplanacak katma
değer vergisinden indirileceği için bu miktarların gider hesaplarından düşülerek
indirilebilir katma değer vergisi hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir.
Başka bir deyişle mükellefçe indirim konusu yapılacak bu miktar, çayın
maliyetinden düşülecektir.
Konu örnekle şöyle açıklanabilir.
ÖRNEK :
30 Kasım 1986 tarihi itibariyle
bir işletmenin stokunda bulunan ve perakende satış değeri (KDV dahil)
132.000,TL. (= 120.000,TL. + 12.OOO,TL. KDV) olan çayın 112.000,TL.'sına peşin
para ile satın alındığını varsayalım.
1. Bilanço Esasına Göre Defter
Tutan Mükellefler :
Tecrübi usule göre bilanço
esasına göre defter tutan mükellefler, bu işlemler nedeniyle aşağıdaki örneğe
benzer muhasebe işlemleri yapacaklardır.
Stoktaki çayların satın alındığı
sırada muhasebe kaydının aşağıdaki şekilde yapılmış olması gerekir.
|
/
|
/
 |
|
Emtia
Hesabı |
12.000.- |
|
|
|

|
12.000.- |
|
/
|
/
 |
Çayın; özel matrah şekli yerine, genel esaslara göre vergilendirilmesine
geçildiğinde söz konusu çayın alımında ödenen ve malın maliyeti içerisinde yer
alan katma değer vergisi bu çayların satılması sırasında tahsil edilen katma
değer vergisinden indirileceğinden, indirim konusu yapılacak bu miktar, çayın
maliyetinden aşağıdaki muhasebe kaydı yapılmak suretiyle çıkarılacaktır.
|
/
|
/
 |
|
İndirilebilir KDV
Hesabı |
12.000.- |
|
|
|

|
12.000.- |
|
/
|
/
 |
Stok çayların 1 aralık 1986
tarihi itibariyle gerek esaslara göre vergilendirme kapsamında satılması
durumunda muhasebe kayıtları şu şekilde yapılacaktır.
|
/
|
/
 |
|
Kasa
Hesabı |
132.000.- |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
/
|
/
 |
2. İşletme Hesabı Esasına Göre
Defter Tutan Mükellefler :
Stoktaki çayların özel matrah
şekli uygulaması kapsamında satın aldığı sırada deftere kaydı aşağıdaki şekilde
yapılmıştır.
Stok çayların alımında ödenen
ve malınmaliyeti içeresinde yer alan katma değer vergisi, 1 Aralık 1986
tarihinden sonra hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceğinden bu
miktarın aşağıdaki şekilde yapılacak kayıt ile emtia bedelinden çıkarılarak
indirilecek katma değer vergisi sütununda ayrıca gösterilmesi gerekir.
Bu çayların 1 Aralık 1986
tarihi itibariyle satılması durumunda ise aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
J - DİPLOMATİK İSTİSNA
UYGULAMASI
1. Diplomatik istisnadan
yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği 19.4.1985 tarih ve 18730 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 13 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde
yer alan listeden "Portekiz" çıkarılmıştır.
2. 28.3.1986 tarih ve 19061
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin (F) bölümünde yer alan; elektrik teslimlerinde diplomatik istisnadan
yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği (b) listesinden "A.B.D."
"Japonya" ile "Portekiz", su ve havagazı teslimlerinde diplomatik istisnadan
yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği (c) listesinden "Portekiz" ve
"Polonya" çıkarılmıştır.(**)
K - KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI
TEŞKİLATINA İŞ YAPAN MÜTE-AHHİT VE SATICILARA YAPILACAK İADELER
20 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere Kuzey Atlantik Antlaşması
Teşkilatına veya onun namına 7/2864 sayılı Kararnamede belirtilen yetkili
makamlara satıcılar veya müteahhitler tarafından yapılan teslim ve hizmetler,
Katma Değer Vergisi Kanununun 15/1-a maddesi gereğince vergiden müstesna olup,
bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, aynı Kanunun 32 nci maddesi gereğince
mükelleflerce indirim konusu yapılacak, indirilemeyen kısım kalırsa kendilerine
iade edilecektir.
Ancak bu tür inceleme ve
iadelerde birlik sağlanması ve olayın özellik taşıması nedeniyle söz konusu
istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin vermiş oldukları beyannamelerde
derhal iade edilecek vergi bulunması halinde durumun vergi dairelerince derhal
Bakanlığımıza (Gelirler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilmesi uygun görülmüştür.
Bu kapsamda işlem yapan
mükellefler beyannamelerini vergi dairesine verdikten sonra, iade edilmesi
gereken vergi hakkında Gelirler Genel Müdürlüğüne bilgi verebileceklerdir.(*)
Tebliğ olunur.
(*) Güncelliği Kalmamıştır.
(**) Yürürlükten Kaldırılmıştır.