A) Kar Payı Dağıtımına Bağlı
Tevkifat Uygulaması:
4842 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
değişik, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesi ile dördüncü fıkrasında,
“ b) i) Tam mükellef kurumlar
tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi
olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından, (karın sermayeye eklenmesi kar
dağıtımı sayılmaz.),
ii) Tam mükellef kurumlar
tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye’de bir
işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve
kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından, (karın sermayeye eklenmesi kar
dağıtımı sayılmaz.),
iii) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde
yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden,
Bu maddenin (6) numaralı bendinin
(a) alt bendine göre üzerinden vergi tevkifatı yapılan kurum kazancından kar
payı alanlara, tevkif suretiyle alınan vergi red ve iade olunmaz.” hükmüne yer
verilmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile gelir
vergisi tevkifatı açısından kurumların istisna kazançları ile normal kazançları
ayrımına son verilerek istisna olsun olmasın tevkifat karın dağıtılması
aşamasına bırakılmış, ayrıca halka açık şirket ile halka açık olmayan şirketten
elde edilen kar payı ayırımı da kaldırılmak suretiyle, her iki tür şirket
tarafından dağıtılan kar paylarının aynı oranda vergilendirilmesi
öngörülmüştür.
1- Tam mükellef kurumlarca
yapılacak gelir vergisi tevkifatı:
Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı
Kanunla değişik 94/6-b maddesinin (i) ve (ii) alt bentleri uyarınca, tam mükellef kurumlar
tarafından;
- Tam mükellef gerçek
kişilere,
- Gelir ve kurumlar vergisi
mükellefi olmayanlara,
- Gelir ve kurumlar vergisinden
muaf olanlara,
- Dar mükellef gerçek
kişilere,
- Dar mükellef kurumlara,
- Gelir ve kurumlar vergisinden
muaf olan dar mükelleflere,
dağıtılan, anılan Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı
yapılması öngörülmüştür.
Buna göre, tam mükellef
kurumlarca;
- Tam mükellef kurumlara,
- Türkiye’de bir işyeri veya
daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlara,
dağıtılan kar payları üzerinden
gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak, bu şekilde kar payı elde eden tam mükellef
kurumun söz konusu kar paylarını yukarıda sayılan gerçek veya tüzel kişilere
dağıtması aşamasında, dağıtılan kısım üzerinden tevkifat yapılacaktır
Diğer yandan, tam mükellef
kurumlarca karın dağıtılmayıp şirket sermayesine eklenmesine karar verilmesi
halinde, Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesinin (i) ve (ii)
alt bentlerinin parantez içi hükmü uyarınca, karın sermayeye eklenmesi kar
dağıtımı sayılmadığından, sermayeye ilave edilen bu tutar üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.
2- Dar mükellef kurumlarca
yapılacak gelir vergisi tevkifatı:
4842 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle
değişik Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde,
Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef
kurumların indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan
kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın menkul sermaye iradı niteliğinde
olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, Kurumlar Vergisi
Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, anılan
maddede yazılı menkul sermaye iradını ana merkezlerine aktarmaları sırasında,
aktardıkları bu tutarlar üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmaları
gerekmektedir.
Öte yandan, dar mükellef
kurumların Türkiye’de elde edilen karı ana merkezlerine aktarmamaları halinde
ise anılan Kanunun 94/6-b maddesinin (iii) alt bendi hükmü gereğince gelir
vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.
3-Tevkifat oranı:
Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesinde 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, bu Kanunun yayım tarihi olan
24/04/2003 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesindeki yetkiye
istinaden yayımlanan ve 24/04/2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe
giren, 03/05/2003 tarihli ve 2003/5590 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararının
eki Karar ile kar dağıtımına ilişkin tevkifat oranı % 10 olarak
belirlenmiştir.
Bu durumda, anılan Kanunun 94/6-b maddesinin (i) ve (ii) alt bentlerinde yazılı kar
paylarının 24/04/2003 tarihinden önce nakden veya hesaben dağıtılmış olması
halinde, dağıtılan kar payları üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla değişmeden önceki hükümleri gereğince, 99/13230 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı çerçevesinde,
halka açık anonim şirketlerce % 5, diğer şirketlerce % 15 oranında gelir vergisi
tevkifatı ve bu verginin de % 10’u oranında fon payı kesintisinin yapılmış
olması gerekir. Kar dağıtımının 24/04/2003 ve sonraki bir tarihte yapılması
halinde ise dağıtılan kar payları üzerinden % 10 oranında gelir vergisi ve fon
payı tevkifatının yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, dar mükellef
kurumların, beyanı Mart 2003 ve daha önceki dönemlere ait muhtasar beyanname ile
yapılması gereken Gelir Vergisi Kanununun 75 inci
maddesinin ikinci
fıkrasının (4) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iradı üzerinden, anılan
Kanunun 4842 sayılı Kanunla değişmeden önceki hükümleri çerçevesinde,
% 15 oranında gelir vergisi tevkifatı ve bu verginin % 10’u oranında fon payı
kesintisinin yapılmış olması gerekir. Ancak, Nisan 2003 ve daha sonraki dönemlere ait muhtasar beyanname ile
beyan edilmesi gereken söz konusu menkul sermaye iratları hakkında Gelir Vergisi
Kanununun 4842 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca işlem
yapılacaktır.
