|
04
Temmuz 2005
Levent
GENÇYÜREK
Maliye Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fak.Öğretim Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
Serbest Bölgeler Gerçeği
Son
günlerde ekonomi gündemini meşgul eden konulardan birisi de Serbest Bölgelere
ilişkin olarak yapılan yasal düzenlemelerin bu bölgeler üzerinde yarattığı
olumsuz etkiler ve ortaya çıkan tablo
oluşturmaktadır. Ülkemizde ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı
sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve
düzenli şekilde temin etmek ve dış ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak
üzere kurulmuş 20 serbest bölge bulunuyor.
Türkiye’de
faaliyet gösteren serbest bölgelerde
30.05.2005 tarihi itibariyle 33.378 kişi istihdam edilmektedir. Çalışan sayısı
bakımından birinci sırada 11.100 kişi ile Ege Serbest Bölgesi, ikinci sırada
ise 6278 çalışanı ile Mersin Serbest Bölgesi bulunmaktadır. 2002 yılında 11
Milyar Dolar civarında olan Serbest Bölgelerin toplam ticaret hacmi, 2003 yılında 17 Milyar Dolar, 2004 yılında ise 22
Milyar Dolar seviyesine yükselmiştir. 2005 yılının ilk beş ayında ise 9 Milyar
175 Milyon Dolar düzeyinde bir ticaret hacmine ulaşılmıştır. Bu rakamlar, geçen
yılın ilk beş ayına göre %5.8 oranında bir artışı ifade etmektedir.
Serbest Bölgelerle
ilgili tartışmaların temelini 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununda yapılan
değişiklik ile bu bölgelerde, aşamalı olarak gelir ve kurumlar vergisi uygulamasına
başlanması oluşturmaktadır. Yapılan düzenlemeye göre, ruhsat tarihine bakılmaksızın faaliyet
konuları üretim olan firmaların imal ettikleri ürünlerin satışından elde
ettikleri kazançlar, Avrupa Birliği üyeliğinin gerçekleşeceği yılın
sonuna kadar Gelir veya Kurumlar Vergisine tabi olmayacaktır. Üretim faaliyeti
dışında çalışan firmalardan 06.02.2004 tarihinden önce ruhsat almış olanların Gelir
veya Kurumlar Vergisi muafiyeti faaliyet ruhsatı süresi sonuna kadar devam
edecek, 06.02.2004 tarihinden sonra faaliyet ruhsatı alanların ise vergisel bir
avantajı söz konusu olmayacaktır
Serbest Bölgelerde
31.05.2005 tarihi itibariyle toplam 3930 firma faaliyet göstermektedir. Bu
firmaların 3296’sı yerli 634’ü ise yabancıdır. Sadece 756 firma üretim
yapmaktadır. Serbest Bölgelerde kurulu bulunan firmaların % 81’i ise üretim
dışında kalan alım-satım, depo işletmeciği, bankacılık vb. ile uğraşmaktadır. Bölgelerden
çıkan malların % 61 i Türkiye’ye gönderilmektedir. Bu rakamlar ülkemizde bulunan
Serbest Bölgelerin ihracat için yatırım ve üretimi
artırma, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırma ve ekonominin girdi
ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etme fonksiyonlarını gereği gibi
yerine getirmediklerini ortaya koymaktadır.
Kazanılmış hakların
korunması konusunda eksiklikleri bulunduğunu bizimde kabul ettiğimiz vergi
düzenlemelerinin Serbest bölgeleri olumsuz etkileyeceğini ifade edenlerin,
Türkiye’de bulunan Serbest Bölgelerin niteliğini, bulundukları durumu ve
istenen noktada olup olmadıklarını dikkate almaları gerekmektedir.
Özellikle üretim
dışında faaliyet gösteren firmaların vergi avantajı nedeniyle bu bölgelere
kaymalarının serbest bölgenin amacına uygun düşmeyen bir yapılanmaya ve aynı
alanlarda serbest bölge dışında çalışan mükellefler açısından haksız rekabete
neden olduğu, yapılan denetimlerde bu bölgelerin bazı kişilerce
vergilendirilmesi gereken kazançların gizlenmesi için kullanıldığının tespit
edildiği unutulmamalıdır. Bu gerçeklerin ışığında bulunacak çözümler, hem bu
bölgelerin ülke ekonomisine olan katkısını daha da artıracak hem de kayıp ve
kaçağı azalmış adil bir vergilendirmeyi sağlayacaktır.
|