|
03
Mayıs 2005
Levent
Gençyürek
Maliye
Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak. Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
ÖZEL MALİYET
GİDERLERİNDE YATIRIM İNDİRİMİ UYGULAMASI ( *)
I-GİRİŞ
24.04.2003 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere 4842 Sayılı Kanun
ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun
(GVK) 19 uncu maddesi, yatırım
indiriminin daha basit, anlaşılır ve kolay uygulanabilir bir şekilde
yapılmasına imkân verecek şekilde düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemede en dikkat
çeken nokta, yatırım indiriminden yararlanmak için gerekli olan teşvik belgesi
zorunluluğunun kaldırılmış olmasıdır. Diğer taraftan, yatırım yapılan yörelere
ve yatırımın türüne göre farklı oranlarda yatırım indirimi uygulamasından da
vazgeçilmiştir. Mükelleflere ülkemizin hangi bölgesinde olursa olsun, satın
aldıkları veya imal ettikleri amortismana tabi iktisadi kıymetlerin maliyet
bedellerinin % 40’nı vergi matrahının tespitinde kazançtan indirebilme imkanı
sağlanmıştır. Yatırım indirimi uygulamasında yapılan bu yenilikler yanında
atılan önemli bir adımda, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/6. maddesinde yapılan
değişiklik sonucunda yatırım indirimine konu olan tutarlar üzerinden yapılan stopajın kaldırılması
olmuştur.
24 Nisan 2003
tarihinden itibaren yeni şekli ile uygulanmaya başlanan yatırım indirimi
istisnasında özellikle “Özel Maliyet” niteliğindeki harcamaların yatırım indirimi
karşısındaki durumu mükellefler açısından önem arz etmekte olup bu husus yazımızın
konusunu oluşturmaktadır.
II-YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASI
GVK’nun 4842 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen ve
24.04.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 19 uncu maddesine göre, dar
mükellefiyete tâbi olanlar dahil, ticarî veya ziraî kazançları bilanço esasına
göre tespit edilen vergiye tâbi mükellefler, faaliyetlerinde kullanmak üzere
satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin
maliyet bedellerinin % 40'ını vergi matrahlarının tespitinde ilgili
kazançlarından yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu
yapabileceklerdir. Adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile
kurumlar vergisi mükellefleri de aynı şartlarla yatırım indirimi kapsamı içerisine
girmektedirler.
Arazi ve arsalar, mal ve hizmet üretimi ile doğrudan ilgili
olmayan alet, edevat, mefruşat ve büro demirbaşları ile satın alma suretiyle
iktisap edilen veya inşa edilen binalar yatırım indirimi istisnasından yararlanamayacaktır.
Sadece mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilen
binalar yatırım indirimi istisnasına konu olabilecektir. Yapılan düzenlemeye
göre, bina maliyetlerinin yatırım indirimine konu edilebilmesi için binanın
inşa edilerek iktisap edilmesi yanında ve mal ve hizmet üretiminde kullanılma koşulu
aranmaktadır.
Satın almak
suretiyle iktisap edilen binalar mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılsa
dahi yatırım indiriminden yararlanamayacağı gibi, inşa edilen binalar mal ve
hizmet üretim yeri özelliğini taşımıyor ise yatırım indirimine konu
olamayacaktır.
Arazi veya arsalar her ne kadar binanın maliyet unsuru
içerisinde yer alsa da, 19. maddede yatırım indiriminden yararlanamayacak
iktisadi kıymetler arasında sayıldığından, mal ve hizmet üretim yeri olarak
inşa edilecek olan binalar için yatırım indirimi uygulanırken arsa bedeli
hariç değerleri dikkate alınacaktır.
Teşvik belgesi kapsamında olmayıp 24.04.2003 tarihinden önce mal ve hizmet üretim yeri olarak
inşaatına başlanılan ve bu tarih itibariyle inşaatı tamamlanmamış bulunan
binalar için bu tarihten sonra yapılan harcamalara da yatırım indirimi
istisnası uygulanacaktır. Ancak, bina ile ilgili olarak 24 Nisan 2004
tarihinden önce yapılan harcamaların
istisnaya konu olması mümkün değildir.
III-ÖZEL MALİYET BEDELİ
Vergi Usul Kanununun 272
inci maddesinde düzenlenmiş olan
Özel Maliyet Bedeli, iktisadi bir faaliyetin icrası için kiralanan taşınmaz
mallarda kiracı tarafından taşınmazı genişletmek ve iktisadi kıymetini devamlı
olarak artırmak için yapılan değer artırıcı giderler ile kiracının faaliyetini
yürütebilmesi için oluşturduğu tesisata ait giderleri ifade etmektedir. Anılan
Kanunun 327 inci maddesine göre de özel maliyet bedelleri kira süresine göre
eşit yüzdelerle itfa edilmekte olup kira süresi dolmadan kiralanan şeyin
boşaltılması halinde ise henüz itfa edilmemiş olan giderler boşaltma yılında bir
defada gider yazılmaktadır.