B) Gelir Vergisi Kanununun Geçici 62 nci
Maddesi
Uygulaması:
Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesinde yapılan söz
konusu değişiklik 4842 sayılı
Kanunun yayımı tarihi
olan 24/04/2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, istisna kazançlar ve kar
paylarının geçiş döneminde ne şekilde vergilendirileceği hususu da anılan Kanun
ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 62
nci maddede
düzenlenmiştir.
Bu madde hükmünde, kurumlar
vergisi mükelleflerinin,
a) 31/12/1998 veya daha önceki
tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançlarının,
b) (a) bendi kapsamı dışında
kalan ve 31/12/2002 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde
elde edilen, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlarının,
c) Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulmuş
kazançlarının,
dağıtımı halinde anılan Kanunun 94 üncü maddesi hükmüne göre tevkifat yapılmaması
öngörülmüştür.
Söz konusu geçici maddede yer
alan düzenleme uyarınca, kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha
önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilmiş karlarının dağıtımı
halinde, bu kar payları üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Aynı şekilde
01/01/1999 ve 31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerinde elde edilen
kurumlar vergisinden istisna kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla
eklenen Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulacak olan kazançların dağıtılması halinde
de bu kar payları üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacaktır.
Bu madde hükmüne göre, dağıtılan
kar 31/12/2002 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde
edilen ve Kurumlar Vergisi Kanunu veya özel Kanunları uyarınca kurumlar
vergisinden istisna edilen kazanca ilişkin ise (serbest bölge kazancı, teknoloji
geliştirme bölge kazancı, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin
işletilmesinden elde edilen kazanç, Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici
24 ve Geçici 28 inci
maddelerinde düzenlenen
istisna kazançlar gibi) dağıtılan karın bu kazançlara isabet eden kısmı
üzerinden dağıtım sırasında gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır. Ancak, 2003
ve müteakip yıllardaki hesap dönemlerinde elde edilen söz konusu istisna
kazançların dağıtılması halinde, dağıtılan bu tutarlar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesi uyarınca, kar
dağıtımına bağlı tevkifatın yapılması gerekecektir.
Diğer taraftan,
01/01/1999–31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerine ilişkin normal
kazançların dağıtıma tabi tutulması halinde ise dağıtılan bu kar payları
üzerinden, Tebliğin (A/3) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde gelir
vergisi ve fon payı tevkifatı yapılacaktır.
C) Kar Payı Elde Eden
Kişilerin Hukuki Statülerinin Belirlenememesi Durumunda Tevkifat
Uygulaması:
Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı
Kanunla değişik 94/6-b maddesinin (i) ve (ii) alt bentleri uyarınca, tam mükellef kurumlar ile Türkiye’de
bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef
kurumlara yapılan kar payı ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmaması
gerekir.
Ancak, özellikle halka açık
şirketlerce ihraç olunan hisse senetlerinin maliklerinin kim olduğu dağıtımı
yapacak şirket tarafından bilinmediğinden, bu hisselere isabet eden kar payları
üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve tevkif edilen
tutarların ne şekilde mahsup/iade edileceği hususunda uygulamada tereddüt
oluştuğu anlaşılmıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret
Kanununun 409 uncu maddesinde, anonim şirketlerce ihraç olunan hisse
senetlerinin hamiline veya nama yazılı olacağı, 417 nci maddesinde de,
şirketlerin nama yazılı hisse senedi sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle pay
defterine kaydetmeleri gerektiği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, kar payı dağıtacak
şirketin ihraç ettiği nama yazılı hisse senetlerinin kimlerin elinde
bulunduğunun pay defterinden tespiti mümkün olduğundan, tam/dar mükellefiyet
esasında kurumlar vergisi mükellefi olanlar adına (kurumlar vergisinden muaf
olanlar ile kurumlar vergisine tabi olmayanlar hariç) kayıtlı bulunan senetlere
isabet eden kar payı tutarları üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Söz konusu
tevkifatın yapılmaması için nama yazılı hisse senetlerini elinde bulunduran
kişinin hukuki statüsünün herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde
belirlenmiş olması gerekir.
Diğer taraftan, halka açık
şirketlerce ihraç edilen ve Borsada işlem gören nama veya hamiline yazılı hisse
senetlerine ilişkin kar payı dağıtımlarında, söz konusu hisse senetlerinin
maliklerinin tam mükellef kurumlar ile Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci
aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlar olduğunun belirlenmesi
halinde bunlara yapılacak kar payı ödemeleri üzerinden de tevkifat
yapılmayacaktır. Söz konusu tevkifatın yapılmamasını teminen, aracı kurumlar
müşterilerinin hukuki statüsü ve mükellefiyet bilgilerini (unvanı, vergi kimlik
numarası, tam/dar mükellef olduğu, bağlı bulunduğu vergi dairesi, dar mükellef
ise mukimi olduğu ülke ve kar payını Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci
aracılığıyla elde ettiği ile adres bilgilerini) Takasbank’a (İstanbul Menkul
Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası A.Ş) bildireceklerdir. Kar payı
ödemelerinde tevkifat yapma yükümlülüğü, şirket yetkili organlarının kar payı
ödemelerinin yapılmasını öngördüğü tarih itibarıyla başladığından, nakden bir
ödeme yapılmamış olsa dahi kar payının ödenmeye başlanması gereken tarihte
hesaben ödemenin gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle,
Takasbank söz konusu bilgileri her kar payı dağıtım işlemi için , kar payını
elde eden kurumlar açısından yapılan ayrıma göre, kar payı dağıtacak şirkete
aktaracaktır. Kar payının Takasbank aracı kılınmaksızın, doğrudan aracı kurumlar
tarafından müşterileri adına tahsil edilmesi halinde, her bir müşterinin hukuki
statüsü ve mükellefiyet bilgileri aracı kurumlar tarafından kar dağıtacak
şirkete bildirilecektir. Aracı kurumlar müşterilerine ilişkin olarak Takasbank’a
veya kar dağıtacak şirkete verdikleri bilgilerin doğruluğundan sorumlu
olacaklardır. Kar paylarının hisse senedi maliklerince doğrudan talep edilmesi
durumunda, hak sahibinin tevkifat yapılmayacak kurumlardan olduğu hususu kar
dağıtımı yapacak şirket tarafından belirlenecektir. Müşterilerin veya ortakların
hukuki statüleri ve mükellefiyet bilgileri hakkında herhangi bir tereddüt
bulunması halinde, aracı kurumlar veya kar payı dağıtacak şirketler, bunlardan
durumlarını Ticaret Sicil Gazetesi, vergi levhası veya bağlı oldukları vergi
dairesinden alacakları bir yazı ile tevsik etmelerini de isteyebilecektir.
Hisse senetlerinin maliklerinin
hukuki statülerinin ve mükellefiyet bilgilerinin kar payı dağıtacak şirkete
yukarıda belirtildiği şekilde bildirilmemesi veya hisse senedi sahiplerince
tevsik edilmemesi halinde, dağıtımı yapacak şirketin vergi sorumluluğundan
kurtulabilmesi için söz konusu hisse senetlerine isabet eden kar payı
ödemelerinin tamamı üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesine göre gelir
vergisi tevkifatı yapması gerekir. Bu durumda, kar payları üzerinden yapılacak
tevkifat tam mükellef kurumlar ile Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci
aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlar için nihai vergi
niteliğinde olmayacaktır. Dolayısıyla, tevkif edilen bu vergiler aşağıda
belirtilen esaslar dahilinde söz konusu mükelleflerin doğmuş ve doğacak tüm
vergi borçlarına mahsup edilebileceği gibi geçici vergi ve kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinden hesaplanacak vergiye de mahsup edilebilecektir.
Elde ettikleri kar payları
üzerinden tevkifat yapılan kurumların, bu kar paylarını aynı takvim yılı
içerisinde tekrar ortaklarına dağıtmaları halinde, dağıtacakları kar payları
üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesi uyarınca gelir
vergisi kesintisi yapılarak, dağıtımın yapıldığı aya ilişkin muhtasar beyanname
ile beyan edilecek ve bu beyanname üzerinden hesaplanan vergiden kar dağıtımına
bağlı önceki aşamada tevkif edilen vergi mahsup edilecektir.
Diğer taraftan, sözü edilen hisse
senetlerinden elde edilen kar paylarının aynı takvim yılı içinde dağıtılmaması
veya mükellef tarafından talep edilmesi halinde tevkif suretiyle ödenen
vergiler, kurumun diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir.
