|
21
Temmuz 2004
Levent
GENÇYÜREK
Maliye
Başmüfettişi
İzmir
Defterdar Yardımcısı V.
gencyurek@yahoo.com
15 Temmuz 2004 Tarih ve 420 Sayılı,
Maliye ve Sigorta Yorumları Dergisinden İktibas Edilmiştir
ÇALINAN
VE TRAFİKTEN ÇEKİLEN ARAÇLARDA MOTORLU
TAŞITLAR VERGİSİ UYGULAMASI
I-GİRİŞ
Türkiye
genelinde 2004 Şubat ayı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı
7.769.059 adet taşıt bulunmaktadır.Bu taşıtların % 60.7’sini
otomobil, %13.9’unu motosiklet,% 12.8’ini kamyonet,%
5.22’sini kamyon ve % 7.4 ünü de minibüs,otobüs
ve özel amaçlı taşıtlar oluşturmaktadır.2004
yılı Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan 33.398
araçtan otomobil 19.255 adet ile ilk sırada yer
almıştır. Aynı dönemde trafikten silinen araç
sayısı 16.438 adet olarak gerçekleşmiştir. 2003
yılının Ocak-Şubat ayında trafikten silinen araç
sayısı 1574 iken 20 yaş üstü araçların
hurdaya çıkarılmasına bağlı olarak yeni araç
alımında getirilen ÖTV indiriminin de etkisi ile
2004 yılının Ocak ve Şubatı kapsayan ilk iki ayında
trafikten çekilen araç sayısı 33.468 adet
olmuştur.
Özellikle
hurda indirimi nedeniyle trafikten çekilen araç
sayısının son aylarda sayısal olarak büyük
bir artış gösterdiği göz önünde
bulundurularak trafikten çekilen ve çalınan
araç sahiplerinin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti
ile ilgili hususlar yazımızın konusunu oluşturmaktadır.
II-ARAÇLARIN
TRAFİKTEN ÇEKİLME ESASLARI
A-Zorunlu
Sebeplerle Hurdaya Çıkarılma
Karayolları
Trafik Yönetmeliğinin 39 uncu maddesine göre,
ekonomik ömrünü doldurma veya herhangi
bir kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri durumlar dolayısıyla
kullanılamaz hale gelen araçlar ile devir veya
nakil ile hurdaya ayırma işlemi bir arada yapılacak
araçlar, sahiplerinin dilekçe ile isteği
üzerine muayeneye tabi tutulmadan hurdaya çıkarılır.
Ekonomik
ömürlerini dolduran taşıt araçlarından
eskime ve yıpranma nedeni ile trafik emniyeti bakımından
muayene istasyonlarınca tehlikeli olacakları tespit
edilenler ise yetkililerin talebi üzerine, ilgili
vergi dairesinden vergi borcunun bulunmadığına dair
ilişik kesme belgesi alındıktan sonra, hurdaya çıkarılır.
Yukarıda
belirtilen şekilde hurdaya ayrılan taşıtların kayıtlarına
ve tescil belgelerine “hurdaya çıkarılmıştır”
damgası vurularak bu belgeler tescil belgesi sahiplerine
verilir ve trafik belgesi ile tescil plakaları geri
alınarak iptal edilir. Hurdaya ayırma işlemleri aracın
en son tescilli olduğu ilde yapılır ve hurdaya ayrılmış
olan taşıtlar, onarımla yenilenseler bile tescil edilemezler.
Hurdaya ayrılan taşıtlar bilgisayar ortamına aktarılarak
durum ilgili vergi dairesine de bildirilir.
B-İsteğe
Bağlı Olarak Trafikten Çekme
05.07.2003
tarihinde yürürlüğe giren Karayolları
Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik ile değiştirilen Karayolları Trafik
Yönetmeliği’nin 41 inci maddesinde, araçlarını
trafikten çekmek isteyenlerin motorlu taşıtlar
vergisi ile ilişiği kesildiğine dair bilgi ve belgeler
ile tescil belgesi, trafik belgesi ve tescil plakalarını
ekleyecekleri bir dilekçe ile ilgili tescil birimine
başvurmaları gerektiği ifade edilmiştir. Yapılan başvuru
üzerine tescil kuruluşundaki tescile esas müracaat
formunun, tescil belgesinin ve tescil defterinin ilgili
bölümüne “trafikten çekilmiştir”
kaydı konularak, tescil belgesi araç sahibine
iade edilecektir. Trafik belgesi ve tescil plakası geri
alınarak iptal edilmek suretiyle trafikten çekme
işlemi tamamlanacaktır. Trafikten çekme işlemi
tamamlanan aracın tescili silinecek ve tescilinin silindiği
ilgili vergi dairesine bildirilecektir.
C-Çalınan
Araçlara İlişkin İşlemler
05.07.2003
tarihinde yürürlüğe giren Karayolları
Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik ile değiştirilen Karayolları Trafik
Yönetmeliğinin 43 üncü maddesinde, çalındığı
tarihten itibaren aradan 1 ay geçmiş olması şartıyla
araç sahibi tarafından verilen ve ekinde Savcılık
veya mahalli zabıtadan alınan çalınma olayına
ait belgede bulunan dilekçeye dayanılarak Trafik
kuruluşlarınca taşıt araçlarının tescil kaydının
silineceği ve ilgili vergi dairesine işlemi müteakip
en geç 7 iş günü içersinde bilgi
verileceği ifade edilmiştir. Çalınan araçların
bulunması halinde ise, araç sahibinden yeniden
dilekçe alınarak aracın tescil kaydı üzerinde
gerekli düzeltme işlemi yapıldıktan sonra durum
ilgili vergi dairesine bildirilerek vergi kaydının
açılması sağlanacaktır.
III-TRAFİKTEN
ÇEKİLEN VE ÇALINAN TAŞITLARIN MOTORLU
TAŞITLAR VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU
Motorlu
Taşıtlar Vergisi(MTV) Kanununun 1 inci maddesinde, Karayolları
Trafik Kanununa göre trafik şube veya bürolarına
kayıt ve tescil edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları
ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne
kayıt ve tescil edilmiş olan uçak ve helikopterler
ve liman veya belediye siciline kayıt ve tescil
edilmiş olan motorlu deniz taşıtlarının Motorlu Taşıtlar
Vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Anılan
kanunun 9 uncu maddesine göre MTV, taşıtların kayıt
ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından
her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş
sayılır. Şu kadar ki, yıl içinde vergi miktarlarında
bir değişiklik olması halinde, bu değişikliğe göre
ödenecek vergi; değişiklik, takvim yılının ilk
altı ayında yapılmış ise takip eden son altı aylık dönemin
başında, son altı ayında yapılmış ise takip eden takvim
yılı başında tahakkuk ettirilmiş sayılır. Tahakkuk ettirilen
vergi, ayrıca mükellefe tebliğ olunmaz ve vergi
tahakkuk ettirilen günde tebliğ edilmiş sayılır.
Motorlu
Taşıtlar Vergisi Kanununun 7 inci maddesi uyarınca MTV
mükellefiyeti motorlu taşıtların trafik, liman
veya belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından
tutulan sivil hava vasıtaları siciline kayıt ve tescili
ile başlamaktadır.
Mükellefiyette
kayıt ve tescil tarihi önemli olmakla birlikte
mükellefiyet takvim yılının ilk altı ayı içinde
(Ocak-Haziran) yeni kayıt ve tescil edilen
taşıtlarda kayıt ve tescilin yapıldığı takvim yılı başından(1
Ocak), son altı ayı içinde (Temmuz-Aralık) yeni
kayıt ve tescil edilen taşıtlarda ise, son altı aylık
dönemin başından itibaren (1 Temmuz) başlayacak
şekilde tesis edilir.
Motorlu
taşıtların kayıt ve tescili yapılmışken, devir ve temlik
nedeniyle kayıt ve tescilin başka bir kişi adına değiştirilmesi
durumunda, adına yeni kayıt ve tescil yaptıran kişi
için mükellefiyet gelecek taksit döneminden
itibaren başlayacaktır. Kayıt ve tescilli bir taşıtı
takvim yılının ilk altı ayı içinde (Ocak-Haziran)
alarak adına devir ve temlik ettiren kişi için
mükellefiyet 1 Temmuz itibarıyla, kayıt ve tescilli
bulunan bir taşıtı takvim yılının ikinci yarısında (Temmuz-Aralık)
alarak adına devir ve temlik ettiren kişi için
ise mükellefiyet gelecek yılın 1 Ocak tarihinden
itibaren başlayacaktır.
MTV
Kanununun 8 inci maddesine göre, Motorlu taşıtların
trafik, liman veya belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı
tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline
ait kayıtlarının silinmesi halinde, silinme takvim yılının
ilk altı ayı( 1 Ocak-30 Haziran) içinde yapılmış
ise ikinci altı aylık dönemin başından (1 Temmuz),
ikinci altı aylık dönem (1 Temmuz-31 Aralık) içinde
yapılmışsa takip eden takvim yılı başından itibaren
mükellefiyet sona erecektir.
A-Trafikten
Çekilen Araçlarda MTV Uygulaması
Karayolları
Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 05.07.2003
tarihinden itibaren trafikten çekme belgesi alınan
araçların tescil kayıtlarının silinmesi ve tescil
kayıtlarının silindiğinin trafik tescil kuruluşlarınca
ilgili vergi dairelerine bildirilmesi halinde; tescil
kaydının silindiği tarihi takip eden dönemin başından
itibaren Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi
hükmü gereğince, bu araçlardan dolayı
motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetleri bulunan
kişilerin mükellefiyetleri sona erdirilecektir.
Yapılan
düzenlemeye göre; örneğin ekonomik ömrünü
doldurma, kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri durumlar
nedeniyle veya araç sahibinin kendi isteği üzerine
17.10.2003 tarihi itibariyle bir taşıt aracının trafikten
çekildiğinin ilgili tescil kuruluşunca motorlu
taşıtlar vergi dairesine bildirilmesi durumunda 1 Ocak
2004 tarihi itibariyle trafikten çekilen araç
dolaysıyla araç sahibi adına var olan mükellefiyete
son verilecektir. Tescil kaydı yılın ikinci yarısında
(Temmuz-Aralık) silindiğinden araç sahibi ödemiş
olduğu birinci taksit yanında 2003 yılı ikinci taksit
MTV’ni de ödemekle mükellef olacaktır. Sicil
kaydının 10.03.2004 tarihinde silindiğini örnek
olarak alırsak bu durumda taşıt sahibi adına olan MTV
mükellefiyeti 1 Temmuz 2004 tarihi itibariyle sona
erdirilecektir. Ancak, sicil kaydının silinmesi yılın
ilk yarısında(Ocak-Haziran) gerçekleştiğinden
2004 yılının ilk taksit MTV’nin taşıt sahibi tarafından
ödenmesi gerekmektedir.
B-Trafikten
Çekilip Yeniden Trafiğe Çıkan Araçlarda
MTV Uygulaması
Trafikten
çekme belgesine sahip olan araçların yeniden
trafiğe çıkarılması halinde ise bu araçların
tescil kaydının yapıldığının trafik tescil kuruluşu
tarafından ilgili vergi dairesine bildirilmesi halinde;
tescil kaydının yapıldığı tarihten itibaren motorlu
taşıtlar vergisi mükellefiyeti yeniden başlatılacaktır.
Örneğin, 24.11.2003 tarihinde trafikten çekilen
bir aracın 16.05.2005 tarihinde trafiğe yeniden çıkarıldığının
trafik tescil kuruluşu tarafından ilgili vergi dairesine
bildirilmesi halinde araç sahibi adına 1 Ocak
2005 tarihi itibariyle MTV mükellefiyeti açılacaktır.
Trafikten
çekme belgesine sahip olan araçların yeniden
trafiğe çıkarılması durumunda mükellefiyetin
sona erdiği tarih ile mükellefiyetin başladığı
tarih arasında geçen dönemler için
motorlu taşıtlar vergisi tahakkuku yapılmayacaktır.
C-Çalınan
Araçlar ile İlgili Motorlu Taşıtlar Vergisi Uygulaması
Karayolları
Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 05.07.2003
tarihinden itibaren çalınan araçların
tescil kayıtlarının silinmesi ve tescil kayıtlarının
silindiğinin trafik tescil kuruluşlarınca ilgili vergi
dairelerine bildirilmesi halinde; tescil kaydının silindiği
tarihi takip eden dönemin başından itibaren Motorlu
Taşıtlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi hükmü
gereğince, bu araçlardan dolayı motorlu taşıtlar
vergisi mükellefiyetleri bulunan kişilerin mükellefiyetleri
sona erdirilecektir.
Sözgelişi,
24.8.2003 tarihinde hırsızlık nedeniyle bir aracın tescil
kaydının silinmesi ve bu durumun vergi dairesine bildirilmesi
üzerine çalınan araçtan dolayı MTV
mükellefiyeti bulunan kişinin bu mükellefiyeti
1 Ocak 2004 tarihi itibariyle sona erdirilecek ancak
araç sahibi 2003 yılının ikinci taksit MTV’ni
ödemekle mükellef olacaktır.
Çalınan
araçların bulunması halinde ise bu araçların
tescil kaydı üzerinde gerekli düzeltme işleminin
yapıldığının trafik tescil kuruluşu tarafından ilgili
vergi dairesine bildirilmesi halinde tescil kaydının
yapıldığı tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisi
mükellefiyeti yeniden başlatılacaktır. Örneğin,
23.12.2003 tarihinde çalınma nedeniyle trafik
tescil kaydı silinen bir taşıt aracı 16.11.2005 tarihinde
bulunmuş ve aracın tescil kaydı üzerinde gerekli
düzeltmenin yapıldığı trafik tescil kuruluşu tarafından
ilgili vergi dairesine bildirilmiş ise önceden
sona erdirilen mükellefiyet kaydı taşıt sahibi
adına 1 Temmuz 2005 tarihi itibariyle yeniden açılacak
olup 2005 yılının ikinci taksit MTV bulunan aracın sahibi
tarafından ödenecektir.
Çalınma
nedeniyle mükellefiyetin sona erdiği tarih ile
mükellefiyetin başladığı tarih arasında geçen
dönemler içerisinde motorlu taşıtlar vergisi
tahakkuku yapılmayacaktır.
IV-SONUÇ
Türkiye
genelinde 2004 Şubat ayı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı
7.769.059 adet taşıttan bir kısmı zaman içersinde
ekonomik ömrünü doldurma, kaza, yanma,
tahrip edilme, hırsızlık ve benzeri durumlar nedeniyle
veya araç sahibinin kendi isteği üzerine
trafikten çekilmektedir. Özellikle 4962
sayılı Kanunla 1 Ağustos 2003'ten itibaren kayıt ve
tescile tabi 20 ve daha büyük yaştaki taşıt
araçlarının bir daha kullanılmamak üzere
hurdaya çıkarılması ve hurdaya çıkarılan
araçla aynı cinsten araç alımı halinde
Özel Tüketim Vergisi indiriminin yapılması
yönündeki uygulama trafikten çekilen
araç sayısında büyük bir artışa yol
açmıştır.
Trafikten
çekilen araç sayısında yıllar itibariyle
görülen artış beraberinde bu araçlara
ilişkin MTV uygulamasının zamanında ve doğru olarak
yapılması gereğini doğurmaktadır. Yazımızda kanun, tebliğ
ve sirkülerler esas alınarak bu konu ile ilgili
yapılması gerekenler ortaya konulmaya çalışılmış
olup, trafik tescil kuruluşları ile vergi dairelerinin
bir koordinasyon içersinde çalışması ve
bilgi aktarımının zamanında yapılması ile bu alanda
yaşanabilecek sıkıntıların en aza ineceği kanaatindeyiz.
|