Özel maliyet bedellerinde amortisman oranını kira süresi
belirlediğinde bu süreye göre tespit edilecek orandan daha düşük veya yüksek
bir amortisman uygulanamaz. Ayrıca, anılan maddede "eşit yüzdeler" ifadesinin yer almasından dolayı özel maliyet bedeli için azalan bakiyeler
usulünde amortisman ayrılması da yasal olarak mümkün değildir.
Özel
maliyet bedelini diğer amortisman tabi diğer iktisadi kıymetlerden en önemli
özellik, yapılan bu harcamanın bizzat kiracı tarafından yapılması ve bu şekilde
oluşturulan değerin gayrimenkulden ayrılması halinde bir değerinin kalmaması ve
tek başına bir değer ifade etmemesidir. Kiracı tarafından yapılan bu harcamanın
özel maliyet bedeli kapsamında mütalaa edilebilmesi için, bu harcamalar ile
oluşturulan değerin, gayrimenkulde bir değer azalışına yol açmadan ayrılamaması
ve tek başına bir değer göstermemesi şarttır. Örneğin kiralık bir binaya
döşetilen kalorifer tesisatı binadan kolayca ayrılması mümkün olmaması ve tek
başına bir değer ifade etmemesinden dolayı özel maliyet bedeli olarak itfa
edilecektir.
Bir
harcamanın özel maliyet bedeli olarak dikkate alınabilmesi için gerekli olan
bir diğer husus, harcamanın normal bakım, onarım ve tamirat niteliğinde
olmayıp, iktisadi kıymetin değerini artırıcı ve özelliklerini genişletici
nitelikte bulunmasıdır. VUK’un 272. ve 327. maddelerinde gayrimenkuller ve
gemiler için yapılan değer artırıcı harcamaların özel maliyete konu olabileceği
belirtilmiştir. Burada önemli olan husus gayrimenkul dışındaki iktisadi
kıymetler için özel maliyet uygulamasının uygulanıp uygulanmayacağıdır. Bu
konuda gerek vergi idaresi gerekse yargı, gayrimenkul dışındaki iktisadi
kıymetler için de özel maliyet bedeli uygulaması yapılabileceğini kabul
etmektedir. Dolayısıyla bu kabule göre, kiralanan bir otomobile kiracı
tarafından yapılan değer artırıcı harcamalar özel maliyet bedeli olarak dikkate
alınabilecektir.
IV-ÖZEL MALİYET
BEDELLERİNDE YATIRIM İNDİRİMİ
Kiraladığı bir
arsa veya arazide yapmış olduğu üretim faaliyetinde kullandığı araç, gereç, taşıt
ve tesisat dolaysıyla yatırım indiriminden yararlanabilen bir mükellefin yine
kiralamış olduğu bir arsa veya arazide inşa ettiği ve amortismana tabi olan
binaya ilişkin olarak yaptığı harcamaların binanın kira süresi sonunda arsa
veya araziden söküp götürülebilme imkânının bulunmamasına bağlı olarak kiracı
tarafından iktisap edilemeyeceği
düşüncesi ile yatırım indirimi kapsamı dışında tutulması hem kanunun lafzına
hem de ticari ve sınai hayatın gerçeklerine aykırı bir uygulamaydı.
Diğer taraftan, GVK’nun 19
uncu
maddesine göre arazi ve arsaların yatırım indiriminin konusuna girmediği ve mal
ve hizmet üretim yeri olarak inşa edilen binalarda yatırım indirimi istisnası uygulanırken arsa ve arazi bedeli
hariç tutarlar dikkate alındığı ve iktisadi kıymetlerin iki yıl elde
tutulduktan sonra elden çıkarılması
halinde satan veya devredenin yatırım indirimi istisnasından tam olarak
yararlandığı göz önünde bulundurulduğunda, arsa ve arazinin mülkiyetinden çok
yapılan binanın vasfının ve fonksiyonunun
önemli olduğu görülmektedir.
Yukarıda ifade ettiğimiz görüşlerin ağırlık kazanması
üzerine, 5228 sayılı Kanun ile GVK’nun 19
uncu maddesinin 4 numaralı
fıkrasının üçüncü bendi değiştirilerek yatırım indirimi hesaplanacak iktisadi
kıymetler arasına ekonomik ömrü 5 yıldan daha fazla olan özel maliyet bedelleri
eklenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile 31 Temmuz 2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, iktisadi bir
faaliyetin icrası için kiralanan taşınmaz mallarda kiracı tarafından taşınmazı
genişletmek ve iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak için yapılan özel
maliyet bedeli kapsamındaki iktisadi kıymetlerin ekonomik ömrü 5 yıldan fazla
ise bunların maliyet bedelleri yatırım indirimine konu olabilecektir. Buna
göre, 5228 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 31.07.2004 tarihinden sonra
ekonomik ömrü 5 yıldan daha kısa olan özel maliyet bedeli niteliğindeki
harcamalarla ilgili olarak yatırım indirimi istisnasından yararlanma imkânı
bulunmamaktadır.
A-Ekonomik Ömrün Belirlenmesi
Özel Maliyet Bedellerinin yatırım indirimi karşısındaki
durumu 15.03.2005 tarih ve 32 Numaralı Gelir
Vergisi Sirkülerinde ayrıntılı olarak açıklanmış olup, yatırım
indirimi istisnasının ekonomik ömrü 5 yıl ve daha fazla olan özel maliyet
bedeli niteliğindeki harcamalara uygulanabilmesi nedeniyle sürenin hesaplanması
önem kazanmaktadır. Özel maliyet bedeline ilişkin
ekonomik ömrün hesabında süre, yatırımın
tamamlanıp aktife alınması ve kullanılmaya hazır hale getirilmesinden itibaren başlatılacaktır.
İşletmenin tamamladığı ve özel maliyet bedeli olarak aktifleştirdiği yatırıma
ilişkin harcamalar için yatırımın tamamlanmasından sonraki kullanım süresinin 5 yıldan fazla olması şartıyla,
yatırım indirimi istisnası uygulanabilecektir.
Yatırım
dönemi olarak adlandırılan ve iktisadi kıymetin meydana getirilmesi için geçen
süre, iktisadi kıymetin ekonomik ömrüne dahil edilmeyecektir. Bu nedenle,
yatırım indirimi istisnasından yararlanmaya harcamaların yapıldığı yıldan
itibaren başlanacak olmakla birlikte; özel maliyet bedeline ilişkin ekonomik
ömür, yatırımın tamamlanıp aktife alınması ve kullanılmaya hazır hale
getirilmesinden itibaren hesaplanacaktır.
Özel maliyet
bedeli niteliğindeki harcamalar, belirli bir yatırım süresi içerisinde
gerçekleştirildiğinden ve ekonomik ömrün tespitinde yatırımın tamamlanmasından
sonraki süre dikkate alınacağından, uzun süreli kira sözleşmelerinde yatırım tamamlandıktan sonraki kullanıma
ilişkin sürenin 5 yıl ve daha fazla olması şartıyla yatırım indirimi
istisnasından yararlanılabilecektir. Yatırımın
tamamlanıp özel maliyet bedelinin aktife alınması ve kullanıma hazır hale
gelmesinden sonraki kullanıma ilişkin sürenin 5 yıldan az olması durumunda,
daha önce indirim konusu yapılan istisna tutarı nedeniyle haksız yere kazançtan
indirim söz konusu olduğundan, indirimden yararlananlar hakkında genel
hükümlere göre cezalı tarhiyat yapılacaktır.
Yukarıdaki
açıklamalardan anlaşılacağı üzere, özel maliyet bedellerinin beş yıllık
kiralamada en geç birinci yılda, 10 yıllık kiralamalarda en geç altıncı yılda,
15 yıllık kiralamada 11. yılda yapılaştırılıp aktife alınması halinde yatırım
indiriminden istifade edilecektir. Aksi halde “Özel Maliyet” çerçevesinde
yapılan yatırım bedellerinin aktife alındığı yıl dahil kalan kira süresi beş
yıldan az ise istisnadan yararlanması söz konusu olamayacaktır.
Söz
gelişi,
10 yıllığına kiralanan bir arsa üzerine mal ve hizmet üretim yeri olarak
kullanılmak üzere inşa edilen bir bina, 6 yılda tamamlanmıştır. Bu binanın
kullanım süresi (ekonomik ömrü), kira sözleşmesine göre 10 yıldan arta kalan 4
yıldır. Ekonomik ömrün 5 yıldan az olması nedeniyle, söz konusu harcamaların
yatırım indirimi istisnasından yararlandırılması mümkün değildir. Dolayısıyla,
mükellef hakkında, söz konusu bina için yapılan ve önceki dönemlerde yatırım
indirimi istisnasına konu edilen özel maliyet bedeli niteliğindeki harcamalar
dolaysıyla genel hükümlere göre cezalı tarhiyat yapılacaktır.
