|
24
Ocak 2005
Levent
Gençyürek
Maliye
Başmüfettişi
İzmir
Defterdar Yardımcısı V.
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak.Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
EMEKLİ VE HİÇBİR GELİRİ OLMAYANLARA
EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR
(*)
I-GİRİŞ
Yaklaşık 2 milyon 412 bin
işsiz ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alan 6 Milyon
850 bin kişiyi ekonomik açıdan ilgilendiren önemli konulardan birisi bu
insanlara belli şartlarla sağlanan emlak vergisi indirimidir. Özellikle
Büyükşehirlerde belediyelerce bazı sokak ve caddeler için belirlenen emlak
vergi değerlerinin yüksek tutarlara ulaşmış olması, yaşamını sınırlı imkanlarla
sürdüren kişilerin kolayca ödemeyeceği emlak vergisi borçlarının ortaya
çıkmasına yol açmaktadır.
Yazımızda emekli ve
işsizlere sağlanan emlak vergisi indiriminin esasları yanın da bu konuda ortaya
çıkan sıkıntılar ve çözüm önerimize yer verilmiştir.
II-EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ
1329 Sayılı Emlak Vergisi
Kanunu’nun 8 inci maddesinin (4962 sayılı Kanunun 15.
maddesiyle değiştirilen ve 7.8.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren) ikinci
fıkrası uyarınca Bakanlar Kurulunun, büyüklüğü 200 m2 yi geçmeyen tek konuta
sahip olan bazı kişilerin bu tek konuta ait emlak vergisi oranını sıfıra kadar
indirebilme yetkisi bulunmaktadır.İndirimli vergi oranı, muhtelif tarih ve sayılı
Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için
sıfır olarak belirlenmiş olup emlak vergisinin bu durumlar için ödenmeyeceği
anlamına gelmektedir.
Türkiye
sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olup (intifa hakkına sahip
olunması hali dahil) bu imkândan yararlanabilecek olanlar şu şekilde
sıralanabilir:
-
Kendisine
bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere
hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,
-
Gelirleri
münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan
ibaret bulunanlar,
-
Gaziler,
-
Şehitlerin dul
ve yetimleri,
A-Hiçbir Geliri Olmayanlar
1329
Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde 4962 sayılı Kanun ile
7.08.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişiklikle;
Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek
indirimli vergi oranından yararlanacak mükellefler kapsamına, kendisine
bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak
üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyen mükellefler de alınmıştır.
Düzenleme
ile, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin
sahip oldukları 200 m2 yi geçmeyen tek konuta ilişkin emlak vergisi oranının
Bakanlar Kurulunca sıfıra kadar
indirilebilmesi mümkün hale getirilmiştir. 2003/6576 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile hiçbir geliri
olmayanlara ait olup brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene ait bina
vergisi oranı 2004 yılı için sıfıra indirilmiştir
Buna göre,
ticari, zirai, serbest
meslek kazancı, banka faizi, hisse senedi kâr payı vb. dolayısıyla herhangi bir geliri bulunmadığı gibi herhangi bir
yerde de ücretli olarak çalışmayan (işsiz) kişiler kanunda sayılan şartları
taşımaları halinde sahip oldukları tek konut için 2004 yılında emlak vergisi
ödemeyeceklerdir.
Kendisine kanunen bakmakla
mükellef kimsesi bulunan 18 yaşını doldurmamış çocukların 200 m2’yi
geçmeyen mesken binalarına ait verginin hesabında ise, indirimli bina vergisi
oranının uygulanması mümkün olmayıp, normal bina vergisi oranı uygulanacaktır.
Ancak, hiçbir geliri olmayan çocuğa kanunen bakmakla mükellef olan veli veya
vasinin de hiçbir gelirinin bulunmadığının belgelenmesi halinde, 18 yaşını
doldurmamış bulunan çocuğun sahip olduğu tek meskene ait bina vergisinin
hesabında indirimli vergi oranı uygulanabilecektir.
Hiçbir geliri olmadığını beyan
eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, hizmet
karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri,
tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri
veya benzeri türde bir gelirinin olmaması gerekmektedir.
