KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO:48   

 

(83 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği İle Yürürlükten Kaldırılmıştır)

 

28 Temmuz 1994 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 2004

Türk Medeni Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin 903 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca, gelirlerinin en az % 80 ini nevi genel özel ve katma bütçeli idareler bütçelerinde yer a1an bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini istihdaf etmek üzere tahsisan kurulacağı kabul edilen vakıflara, tahsis edilen miktar için vergi muafiyeti tanınabilmektedir.

Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük'ün 37 nci maddesinde de Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflara vergi muafiyeti tanınmasının ve muafiyetinin kaldırılmasının şartları genel olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7 nci maddesinin 15 inci bendinde, kurulduktan sonra Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşların vergiden muaf olduğu, vakıflara tanınan muafiyetin bunların iktisadi işletmelerini kapsamadığı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, aynı maddenin son fıkrası ile, bunların vergi muafiyetinden yararlanma ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlarla, usul ve esasların Maliye Bakanlığı'nca belirlenmesi öngörülmüştür.

Bu hükümler çerçevesinde, vakıflara vergi muafiyeti tanınmasının şartları, vergi muafiyeti tanınan vakıfların yerine getireceği yükümlülükler, vergi muafiyetinin kaldırılması ve vergiden muaf vakıflarla ilgili uygulamada karşılaşılan sorunlar hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

I — VAKIFLARA VERGİ MUAFİYETİ TANINMASININ ŞARTLARI

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflara 903 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınabilmesi için, bu konuda talepte bulunan vakfın başvuru tarihinde aşağıda açıklanan şartların hepsini birarada taşıması gerekmektedir.

1. Faaliyet Konusu :

Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınacak vakfın, eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirme konularında faaliyette bulunmayı amaç edinmiş olması gerekir. Vakfın faaliyet konusu bu sayılanlardan birisi veya birden fazlası ile ilgili olabilir. Ancak, vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakıf, sayılan konulardaki faaliyetini kamuya açık bir şekilde ve Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı etki yapacak düzeyde gerçekleştirmeye yönelik faaliyetleri amaç edinmiş olmalıdır. Belli bir yöre veya belli bir kitleye hizmeti amaçlayan vakıflara vergi muafiyeti tanınması mümkün değildir.

2. Faaliyet Süresi :

Vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulunmadan önce kuruldukları tarihten itibaren en az iki yıl süre ile faaliyette bulunmuş olmaları gerekir. Ayrıca, Vakıfların bu süre içindeki faaliyetleriyle Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı etki sağlamış olmaları da gerekmektedir. Münhasıran eğitim ve sağlık konularında faaliyette bulunmayı amaç edinen vakıflar ile Türkiye ile diğer ülkeler arasında eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirme konularında faaliyette bulunmayı amaç edinen vakıflar için iki yıllık süre şartı aranmaz. Dolayısıyla bu vakıflar, kuruldukları tarihten itibaren vergi muafiyeti talebinde bulunabilirler.

3. Defter Tutma :

Vergi muafiyeti tanınacak vakıfların bilanço esasına göre defter tutmaları gerekir. Bu vakıflar, 2I3 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre birinci sınıf tüccarlarca tutulması gereken defterleri aynı Kanun'da belirtilen süreler içinde tasdik ettirerek kullanacaklardır. Vakfa ait veya bağlı iktisadi işletmeler için ayrıca defter tasdik ettirilecektir. Muhasebe kayıtları "Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine" uygun olacaktır.

