|
14
Nisan 2005
Levent
Gençyürek
Maliye
Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak. Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
BAVUL TİCARETİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ
UYGULAMASI (*)
I-GİRİŞ
Türkiye’de
ikamet etmeyenlere yapılan mal satışlarını kapsayan ve uygulamada “Bavul Ticareti”
olarak adlandırılan
sistemi, özellikle eski doğu bloku ülkelerinden ve Rusya
Federasyonundan gelen turistlerin ülkelerinde satmak amacıyla Türkiye’den
aldıkları malları yurt dışına çıkarmaları şeklinde işlemektedir. Sovyetler
Birliği’nin dağılması sonrasında hız alan ve bir süre sonra ülkemizin en önemli
döviz kaynaklarından birisi haline gelen bavul ticareti kapsamında çok sayıda
Rus vatandaşı ülkemize gelmektedir. Merkez Bankası tarafından yapılan anketlere
göre, bavul ticareti amacıyla ülkemize gelen turistlerin yarısından fazlası
anılan ülkeden gelmektedir. Son yıllarda bavul ticareti yapılan
ülkeler arasına İran ve Irak gibi komşu ülkelerinde katılmasıyla bu ticaretin
ülke boyutunda çeşitliliği artmıştır.
Bavul ticareti resmi olarak “Bedelsiz İhracat” kapsamında
değerlendirilmektedir. Bedelsiz İhracata İlişkin 96/10 Sayılı Tebliğde “Yurt
dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden
Türk vatandaşlarının beraberlerinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına
gönderilecek eşya ve taşıtlar” bedelsiz olarak ihraç edilebilecek mallar
arasında sayılmıştır.
Ödemeler dengesi rakamları göz önünde
bulundurulduğunda, Türkiye ekonomisi açısından Bavul Ticaretinde çeşitli
faktörlerin etkisi ile bir gerilemenin yaşandığı görülmektedir.
1996 yılında
8.842 Milyon Dolar olan bavul ticareti kapsamındaki ihracat rakamı, 2003
yılında 3.953 Milyon Dolar seviyesine düşmüş olup, 2004 yılının ilk 11 ayında
3.704 Milyon Dolarlık bir ticaret hacmine ulaşılmıştır.
Bavul
Ticareti kapsamında yapılan ihracat ve ihracattan dolayı doğan katma değer vergisinin iadesi
yazımızın konusunu oluşturmaktadır.
II-BAVUL TİCARETİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ
Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile
Yapılan Satışlar Hakkında Tebliğ’in (İhracat 2003/3)
1 inci maddesinde; özel fatura düzenlenmek suretiyle
yapılacak satışların, özel fatura kapsamı eşyanın yurt dışı edildiğinin tespiti
amacıyla özel faturanın ilgili gümrük idaresinde onaylatılması ve mal bedeli
dövizlerin, aracı banka veya özel finans kurumlarına satılarak döviz alım
belgesi düzenletilmesi kaydıyla,
İhracat Yönetmeliğine göre ihracat olarak kabul edileceği ifade
edilmiştir.
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29’ncu
maddesi uyarınca mükellefler yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan
Katma Değer Vergisinden (KDV),
kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak,
düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi ile
ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen Katma Değer Vergisini indirim
konusu yapabilmektedirler.
Diğer taraftan KDV Kanununun 11’nci maddesi
ile, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt
dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla
uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için
Türkiye'de verilen roaming hizmetleri Katma Değer Vergisinden istisna tutulmuştur. İhracat
teslimlerine ilişkin olarak yüklenilen ve fatura veya benzeri vesikalarda
gösterilen Katma Değer Vergisine ilişkin yapılacak işlemler ise anılan kanunun
32’nci maddesinde yer almıştır.
Katma
Değer Vergisi Kanununun 32’nci maddesi gereğince, ihracat istisnası nedeniyle
yüklenilen ve fatura veya benzeri vesikalarda gösterilen KDV, öncelikle
mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer
vergisinden indirilecek, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya
hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması halinde ise indirilemeyen
katma değer vergisi Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
mükellefe iade edecektir.