İndirimli
vergi oranından yararlanmak suretiyle 2004 yılında sahip oldukları tek konut
için emlak vergisi ödememe imkânından yararlanmak isteyen mükelleflerin
belediyeden temin edecekleri “Hiçbir Geliri Olmadığını Belgeleyenlerin Tek
Meskenlerine Ait Form” ekinde, ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden
gelir vergisi mükellefi olmadıklarına, T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden de aktif sigortalı
bulunmadıklarına dair alacakları belgeleri ilgili belediyeye vermeleri
gerekmektedir. Bu form ve eki belgeler, ilk defa mükellef olanlar için verilecek bina vergisi bildirimi ekinde,
öteden beri mükellef olanlar için ise 31 Aralık 2004 sonuna kadar
verilecektir.
Hiçbir geliri olmadığını beyan
eden mükelleflerden “Yeşil Kart” a sahip olanların, T.C.Emekli Sandığı, Bağ-Kur
ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif
sigortalı olmadıklarına dair alacakları belge yerine, sahip oldukları “Yeşil
Kart”ın bir örneğini ilgili belediyelere vermeleri yeterli bulunmaktadır.
Hiçbir geliri olmadığını beyan
etmek suretiyle yukarıda belirtilen belgeleri veren mükelleflerin bu beyanları
ve verdikleri belgeler belediyelerce kabul edilecek ve mükelleflerin 200 m2’yi
geçmeyen tek meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanacaktır. Belediyeler
indirimli vergi oranı uygulanabilmesi için, yukarıda belirttiğimiz belgeler
dışında mükelleflerden başka bir belge talep etmeyeceklerdir.
Mükellefler, daha sonra yukarıda
belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip
olmaları halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmek
zorundadırlar. İndirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde,
gerçek dışı beyan ve gerçek dışı belge ibraz etmek suretiyle indirimli vergi
oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği
bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, kendilerinden cezalı olarak
alınacaktır.
B-Emekli,
Dul ve Yetimler, Gaziler ve Şehitlerin Dul ve Yetimleri
1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8
inci maddesine göre,
gelirleri sadece kanunla kurulan T.C Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK gibi sosyal
güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunan emekli, dul ve
yetimler ile gaziler ve şehitlerin dul
ve yetimleri, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek
meskene sahip olmaları durumunda (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) bu
konut için emlak vergisini indirimli orana göre ödeme imkânına sahiptirler.
2003/6576 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
emekli, dul, yetim, gazi ve şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları için
brüt 200 m2’yi geçmeyen tek konutlarına ilişkin vergi oranı 2004
yılı için 0 (sıfır) olarak belirlendiğinden 2004 yılında belirlenen şartları
taşıyan konutlar için emlak vergisi ödenmeyecektir.
İndirimli bina
vergisi oranının uygulanabilmesi için, şartları taşıyan mükelleflerin,
belediyeden sağlayacakları formu doldurup
imzalayarak ilgili belediyelere vermeleri gerekmektedir.
Belediyeler
almış oldukları form gereğince indirimli vergi oranını uygulayacaklar ve yasal
olarak belirlenmiş belgeler dışında başka belge talep etmeyeceklerdir.B ir defa
form veren ve durumunda herhangi bir değişiklik olmayan mükelleflerin her yıl
yeniden form vermelerine gerek yoktur.
İndirimli vergi
oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı beyan ve gerçek
dışı belge ibraz etmek suretiyle indirimli vergi oranından yararlananlar ile
durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken
vergi cezalı olarak tahsil edilecektir.
C-İndirimli Vergi
Uygulamasında Önemli Hususlar
İndirimli Emlak
Vergisi uygulamasında üzerinde durulması ve dikkat edilmesi gereken hususlar şu
şekilde sıralanabilir:
1- Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca
indirimli vergi oranı uygulanmak suretiyle emlak vergisi ödeme mükellefiyetinden
kurtulabilmek için yukarıda belirtilen mükelleflerin Türkiye sınırları içinde
tek meskeninin olması gerekmektedir. Birden fazla konuta sahip olanların hiç bir
meskeni için bu indirim uygulanmaz.
