|
18
Temmuz 2005
Levent
GENÇYÜREK
Maliye Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak.Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
Meslek
Odaları ve Vergi
Meslek odaları;
meslek mensuplarının ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin gelişimini sağlamak
ve meslek disiplini korumak amacıyla kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarıdır. Tabipler Odası, Makine
Mühendisleri Odası, Mali Müşavirler Odası vb. meslek odası olarak faaliyet
göstermektedirler.
İlmi
amaçlı dernekler “Kurum”, siyasi amaçlı dernekler “Parti”, sportif faaliyetli
dernekler “Kulüp”, mesleki dayanışmayı ve ortak menfaatleri korumak amacıyla
kurulan dernekler de “Sendika ve
Oda” olarak tanımlandığından, Meslek Odaları vergi
kanunlarının uygulanması açısından dernek olarak kabul edilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu, sadece dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin vergilendirilmesi esasını benimsemiştir. Ticari,
sınai veya zirai bir işletmenin bir derneğe bağlı ve devamlı olarak faaliyette
bulunması durumunda Kurumlar Vergisi mükellefiyeti söz konusu olacaktır.
Derneğe bağlı işletmenin, kazanç gayesi gütmemesi, faaliyetinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel
kişiliğinin ve bağımsız muhasebesinin olmaması veya ayrı bir işyerinin
bulunmaması, vergi mükellefi olmasına engel değildir.
Sürekli olarak ve bir bedel karşılığında satış ve hizmet yapılması iktisadi
işletmenin varlığını gösterir. Bedelin sadece maliyeti karşılayacak ölçüde
olması veya elde edilen karın odanın amaçlarına tahsis edilecek olması sonucu
etkilememektedir. Bir meslek odasına ait bir faaliyet, hacim ve önemi ile ticari muhasebeyi gerektirir ve ticari bir
müessese mahiyetini taşırsa, yapılan bu iş ticari işletme sayılır ve meslek
odasının iktisadi işletmesi olarak kurumlar vergisi kapsamına girer.
Meslek Odasına ait iktisadi işletmenin faaliyetinde süreklilik ve
devamlılık unsurunun bulunması gerekmektedir. Balo, toplantı, gezi, seyahat
gibi sürekli olmayan faaliyetler bir bedel karşılığında yapılsa ve maliyetin
üstünde bir gelir elde edilse dahi kurumlar vergisine tabi olmayacaktır.
Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanunu ticari, zirai veya sınai
kazanç kapsamında yapılan mal teslimi ve hizmetleri kapsam içine aldığından,
odalara bağlı iktisadi işletmelerin yapmış oldukları bu tür işlemler için KDV
tahsil edilmesi gerekmektedir.
Yapmış olduğumuz açıklamalar ışığında, odalara bağlı iktisadi işletme
özelliği taşıyan ve kurumlar vergisi ile KDV’ne tabi olan faaliyetleri şu
şekilde örnekleyebiliriz:
-
Baro’nun sürekli olarak düzenlediği Avukatlara yönelik ücretli yabancı dil kursları,
-
Makine Mühendisleri Odası’nın bilet ücreti karşılığında film gösterimi,
-
Eğitim amaçlı da olsa Ziraat Mühendisleri Odasının çiçek ve fidan üretip satması,
-
SMMM Odasının Staj Başlangıç
Sınavı veya Ruhsat Sınavı için düzenlediği ücretli kurslar,
-
Meslek odalarının lokanta,
kantin, büfe v.b yerler işletmesi,
-
Hekimler Odası tarafından çıkarılan dergi
,broşür ve bülten gibi yayınların bir bedel karşılığında satılması,
Dernek ve Meslek Odaları, üyeleri yanında toplumun diğer kesimlerini de
etkileyecek faaliyetleri ile toplumsal açıdan önemli bir görevi yerine getirmektedirler. Bu kuruluşların amaçlarına
uygun yapmış oldukları faaliyetler desteklenirken, piyasa şartları içersinde ve
bedeli karşılığında yapmış oldukları ekonomik işlemlerin vergilendirilmesi,
vergide adalet ve eşitlik ilkesinin uygulanması yanında mali disiplinin
sağlanması ve fatura v.b belgelerin kullanılmasının zorunlu kılınması suretiyle
belge düzeninin oturtulması açısından da gereklidir.
|