|
02
Eylül 2003 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
25217
Maliye Bakanlığından:
Kurumlar
Vergisi Genel Tebliğ
(Seri No:83)
07.08.2003
tarihli ve 25192 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 30.07.2003 tarihli ve
4962
sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara
Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun
20 nci maddesinde, "Gelirlerinin en az üçte
ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli
idarelerin bütçeleri içinde yer alan
bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç
edinmek üzere kurulan vakıflara, Malîye Bakanlığının
önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınabilir.
Bunların
vergi muafiyetinden yararlanması ve muafiyetlerinin
kaybedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir,
Olağan
denetimler sırasında veya yaptırılacak özel denetimler
sonucunda vergi muafiyeti tanınmasına ilişkin şartları
kaybettikleri tespit edilen vakıfların vergi muafiyetleri,
birinci fıkrada öngörülen yöntemle
kaldırılabilir," hükmüne yer verilmiştir.
4962
sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile Bakanlığımıza verilen
yetki çerçevesinde, vakıflara vergi muafiyeti
tanınmasının şartlan, vergi muafiyeti tanınan vakıfların
yerine getireceği yükümlülükler
ve vergi muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda açıklanmıştır.
1
- Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınmasının Şartları
4962
sayılı Kanunun 20 ncî maddesi uyarınca vergi muafiyeti
tanınması talebinde bulunacak vakıfların başvuru tarihi
itibariyle aşağıda belirtilen şartların hepsini bir
arada taşıması gerekmektedir.
1.1.
Faaliyet Konusu
Bakanlar
Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınacak vakfın; sağlık,
sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme,
kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırma
konularında faaliyette bulunmayı amaç edinmiş
olması gerekir. Vakfın faaliyet konusu bu sayılanlardan
birisi veya birden fazlası ile ilgili olabilir. Ancak,
vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakfın bu faaliyetlerinin
kamuya açık ve Devletin kamu hizmeti yükünü
azaltıcı etki yapacak düzeyde olması gerekir. Belli
bir yöre veya belli bir kitleye hizmeti amaçlayan
vakıflara vergi muafiyeti tanınması mümkün
değildir.
1.2.
Faaliyet Süresi
Vakıfların,
vergi muafiyeti talebinde bulunmadan Önce kuruldukları
tarihten itibaren en az bir yıl süre ile faaliyette
bulunuyor olması ve bu süre içindeki faaliyetleri
ile Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı
etki sağlamış olmaları gerekmektedir.
1.3. Defter
Tutma
Vergi
muafiyeti tanınacak vakıfların bilanço esasına
göre defter tutmaları gerekir. Bu vakıfların, 213
sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
birinci sınıf tüccarlar tarafından tutulması gereken
defterleri aynı Kanunda belirtilen süreler içinde
tasdik ettirerek kullanmaları ve muhasebe kayıtlarının
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olması,
vakfa ait iktisadi işletmeler bulunması halinde bunlar
için de ayrıca defter tasdik ettirmeleri ve vakfın
muhasebe kayıtları İle iktisadi işletmesinin muhasebe
kayıtlarını birbiriyle karışmasını önleyecek şekilde
ayrı ayrı izlemeleri gerekmektedir.
1.4. Mal
Varlığı ve Yıllık Gelir
Vergi
muafiyeti talebinde bulunan vakıfların vergi muafiyeti
talebinde bulundukları tarihte en az 300.000.000.000.
TL. (üçyüz milyar lira) gelir getirici
mal varlığına ve en az 30.000.000.000.TL. ( otuz milyar
lira ) yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Yıllık
gelirin tespitinde; genel, özel ve katma bütçeli
idareler bütçelerinden yapılan yardımlar
ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz. Bu
tutarlar, her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre o yıl İçin belirlenen yeniden değerleme
oranında artar ve izleyen yılda bu miktarlar esas alınır.
Bu miktarların hesabında, bir milyar liraya kadar olan
tutarlar dikkate alınmaz,
1.5. Gelirin
Harcanma Şekli
Vakıf
resmi senedinde, 4962 sayılı Kanunun 20 nci maddesi
hükmüne uygun olarak yıl içinde elde
edilen brüt gelirlerin en az üçte ikisinin
sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve
geliştirme, kültür ve çevre koruma
ile ağaçlandırma faaliyetlerinden oluşan amaçlara
harcanacağının yazılı olması ve son bir yılda bu koşulu
fiilen yerine getirmiş olması ve vergi muafiyetinin
devamı süresince de bu şarta uyulması gerekir.