2- Tek meskene hisse
ile sahip olunması halinde indirim, meskenin vergi değerinden hisseye isabet
eden kısmına uygulanacaktır. Birden fazla meskene hisse ile sahip olunması
halinde, hiçbir mesken için bu indirim uygulanmaz. Buna göre,
söz gelişi bir
konutun sahipleri eşit hisse ile bir tüccar ile emekli bir memur
ise, belirlenmiş olan emlak vergisinin yarısı tüccar tarafından ödenecek emekli
memur ise kendi hissesine düşen emlak vergisini diğer şartları da taşıması
durumunda indirimli olarak (2004 yılı için % 0) ödeyecektir. Ancak,
emekli memur
başka bir konuta da hisse ile sahip ise bu imkândan yararlanamayacak ve her iki
konut içinde hissesine düşen emlak vergisini ödeyecektir.
3-
Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan yazlık
vb. konutlar için indirimli emlak vergisinin uygulanması mümkün değildir. Örneğin,
her ikisi de emekli olup, birisinin üzerine kışlık mesken birisinin üzerine
yazlık mesken kayıtlı olan karı kocadan sadece kocanın üzerine kayıtlı kışlık
mesken için emlak vergisi ödenmeyecek eş üzerine kayıtlı yazlık ev içinse
ödenecektir.
4-
İndirimli
emlak vergisi imkânından yararlanabilmek için Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına
göre kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli olunması gerekmektedir.
Bu
nedenle yabancı ülkelerde kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli olup
Türkiye de büyüklüğü brüt 200m2 yi geçmeyen bir
konuta sahip olan kişi emlak vergisi indiriminden yararlanamayacaktır.Diğer
taraftan T.O.B.B.
Sigorta ve Emekli Sandığı Vakfı gibi kanunla kurulan sandıklardan emekli, dul
ve yetim aylığı alınması durumunda diğer şartların da varlığı halinde indirimli
emlak vergisi imkânından yararlanılması mümkündür.
5-
Yukarıda belirtilen şartları taşıması
nedeniyle konutlarına ilişkin emlak vergisi ödeme mükellefiyeti bulunmayan
taşınmaz sahipleri, ekonomik istikrarı sağlamak için zaman zaman kanunla
konulan ek emlak vergisini de ödemeyeceklerdir.
6-
İndirimli vergi oranının
uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip
olduğu büyüklüğü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni boş tutan veya bedelsiz olarak
bir başkasının kullanımına bırakarak başka bir konutta kirada oturanlar da
diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından
faydalanabileceklerdir.
7-
Emekli,
dul ve yetimler ile gaziler ve şehitlerin dul ve yetimlerinin indirimli emlak vergisi
ödeme imkânından yararlanabilmeleri için Kanunda
zamanında bildirimde bulunma şartı öngörülmemiştir. Buna göre, mükelleflerin bu
indirimden geriye dönük olarak faydalandırılmaları gerekmektedir.
Buna göre,
emekli olduğunu geç beyan eden mükellef adına geçmiş dönemlerle
ilgili olarak tahakkuk eden emlak vergilerinin mahsuben veya nakden iade
edilmesi gerekmektedir. Hiçbir geliri olmadığını geç beyan edenler adına da geçmiş
dönemlerle ilgili olarak tahakkuk ve
tahsil edilen emlak vergileri içinde benzer bir uygulamanın yapılması
gerektiğini düşünüyoruz.
8-
İndirimli emlak
vergisi ödeme, şartları taşıyan emekli, dul, yetim veya gazi ile şehitlerin dul
ve yetimlerine sağlanmış bir imkân olup bunların eşlerinin durumunun önemi
yoktur. Söz gelişi, Türkiye sınırları içersinde brüt 200 m2 yi aşmayan tek bir
konuta sahip olan emekli bir memur, SSK’dan emekli eşinin üzerine 3 adet
kayıtlı konut olsa da indirimli emlak vergisi imkânından yararlanmak suretiyle
sahip olduğu tek konut için emlak vergisi ödemeyecektir. Eşi ise birden fazla
konuta sahip olması nedeniyle konutlarından hiçbirisi için bu imkanı
kullanamayacaktır.
D-
Gelirin Sadece Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından Alınan
Aylıklardan Oluşması veya Hiçbir Gelirin Bulunmaması
1329
Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde düzenlenmiş olan indirimli
emlak vergisi oranının uygulanması için, Sosyal güvenlik kurumlarından emekli,
dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka
gelirlerinin bulunmaması gerekmektedir. 1329 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8
inci
maddesinde 4962 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu; Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek
indirimli vergi oranından yararlanacak mükellefler kapsamına alınan hiçbir geliri olmadığını beyan
eden mükelleflerinde, bu imkândan yararlanabilmeleri için, hizmet karşılığı
elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal
faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya
benzeri türde bir gelirlerinin olmaması gerekmektedir.
Mükelleflerin
gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları veya
bunlarda hisselerinin bulunması
indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.
Buna göre, Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı dışında başka bir geliri
bulunmayan bir esnaf, gelir getirmeyen iki adet arsası olsa bile sahip olduğu
büyüklüğü brüt 200 m2 yi geçmeyen tek konutu için emlak vergisi ödemeyecektir.
İndirimli
emlak vergisi oranı uygulamasında en büyük sıkıntı bu imkândan yararlanmanın
koşullarından olan, hiçbir gelirin bulunmaması veya sosyal güvenlik
kuruluşlarından alınan emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı dışında
başka bir gelirin olmaması esasıdır.
Hiçbir
geliri olmadığını beyan edenlerden “Hiçbir Geliri Olmadığını Belgeleyenlerin
Tek Meskenlerine Ait Form” ekinde, ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi
dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına, T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur
ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden de aktif
sigortalı bulunmadıklarına dair belgenin alınması yeterli olmamaktadır. Kişi ve
kurumlar arası iletişim ve bilgi transferinin yeterli olmadığı, kayıt dışılığın
bulunduğu bir ortamda, hizmet karşılığı elde edilen
ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet
geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde
bir gelirinin olup olmadığının tespiti çok zordur.
Benzer bir durum sosyal güvenlik
kuruluşlarından aldıkları aylık dışında başka bir geliri olmayanlar için de
geçerlidir. Benzer sebeplerle bu kişilerin ticari, zirai,
serbest meslek kazancı, banka faizi, hisse
senedi kâr payı vb. gelirlerinin
bulunup bulunmadığının ortaya konması ve yararlanma şartlarını taşımayanların
elenmesi zaman alıcı ve zor bir işlemdir.
Diğer taraftan,
Emlak Vergisi
Kanununda ve Tebliğlerde elde edilen
gelirin tutarına ilişkin bir sınırlamanın mevcut olmaması hem uygulama
zorluklarına hem de adaletsizliğe yol açmaktadır. Mevcut uygulama göre,
yıllar
önce satın aldığı 200 Milyonluk hisse senedi karşılığında 50 Milyon TL kâr
payı alan veya bankada bulunan parasından dolayı 20 Milyon TL faiz geliri elde
eden bir işsiz şartları taşımadığından indirimli oranda emlak vergisi ödeme
imkânından yararlanamayacaktır.
İndirimli vergi oranından
yararlanmak suretiyle emlak vergisi ödememe imkânı, kişinin gelirinin münhasıran
kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarından alınan aylıklardan ibaret
bulunması halinde mümkün olduğundan, bankada bulunan parasından (ne kadar
olursa olsun) gelir elde eden emekli, dul, yetim, gazi veya şehitlerin dul ve
yetimleri, sahip oldukları 200 m2 yi geçmeyen tek konutları için emlak vergisi
ödeyeceklerdir.
Günümüz
koşullarında emekli,d ul ve yetim maaşlarının bankalar aracılığı ile ödendiği
göz önünde bulundurulduğunda, sınırlı maaşın bir kısmını bankada değerlendirmek
suretiyle ufak rakamlarda faiz geliri elde etmek suretiyle bütçelerine katkıda
bulunanların da indirimli oranda emlak vergisinden yararlanmaları gerektiğini
düşünüyoruz.
Gelir
dağılımındaki dengesizliğin giderilmesinde indirimli vergi oranının uygulanması
gibi vergisel teşviklerinde önemi bulunmaktadır. Emekli maaşını ödeyen
bankanın, emeklinin yıl içinde hesabında tuttuğu paralara karşılık, emeklinin
talebi olmaksızın vadesiz mevduat faizi işletmesi durumun da bile, indirimli
oranda emlak vergisi uygulama imkânı kalmadığı göz önünde bulundurulursa bu
sorunun bir şekilde çözülmesi gerektiği anlaşılır.
Yukarıda
ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, mevcut yasal düzenleme içersinde
Belediyelerin hiçbir geliri olmadığını beyan edenler veya geliri sadece sosyal
güvenlik kuruluşlarından alınan emekli, dul ve yetim maaşından ibaret bulunanlar
hakkında yapacağı bir araştırma sonucunda, çok küçük rakamlarda faiz, temüttü,
kâr payı vb. geliri bulunan bir çok mükellef indirimli oranda emlak vergisi
ödeme imkânını kaybedecektir. Ayrıca, bu mükelleflerin geriye dönük zamlı olarak
emlak vergisi ödeme yükümlülüğü ile de karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır.
Bu
yönde bir eylem hem belediyeler için zor ve sonuçları itibariyle çok verimli
olmayan bir çalışma olacak hem de bir çok adaletsizliklere yol açacaktır.
Bugün
için sadece ihbar vb. sebeplerle bu işlem yapılmakta, ihbar sonucu 60-70 milyon faiz geliri elde ettiği tespit edilen
şahıs emlak vergisi ödememe imkânını yitirirken aynı durumdaki bir çok emekli
bu imkândan yararlanmaya devam etmektedir.
Bizim
önerimiz, bir çok vergi düzenlemesinde olduğu üzere bu konuda da bir asgari
rakamın belirlenmesi ve bu rakamı aşan gelirlerin varlığı halinde indirimli
emlak vergisi oranının uygulanmamasıdır. Kanunla kurulan sosyal güvenlik
kuruluşlarından aldığı emekli, dul veya yetim maaşından başka günün ekonomik
koşullarına uygun olarak belirlenen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan rakamın altında
faiz, temettü vb. gelir elde edenlerinde indirimli emlak vergisi oranından
yararlandırılması, hem belediyelerin daha verimli çalışmasını sağlayacak hem de
bu konudaki adaletsizliğin giderilmesine katkıda bulunacaktır.
III-SONUÇ
Emlak Vergisi Kanunu’nun
8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Bakanlar Kuruluna büyüklüğü 200 m2
yi geçmeyen tek konuta sahip olan
emekli, dul,y etim, gazi ve hiçbir geliri olmayanların konutlarına ilişkin emlak
vergisi oranı sıfıra kadar indirebilme yetkisinin verilmesi ve bu yetkiye
dayanarak 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için sıfır olarak belirlenmesi, vergilemenin sosyal yönünü
de göstermesi açısından önemli bir adımdır.
İndirimli emlak
vergisi oranının uygulanmasında en büyük sıkıntı bu imkândan yararlanmak için
emekli, dul ve yetim maaşı dışında tutarı ne olursa olsun başka bir gelire sahip
olunmaması oluşturmaktadır. Günümüz koşullarında kişinin iradesi dışında bile
(bankanın vadesiz mevduat faizi tahakkuk ettirmesi vb.) çok küçük rakamlarda
faiz, temettü, kâr payı vb. gelirlerin
elde edilmesi mümkündür. Mevcut uygulama uyarınca böyle bir gelirin varlığı
halinde indirimli emlak vergisi oranından yaralanmak mümkün değildir.
Yapılacak
bir düzenleme ile günün şartlarına uygun bir rakamsal sınır konularak, bu
sınırı aşmayan faiz, temettü, kâr payı vb. gelirlerin bulunması durumunda bile
sahip olunan 200 m2 yi aşmayan tek konut için indirimli emlak vergisi oranın
uygulanması sağlanmalıdır.
(*Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog Dergisi,
Sayı: 201, Ocak 2005
Sayısında Yayımlanmıştır.
[3]İzmir
Defterdarlığının 15.05.2000 tarih ve 3381 sayılı özelgesi.
|