4. Malvarlığı ve Yıllık Getir:

Münhasıran eğitim ve sağlık konularında faaliyette bulunan vakıfların, vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte 2.000.000.000.- 'TL (iki milyar) gelir getirici malvarlığı, 200.000.000.-'iL yıllık gelir, diğer vakıfların da 4.000.000.000.- TL (dört milyar) gelir getirici malvarlığı, 400.000.000.-'TL yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Sözkonusu miktarlar, genel, özel ve katma bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar dışında katan tutarları gösterir. Vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıfların, vergi muafiyeti tanınıp tanınamayacağı konusunda Maliye Bakanlığı merkezi denetim elemanlarınca yapılacak inceleme tarihinde belirtilen miktarlarda gelir getirici malvarlığı ile yıllık gelire sahip olmaları zorunludur. Ayrıca, malvarlık tutarlarının tespitinde hisse senetleri, yıllık gelirin tespitinde de bağışlar dikkate alınmaz. Bu miktarlar, her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen "Yeniden Değerleme Oranı" ile çarpılmak suretiyle yeniden tespit edilir ve izle en yılda bu miktarlar esas alınır. Bu miktarların hesabında 50.000.000.- TL'sını aşan miktarlar tama yükseltilir, altında kalan kısım ise atılır.

Eğitim, sağlık, kültür ve bilimsel araştırma geliştirme konularında Türkiye ile diğer ülkeler arasında faaliyette bulunmayı amaç edinen vakıflarda gelir getirici mal varlığı ve yı11ık getiri şartı aranmaz. Ancak bu vakıfların, resmi senetlerinde yazılı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik olup, faaliyette bulunulacak yabancı ülkeyle ortaklaşa gerçekleştirilecek gelir getirici niteliğe sahip bir yatırım projesi hazırlamaları, yatırım projesinin ma1iyetinin en az 40.000.000.000-'TL olması, projenin finansmanının en az yarısının yabancı ülke kaynaklarından sağlandığının ya da sağlanacağının belgelendirilmesi, yatırımın yapılacağı arsa veya arazinin temin edilmiş olması ve sözkonusu projenin Maliye Bakanlığı'nca öngörülen süre içinde tamamlanması gerekir. Bu Tebliğin yayımı tarihinden sonraki yıllar için proje maliyetine ilişkin miktarın tespiti ile ilgili olarak yukarıda yazılı gelir getirici malvarlığı ve yıllık gelire ilişkin esaslar uygulanır.

5. Gelirin Harcama Şekli:

Vakıf resmi senedinde, 903 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükmüne paralel olarak, vakıf yönetimince; yıl içinde elde edilen brüt gelirlerin % 20'sinin yönetim ve idame giderleri ile ihtiyata ve vakfın malvarlığını artırıcı yatırımlara, kalan % 80'inin ise eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinden oluşan amaçlara ayrılacağı ve harcanacağının yazılı olması ve vergi muafiyetinin devamı süresince bu şarta uyulması gerekir. Vakfın amaçlarına ayrılması ve harcanması gerekan miktarlar, hiçbir şekilde başka bir amaçla kullanılamaz. Ancak, yönetim ve idame giderleri ile ihtiyata ve vakıf malvarlığını artırıcı yatırımlara ayrılan miktarların, tamamının veya bir kısmının vakfın amaçlarına yönelik hizmetlere harcanması mümkündür.

6. İlgili Kuruluşların Görüşünün Alınması:

Vakıfların vergi muafiyeti taleplerinin Maliye Bakanlığı'nca ilk değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, vakfa vergi muafiyeti tanınıp tanınmayacağı konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ve vakıf resmi senedinde amaç edinilen konulara göre ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınır. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşlar bu konudaki görüşlerini vergi muafiyeti talebinde bulunan vakfın kurulduğu tarihten vergi muafiyeti talebinde bulunduğu tarihe kadarki faaliyetleri ile Devletin kamu hizmeti yükünü ne ölçüde azalttığının ve bu Genel Tebliği ile belirlenen diğer şartları taşıyıp taşımadığının tespiti açısından kendi denetim elemanlarına yaptıracakları incelemelere dayanarak bildirirler. Görüşü içeren yazı ekinde inceleme raporu ve tutanağın bir örneği de Maliye Bakanlığı'na gönderilecektir. Herhangi bir incelemeye dayanmayan görüşler ilgili vakfa vergi muafiyeti tanınmasında gözönünde bulundurulmaz.