Vakfın amaçlarına ayrılması ve harcanması gereken
miktarlar hiçbir şekilde başka bir amaçla
kullanılamaz. Ancak, yönetim ve idame giderleri
ile ihtiyata ve vakıf malvarlığını artırıcı yatırımlara
ayrılan miktarların, tamamının veya bir kısmının vakfın
amaçlarına yönelik hizmetlere harcanması
mümkündür.
1.6. İlgili
Kuruluşların Görüşünün Alınması
Vakıfların
vergi muafiyetleri taleplerinin Maliye Bakanlığınca
ilk değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, vakfa vergi
muafiyeti tanınıp tanınmayacağı konusunda Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nün ve vakıf resmi
senedinde amaç edinilen konulara göre ilgili
diğer kuruluşların görüşleri alınır. Vakıflar
Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşların
bu konudaki görüşlerini vergi muafiyeti talebinde
bulunan vakfın kurulduğu tarihten itibaren vergi muafiyeti
talebinde bulunduğu tarihe kadarki faaliyetleri ile
Devletin kamu hizmeti yükünü ne ölçüde
azalttığını kendi denetim elemanlarına (denetim birimi
bulunmayan kuruluşların yetkili organlarınca) yaptıracakları
incelemelere dayanarak bildirmeleri ve yazıları ekinde
inceleme raporu ve tutanağın bir örneğini de Maliye
Bakanlığına göndermeleri gerekmektedir. Herhangi
bir incelemeye dayanmayan görüşler, ilgili
vakfa vergi muafiyeti tanınmasında gözönünde
bulundurulmaz.
1.7.
Maliye Bakanlığı Merkezi Denetim Elemanlarınca Yapılacak
İnceleme
Yukarıda
sayılan şartların yerine getirilmesi halinde, vergi
muafiyeti talebinde bulunan vakfın, kurulduğu tarihten
inceleme tarihine kadar olan faaliyet ve çalışmaları,
görevlendirilecek Bakanlık merkezi denetim elemanınca
incelenir.
Bakanlık
merkezi denetim elemanlarınca yapılacak incelemelerde;
vakfın son bir yıl içindeki faaliyetleri ile
Devletin kamu hizmeti yükünü ne ölçüde
azalttığı ve bu Genel Tebliğ ile belirlenen diğer şartlan
taşıyıp taşımadığı tespit edilir. İnceleme elemanının
ilgili vakfa vergi muafiyeti verilip verilmemesi konusundaki
görüşü raporda açık olarak belirtilir.
2
- Vergi Muafiyetinden Yararlanmada Usul
Bakanlar
Kurulu'nca 4962 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre
tanınacak vergi muafiyetinden yararlanmak isteyen vakıflar,
taleplerini içeren bir yazı İle Maliye Bakanlığı'
na başvuruda bulunurlar
Bu
vakıflar başvuru yazısının ekinde;
1-
Vakıf resmi senedinin 5 örneğini,
2-
Gelir
getirici malvarlığı ve yıllık gelire ilişkin bilgi ve
belgeleri,
3-
Kuruldukları
tarihten başvuru tarihine kadarki süre içinde
resmi senette yazılı olup, amaçlar arasında yer
alan sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma
ve geliştirme, kültür ve çevre koruma
ile ağaçlandırma konuları ile ilgili olarak gösterilen
faaliyetleri içeren faaliyet raporunu,
Bakanlığa
gönderirler.
Bakanlıkça,
bu Genel Tebliğ ile belirlenen şartların talepte bulunan
vakıfça yerine getirilip getirilmediğinin tespiti
bakımından ibraz edilen belgeler üzerinde ön
inceleme yapıldıktan ve uygunluğu sağlandıktan sonra
vakfa vergi muafiyeti tanınıp tanınmayacağı konusunda
Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer
ilgili kuruluşların görüşleri alınır. Kuruluşlar
tarafından olumlu görüş verilirse veya vergi
muafiyeti verilmesinde sakınca bulunmadığı bildirilirse,
vakfın faaliyetleri ve hesapları bir merkezi denetim
elemanına incelettirilir. İnceleme sonucu düzenlenen
inceleme raporunun da olumlu olması halinde bu rapor,
vakıf resmi senedinin ve başvuru dilekçesinin
birer örneği, Bakanlığın bu konudaki görüşünü
içeren bir yazı ile Bakanlar Kurulu'ndan vergi
muafiyeti kararı alınmak üzere Başbakanlığa gönderilir.
3
- Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıfların Yükümlülükleri
3.1.
