EMEKLİ VE HİÇBİR GELİRİ OLMAYANLARA EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

24 Ocak 2005

 

Levent Gençyürek

 

Maliye Başmüfettişi

İzmir Defterdar Yardımcısı V.

9 Eylül Üniversitesi İşletme Fak.Öğretim Görevlisi

gencyurek@yahoo.com  

 

EMEKLİ VE HİÇBİR GELİRİ OLMAYANLARA EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR (*)

 

I-GİRİŞ

 

Yaklaşık 2 milyon 412 bin işsiz ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alan 6 Milyon 850 bin kişiyi ekonomik açıdan ilgilendiren önemli konulardan birisi bu insanlara belli şartlarla sağlanan emlak vergisi indirimidir. Özellikle Büyükşehirlerde belediyelerce bazı sokak ve caddeler için belirlenen emlak vergi değerlerinin yüksek tutarlara ulaşmış olması, yaşamını sınırlı imkanlarla sürdüren kişilerin kolayca ödemeyeceği emlak vergisi borçlarının ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

 

Yazımızda emekli ve işsizlere sağlanan emlak vergisi indiriminin esasları yanın da bu konuda ortaya çıkan sıkıntılar ve çözüm önerimize yer verilmiştir.

 

II-EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ

 

1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinin (4962 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen ve 7.8.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren) ikinci fıkrası uyarınca Bakanlar Kurulunun, büyüklüğü 200 m2 yi geçmeyen tek konuta sahip olan bazı kişilerin bu tek konuta ait emlak vergisi oranını sıfıra kadar indirebilme yetkisi bulunmaktadır.İndirimli vergi oranı, muhtelif tarih ve sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için sıfır olarak belirlenmiş olup emlak vergisinin bu durumlar için ödenmeyeceği anlamına gelmektedir.

 

Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olup (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) bu imkândan yararlanabilecek olanlar şu şekilde sıralanabilir:

 

- Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere    hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,

 

- Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret    bulunanlar,

 

- Gaziler,

 

- Şehitlerin dul ve yetimleri,

 

A-Hiçbir Geliri Olmayanlar

 

1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde 4962 sayılı Kanun ile 7.08.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişiklikle; Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek indirimli vergi oranından yararlanacak mükellefler kapsamına, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyen mükellefler de alınmıştır. Düzenleme ile, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin sahip oldukları 200 m2 yi geçmeyen tek konuta ilişkin emlak vergisi oranının Bakanlar Kurulunca  sıfıra kadar indirilebilmesi mümkün hale getirilmiştir. 2003/6576  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile  hiçbir geliri olmayanlara ait olup brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene ait bina vergisi oranı 2004 yılı için sıfıra indirilmiştir

 

Buna göre, ticari, zirai, serbest meslek kazancı, banka faizi, hisse senedi kâr payı  vb. dolayısıyla herhangi bir geliri bulunmadığı gibi herhangi bir yerde de ücretli olarak çalışmayan (işsiz) kişiler kanunda sayılan şartları taşımaları halinde sahip oldukları tek konut için 2004 yılında emlak vergisi ödemeyeceklerdir.

 

Kendisine kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunan 18 yaşını doldurmamış çocukların 200 m2’yi geçmeyen mesken binalarına ait verginin hesabında ise, indirimli bina vergisi oranının uygulanması mümkün olmayıp, normal bina vergisi oranı uygulanacaktır. Ancak, hiçbir geliri olmayan çocuğa kanunen bakmakla mükellef olan veli veya vasinin de hiçbir gelirinin bulunmadığının belgelenmesi halinde, 18 yaşını doldurmamış bulunan çocuğun sahip olduğu tek meskene ait bina vergisinin hesabında indirimli vergi oranı uygulanabilecektir.

 

Hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, hizmet karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelirinin olmaması gerekmektedir.