7. Maliye Bakanlığı Merkezi Denetim Elemanlarınca Yapılacak İnceleme :

Yukarıda sayılan şartların yerine getirilmesi ve ilgili kuruluşlardan olumlu görüş gelmesi halinde, vergi muafiyeti talebinde bulunan vakfın, kurulduğu tarihten bugüne kadarki faaliyet ve çalışmaları, görevlendirilecek bakanlık merkezi denetim elemanına incelettirilir.

Bakanlık merkezi denetim elemanlarınca yapılacak incelemelerde, vakfın vergi muafiyeti talebinde bulunduğu tarihe kadarki faaliyetleri ile Devletin kamu hizmeti yükünü ne ölçüde azalttığı ve bu Genel Tebliğ ile belirlenen diğer şartları taşıyıp taşımadığı tespit edilir. Elde edilen verilere göre de rapor düzenlenir.

II — VERGİ MUAFİYETİNDEN YARARLANMADA USUL

Bakanlar Kurulu'nca 903 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre tanınacak vergi muafiyetinden yararlanmak isteyen vakıflar, taleplerini içeren bir yazı ile Maliye Bakanlığı'na başvuruda bulunurlar.

Bu vakıflar başvuru yazısı ekinde:

1. Vakıf resmi senedinin beş örneğini,

2. Gelir getirici malvarlığı ve yıllık gelire ilişkin belgeleri,

3. Kuruldukları tarihten başvuru tarihine kadarki süre içinde resmi senette yazılı olup, amaçlar arasında yer alan, eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirme konuları ile ilgili olarak gösterilen faaliyetleri içeren faaliyet raporunu,

4. Dış ticaret Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü'nce her yıl yayımlanan kalkınma planlarına ve bu konuda çıkan uygulama talimatları ile tebliğlerde vakıflar için konulmuş bulunan tedbirlere uygun olup, beş yıllık süre içinde tamamlanması programlanmış eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirmeye yönelik yatrım projelerinin maliyeti, finansman kaynakları, kapasitesi gibi hususları içeren ve gerçekleştirilmesi bakımından vakıfları bağlayıcı özelliği olan ön hazırlık raporlarını,

Bakanlığın incelemesine sunarlar.

Bakanlık, bu Genel Tebliği ile belirlenen şartların talepte bulunan vakıfça yerine getirilip getirilmediğinin tespiti bakımından ön inceleme yaptıktan ve uygunluğu sağlandıktan sonra Vakfa vergi muafiyeti tanınıp tanınmayacağı konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer ilgili kuruluşların görüşlerini alır. kuruluşlar tarafından olumlu görüş bildirilirse, vakfın faaliyetleri ve hesapları bir merkezi denetim elemanına incelettirilir. İnceleme sonucu düzenlenen inceleme raporununda olumlu olması halinde bu rapor, vakıf resmi senedinin ve başvuru dilekçesinin birer örneği, Bakanlığın bu konudaki görüşünü içeren bir yazısı ile Bakanlar kurulu'ndan vergi muafiyeti kararı alınmak üzere Başbakanlığa gönderilir. Bakanlar Kurulu'nun bu konudaki kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ile de vakfa vergi muafiyeti tanınmış olur.

III — VERGİ MUAFİYETİ TANINAN VAKIFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

1. Resmi Senet Değişikliklerinde İzin Alınması:

Vergi muafiyeti tanınan vakıfların yönetimlerince resmi senette değişiklik yapılmasının düşünülmesi halinde, değişiklik gerçekleştirilmeden önce bu konuda Maliye Bakanlığı'ndan izin alınması zorunludur. Aksi halde, özellikle yapılan değişikliğin bu Genel Tebliğ ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine aykırı olması halinde vergi muafiyeti şartları ihlal edilmiş olacaktır. thlalle ilgili uyarı ile Bakanlıkça tanınan süre içinde resmi senet vakıf yönetimince eski haline getirilmez ya da değişiklik Bakanlıkça öngörülen şekilde düzeltilmez ise vakfın vergi muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin hükümler uygulamaya konulur.