III-BAVUL
TİCARETİNDE KDV’NİN UYGULANMASI
Katma Değer Vergisi Kanununun
vergiden istisna olan mal ve hizmetlerin sıralandığı 11'inci maddesinin 1-b
paragrafında; Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına
götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisinin tahsil edileceği,
gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında ise tahsil edilen
Katma Değer Vergisinin iade olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanununda yukarda
belirtildiği üzere yer alan ve Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan
teslimlerin istisna sayılmasına ilişkin sistem 43 Seri No.lu KDV Genel Tebliği
ile düzenlenmiş
olup katma değer vergisinin satış
sırasında tahsil edilip malın yurt dışına çıkarılışını müteakip alıcıya iade
edilmesi şeklinde uygulanmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkan sıkıntı ve
talepleri değerlendiren Maliye Bakanlığı, alıcıların önce KDV ödemesi ve daha
sonra bu vergiyi geri almaları şeklindeki düzenlemeye ek olarak bu tür satışların
KDV tahsil edilmeksizin yapılması suretiyle
istisnanın satış aşamasında uygulanabilmesi imkanını sağlamıştır. Uygulamaya konulan yeni sistem ile ilgili
olarak 61
,
64
, 71
ve 84
Numaralı KDV Genel Tebliğlerinde
gerekli açıklamalar yapılmıştır. Türkiye'de ikamet etmeyenlere döviz karşılığı
yapılan satışlarda Katma Değer Vergisi ihracat istisnası ile ilgili olarak
mükellefler getirilen bu uygulamayı seçebilecekleri gibi, 43 Seri No.lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalara göre vergi tahsil ederek istisna
kapsamında satış da yapabileceklerdir.
A-Bavul
Ticareti Yapabilmenin Şartları
Katma
değer vergisi tahsil etmeden bavul ticareti kapsamında satış yapmak isteyen
mükelleflerin uygulamada “İstisna Belgesi” olarak adlandırılan “Türkiye'de
İkamet Etmeyenlere Döviz Karşılığı Satışlarda Katma Değer Vergisi İhracat
İstisnası İzin Belgesi" sahibi olmaları gerekmektedir.
Bu belge
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından verilecektir.
İstisna Belgesi almak isteyen gerçek
veya tüzel kişilerin, gerçek usulde Katma Değer Vergisi mükellefi olmaları ve
haklarında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya
bilerek kullandığı konusunda rapor yazılmış olmaması gerekmektedir. Bu şartları
taşıyan bazı mükelleflerin hatalı uygulamalar içersinde bulunduğunun vergi
inceleme elemanları tarafından tespiti üzerine, istisna belgesine sahip
mükellefler Tebliğde yer alan şartları taşıyıp taşımadıklarının yanında o
kapsamda işlem yapma kapasitesine sahip olup olmadıkları konusunda da incelenip,
araştırılmakta
ve belirli aralıklarla (Örneğin 2-3 ayda bir işyerinde yapılacak yoklamalarla)
kontrol edilmektedir.
B-İstisnadan Yararlanabilecek
Kişiler
İstisna Belgesine sahip
mükelleflerden döviz karşılığı satın aldıkları mallar için KDV ödememe imkânına
sadece, Türkiye’de ikamet etmeyen ve satın aldığı malı yurt dışına götüren Türk
uyruklu veya yabancı uyruklu alıcılar faydalanabilecektir.
Türkiye Cumhuriyeti
tabiiyetinde bulunan gerçek kişiler Türkiye’de mukim sayıldığından prensip
olarak istisnadan yaralanamazlar. Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde olmakla
birlikte, bir yabancı ülkede ikamet etmekte olduklarına dair o ülke resmi
makamlarından alınmış ikamet tezkeresi veya bu mahiyette bir belgeye sahip
olanlar söz konusu istisnadan faydalanabilecektir.Kendilerine Türkiye’de geçici
veya daimi ikamet tezkeresi verilmiş yabancı uyrukluların ise istisnadan
faydalanması mümkün değildir.
C- KDV Tahsil
Edilmeden Satış Yapılması
İstisna Belgesine sahip mükelleflerin yukarıda belirtilen kişilere
döviz karşılığı yaptıkları satışlarda
Katma Değer Vergisi tahsil etmeden işlem yapabilme şartları şu şekilde
sıralanabilir:
1-Yapılan Satış Belli Bir Tutarı Geçmelidir
Türkiye’de ikamet etmeyenlere yapılan mal satışlarına ait faturada gösterilen vergisiz bedel toplamının 600
YTL’nin üzerinde olması
gerekmektedir. (93 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile 01.02.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen tutar).
Belirlenen haddin hesabında
aynı faturada gösterilen birden fazla mal çeşidine ait bedellerin toplamı dikkate
alınacaktır.
2-Özel Fatura Kullanılmalıdır
Bavul ticareti kapsamında yapılan satışlarda şekil ve muhtevası
Maliye Bakanlığı ile Gümrük Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve 61 Seri
Numaralı KDV Genel Tebliği ekinde örneği bulunan "Özel Fatura" nın kullanılması gerekmektedir.
Özel
Fatura 5 nüsha olarak düzenlenecek, 1 inci nüshası alıcıya verilecektir. 2,3 ve
4 üncü nüshalar malın gümrükten çıkışı sırasında onaylatılacak, 5 inci nüsha
ise satıcıda kalacaktır.
Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile
Yapılan Satışlar Hakkında Tebliğ’in 2
inci maddesi uyarınca,
özel faturalar, ilgili gümrük idaresine ibrazından önce veya gümrük idaresine
onaylatılmasını müteakip İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine de
onaylatılması halinde, Belgesiz İhracat Kredisi, Dahilde İşleme İzni, Dahilde
İşleme İzin Belgesi ve Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi ile ilgili işlemlerde
gümrük beyannamesi yerine kabul edilmektedir.
Diğer taraftan,
özel fatura kapsamındaki ihracat, özel
faturayı düzenleyen firmaya ait ihracat taahhütlerine, özel fatura üzerinde
unvanı kayıtlı olması halinde ise imalatçı firmaya ait ihracat taahhütlerine de
sayılmaktadır. Ancak, deri ve deri mamulleri dışındaki tekstil ve konfeksiyon
ürünleri satışına ilişkin özel faturalar, Dahilde İşleme İzni ile Dahilde İşleme İzin Belgesi ihracat taahhüdüne
sayılmamaktadır.
3-Döviz,
Banka veya Özel Finans Kurumlarına Satılmalıdır
Bavul ticareti kapsamında yapılan satışlara ait döviz bedeli Bankalara veya Özel
Finans Kurumlarına satılacak ve buna ilişkin olarak düzenlenecek döviz alım
belgesinin (DAB) aslı veya noter onaylı örneği, ilgili döneme ait Katma Değer
Vergisi beyannamesine eklenecektir.
Döviz bürolarında
bozdurulan ve bunlar tarafından düzenlenen döviz alım belgeleri ile iade
talebinde bulunulması mümkün bulunmamakta olup, bu satışa ilişkin rakamlar
genel esaslara göre beyan edilerek ödenecektir. Bu şekilde ödenen vergi,
söz konusu satış bedellerine ilişkin dövizlerin bankalar veya özel finans
kurumlarında bozdurulması ve dövizlerin bozdurulduğu dönemde ibrazı zorunlu
olan belgelerin de ibraz edilmiş olması, halinde genel esaslar çerçevesinde KDV
iade ve mahsup işlemlerinin yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, DAB
üzerinde özel faturaya ilişkin bilgiler bulunmamakla beraber vergi
dairesince yapılacak olan inceleme
sonucunda bozdurulan DAB’nin özel fatura ile
ilgili olduğunun anlaşılması halinde KDV iade ve mahsup işlemlerinin
yapılması mümkündür.
Türkiye’de
ikametgâh etmeyenlere döviz karşılığı yapılan satışlara ilişkin düzenlenen
döviz alım belgesindeki tutarın, fiili ihracat miktarı ile aynı olması
gerekmektedir. Döviz alım belgesindeki döviz tutarının ihraç edilen mal
bedelini karşılamaması halinde ise istisna hükümlerinin uygulanmasına imkan
bulunmamaktadır. Bu durum, Türkiye’de ikamet etmeyenlere döviz karşılığında
satış yapan mükelleflere tecil terkin sistemi kapsamında gerçekleşen teslimler
içinde geçerli olacaktır.
4-Mallar
Belirlenen Gümrük Kapılarından Yurt Dışına Çıkarılmalıdır
Satın alınan malların satın
alma tarihinden itibaren 3 ay içinde Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Gümrük
Müsteşarlığınca belirlenecek gümrük kapılarından yurt dışına çıkarılması ve bu
gümrük kapılarında onaylatılan Özel Faturaların çıkış tarihinden itibaren en
geç 1 ay içinde satıcıya intikal etmiş olması gerekmektedir.
Gümrük Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığının bu çerçevede yapılan değerlendirmesi sonucu
yayımlanan 1997/1 Sıra Numaralı KDV iç genelgesinde istisnanın,
İstanbul, İzmir, Antalya, Samsun, Trabzon, Edirne ve Artvin illerindeki bütün
gümrük kapılarından yut dışına çıkarılacak mallar için uygulanacağı
belirtilmiştir. Daha sonra özel faturayla işlem yapmaya yetkili kılınan gümrük idareleri arasına Kırklareli
Dereköy, Tekirdağ Çorlu ve Iğdır Dilucu Gümrük Müdürlüğü de eklenmiştir.
5-Yapılan Satışlar İhracat İstisnası Kapsamında
Beyan Edilmelidir
İstisna Belgesine sahip mükelleflerce satılan
mallara ait Özel Faturanın 2, 3, ve 4 üncü nüshalarının gümrük görevlileri ve İl
Defterdarlıklarınca görevlendirilen vergi denetmeni veya Maliye memuru
tarafından birlikte onaylanması gerekmektedir. Bu şekilde onaylatılan Özel Faturaların 2
nüshası gümrük görevlilerine teslim edilecek, 4 üncü nüshası ise çıkış tarihini
izleyen 1 ay içinde satıcıya intikal ettirilecektir.
Gümrükte onaylatma işinin satıcılar
tarafından yaptırılması esas olmakla birlikte, alıcıların da Özel Faturanın 2,
3, ve 4 üncü nüshalarını onaylatıp 4 üncü nüshayı satıcıya intikal ettirmesi
mümkündür. Ayrıca, kargo ile yapılan mal göndermelerinde taşıyıcı firma, birden
fazla satıcıya ait Özel Faturaları onaylatarak satıcılara intikal
ettirebilecektir.
Bu
kapsamda yapılan satışlar, ihracat istisnasına ilişkin esaslar çerçevesinde
beyan edilecektir. Buna göre, Türkiye'de ikamet etmeyenlere 1 ay içinde yapılan
satışların toplam bedeli, KDV beyannamesinin 24. satırına dahil edilecektir. Bu
satışlardan en geç beyanname verme süresinin son gününe kadar faturaları
gümrükte onaylatılarak satıcılara intikal ettirilenler, bu süre içinde döviz
alım belgesi de temin edilmek şartıyla, aynı beyannamenin ihracat istisnasına
ait 25. satırında gösterilerek Katma Değer Vergisi matrahından indirilecektir.
Bu döneme ait beyannameye, gümrükte onaylanan Özel Faturaların tarih, sıra ve
seri numaraları ile tutarlarını ihtiva eden bir listenin yanı sıra bu tutarlara
ait döviz alım belgeleri de eklenecektir. Liste işletme yetkililerince kaşe ve
imza tatbiki suretiyle onaylanacaktır.
Yukarıdaki
açıklamalardan anlaşıldığı üzere, özel fatura ile satışı yapılarak fiilen yurt
dışı edilen mallara ait iade talebi satış faturasının ilgili gümrükten onaylı
bir örneği ile D.A.B.’nin de satışın yapıldığı döneme ilişkin katma değer
vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar temin edilmesi durumunda satışın
gerçekleştiği dönemde yapılacaktır. Bu süreye kadar gerekli belgelerin temin
edilememesi durumunda, söz konusu satışa ilişkin rakamlar genel esaslara göre
beyan edilecek, iade talebi ise Tebliğ’de belirtilen sürelere uyulmak kaydıyla
gümrükten onaylı faturanın ve usulüne uygun düzenlenmiş D.A.B.’nin satıcıya ulaştığı
dönemde yapılabilecektir.
D-Bavul Ticaretinde Tecil-Terkin Uygulaması
Türkiye'de ikamet etmeyenlere döviz karşılığı
satışlarda, İstisna Belgesi alan mükelleflere imalatçılar tarafından yapılacak
ihraç kaydıyla teslimlerde, 3065 Sayılı Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında işlem
yapılabilecektir. İstisna Belgeli satıcılara ihraç kaydıyla teslimde
bulunanların tecil edilen vergilerinin terkin işlemleri için, gümrükte tasdik
edilen özel Fatura nüshasının aslı veya noter ya da yeminli mali müşavir
tarafından onaylanmış örneği ibraz edilecektir.
İstisna Belgeli satıcılara ihraç kaydıyla teslimde
bulunanlar lehine doğacak Katma Değer Vergisi iade alacaklarının nakden iadesi
mümkün olmayıp mahsuben iade söz konusu
olacaktır.
E-İstisna Belgesi Olmadan Satış Yapanların Durumu
Türkiye’de ikamet
etmeyenlere döviz karşılığı yapılan satışlarda (Bavul Ticareti) katma değer
vergisi istisnasının uygulanmasının en önemli şartlarından birisi ilgili vergi
dairesinden alınan İstisna Belgesidir.
Vergilemede olayların
gerçek mahiyetinin esas olduğunu göz önünde bulunduran Maliye Bakanlığı istisna
belgesi olmadan satış yapan mükelleflerin hak kaybına uğramamaları için bir
düzenleme yapmıştır. Buna göre, istisna belgesi alma hakkına ve koşullarına
sahip olmakla birlikte bu belgeyi almaksızın satış yapan yükümlüler, 61 Seri
No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğine uygun şekilde gerçekleşip sonuçlanan
satış ve teslimleri için yapılacak bir vergi incelemesi ile tespit edilmesi
kaydıyla istisna kapsamında kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
IV-BAVUL
TİCARETİNDE KDV İADESİ
Türkiye’de
ikamet etmeyen kişilere döviz karşılığı özel fatura ile yapılan satışlardan
(bavul ticareti) ve bavul ticareti yapanlara
ihraç kaydıyla mal teslimlerden doğan katma değer vergisi iadesi
taleplerinin değerlendirilmesi 84 Numaralı KDV Genel Tebliği ile belirlenmiş
esaslara göre yapılacaktır.
A-Nakden
veya Mahsuben İadede Aranacak Belgeler
Bavul
ticareti kapsamında yapılacak KDV iadelerinin sonuçlandırılması için gerekli
olan belgeler şu şekilde sıralanabilir:
-
Gümrükçe
onaylı özel faturaların aslı veya fotokopisi,
-
İhracatın
gerçekleştiği döneme ilişkin olarak indirilecek KDV listesi,
-
İhraç edilen malın bünyesine
giren vergi miktarına ilişkin hesaplamaları gösterir tablo,
-
Bankalar veya ÖFK
tarafından düzenlenmiş
Döviz Alım Belgesi (aslı veya ilgili banka veya ÖFK
şubesince onaylanmış
örneği ya da dövizin yurt dışından geldiğini gösteren bankadan alınmış belge)
B-Mahsuben
İade
Bavul ticaretinden doğan Katma değer vergisi iade
alacağı, hak sahibi mükellefin kendisinin, ortaklarının veya mal ya da hizmet
satın aldığı kişilerin vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere,
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) prim borçlarına mahsubu miktarına
bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
İade alacağı
öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki vergi borçlarına mahsup
edilir. Artan bir miktar olursa mükellefin isteğine bağlı olarak; kendisinin,
ortaklarının veya mal ya da hizmet satın aldığı mükelleflerin ithalde alınanlar
dahil vergi borçlarına veya SSK prim borçlarına mahsubu yapılır. Mükelleflerin
iadesini istedikleri KDV’nin kendilerinin, ortaklarının veya mal ve hizmet
satın aldıkları kişilerin borcuna mahsubunu talep etmeleri mahsup dilekçesi ile
mümkündür. Ancak, iade alacağının mal ve hizmet alımında bulunmadığı
mükelleflerin vergi borçlarına mahsubunun yapılması için dilekçe yeterli
değildir. Noterden düzenlenecek temlikname ile katma değer vergisi iade
alacağının vergi borçlarına mahsubunu talep etmesi halinde bu temliknameye
istinaden mahsup taleplerinin yerine getirilecektir.
Mahsup
talebi, yukarıda belirtilen belgeler tamamlanmadıkça hüküm ifade etmez. Mahsup
talebinin yerine getirilmesinde gümrük beyannamelerinin teyidi beklenmez. Ancak
teyidin olumlu gelmemesi halinde mahsup tarihi itibarıyla gerekli tarhiyat
işlemi yapılır.
61 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca Türkiye’de ikamet etmeyenlere döviz
karşılığı özel fatura ile satış yapanlara ihraç kaydıyla teslimde
bulunanların iade talepleri münhasıran mahsup yoluyla yerine getirilir. Bir
başka ifade ile bu mükelleflere nakden iade yapılmaz.
C-Nakden
İade
İstisna Belgesine sahip satıcıların Türkiye'de ikamet
etmeyenlere yapacakları istisna kapsamındaki teslimlerden doğacak Katma Değer
Vergisi iade alacakları, öncelikle mükellefin kendi vergi borçlarına mahsup
edilecektir. Mahsup edilecek vergi borcu olmaması veya iade alacağının tamamını
karşılamaması halinde nakden iade yapılabilecektir.
4.000
Yeni Türk Lirasını geçmeyen nakden iade talepleri inceleme raporu ve teminat
aranmaksızın yerine getirilir. İade talebi yukarıda sayılan belgelerin nakden
iade talebine ilişkin dilekçe ekinde ibrazı ile işleme konulur. 4.000 YTL’yi
geçmeyen nakden iade taleplerinin inceleme raporu ve teminat aranmadan yerine getirilebilmesi
için gümrük beyannamesinin ve/veya özel faturaların teyidinin mutlaka alınması
gerekir. Mükelleflerin teyit işlemini beklemeden iade almak istemeleri halinde,
teminat vermeleri şartıyla nakden iade talepleri yerine getirilir.
Mükellefçe
süresinde başvuru yapılıp gerekli belgeler ibraz edildiği halde gümrük
beyannamelerinin veya gümrükçe onaylı fatura ya da özel faturaların teyidi
alınamadığı için yerine getirilemeyen iade talepleri, tarh zamanaşımı süresinin
geçmesi halinde, teyit beklenmeksizin yerine getirilir.
Buna göre,
gümrük beyannamelerinin veya gümrükçe onaylı fatura veya özel faturaların
gümrük idarelerinden teyidi istenildiği halde tarh zamanaşımı süresi içinde
teyit alınamaması halinde, teyit verileceği yönünde bir yazı olmaması şartıyla
teyit beklenilmeksizin iade işlemi yapılacaktır. Bu husus ihraç kaydıyla
teslimlerde tecil edilen verginin terkini ve iade işlemlerinde de geçerlidir.
Gümrük beyannameleri veya bunlara ilişkin listelerin teyidi gerçekleşen kısmına
isabet eden tutarların kısmen iadesi de mümkündür.
2005 yılı için 53.000 YTL’yi (2001 yılı için
15.000 YTL, 2002 yılı 23.000 YTL, 2003 yılı 37.000 YTL ve
2004 yılı 48.000 YTL) aşmayan iade talepleri YMM raporuna göre yerine
getirilebilmektedir. Tam tasdik sözleşmesinin bulunması durumunda da
belirttiğimiz limitler göz önünde bulundurularak, inceleme raporu ve teminat
aranmadan iade yapılır. Süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan
sektörel dış ticaret şirketlerinin 61 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliği kapsamın yapılan Bavul Ticareti ile ilgili iade taleplerinde iade edilecek tutar, ortak bazında 53.000 YTL
sınır aşılmamak kaydıyla, iade talep edilen dönemde ortaklardan alınarak ihraç
edilen mal bedellerine ilişkin KDV toplamı dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Yeminli mali müşavirlerin düzenledikleri raporlarda gümrük beyannamelerinin
veya gümrükçe onaylı fatura ya da özel faturaların teyidinin alınmamış olması
halinde teyit işlemleri vergi dairesince yapılır. 4.000 YTL tutarını aşan ve YMM
tasdik raporu ibraz edilmeyen durumlarda mükelleflerin nakden iade talepleri
teminat göstermeleri şartıyla yerine
getirilir.
V-SONUÇ
Özellikle eski doğu bloku ülkelerinden
gelen turistlerin ülkelerinde satmak amacıyla Türkiye’den aldıkları malları
yurt dışına çıkarmaları şeklinde işleyen Bavul Ticareti, 1996 yılında yakaladığı
8.842 Milyon Dolarlık işlem hacmi ile
Türkiye ekonomisini olumlu yönde etkileyen
bir gelişme olarak ortaya çıkmıştı.
1996 yılını izleyen yıllarda hem
Türkiye hem de Dünya ekonomisinde meydana gelişmeler bu şekilde yapılan
ticaretin gerilmesine yol açmış olup, 8 yıl içersinde bavul ticareti kapsamında
yapılan ihracat nerdeyse yarı yarıya azalmıştır.
Yerli üreticilerin güçlenerek bir çok ürünün ülke içinde üretilmeye
başlanması, Türkiye dışındaki pazarları devreye girmesi ve kur hareketlerindeki
dalgalanmalar dolaysıyla Rusya
Federasyonunun Bavul Ticaretinin sınırlanması yönündeki iradesi ve
kararlılığının bu şekilde yapılan ticareti daha da sınırlaması beklenmektedir.
Bu
yönde meydana gelecek gelişmeler başta tekstil, konfeksiyon ve deri sektöründe
faaliyet gösteren firmaların bavul ticareti ile ilgili stratejilerini yeniden
gözden geçirmelerini gerekli kılacaktır.
Bavul
ticareti kapsamında ticaret yapan mükelleflere ait katma değer vergisi iadelerinin,
yukarıda belirttiğimiz esaslar çerçevesinde en kısa sürede ve sağlıklı olarak
yapılması, giderek daralan bir pazarda faaliyetlerine devam etmeye çalışan ve
ülkemize döviz kazandıran firmaları
azda olsa desteklemek ve teşvik etmek
anlamına gelecektir.
30/4/2003 tarih ve 25094 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır
İstanbul
Defterdarlığının 09.08.2002 tarih ve 4460 sayılı özelgesi
[10] Maliye Bakanlığının
11.01.2002 tarih ve 1544 sayılı Genel Yazısı
(*)
SURYAY DİYALOG DERGİSİ MART 2005 SAYISINDA YAYIMLANAN YAZI
|