B-Bina İnşasına İlişkin Özel Maliyetlerde
Yatırım İndirimi
Özel maliyet bedeli niteliğindeki harcamaların bina
inşasına ilişkin olması halinde, söz konusu harcamalarla ilgili yatırım
indirimi istisnasından yararlanılabilmesi için anılan binanın mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilmesi gerekmektedir. Mevcut
bir bina için yapılan ve özel maliyet bedeli niteliğini taşıyan harcamaların
yatırım indirimine konu olması mümkün değildir.
1-Mal Üretim Yeri
İmalat bir üretim şekli veya sürecidir.
Üretim ise; malların
miktarını ya da fayda derecelerini artırmak amacıyla girişilen çabaların tamamı
olarak tanımlanabilir. 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununun
1
inci maddesi göz önünde bulundurulduğunda mal üretim yeri; bir maddenin
vasıf, şekil, hassa ve terkibini, makine, cihaz, tezgah, alet veya diğer vasıta
ve kuvvetlerin yardımı ile veya sadece el emeği ile kısmen veya tamamen
değiştirmek veya bu maddeleri işlemek suretiyle devamlı ve seri halinde imal
veya istihsal edilen yerler ile maddelerin çıkarılıp işlendiği yerler olarak
tanımlanabilir.
Devamlı ve seri halinde tamirat yapan müesseselerle
elektrik, doğal gaz vb. enerji üreten
santraller ve gemi inşaatı gibi büyük inşaat yerleri de mal üretim yeri olarak
değerlendirilecektir. El ve ev sanatları ile küçük tamirhanelerin ise mal
üretim yeri olarak kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan;imal edilen veya
üretilen malların satın alınarak müşterilerin isteği doğrultusunda şeklinin
değiştirilmesi, depolanması ve ambalajlanması gibi faaliyetler imalat
sayılmayacaktır.
Üretim faaliyetine katkıda bulunan unsurlar arasında
sayılan idari bölümler, depo, yemekhane, laboratuar ve benzerleri, inşa edilen
fabrika binası ve müştemilatında yer alıyorsa, mal üretim yeri olarak değerlendirilecektir.
Ancak söz konusu bölümler, fabrika binası ve müştemilatının bulunduğu alanın
dışında, ayrı bir yerde inşa edilmiş ise, mal üretim yeri olarak
değerlendirilemez. Ayrıca, fabrika binası ve müştemilatının bulunduğu alanda
yer almasına rağmen, üretime katkısı bulunmayan, lojman, spor salonu, çay
bahçesi, oyun alanı, sosyal alanlar vb. mal üretim yeri olarak dikkate alınmaz
ve bu tür yerler için yapılan harcamalar yatırım indiriminden yararlanamaz.
“Fabrika binası ve müştemilatının bulunduğu alan” ifadesinden imar mevzuatı açısından fabrika ve
müştemilatının yer aldığı ada ve parsel içersinde bulunan yerler
anlaşılmalıdır. Buna göre, fabrikanın da içinde bulunduğu arsanın değişik
yerlerinde bulunan idari bölümler, depo, yemekhane, Ar-Ge departmanı vb.
yatırım indirimi istisnasının uygulanmasında mal üretim yeri olarak kabul
edilecektir. Ancak, fabrika binasının bulunduğu arsa dışında bağımsız başka bir ada ve parsel içersinde bulunan bu
tür yapıların mal üretim yeri kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Söz
gelişi,
Fabrika binası Kemalpaşa İlçesinde olan bir işletmenin Konak İlçesinde da inşa
ettiği ve Ar-Ge Departmanı olarak kullanılacak binaya ilişkin harcamalar yatırım indirimine konu olamayacaktır.
2-Hizmet Üretim Yeri
Hizmet, mal üretimi faaliyeti dışında kalan işlemler olarak
tanımlanabilir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal
etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek,
kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebilir. Bu
işlemlerin gerçekleştirildiği yerler hizmet üretim yerleridir. Hizmet üretimini
gerçekleştirmek üzere inşa edilen ve
hizmet üretimi için gerekli olan binalar yatırım indirimi istisnasına
konu edilebilecektir. Buna göre, eğitim, sağlık, kültür, spor, turizm,
haberleşme, reklamcılık, fuarcılık, mal alım-satımı, depolama vb.
faaliyetlerin yapıldığı yerler yatırım indirimi uygulaması açısından hizmet
üretim yerleri olarak kabul edilecektir.
