Katma değer
vergisi uygulamaları ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek
duyulmuştur.
1. İNCELEME RAPORU VE TEMİNAT
ARANILMADAN YAPILACAK İADELERDE SINIR
Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliğinin(1) 52
nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, ihracat istisnası ile
ihraç kaydıyla yapılan teslimlerde teminat ve inceleme raporu aranılmadan iade
yapılabilmesine imkan veren 400 milyon liralık sınır(2) 1 milyar liraya
yükseltilmiştir.
Teminat ve inceleme raporu
aranmaksızın yapılacak iadeler konusunda bu Tebliğ ile belirlenen yeni sınır,
incelemesine başlanmamış iade ve mahsup talepleri bakımından da geçerlidir.
Dolayısıyla bu Tebliğle belirlenen yeni sınırın altındaki iade ve mahsup
işlemleri için verilen teminatlar vergi dairelerince çözülecektir.
İncelemesine başlanılmış olan
iade ve mahsup talepleri ise, inceleme elemanınca gerek duyulması halinde, bu
düzenlemeye bağlı kalınmaksızın inceleme sonucuna göre yerine
getirilecektir.(3)
2. İNDİRİMLİ TEMİNAT
UYGULAMASI
Katma Değer Vergisi Kanununun 32
nci' maddesiyle Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 29 Seri No.lu Katma Değer Vergisi
Genel Tebliğinde(4) yer alan
şartları taşıyan ihracatçılardan;
• Son üç takvim
yılı itibariyle
ihracatları her bir yıl
için beş milyon ABD Dolarını geçen, veya
• Son beş takvim yılı
itibariyle ihracatları
her bir yıl için bir
milyon ABD Dolarını geçen
ihracatçılar da indirimli (% 10)
teminat uygulaması kapsamına dahil edilmiştir.
Buna göre yukarıda belirtilen
şartları haiz olan ve;
• 1995, 1996 ve 1997 yıllarında ihracat
bedelleri her bir yıl için beş milyon ABD Dolarını geçen, veya
• 1993, 1994, 1995, 1996 ve 1997 yıllarında
ihracat bedelleri her bir yıl için bir milyon ABD Dolarını geçen,
ihracatçıların bu Tebliğin
yayımlandığı tarihten sonraki iade talepleri için, iadesi istenilen katma değer
vergisinin incelemesiz ve teminatsız iade sınırını aşan kısmının % 10'u oranında
teminat vermeleri halinde iade talepleri yerine getirilecektir.
1999 ve izleyen yıllarda da yine
son üç veya beş yılda gerçekleştirilen ihracat tutarları esas alınarak indirimli
teminattan yararlanılıp yararlanılamayacağına karar verilecektir.
Öte yandan, 29 Seri No.lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğinde indirimli teminat uygulamasından yararlanacak
olan mükelleflerde aranan şartlar arasında, katma değer vergisi iadesi amacıyla
yapılan incelemeler sonucunda birbirini izleyen son beş vergilendirme döneminde
hakkında olumlu rapor yazılmış olması şartı da yer almaktadır. 3568 sayılı
Kanun(5) gereğince tam tasdik sözleşmesi olan
mükelleffer hakkında birbirini izleyen son 5 vergilendirme dönemine ait olumlu
Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporu bulunması halinde bu şart gerçekleşmiş
sayılacaktır. Birbirini izleyen son 5 vergilendirme dönemine ait olumlu
raporlardan bir kısmının vergi inceleme elemanlarınca, bir kısmının ise yeminli
mali müşavirlerce düzenlenmiş olması halinde de bu şartın gerçekleşmiş
sayılacağı tabiidir.
3. İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERE
AİT BlLDİRİMLER
İhraç kaydıyla mal teslimlerine
taraf olanlar için 23 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinde(6) öngörülen
bildirimler ile 27 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinde(7)
öngörülen taahhütname
verme zorunluluğu kaldırılmıştır.
4. İADE TALEBİ KISMEN
ONAYLANAN MÜKELLEFLER
İade hakkı doğuran işlemlerle
ilgili olarak ortaya çıkan katma değer vergisi iade ve mahsup incelemelerinde,
her dönem için talep ettikleri iade tutarının % 95 ve daha fazlası onaylanan
mükellefler hakkında, talebin % 5'e kadar olan kısmının reddedilme nedenine
bakılmaksızın ilgili dönem ve sonraki dönemler için genel esaslara göre işlem
yapılır.
Onaylanmayan kısmın sahte veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeden kaynaklanmaması halinde ise,
onaylanmayan kısmın miktarına bakılmaksızın genel esaslara göre işlem yapılır.
Bu hususlar daha önce hakkında
rapor düzenlenen mükelleflerden yukarıdaki şartları taşıyanlar için de
geçerlidir.
Onaylanmayan kısmın iadesinin
yapılmayacağı, yapılmış ise ceza ve gecikme faizi uygulanarak geri alınacağı
tabiidir.
5. MÜTESELSİL
SORUMLULUK
Vergi Usul Kanununun 11 inci
maddesinde yer alan, mal alım ve satımı ile hizmet ifası dolayısıyla vergi
kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu
yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma
taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat
olduğu tesbit olunanların müteselsilen sorumlu olacağına dair hüküm 4369 sayılı
Kanunun(8) 81 inci madesi ile aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Mal alım ve satımı ve hizmet
ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda
olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,
alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarına doğrudan veya
hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya
menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tesbit olunanlar
müteselsilen sorumludurlar."
Yapılan bu değişikliğe göre, mal
teslimlerinde alım-satıma taraf olanlar, hizmet ifalarında hizmetten
yararlananlar, bu safhadaki işlem bedeli üzerinden hesaplanan katma değer
vergisi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen katma değer
vergisinden müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Alım-satıma taraf olmamak veya
hizmetten yararlanmamakla birlikte aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle
ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak
suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu vergi inceleme raporunda açıkça
belirtilenler ise bu çerçevede Hazine'ye intikal etmeyen katma değer vergisinin
tamamından müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Vergi Usul Kanununun 11 inci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak "Müteselsil Sorumluluk"
uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
1. Vergi, mükellef adına
tarh-tahakkuk ettirilecek ve öncelikle mükelleften aranacaktır.
2. Müteselsil sorumluluk satın
alınan mal ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi, varsa
gecikme faizi ve gecikme zammı ile sınırlıdır. Cezalar sorumluluk kapsamı
dışındadır.
3. Mükellef dışındaki kişilerden (müteselsil
sorumludan) yapılacak takibe ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.
Bu esaslar dikkate alınarak
mükellef tarafından beyan edilen ancak, ödenmeyen vergi ile ilgili olarak;
- Mükellefe, bilinen adreslerinde
bulunamadığından ödeme emri tebliğ edilememiş olması, veya
- Kendisine ödeme emri tebliğ
edilen mükellefin mal beyanında bulunmamış, vergi dairesince de malı tespit
olunamamış veya beyan edilen veya vergi dairesince tespit olunan malların amme
alacağını karşılamayacağının anlaşılmış olması,
hallerinde vergi aslı, varsa
gecikme faizi ve gecikme zammı için mükellef dışındaki müteselsil sorumlu
nezdinde ödeme emri ile takibe başlanılacaktır.
Mükellef tarafından noksan beyan
edilen veya hiç beyan edilmeyen vergi için yapılacak tarhiyat üzerine tahsil
edilebilir hale gelen vergi ve gecikme faizi, yukarıda belirtilen şartlara göre
müteselsil sorumlu nezdinde ödeme emri ile takibe alınacaktır.
Öte yandan, müteselsil sorumluluk
kapsamına girmese dahi herhangi bir nedenle Hazine'ye intikal etmeyen vergi,
Katma Değer Vergisi Kanununun 29 ve 32 nci maddelerine göre indirim ve iade
konusu yapılmayacaktır.
Müteselsil sorumluluk ile ilgili
bu düzenlemeler, henüz kesinleşmemiş işlemler için de geçerli olacaktır.
ÖRNEKLER
- Mükellef (A), Haziran 1998
döneminde mükellef (D) den satın aldığı 100.000.000.- liralık mal için
15.000.000.- liralık katma değer vergisi ödemiştir. Mükellef (D) bu döneme ait
beyannamesinde 25.000.000.- lira ödenecek katma değer vergisi beyanında
bulunmuş, ancak vergi dairesine ödememiştir.
Bu işlemde Hazine'ye intikal
etmeyen vergi 25.000.000.- lira olmakla birlikte, mükellef (A) alım satıma taraf
olan kişi olarak, sadece bu safhadaki işlem bedeli üzerinden hesaplanan
15.000.000.- lira katma değer vergisi ve buna ait gecikme zammından müteselsilen
sorumlu olacaktır.
-Yukarıda bahsi geçen mükellef
(A), mükellef (D) den satın aldığı malı 120.000.000.- lira bedelle ve
18.000.000.- lira katma değer vergisi tahsil etmek suretiyle, mükellef (K) ya
satmış ve satışa ait katma değer vergisini beyan ederek ödemiştir.