Resmi Senet Değişikliklerinde İzin Alınması
Vergi
muafiyeti tanınan vakıfların yönetimlerince resmi
senette değişiklik yapılmasının düşünülmesi
halinde, değişiklik gerçekleştirilmeden önce
bu konuda Maliye Bakanlığı'ndan izin alınması zorunludur.
İzin alınmaksızın yapılan değişikliğin bu Genel Tebliğ
ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine aykırı
olması halinde Bakanlıkça tanınan süre içinde
resmi senet vakıf yönetimince eski haline
getirilmez ya da değişiklik Bakanlıkça öngörülen
şekilde düzeltilmez ise vakfın vergi muafiyetinin
kaldırılmasına ilişkin hükümler uygulamaya
konulur.
3.2.
Gönderilecek Mali Tablolar ve Raporlar
Bakanlar
Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıflarca,
dönem sonunda düzenlenecek bilanço
ve gelir gider tablosu ile bir yıllık faaliyetlerinin
sonuçlarını gösteren kesin bütçelerin
birer Örneği, yıllık faaliyet raporu ve yeminli
mali müşavirce düzenlenmiş tasdik raporu ile
birlikte yılın ilk üç ayı içinde
Bakanlığa gönderilir. Ancak, yıllık faaliyet raporu
dışındaki belgelerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili Genel
Tebliğ esaslarına uygun olarak yeminli mali müşavire
onaylattırılmış olması gerekir. Yeminli mali müşavire
onaylattırılmadan gönderilen belgeler hiç
gönderilmemiş sayılır.
3.3.
Fon Oluşturulması
Bakanlar
Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların,
yıllık gelirlerinin en az üçte ikisini elde
edildiği yıl içinde amaçlarına harcamaları
esastır. Elde edildiği yıl içinde amaçlara
harcanması gerektiği halde vakıf yönetiminin iradesi
dışında harcanamayan gelirler, sonraki yılın tahmini
bütçesine konulur ve bu miktardan yönetim
ve idame giderleri ile ihtiyata ve vakıf malvarlığını
artırıcı yatırımlara pay ayrılmadan, tamamı o yıl içinde
vakfın amaçlarına harcanır. Bu durumun geçerli
bir nedene dayanmaksızın süreklilik göstermesi
( üst üste iki yıl gibi ) vergi muafiyeti
şartlarının ihlali anlamına gelir. Ancak, sözü
edilen gelir fazlaları, vakıf resmi senedinde yazılı
sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve
geliştirme, kültür ve çevre koruma
İle ağaçlandırma faaliyetleriyle ilgili amaçların
gerçekleştirilmesine yönelik yatırımlar
için üç yıl süre ile bir fon
hesabında tutulabilir. Bunun için ilgili vakıfça,
yatırıma ilişkin yönetim kurulu kararıyla yatırım
projesinin ana hatlarını ( maliyetini, finansman kaynaklarını,
gerçekleştirme süresini vb. ) içeren
bir yazı ile Maliye Bakanlığı'n a başvurularak izin
alınması gerekir. Bu suretle finansmanı için
fon oluşturulmasına izin alınan yatırımın üç
yıllık süre içinde tamamlanamaması halinde,
gecikme gerekçeleri Bakanlıkça uygun görülürse
sözü edilen süre iki yıl daha uzatılabilir.
4
- Vergi Muafiyetinin Kaldırılması
Bakanlar
Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların,
Bakanlıkta oluşan dosyalarının incelenmesi veya olağan
denetimler ya da yaptırılacak özel denetimler sonucunda;
- Yasal
yükümlülüklere uymadıklarının,
- Resmi
senetlerinde yazılı sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel
araştırma ve geliştirme, kültür ve çevre
koruma ile ağaçlandırmaya yönelik amaçları
dışında faaliyette bulunduklarının.
- Son
yıllardaki faaliyetleri dikkate alındığında resmi senette
yazılı amaçlarını
gerçekleştirmelerinin
mümkün olmadığının,
-Genel
Tebliğ ile belirlenen yükümlülükleri
yerine getirmediklerinin,
tespiti
halinde, tespit edilen hususlar hakkında ilgili vakıftan
açıklama istenir. Vakıf yönetimince Bakanlıkça
verilen süre içinde açıklama yapılmaz
veya yapılan açıklamalar yeterli görülmezse
veya açıklamalar yeterli görülmekle
beraber vakıf Bakanlıkça yapılan uyarıya rağmen
benzeri ihlalleri tekrarlarsa, Maliye Bakanlığınca Vakıflar
Genel Müdürlüğünün de görüşü
alınarak Bakanlar Kurulu'ndan vakfın vergi muafiyetinin
kaldırılması istenir.