2. Gönderilecek Mali Tablolar ve Raporlar:

Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar, bir yıllık faaliyetlerini, faaliyet dönemi başlamadan önce hazırlanmış ve vakıf mutevelli heyetince onaylanmış tahmini bütçelerine uygun olarak gerçekleştirirler. Bu vakıflarca, dönem sonunda düzenlenecek bilanço ve gelir gider tablosu ile bir yıllık faaliyetlerinin sonuçlarını gösteren kesin bütçelerin birar örneği, yıllık faaliyet raporu ve yeminli mali müşavirce düzenlenmiş tasdik raporu ile birlikte yılın ilk üç ayı içinde Bakanlığa gönderilir. Ancak, yıllık faaliyet raporu dışındaki belgelerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili Genel Tebliğ hükümlerine uygun olarak yeminli mali müşavir onaylattırılmış olması gerekir. Yeminli mali müşavire onaylattırılmadan gönderilen belgeler hiç gönderilmemiş sayılır.

3. Fen Oluşturulması:

Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların, yıllık gelirlerinin en az % 80'ini elde edildiği yıl içinde amaçlarına harcamaları esastır. Elde edildiği yıl içinde amaçlara harcanması gerektiği halde vakıf yönetiminin iradesi dışında bazı nedenlerle harcanamayan gelirler, sonraki yılın tahmini bütçesine konulur ve bu miktardan yönetim ve idame giderleri ile ihtiyata ve vakıf malvarlığını artırıcı yatırımlara pay ayrılmadan, tamamı o yıl içinde vakfın amaçlarına harcanır. Bu durumun geçerli bir nedene dayanmaksızın süreklilik göstermesi (üstüste iki yıl gibi) vergi muafiyeti şartlarının ihlali anlamına gelir. Ancak, sözü edilen gelir fazlaları, vakıf resmi senedinde yazılı eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ilgili amaçların gerçekleştirilmesine yönelik yatırımlar için üç yıl süre ile bir fon hesabında tutulabilir. Bunun için, ilgili vakıfça, yatırıma ilişkin yönetim kurulu kararıyla yatırım projesinin ana hatlarını (Maliyetini, finansman kaynaklarını, gerçekleşme süresini v.b.) içeren bir yazı ile Maliye Bakanlığı'na başvurularak izin alınması gerekir. Bu suretle finansmanı için fon oluşturulmasına izin alınan yatırımın üç yıllık süre içinde tamamlanamaması halinde, gecikme gerekçeleri Bakanlıkça uygun görülürse sözü edilen süre iki yıl daha uzatılabilir.

IV — VERGİ MUAFİYETİNİN KALDIRILMASI

Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların, resmi senetlerinde yazılı eğitim, sağlık, kültür, bilimsel araştırma ve geliştirmeye yönelik amaçları dışında faaliyette bulunduklarının, son yıllardaki faaliyetleri dikkate alındığında resmi senette yazılı amaçlarını gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığının, bu Genel Tebliği ile belirlenen vergi muafiyeti şartlarını ihlal ettiklerinin ya da yine bu Genel Tebliğin III üncü bölümünde belirlenen yükümlülükleri yerine getirmediklerinin, vakıflarla ilgili olarak Bakanlıkta oluşan dosyaların incelenmesinden ya da Maliye Bakanlığı inceleme elemanlarınca re'sen veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün duyurusu üzerine yapılan incelemelerle tespiti halinde, tespit edilen hususlar hakkında vakıftan açıklama istenir. Vakıf yönetimince, Bakanlıkça verilen süre içinde açıklama yapılmaz veya yapılan açıklamalar yeterli görülmez ise ya da açıklamalar yeterli görülmekle beraber vakıf uyarıya karşın benzeri hataları tekrarlarsa, Maliye Bakanlığı'nca Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün de görüşü alınarak Bakanlar Kurulu'ndan vakfın vergi muafiyetinin kaldırılması istenir.

Vergi muafiyeti kaldırılan vakıflar, muafiyetin kaldırıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe yeniden vergi muafiyeti talebinde bulunamazlar. Bu sürenin bitiminden sonra vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıflara, Genel Tebliğin I inci bölümünde yazılı şartları taşımaları koşulu ile yeniden vergi muafiyeti tanınabilir.