Buna göre, örneğin esas faaliyet konusu reklamcılık,
ilan, basın
ve yayın işleri yapmak, televizyon, radyo ve video programları hazırlamak olan
bir şirketin ticari faaliyetini ifa edebilmesi için kiraladığı arsa üzerine
yaptırdığı stüdyo binası için 24 Nisan 2004 tarihinden itibaren yapmış olduğu
harcama tutarları (arsa bedeli hariç) hizmet üretim yeri kapsamında
değerlendirileceğinden yatırım indirimi istisnasına konu edilebilecektir.
Hizmet
üretimiyle ilişkisi dolaylı olmasına rağmen, hizmet üretim yeri kapsamında
değerlendirilecek olan bölümlerin belirlenmesinde, mal üretim yeri ile ilgili
olarak yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalara göre hareket edilmesi
gerekmektedir. Örneğin, televizyon çekimlerinin yapıldığı stüdyonun bulunduğu
alan içersinde yer alan idari bina, soyunma ve makyaj salonu vb. hizmet üretim
yeri olarak kabul edilecek ve bu binaların inşası dolaysıyla yapılan harcamalar
yatırım indirimi konusu olabilecektir.
Mal ve Hizmet üretim yerleri ile ilgili olarak yukarıda
yapmış olduğumuz açıklamalar dikkate alındığında Yatırım İndirimi kapsamı dışında kalan harcamalar şu şekilde
sıralanabilir:
-Mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılsalar dahi satın
alma suretiyle iktisap edilen binalar için yapılan harcamalar,
-
Mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılmayan binaların
inşası için yapılan harcamalar,
- Mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılmakta olan veya
başka amaçla inşa edilmiş olmasına karşılık mal veya hizmet üretim yerine
dönüştürülen binalar için yapılan tadilat, tamirat harcamaları,
-
Özel maliyet bedeli niteliğindeki harcama olup yukarıda
belirtilen şartları taşımakla birlikte kiralanmış
mevcut bir bina için Vergi Usul Kanununun 272 nci maddesi kapsamında
yapılan özel maliyet bedeli niteliğindeki harcamalar,
-Fabrika binası ve
müştemilatının bulunduğu alan dışında ayrı bir yerde inşa edilen lojman ve
idari binalarla, üretime katkısı bulunmayan spor salonu ve sosyal alanlara
ilişkin harcamalar,
-Yukarıda belirtilen şartları taşımakla birlikte tutarı
2004 yılı için 6 milyar TL 2005 yılı için ise 10.000 YTL’ den az olan özel
maliyet bedeli niteliğindeki harcamalar,
V-SONUÇ
GVK’nun 4842
sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 19 uncu maddesi uyarınca, 24 Nisan
2003 tarihinden itibaren yeni şekli ile
uygulanmaya başlanan yatırım indirimi istisnası ile ilgili olarak yatırımcılar
açısından tereddüt edilen hususların başında kiralanan arsalar üzerinde mal ve
hizmet üretim yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilen binaların yatırım
indirimi karşısındaki durumu gelmekteydi.
Maliye Bakanlığı,
5228 sayılı Kanununla değişiklik yapılıncaya kadar bu nitelikteki binaların
Özel Maliyet Bedeli kapsamında olması nedeniyle yatırım indirimine konu
olamayacağı görüşündeydi. Bu yöndeki
uygulama, birçok mükellefin yatırım kararlarını ertelemesine yol açma yanında serbest
bölgeler, organize sanayi bölgeleri veya turizme tahsisli yerler örneğinde
olduğu gibi bazen yasal engeller dolaysıyla arsa veya arazinin mülkiyetini
devir alamayan yatırımcıların da önemli bir teşvik olan yatırım indirimi
istisnasından yararlanamamasına sebep olmaktaydı.
5228
sayılı Kanun ile 31.07.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere GVK’nun
19 uncu maddesinde yapılan değişiklik sonucunda bir çok yatırımcının sıkıntısı
giderilerek, ekonomik ömrü 5 yıldan fazla olan Özel Maliyet Bedellerinin yatırım
indirimine konu olabilmesi sağlanmıştır. Yapılan düzenleme ile , kiralık arsa
ve araziler üzerinde mal veya hizmet üretim yeri olarak inşa edilen binalar ile
fabrika binası ve müştemilatında inşa edilen idari bölümler, depo, yemekhane,
laboratuar vb. yerlerin yatırım indirimine konu edilmesinin sağlanması, ülke
ekonomisi açısından üretim ve istihdam artışına yol açacak yeni yatırımları
teşvik edecektir.
KAYNAKLAR
[3]
Cevdet Okan BAHAR,Yaklaşım Dergisi, Ocak: 2005 ,
Sayı: 145
|