 

İndirimli vergi oranından yararlanmak suretiyle 2004 yılında sahip oldukları tek konut için emlak vergisi ödememe imkânından yararlanmak isteyen mükelleflerin belediyeden temin edecekleri “Hiçbir Geliri Olmadığını Belgeleyenlerin Tek Meskenlerine Ait Form” ekinde, ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına, T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden de aktif sigortalı bulunmadıklarına dair alacakları belgeleri ilgili belediyeye vermeleri gerekmektedir. Bu form ve eki belgeler, ilk defa mükellef olanlar için  verilecek bina vergisi bildirimi ekinde, öteden beri mükellef olanlar için ise 31 Aralık 2004 sonuna kadar verilecektir.

 

Hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerden “Yeşil Kart” a sahip olanların, T.C.Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı olmadıklarına dair alacakları belge yerine, sahip oldukları “Yeşil Kart”ın bir örneğini ilgili belediyelere vermeleri yeterli bulunmaktadır.

 

Hiçbir geliri olmadığını beyan etmek suretiyle yukarıda belirtilen belgeleri veren mükelleflerin bu beyanları ve verdikleri belgeler belediyelerce kabul edilecek ve mükelleflerin 200 m2’yi geçmeyen tek meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanacaktır. Belediyeler indirimli vergi oranı uygulanabilmesi için, yukarıda belirttiğimiz belgeler dışında mükelleflerden başka bir belge talep etmeyeceklerdir.

 

Mükellefler, daha sonra yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmek zorundadırlar. İndirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı beyan ve gerçek dışı belge ibraz etmek suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, kendilerinden cezalı olarak alınacaktır.

 

B-Emekli, Dul ve Yetimler, Gaziler ve Şehitlerin Dul ve Yetimleri

 

1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesine göre, gelirleri sadece kanunla kurulan T.C Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK gibi sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunan emekli, dul ve yetimler ile  gaziler ve şehitlerin dul ve yetimleri, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskene sahip olmaları durumunda (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) bu konut için emlak vergisini indirimli orana göre ödeme imkânına sahiptirler.

 

2003/6576  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile emekli, dul, yetim, gazi ve şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları için brüt 200 m2’yi geçmeyen tek konutlarına ilişkin vergi oranı 2004 yılı için 0 (sıfır) olarak belirlendiğinden 2004 yılında belirlenen şartları taşıyan konutlar için emlak vergisi ödenmeyecektir.

 

İndirimli bina vergisi oranının uygulanabilmesi için, şartları taşıyan mükelleflerin, belediyeden sağlayacakları formu doldurup  imzalayarak ilgili belediyelere vermeleri gerekmektedir. Belediyeler almış oldukları form gereğince indirimli vergi oranını uygulayacaklar ve yasal olarak belirlenmiş belgeler dışında başka belge talep etmeyeceklerdir.B ir defa form veren ve durumunda herhangi bir değişiklik olmayan mükelleflerin her yıl yeniden form vermelerine gerek yoktur.

 

İndirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı beyan ve gerçek dışı belge ibraz etmek suretiyle indirimli vergi oranından yararlananlar ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi cezalı olarak tahsil edilecektir.

 

C-İndirimli Vergi Uygulamasında Önemli Hususlar

 

İndirimli Emlak Vergisi uygulamasında üzerinde durulması ve dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralanabilir:

 

1- Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca indirimli vergi oranı uygulanmak suretiyle emlak vergisi ödeme mükellefiyetinden kurtulabilmek için yukarıda belirtilen mükelleflerin Türkiye sınırları içinde tek meskeninin olması gerekmektedir. Birden fazla konuta sahip olanların hiç bir meskeni için bu indirim uygulanmaz.[1]

 

2- Tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirim, meskenin vergi değerinden hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır. Birden fazla meskene hisse ile sahip olunması halinde, hiçbir mesken için bu indirim uygulanmaz. Buna göre, söz gelişi bir konutun sahipleri eşit hisse ile bir tüccar ile emekli bir memur ise, belirlenmiş olan emlak vergisinin yarısı tüccar tarafından ödenecek emekli memur ise kendi hissesine düşen emlak vergisini diğer şartları da taşıması durumunda indirimli olarak (2004 yılı için % 0) ödeyecektir. Ancak, emekli memur başka bir konuta da hisse ile sahip ise bu imkândan yararlanamayacak ve her iki konut içinde hissesine düşen emlak vergisini ödeyecektir.

