|
T.C. MALİYE
BAKANLIĞI Gelirler
Genel Müdürlüğü
Kurumlar Vergisi Sirküleri/1
| Konusu |
:Teknoloji
Geliştirme Bölgelerinde Uygulanan Vergisel Teşvikler |
| Tarihi |
:
28/10/2003 |
| Sayısı |
:KVK-1/ 2003-1 / Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri - 1 |
| İlgili olduğu
maddeler |
: Gelir Vergisi Kanunu Madde 37, 61 ve Mük.
120, Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 8 ve 13, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Kanunu Madde 8 |
| İlgili olduğu
kazanç türleri |
: Ticari Kazanç,
Ücret | 1- Giriş
Teknoloji
geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükellefler ile yönetici şirketlerin
yararlanabilecekleri vergisel teşviklere yönelik açıklamalar sirkülerin konusunu
oluşturmaktadır.
2. Yasal
Düzenleme
26/06/2001 tarih ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun
8 inci maddesinde bölgelerin ve bölgede faaliyet gösterecek mükelleflerin
gelişimini teşvik edici düzenlemelere yer verilmiştir. Madde aşağıdaki
gibidir:
“Destek ve
Muafiyetler
MADDE 8.-
Bölgelerin kurulması için gerekli arazi temini, alt yapı ve idare binası inşası
ile ilgili giderlerin yönetici şirketlerce karşılanmayan kısmı yardım amacıyla
Bakanlık bütçesine konulan ödenekle sınırlı olmak üzere
karşılanabilir.
Yönetici şirket, bu Kanunun uygulaması ile ilgili işlemlerde her türlü
vergi, resim ve harçtan muaftır. Atık su arıtma tesisi işleten Bölgelerden,
belediyelerce atık su bedeli alınmaz.
Bölgede yer alan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin,
münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve AR-GE’ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde
ettikleri kazançları, faaliyete geçilmesinden itibaren beş yıl süre ile gelir ve
kurumlar vergisinden müstesnadır. Bakanlar Kurulu, seçilen, hedef alınan,
belirli teknolojik alanlar ve ürünler için on yıl kadar süreyi
uzatabilir.
Bölgede
çalışan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personelinin bu görevleri ile ilgili
ücretleri, Bölgenin kuruluş tarihinden itibaren on yıl süre ile her türlü
vergiden istisnadır.
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince bu Bölgelerde AR-GE
faaliyetlerinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşlara makbuz karşılığı sponsor
olarak yapılan bağış ve yardımlar toplamı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89
uncu maddesinin (2) numaralı bendi ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14
üncü maddesinin (6) numaralı bendinde belirtilen oran ve esaslar dahilinde
indirime tabi tutulur.”
Kanunun 9 uncu maddesine dayanılarak hazırlanan “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama
Yönetmeliği” 19/06/2002
tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
3. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde
Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yönelik Vergisel
Teşvikler
3.1.
Yazılım ve AR-GE’ye Dayalı Üretim Faaliyetlerinden Elde Edilen Kazançlara
İlişkin İstisna
Mükelleflerin münhasıran, teknoloji geliştirme bölgelerinde
gerçekleştirdikleri yazılım ve AR-GE’ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde ettikleri
kazançlar gelir ve
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin, bölge dışında
gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım ve AR-GE
faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi, istisnadan
yararlanamaz.
İstisna
uygulanmasında, mükellefin tam veya dar mükellefiyet esasında gelir veya
kurumlar vergisine tabi olmasının bir önemi yoktur.
3.1.1. İstisna Kapsamına Giren
Faaliyetler
İstisna, sadece yazılım ve AR-GE’ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde
edilen kazançlara tanınmıştır. Bu açıdan her şeyden önce hangi faaliyetlerin
istisna kapsamına girdiğinin tespiti gerekmektedir.
4691 sayılı
Kanunda;
Araştırma
ve Geliştirme (AR-GE):
Bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni bilgileri elde etmek veya
mevcut bilgilerle yeni malzeme, ürün ve araçlar üretmek, yazılım üretimi dahil
olmak üzere yeni sistem, süreç ve hizmetler oluşturmak veya mevcut olanları
geliştirmek amacı ile yapılan düzenli çalışmalar,
Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine
dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili
gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve
bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin
ve hizmetlerin tümü,
olarak tanımlanmıştır.