Söz konusu mahsup işlemlerinin
yapılabilmesi için hisse senedinin maliki olan kurumlar, kar dağıtımı yapan
şirketlere ve/veya Takasbank’a veya aracı kuruma müracaat ederek, bunlardan
hisse senedinin nevi, adedi, tutarı ve dağıtılan kar payı üzerinden tevkif
edilen verginin miktarı ile söz konusu tevkifatın vergi dairesine ödendiğine
ilişkin makbuzun tarih ve numarasını içeren bir yazı alacaklar ve bu yazıyı
mahsup talep dilekçesi ile birlikte bağlı bulundukları vergi dairesine ibraz
edeceklerdir. Bu yazıyı ibraz eden kurumların, vergi borçlarına mahsuben iade
talepleri, banka teminat mektubu aranmaksızın ve vergi türü ve miktar
sınırlaması olmaksızın yerine getirilecektir.
Anılan kurumlarca, tevkif edilen
bu vergilerin Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü
maddesi hükmü uyarınca,
yıl içerisinde verilecek geçici vergi beyannameleri ile kurumlar vergisi
beyannameleri üzerinden hesaplanan vergiden de mahsup edilebileceği tabiidir.
Kar payı üzerinden tevkif edilen
söz konusu vergilerin nakden iadesinin talep edilmesi halinde ise yukarıda
belirtilen belgenin aranılmasının yanı sıra, 169 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile konuya
ilişkin diğer genel tebliğlerde yer alan esaslara göre işlem
yapılacaktır.
Yukarıda belirtildiği şekilde
vergi yükünden arındırılan bu kar paylarının, elde eden kurum tarafından daha
sonra dağıtıma tabi tutulması halinde, bu kar payları üzerinden dağıtım
aşamasında Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesi uyarınca gelir
vergisi ve fon payı kesintisinin yapılması gerekecektir.
Diğer taraftan, 01/01/2003 -
24/04/2003 tarihleri arasında elde edilen ve elde eden kurumlar açısından
iştirak kazancı niteliğinde bulunan kar payları üzerinden tevkif edilen
vergilerin nakden veya mahsuben iadesi hakkında da yukarıda yer alan
açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
D) İstisna Kazançların
Tevkifat Karşısındaki Durumu:
4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, kurumların istisna kazançları ile
normal kazançları ayırımına son verilmiş, Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesi uyarınca
yapılacak tevkifat da kazancın istisna olup olmadığına bakılmaksızın kar
dağıtımına bağlı hale getirilmiştir.
4842 sayılı Kanunla getirilen yeni vergileme rejimi uyarınca, istisna
kazançlar üzerinden prensip olarak tevkifat yapılmayacak, ancak bu kazançların
kar dağıtımına konu edilmesi halinde bu kar paylarına Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b
maddesi uygulanacaktır.
Dolayısıyla, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları veya özel kanunlarında,
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin değişmeden
önceki 6/b-ii bendine göre tevkifata tabi tutulması öngörülen istisna kazançlar
üzerinden bu maddeye istinaden tevkifat yapılması söz konusu olmayacaktır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar
çerçevesinde, Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici
24 ve Geçici 28 inci
maddelerinde düzenlenen
ve tevkifat açısından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesine atıf yapılan
istisna kazançlar üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Buna göre, Nisan 2003 ve
müteakip aylarda verilen kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde gösterilmesi
gereken söz konusu istisna kazançlar üzerinden tevkifat yapılmaması
gerekir.
4842 sayılı Kanunla getirilen vergileme rejimi, prensip olarak istisna
kazançlar üzerinden tevkifat yapılmamasını öngörmekle birlikte, aynı Kanunla
Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 61
inci madde ile yatırım
indirimi istisnasından yararlanan kazançların vergilendirilmesine yönelik olarak
özel bir düzenleme yapılmıştır.
Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla
eklenen Geçici 61 inci maddede, “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden
düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım
harcamalarına (teşvik belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadi
kıymetler için yapılan harcamalar hariç), yatırım indirimi uygulamasına ilişkin
olarak Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümleri
uygulanır.
Yukarıda belirtilen şekilde
yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile bu maddenin yürürlük
tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz
olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan
kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın % 19,8 oranında gelir vergisi
tevkifatı yapılır...” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, yararlanılan yatırım
indirimi istisnası üzerinden yapılan tevkifatın üç eşit taksitte ödenmesine
imkan sağlayan ve 4842 sayılı
Kanunla 01/01/2004
tarihinde yürürlükten kaldırılması öngörülen Gelir Vergisi Kanununun 119 uncu
maddesinin ikinci cümlesi
31/12/2003 tarihine kadar yürürlükte bulunduğundan, 2003 yılında yatırım
indirimi istisnasından yararlanan kazançların dağıtıma tabi tutulmamış olması
şartıyla bu tevkifat üç eşit taksitte ödenebilecektir.
Tebliğ olunur.