Vergi
muafiyeti kaldırılan vakıflar, muafiyetin kaldırıldığı
tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe yeniden
vergi muafiyeti talebinde bulunamazlar. Bu sürenin
bitiminden sonra vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıflara
bu Genel Tebliğde yazılı şartları taşımaları koşulu
ile yeniden vergi muafiyeti tanınabilir.
5
- Diğer Hususlar
5.1.
Şartlı Bağışlarla ilgili işlemler
Vakfın
amaçları arasında yazılı bir hizmetin gerçekleştirilmesi
şartıyla yapılan bağışların, hizmetin gerçekleştirildiği
yıllarda harcanması öngörülen kısmının
o yılın gelirleri arasında gösterilmesi gerekir.
Vakfın
malvarlığına eklenmesi ve gelirlerinin vakfın amaçları
içinde yer alan bîr hizmet veya hizmetlerin
yerine getirilmesinde kullanılması şartıyla yapılan
bağışlarda, ana para vakfın mal varlığı sayılacak, ancak
bu paranın getireceği gelir, vakfın gelirleri arasına
dahil edilecektir.
Muhasebe
işlemleri yönünden de şartlı bağışlar vakfın
defterlerinde ayrı hesaplarda İzlenir. Şartlı bağış
para olarak yapılmış ise bu para fon olarak yine ayrı
bir hesapta gösterilir.
5.2.
Vakfa Bağlı İktisadî işletmelerde Muhasebe İşlemleri
ve İşletme Gelirlerinin Vakıf Bütçesinde
Gösterilmesi
Vakfa
bağlı veya ait iktisadi işletme bulunması halinde vakıfla
işletmenin muhasebe işlemlerinin ayrı defterlerde izlenmesi
ve vakfın işlemleriyle iktisadi İşletmenin işlemlerinin
birbirinden ayrılması gerekir. İktisadi işletmenin dönem
sonunda oluşan kârından ödenmesi gereken vergiler
ve diğer yasal yükümlülükler ayrıldıktan
sonra kalan net kâr, vakıf bütçesine gelir
olarak aktarılır.
5.3.
Vakfa Tahsis Edilen Mal Varlığının Satışı veya Kamulaştırılması
Vakfa
tahsis edilen mal varlığının satışı ya da kamulaştırılmasından
elde edilen gelirler yıllık giderlere harcanmayıp, vakfa
gelir sağlayacak yatırımlara tahsis edilebilir. Ancak
bu paraların yatırımlara harcanmadan önceki dönem
içinde değerlendirilmesinden elde edilen faizin
vakfın yıllık gelirlerine dahil edilmesi zorunludur,
5.4.
Vergisel Avantajlar
Vakıflar
tüzel kişilikleri itibariyle kurumlar vergisi kapsamına
girmediklerinden, vergiden muaf vakıf statüsü
kazanan vakıfların kurumlar vergisinden muafiyetleri
de söz konusu olmamaktadır.
Vergiden
muaf vakıf statüsünü kazanan vakıflar
halen mevcut düzenlemelere göre,
1-
25.10.1984
tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun
17 nci maddesinin l ve 2 numaralı fıkraları kapsamına
giren teslim ve hizmetleri için katma değer vergisi
istisnasından,
2-
08.06.1959
tarih ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunun
4 üncü maddesinin (k) bendine göre,
bu vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra
tahsis olunan malların intikalinde veraset ve intikal
vergisi istisnasından,
3-
02.07.1964 tarih ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun
59 uncu maddesinin (b) bendine göre, bu vakıflar
tarafından iktisap edilecek gayrimenkul lerin ve sair
ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri
İle bunlara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan
iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların
tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların
terkinlerinde harç istisnasından,
4-
29.07.1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun
4 üncü maddesinin (m) fıkrasına göre,
resmi senedinde yazılı amaçlara tahsis edilmek
şartıyla vakfa ait binalar için emlak vergisi
muafiyetinden,
yararlanmaktadır.
Diğer
taraftan, yukarıda sayılan muafiyet ve istisnalar vakfın
tüzel kişiliğine yönelik olup, vakfa ait iktisadi
İşletmelerin bu muafiyet ve istisnalardan yararlanması
mümkün bulunmamaktadır.
Bu
Genel Tebliğ ile 28 Temmuz 1994 tarih ve 22004 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 48
Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği yürürlükten
kaldırılmıştır.
Tebliğ
olunur.
|