 

3- Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan yazlık vb. konutlar için indirimli emlak vergisinin uygulanması mümkün değildir. Örneğin, her ikisi de emekli olup, birisinin üzerine kışlık mesken birisinin üzerine yazlık mesken kayıtlı olan karı kocadan sadece kocanın üzerine kayıtlı kışlık mesken için emlak vergisi ödenmeyecek eş üzerine kayıtlı yazlık ev içinse ödenecektir.[2]

 

4- İndirimli emlak vergisi imkânından yararlanabilmek için Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli olunması gerekmektedir. Bu nedenle yabancı ülkelerde kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli olup Türkiye de büyüklüğü brüt 200m2 yi geçmeyen bir konuta sahip olan kişi emlak vergisi indiriminden yararlanamayacaktır.[3] Diğer taraftan T.O.B.B. Sigorta ve Emekli Sandığı Vakfı gibi kanunla kurulan sandıklardan emekli, dul ve yetim aylığı alınması durumunda diğer şartların da varlığı halinde indirimli emlak vergisi imkânından yararlanılması mümkündür.[4]

 

5- Yukarıda belirtilen şartları taşıması nedeniyle konutlarına ilişkin emlak vergisi ödeme mükellefiyeti bulunmayan taşınmaz sahipleri, ekonomik istikrarı sağlamak için zaman zaman kanunla konulan ek emlak vergisini de ödemeyeceklerdir.

 

6- İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu büyüklüğü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni boş tutan veya bedelsiz olarak bir başkasının kullanımına bırakarak başka bir konutta kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.

 

7- Emekli, dul ve  yetimler ile  gaziler ve şehitlerin dul ve yetimlerinin indirimli emlak vergisi ödeme imkânından yararlanabilmeleri için Kanunda zamanında bildirimde bulunma şartı öngörülmemiştir.  Buna göre, mükelleflerin bu indirimden geriye dönük olarak faydalandırılmaları gerekmektedir.[5] Buna göre, emekli olduğunu geç beyan eden mükellef adına geçmiş dönemlerle ilgili olarak tahakkuk eden emlak vergilerinin mahsuben veya nakden iade edilmesi gerekmektedir. Hiçbir geliri olmadığını geç beyan edenler adına da geçmiş dönemlerle ilgili olarak  tahakkuk ve tahsil edilen emlak vergileri içinde benzer bir uygulamanın yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

8- İndirimli emlak vergisi ödeme, şartları taşıyan emekli, dul, yetim veya gazi ile şehitlerin dul ve yetimlerine sağlanmış bir imkân olup bunların eşlerinin durumunun önemi yoktur. Söz gelişi, Türkiye sınırları içersinde brüt 200 m2 yi aşmayan tek bir konuta sahip olan emekli bir memur, SSK’dan emekli eşinin üzerine 3 adet kayıtlı konut olsa da indirimli emlak vergisi imkânından yararlanmak suretiyle sahip olduğu tek konut için emlak vergisi ödemeyecektir. Eşi ise birden fazla konuta sahip olması nedeniyle konutlarından hiçbirisi için bu imkanı kullanamayacaktır.

 

D- Gelirin Sadece Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından Alınan Aylıklardan Oluşması veya Hiçbir Gelirin Bulunmaması

 

1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde düzenlenmiş olan indirimli emlak vergisi oranının uygulanması için, Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunmaması gerekmektedir. 1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde 4962 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu; Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek indirimli vergi oranından yararlanacak mükellefler kapsamına alınan hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerinde, bu imkândan yararlanabilmeleri için, hizmet karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelirlerinin olmaması gerekmektedir.

 

Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları veya bunlarda  hisselerinin bulunması indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.[6] Buna göre, Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı dışında başka bir geliri bulunmayan bir esnaf, gelir getirmeyen iki adet arsası olsa bile sahip olduğu büyüklüğü brüt 200 m2 yi geçmeyen tek konutu için emlak vergisi ödemeyecektir.

 

İndirimli emlak vergisi oranı uygulamasında en büyük sıkıntı bu imkândan yararlanmanın koşullarından olan, hiçbir gelirin bulunmaması veya sosyal güvenlik kuruluşlarından alınan emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı dışında başka bir gelirin olmaması esasıdır.

 

Hiçbir geliri olmadığını beyan edenlerden “Hiçbir Geliri Olmadığını Belgeleyenlerin Tek Meskenlerine Ait Form” ekinde, ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına, T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden de aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belgenin alınması yeterli olmamaktadır. Kişi ve kurumlar arası iletişim ve bilgi transferinin yeterli olmadığı, kayıt dışılığın bulunduğu  bir ortamda, hizmet karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelirinin olup olmadığının tespiti çok zordur.

 

Benzer bir durum sosyal güvenlik kuruluşlarından aldıkları aylık dışında başka bir geliri olmayanlar için de geçerlidir. Benzer sebeplerle bu kişilerin ticari, zirai, serbest meslek kazancı, banka faizi, hisse senedi kâr payı  vb. gelirlerinin bulunup bulunmadığının ortaya konması ve yararlanma şartlarını taşımayanların elenmesi zaman alıcı ve zor bir işlemdir.

 

Diğer taraftan, Emlak Vergisi Kanununda  ve Tebliğlerde elde edilen gelirin tutarına ilişkin bir sınırlamanın mevcut olmaması hem uygulama zorluklarına hem de adaletsizliğe yol açmaktadır. Mevcut uygulama göre, yıllar önce satın aldığı 200  Milyonluk  hisse senedi karşılığında 50 Milyon TL kâr payı alan veya bankada bulunan parasından dolayı 20 Milyon TL faiz geliri elde eden bir işsiz şartları taşımadığından indirimli oranda emlak vergisi ödeme imkânından yararlanamayacaktır.

 

İndirimli vergi oranından yararlanmak suretiyle emlak vergisi ödememe imkânı, kişinin gelirinin münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından alınan aylıklardan ibaret bulunması halinde mümkün olduğundan, bankada bulunan parasından (ne kadar olursa olsun) gelir elde eden emekli, dul, yetim, gazi veya şehitlerin dul ve yetimleri, sahip oldukları 200 m2 yi geçmeyen tek konutları için emlak vergisi ödeyeceklerdir.[7]

 

Günümüz koşullarında emekli,d ul ve yetim maaşlarının bankalar aracılığı ile ödendiği göz önünde bulundurulduğunda, sınırlı maaşın bir kısmını bankada değerlendirmek suretiyle ufak rakamlarda faiz geliri elde etmek suretiyle bütçelerine katkıda bulunanların da indirimli oranda emlak vergisinden yararlanmaları gerektiğini düşünüyoruz.

 

Gelir dağılımındaki dengesizliğin giderilmesinde indirimli vergi oranının uygulanması gibi vergisel teşviklerinde önemi bulunmaktadır. Emekli maaşını ödeyen bankanın, emeklinin yıl içinde hesabında tuttuğu paralara karşılık, emeklinin talebi olmaksızın vadesiz mevduat faizi işletmesi durumun da bile, indirimli oranda emlak vergisi uygulama imkânı kalmadığı göz önünde bulundurulursa bu sorunun bir şekilde çözülmesi gerektiği anlaşılır.

 

Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, mevcut yasal düzenleme içersinde Belediyelerin hiçbir geliri olmadığını beyan edenler veya geliri sadece sosyal güvenlik kuruluşlarından alınan emekli, dul ve yetim maaşından ibaret bulunanlar hakkında yapacağı bir araştırma sonucunda, çok küçük rakamlarda faiz, temüttü, kâr payı vb. geliri bulunan bir çok mükellef indirimli oranda emlak vergisi ödeme imkânını kaybedecektir. Ayrıca, bu mükelleflerin geriye dönük zamlı olarak emlak vergisi ödeme yükümlülüğü ile de karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır. Bu yönde bir eylem hem belediyeler için zor ve sonuçları itibariyle çok verimli olmayan bir çalışma olacak hem de bir çok adaletsizliklere yol açacaktır. Bugün için sadece ihbar vb. sebeplerle bu işlem yapılmakta, ihbar sonucu 60-70  milyon faiz geliri elde ettiği tespit edilen şahıs emlak vergisi ödememe imkânını yitirirken aynı durumdaki bir çok emekli bu imkândan yararlanmaya devam etmektedir.

 

Bizim önerimiz, bir çok vergi düzenlemesinde olduğu üzere bu konuda da bir asgari rakamın belirlenmesi ve bu rakamı aşan gelirlerin varlığı halinde indirimli emlak vergisi oranının uygulanmamasıdır. Kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından aldığı emekli, dul veya yetim maaşından başka günün ekonomik koşullarına uygun olarak belirlenen ve her yıl yeniden  değerleme oranında artırılan rakamın altında faiz, temettü vb. gelir elde edenlerinde indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması, hem belediyelerin daha verimli çalışmasını sağlayacak hem de bu konudaki adaletsizliğin giderilmesine katkıda bulunacaktır.

 

III-SONUÇ

 

Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Bakanlar Kuruluna büyüklüğü 200 m2 yi geçmeyen tek konuta sahip olan emekli, dul,y etim, gazi ve hiçbir geliri olmayanların konutlarına ilişkin emlak vergisi oranı sıfıra kadar indirebilme yetkisinin verilmesi ve bu yetkiye dayanarak 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için sıfır olarak belirlenmesi, vergilemenin sosyal yönünü de göstermesi açısından önemli bir adımdır.

 

İndirimli emlak vergisi oranının uygulanmasında en büyük sıkıntı bu imkândan yararlanmak için emekli, dul ve yetim maaşı dışında tutarı ne olursa olsun başka bir gelire sahip olunmaması oluşturmaktadır. Günümüz koşullarında kişinin iradesi dışında bile (bankanın vadesiz mevduat faizi tahakkuk ettirmesi vb.) çok küçük rakamlarda faiz, temettü, kâr payı vb.  gelirlerin elde edilmesi mümkündür. Mevcut uygulama uyarınca böyle bir gelirin varlığı halinde indirimli emlak vergisi oranından yaralanmak mümkün değildir. Yapılacak bir düzenleme ile günün şartlarına uygun bir rakamsal sınır konularak, bu sınırı aşmayan faiz, temettü, kâr payı vb. gelirlerin bulunması durumunda bile sahip olunan 200 m2 yi aşmayan tek konut için indirimli emlak vergisi oranın uygulanması sağlanmalıdır.

 

  (*) Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog Dergisi, Sayı: 201, Ocak 2005 Sayısında Yayımlanmıştır.



[1] Gelirler Genel Müdürlüğünün 01.03.1999 tarih ve 256 sayılı özelgesi

[2] Gelirler Genel Müdürlüğünün 04.03.1999 tarih ve 8256 sayılı özelgesi

[3] İzmir Defterdarlığının 15.05.2000 tarih ve 3381 sayılı özelgesi.

[4] Gelirler Genel Müdürlüğünün 07.04.1999 tarih ve 13209 sayılı özelgesi

[5] İstanbul Defterdarlığının 21.08.2002 tarih ve 4861 sayılı özelgesi

[6] İstanbul Defterdarlığının 21.03.2001 tarih ve 1504 sayılı özelgesi

[7] Gelirler Genel Müdürlüğünün 29.04.2002 tarih ve 18843 sayılı özelgesi