V — VERGİ MUAFİYETİ TANINAN VAKIFLARLA İLGİLİ OLARAK UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR HAKKINDA AÇIKLAMALAR

Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar hakkındaki uygulamalar sırasında karşılaşılan sorunlarla ilgili olarak aşağıdaki gibi işlem yapılacaktır.

1. Mevduat faizlerinden Yapılacak Vergi Kesintisi:

Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin 8 inci bendinde, bankalar dışında kalan tam mükellef kurumlara yapılan mevduat faizi ödemelerinden % 5 oranında vergi kesileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, tüzel kişilikleri itibariyle tam mükellef kurum olmayan vakıflara ait paralar için ödenecek mevduat faizlerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması gerekmektedir.

Öte yandan, tüzel kişilikleri itibariyle tam mükellef kurum olmayan vakıflara ait veya bağlı iktisadi işletmeler, 5422 sayılı Kanun'un 1/D maddesi gereğince kurumlar vergisi mükellefidirler. Dolayısıyla, iktisadi işletmeler adına açılan hesaplardaki mevduatlar için yapılacak faiz ödemelerinden vergi kesintisi yapılacaktır. Ancak, vakfa bağlı veya ait iktisadi işletmenin varlığı halinde de Vakıf adına açılan hesaplardaki mevduatlar için yapılacak faiz ödemelerinden gelir evrgisi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.

2. Şartlı Bağışlarla İlgili İşlemler:

Vakfın amaçları arasında yazılı bir hizmetin gerçekleştirilmesi şartıyla yapılan bağışların, hizmetin gerçekleştirildiği yıllarda harcanması öngörülen kısmının o yılın gelirleri arasında gösterilmesi gerekir.

Vakfın malvarlığına eklenmesi ve gelirlerinin vakfın amaçları içinde yer alan bir hizmet veya hizmetlerin yerine getirilmesinde kullanılması şartıyla yapılan bağışlarda ise an para vakfın mavarlığı sayılacak, ancak, bu paranın getireceği gelir vakfın gelirleri arasına dahil edilecektir.

Muhasebe işlemleri yönünden de şartlı bağışların Vakfın defterlerinde ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. Şartlı bağış para olarak yapılmış ise bu para fon halinde yine ayrı bir hesapta gösterilecektir.

3. Vakfa Bağlı İktisadi İşletmelerde Muhasebe İşlemleri ve İşletme Gelirlerinin Vakıf Bütçesinde Gösterilmesi:

Vakfa bağlı veya ait iktisadi işletme bulunması halinde vakıfla işletmenin muhasebe işlemlerinin ayrı defterlerde izlenmesi gerekir. İktisadi işletmenin dönem faaliyetlerine ilişkin muhasebe kayıtları, vakıf tüzel kişiliğinin muhasebe kayıtlarından ayrı yürütülecek ve dönem sonunda, işletmenin oluşan karından ödenmesi gereken vergiler indirildikten sonra kalan net kar vakıf bütçesine gelir olarak aktarılacaktır.

4. Vakfa Tahsis Edilen Malvarlığının Satışı veya Kamulaştırılması

Vakfa tahsis edilen malvarlığının satışı veya kamulaştırılmasından elde edilen gelirler vakfın malvarlığı (sermayesi, ana parası) olduğundan, bu paraların yıllık giderlere harcanmayıp, 903 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 27 ve 28 inci maddelerindeki usule göre yeni bir gayrimenkul alımına, gelir getirici inşaata, hisse senedi alımına ya da vakfa gelir sağlayacak yatırımlara tahsis edilmesi gerekir. Ancak, bu paraların yatırımlara harcanmadan önceki dönem içinde değerlendirilmesinden elde edilen faizin vakfın yıllık gelirlerine dahil edilmesi zorunludur.

Bu Genel Tebliğ ile, 15/02/1990 tarih ve 20434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflarla Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinde Bulunan Kurum ve Kuruluşlara Vergi Muafiyeti Tanınması ile İlgili Usul ve Esaslar" ve 23/02/1985 tarih ve I8675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28 seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur