|
18
Nisan 2005
Levent
Gençyürek
Maliye
Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak. Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
Gıda Bankacılığında Son Gelişmeler
Gıda Bankacılığı
(Food Banking); Üretici,
satıcı veya hizmet sunanların elinde bulunan ancak son kullanım tarihinin
yaklaşması, paketleme hatası, üretim, ihracat veya ihtiyaç fazlası gibi
nedenlerle bunlar açısından değerini kaybeden ve çöpe gitme ihtimali bulunan
malların ihtiyaç sahibi olanlara ulaştırılmasını amaçlayan bir sistemdir. 1967
yılında çok küçük bir organizasyon olarak Amerika Birleşik Devletlerinde
başlayan bu sistem, bugün 200 den fazla gıda bankası ile, ABD’de
her yıl 23 milyondan fazla iyi beslenemeyen insana (bunun 8 milyonu
çocuk ve 4 milyonu yaşlı) acil gıda
yardımı sağlamaktadır.
Gıda bankacılığı sisteminde,
ekonomik açıdan durumu iyi olmayan vatandaşlar ile ellerinde çeşitli nedenlerle
piyasaya sürülemeyen veya pazarlanması verimli olmayan ihtiyaç fazlası gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddeleri bulunan üretici, lokanta, market, otel vb. gerçek ve tüzel
kişiler arasında köprü oluşturularak, bir yandan israf önlenmekte diğer
taraftan da sosyal adaletin sağlaması
yolunda önemli bir adım atılmaktadır.
Gıda bankacılığı sisteminde, tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı
bulunanlara gıda, temizlik, giyecek ve yakacak
yardımı yapabilmesine ilişkin hükümler bulunan ve kâr amacı gütmeyen
dernek veya vakıf “Gıda Bankası” olarak faaliyet göstermektedir. Gıda Bankası,
üretici veya satıcılardan bedel ödemeden almış olduğu ürünleri aracı işlevini
görerek ihtiyacı olanlara düzenli ve sağlıklı bir şekilde ulaştırılmasını
sağlamaktadır.
Gıda Bankacılığı, çeşitli sebeplerle
pazarlama imkânı olmayan veya satışı ekonomik olmayan gıda, giyecek, temizlik
ve yakacak mallarını elinde bulunduran üretici, satıcı veya hizmet
işletmelerinin bu sistemde daha etkin olarak yer almasını sağlayacak vergisel
teşvikleri de içermektedir.
Gelir Vergisi Kanunun 40 ve 89
uncu
maddelerinde yapılan değişiklikler ile, fakirlere yardım amacıyla gıda
bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda
maddelerinin maliyet bedelinin vergi matrahının tespitinde gider olarak dikkate
alınabilmesi imkânı sağlanmıştır. 5281 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile gıda yanında 1.1.2005
tarihinden itibaren temizlik,
giyim ve yakacak maddeleri de kapsam içerisine alınmıştır. Buna göre, Gıda
Bankacılığı kapsamında gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddesi bağışlayan
gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bağışa konu malların maliyet bedellerini
vergiye tabi kazancın tespitinde gider olarak göz önünde
bulundurabileceklerdir. Ayrıca, gıda
bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan malların
maliyet bedellerinin tamamı, yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilebilmektedir.
Diğer tarafta, Katma Değer
Vergisi Kanununun 17 inci maddesine göre, gıda bankacılığı faaliyetinde bulanan
dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddelerinin
tesliminde katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.
Elinde paketleme hatası yüzünden
pazarlama imkânı bulunmayan 1 ton makarna bulunan bir üreticinin Gıda
Bankacılığı sistemine girmek istediğini düşünelim. Firma öncelikle Gıda Bankası
işlevini gören dernek veya vakıf ile görüşerek bu ürünleri bedelsiz olarak
sisteme aktarma isteğini iletecektir. Üretici firma, “İhtiyaç sahiplerine
yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır.” ifadesi bulunan ve malın maliyet bedeli
tutarındaki faturayı Gıda Bankası adına düzenleyecektir. Ayrıca, makarnaların
taşınması ile ilgili olarak sevk irsaliyesi de düzenlenecektir. Firma,
bağışladığı makarnaların maliyet bedelini gider yazmak suretiyle vergiye tabi
kazancından düşecektir.
Gıda Bankacılığı yapan dernek veya vakıf bağışlanan mala karşılık bağış makbuzu vb. belgeyi düzenleyerek
bir örneğini bağış yapana verecek ve kurduğu organizasyon ile teslim aldığı
makarnaları bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtacaktır.
|