Bir faaliyetin istisna kapsamında değerlendirilip
değerlendirilmeyeceği konusunda yukarıda yer alan tanımlar esas
alınacaktır.
3.1.2.
Bölgede Faaliyete Geçilmeden Önce Başlatılmış Projelerden Sağlanan Kazançların
Anılan İstisna Kapsamında Değerlendirilip
Değerlendirilmeyeceği
Mükelleflerin bölgede faaliyete geçtikleri tarih itibariyle tamamlamış
oldukları yazılım ve AR-GE’ye dayalı projelerden elde edecekleri kazançların
istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan, mükelleflerin bölgede
faaliyete geçmeden önce başlayıp, bölgede faaliyete geçtikten sonrada devam
ettirdikleri yazılım ve AR-GE’ye dayalı projelerden sağladıkları kazancın ancak,
projenin bölgede gerçekleştirilen kısmına ilişkin kazanç kısmı istisnadan
yararlanabilecektir.
Elde edilen kazancın ne kadarının bölgede gerçekleştirilen çalışmalara
ilişkin olduğu, bölgede faaliyete başlanmasından sonra ortaya çıkan maliyetin
projenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen dönemde oluşan maliyete oranı
kullanılmak suretiyle belirlenebilir. Daha sağlıklı bir sonuç verecekse,
mükelleflerin başka bir yöntem kullanmak suretiyle de (kullanılan direkt işgücü
miktarı gibi) bu ayrımı yapabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
3.1.3. İstisna
Tutarının Tespiti
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 8 inci maddesinde yer alan
istisna, bir kazanç istisnasıdır. Dolayısıyla, istisna kapsamında olan projeler
ile ilgili olarak elde edilen hasılattan proje maliyetinin düşülmesi sonucu
bulunacak kazancın tamamı istisna olacaktır.
İstisna kazancın ve bu bağlamda gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, istisna kapsamında olan faaliyetler ile diğer faaliyetlere
ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi
gerekmektedir. Kazancı
istisna kapsamında olacak projelere ait giderlerin diğer faaliyetlerle
ilişkilendirilmesi, beyan edilecek matrahın hatalı tespitine yol açacaktır.
Kazancı istisna
kapsamında olan projelerin zararla sonuçlanması halinde bu zararların diğer
faaliyetlerden elde edilen kazançlardan indirilmesi mümkün
değildir.
3.1.3.1.
Müşterek Genel Giderler ve Amortismanların Dağıtımı
İstisna kapsamına giren faaliyetler ile bu
kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde, müşterek genel giderlerin
bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı
esas alınarak dağıtılması gerekir.
Mükelleflerin istisna kapsamına girmeyen üretim
faaliyetlerinde müştereken kullandığı tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının
amortismanlarının ise bunların her bir işte kullandıkları gün sayısına göre
dağıtımının yapılması gerekmektedir.
3.1.3.2. Bölgedeki Diğer Faaliyetlerden Sağlanan
Kazançların Anılan İstisna Kapsamında Değerlendirilip
Değerlendirilmeyeceği
Bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin esas faaliyetleri dışında ancak,
normal ticari işlemleri kapsamında elde edecekleri gelirleri ile olağandışı
gelirlerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu kapsamda nakitlerin
değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, yabancı para cinsinden aktifler
dolayısıyla oluşan kur farkları, iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından
doğan gelirler istisna
kapsamında değerlendirilmez.
3.1.4. İstisna Uygulamasında Süre
İstisna, beş yıllık bir süre ile
uygulanacak olup, istisna süresinin başlangıç tarihi olarak, yönetici şirketten
izin alınarak bölgede fiilen faaliyete geçilen tarih esas alınır.
Beş yıllık süre,
istisnanın başladığı güne son yılda tekabül eden günde sona
erecektir.
İstisna
süresinin vergilendirme dönemi içinde sona ermesi halinde sürenin sona erdiği
tarih itibariyle kazanç tespitinin yapılması, istisnaya tabi olacak kazancın
tespiti açısından gerekli olacaktır.
Bakanlar Kuruluna; seçilen, hedef alınan, belirli
teknolojik alanlar ve ürünler için beş yıllık süreyi on yıla kadar uzatma
konusunda yetki tanınmıştır. Bakanlar Kurulu’nun bu yetkisini kullanması
halinde, kullanılan yetki kapsamında olan mükellefler istisnadan ancak, on
yıllık süre için yararlanabilirler.
3.1.5. Geçici Vergi Uygulaması
İstisna uygulamasına ilişkin olarak yıllık
vergilendirme dönemi baz alınarak yapılan açıklamalar, mükelleflerin geçici
vergi dönemleri itibariyle hesaplayacakları kazancın tespiti açısından da
geçerlidir.
3.1.6.
İstisna Kazançların Dağıtımı Halinde Stopaj
Bölgede faaliyette bulunan kurumlar
vergisi mükelleflerinin bu istisna kazançları dağıtmaları halinde, Gelir Vergisi
Kanununun 94/6-b maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapmaları gerekir.
Tevkifat kar payı
elde edenin gelir vergisine mahsuben yapıldığından, 4691 sayılı Kanunun 8 inci
maddesindeki istisna hükmünün yapılacak tevkifata etkisi bulunmamaktadır. (81
Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin B bölümünde konuya ilişkin
açıklamaya yer verilmiştir.)
3.1.7. Muhasebe Kayıtları
İstisnadan yararlanacak kazancın tespiti
açısından, mükelleflerin istisna kapsamına giren üretim faaliyetlerine ilişkin
kazançlar ile istisna kapsamında değerlendirilmeyecek faaliyetlerinden elde
ettikleri kazançlarının ayrımını yapabilecek şekilde kayıtlarını tutmaları
gerekmektedir.
3.1.8. İstisna Kazancın Beyannamede Gösterilmesi
İstisna kapsamındaki kazançlar kurumlar
vergisi beyannamesinin “zarar olsa dahi indirilecek istisnalar” bölümünde yer alan “diğer indirim ve istisnalar” satırında gösterilir.
İstisnaya tabi
faaliyetin zararla sonuçlanması halinde, zarar tutarı “ kanunen kabul edilmeyen giderler
“ satırında gösterilir.
Geçici vergi beyannamesinde de aynı esaslar geçerlidir.
3.2. Bölgede Çalışan Personelin
Ücretlerinde İstisna Uygulaması
Bölgede çalıştırılan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE
personelinin bu görevleri
ile ilgili ücretleri gelir vergisinden istisnadır.
Bu niteliklere haiz olsalar dahi, bir
personelin araştırma, yazılım ve AR-GE çalışmaları dışında kalan görevleri
dolayısıyla ödenen ücretlerin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün
değildir. Bölgede araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personeli dışında kalan diğer
personele yapılan ücret ödemeleri de istisnaya konu
edilmez.
3.2.1.
Bölge İçinde ve Dışında Çalıştırılan Personelin Ücretleri
Personelin hem bölge içinde hem de bölge dışındaki
projelerde çalışıyor olması halinde sadece bölge içerisinde çalışılan süreye tekabül eden ücret
kısmı gelir vergisinden
istisnadır. Bölge dışında çalışılan süreye ait hak kazanılan ücret ise gelir
vergisine tabidir.
Bölgede geliştirilen projelerin pazarlanması amaçlı olarak bölge dışında
çalışılan sürelerin istisna kapsamına dahil edilmesi mümkün
değildir.
3.2.2.
Ücret İstinası Uygulamasında Süre
Ücret istisnasının uygulanmasında süre, faaliyette
bulunulan teknoloji bölgesinin kurulmasından itibaren on yıldır. On yıllık
sürenin dolmasından sonra yapılacak ücret ödemelerinin istisna kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir.
On yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak, bölgenin kuruluş
tarihinin esas alınması gerekir. Kuruluş tarihi olarak da, bölgenin ilanına
ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayım tarihi esas
alınır.
3.2.3.
Ücretlerde İstisna Uygulaması İle İlgili Diğer Hususlar
Bölgede çalıştırılan araştırmacı,
yazılımcı ve AR-GE personelinin kanuni izin süreleri içerisinde hak kazandıkları
ücretlerin de istisnaya konu edilmesi gerekir.
Mükelleflerce, anılan personele çeşitli
adlarla yapılan ve ücret olarak değerlendirilecek ödemeler de (prim, ikramiye
vb.) istisna kapsamında olacaktır.
4. Yönetici Şirketlerin Yararlanabilecekleri Vergisel
Teşvikler
4691
sayılı Kanunun 8 inci maddesinde yönetici şirketlerin faaliyet gelirlerinin
gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olduğuna ilişkin bir hükme yer
verilmediğinden, bu şirketlerin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin anılan
istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Ancak, bu şirketler Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri Kanununun uygulamasıyla ilgili olarak yaptıkları işlemler dolayısıyla her türlü vergi, resim ve harçtan muaf
tutulmuşlardır.
5.
Diğer Hususlar
5.1. Bağış ve Yardımların Matrah Tespitinde İndirim Konusu
Yapılması
Bölgede
AR-GE faaliyetinde bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığı yapılan
bağış ve yardımlar, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim
konusu yapabilir.
İndirimi tutarı ve diğer esaslar, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu
maddesinin 2 numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 6
numaralı bendinde belirtilen oran ve esaslar dikkate alınarak belirlenir.
Bölgede
yazılım
faaliyetinde bulunan
kişi, kurum ve kuruluşlara yapılacak bağış ve yardımların gider olarak dikkate
alınması mümkün değildir.
5.2. Bölgede İşyeri Kiralamalarında Gelir Vergisi Tevkifatı
Bölgede faaliyet
gösteren firmaların, üniversite vakıflarına yapacakları kira ödemeleri
üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/5-b maddesi hükmü ve 95/6429 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı gereğince % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmaları
gerekmektedir.
Yönetici şirketlerden yapılan kiralamalarda, kurumlar vergisi mükellefi
olmaları dolayısıyla, yapılacak kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı
yapılmayacaktır.
5.3. Bölgede Faaliyet Gösteren Kurumlardan Elde Edilen Kar Paylarının
Vergilendirilmesi
Bölgede faaliyet gösteren kurumlardan kar payı elde eden gerçek kişiler,
elde ettikleri kar paylarını genel hükümler çerçevesinde beyan etmek
durumundadır.
5.4.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre Bildirim ve Beyanın
Yapılması Gereken Yer
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 37/(a) maddesinde,
yönetici şirketin kuruluşunun Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanından sonra Maliye
Bakanlığına başvuruda bulunması gerektiği, 37/(b) maddesinde ise bölgede yer
alan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım
ve AR-GE’ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarının,
faaliyete geçilmesinden itibaren beş yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden
müstesna tutulabilmesi için Maliye Bakanlığına başvuruda bulunmaları gerektiği,
bu başvuruya yönetici şirketten alınan bölgede yer aldığına ve faaliyet
alanlarına ilişkin gösteren belgenin bilgi için eklenmesi gerektiği 37/(c)
maddesinde ise girişimcilerin, istihdam ettikleri tüm araştırmacı, yazılımcı ve
AR-GE projelerindeki görev tanımlarını, nitelik ve çalışma sürelerini aylık
olarak belirleyip yönetici şirkete onaylatmaları ve aylık olarak Maliye
Bakanlığına beyanda bulunmaları gerektiği belirtilmiştir. Bu konularla ilgili
yazışmaların, bağlı bulunulan vergi dairesi ile yapılması
gerekmektedir.
Bölgede
faaliyete geçen mükellefler, işe başlama, işi bırakma ve diğer değişiklikler
konusunda Vergi Usul Kanununda yer alan hükümlere uymak durumundadırlar
Osman
ARIOĞLU
Gelirler Genel
Müdürü
|