Müteselsil sorumluluk, Hazine'ye
intikal etmeyen verginin ait olduğu alım satım safhası için söz konusu
olduğundan ve mükellef (K) ile (D) arasında da alım satım ilişkisi
bulunmadığından, mükellef (D) nin beyan edip ödemediği vergi nedeniyle mükellef
(K) nın müteselsil sorumluluğu bulunmamaktadır. Mükelfef (K) nın, mükellef (A)
dan satın aldığı mallara ait katma değer vergisi ise beyan edilerek ödenmiş
olduğundan alım satıma taraf olarak da bir sorumluluğu söz konusu
değildir.
-Yukarıda bahsi geçen mükellef
(D), mükellef (A) ya satmış olduğu malları 80.000.000,- lira bedel ve
12.000.000,- lira katma değer vergisi ödemek suretiyle mükellef (C) den satın
almıştır.
Yapılan incelemeler sırasında (C)
firmasının sahte belge kullanmak suretiyle ödemesi gereken katma değer vergisini
Hazineye intikal ettirmediği ve bu firmanın ortaklarının aynı zamanda (D) ve (A)
firmalarının da ortakları olduğu tespit edilmiştir.
Bu olayda (C) firması ile (A)
firması doğrudan alım satıma taraf olmamakla birlikte her iki firma ortaklarının
aynı kişilerden oluşması, aralarında sermaye ve organizasyon ilişkisi
bulunduğunu gösterdiğinden ve bu durum inceleme raporunda açıkça
belirtildiğinden, inceleme raporunda ziyaa uğratıldığı belirtilen vergi ve buna
bağlı gecikme faizinden (D) ve (A) firmaları birlikte müteselsilen sorumlu
olacaklardır. (K) firması ise, (C) firması ile doğrudan alım satıma taraf
olmadığından ve bu firmalarla dolaylı bir ilişkisi de tespit edilmediğinden
müteselsil sorumluluk kapsamına girmeyecektir.
6. SORUMLU SIFATIYLA KATMA
DEĞER VERGİSİ ÖDENEN İŞLEMLERDE MÜTESELSİL SORUMLULUK VE KATMA DEĞER VERGİSİ
İADE İŞLEMLERİ
Katma Değer Vergisi Kanununun 9
uncu maddesi gereğince, katma değer vergisini sorumlu sıfatıyla vergi dairesine
nakden veya mahsuben ödeyenler, bu işlemlerle ilgili olarak önceki safhalarda
ortaya çıkan verginin Hazine'ye intikal etmemiş olması nedeniyle müteselsil
sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmayacaklardır.
Sorumlu sıfatıyla vergi dairesine
nakden veya mahsuben katma değer vergisi ödeyenlerin bu işlemlerle ilgili iade
ve mahsup talepleri, haklarında olumsuz rapor bulunan mükelleflerden mal ve
hizmet alışları olsa dahi genel esaslara göre yerine getirilecektir.
Yukarıdaki hususlar, henüz
kesinleşmemiş işlemlere de uygulanacaktır.
7. HURDA METAL TESLİMLERİNDE
SORUMLULUK
Hurda metal teslimlerinden doğan
katma değer vergisinin mahsuben iadesinde 1 No.lu katma değer vergisi
beyannamesine, mal alış ve satış faturalarının (imalatçılarda sadece satış
faturalarının) fotokopileri veya bu faturaların dökümünü gösteren ilgili firmaca
onaylı bir listenin eklenmesi yeterlidir. Bu Tebliğin yayımından önceki
dönemlerle ilgili mahsuben iadelerde, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde diğer belgeler aranılmaksızın mahsup işlemi gerçekleştirilecektir.
Yukarıda sayılan belgeler hurda
metal teslimleri nedeniyle iadesi gereken katma değer vergisinin vergi
borçlarına mahsubu işlemleri için geçerli olup, nakden iadelerde ise daha önceki
Tebliğlerde belirlenen belgeler ibraz edilecektir.
Öte yandan, genel ve katma
bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil
ettiği birlikler ve kamu iktisadi teşebbüsleri tarafından yapılan hurda metal
teslimleri katma değer vergisi tevkifatı dışında bırakılmıştır. Bu kurum ve
kuruluşların, verginin konusuna giren teslimlerinde hesaplanan katma değer
vergisinin tamamı bahsi geçen kuruluşlara ödenerek genel esaslara göre işlem
yapılacaktır.