|
17
Kasım 2004
Levent
Gençyürek
Maliye
Başmüfettişi
İzmir
Defterdar Yardımcısı V.
gencyurek@yahoo.com
Vergiciliğin
Güzel Anları
Mükellef
ve Mali Müşavir açısından olduğu
kadar, vergilemenin öbür tarafında yer alan vergi idaresi açısından da vergi
süreci çaba ve özveriyi gerektiren bir alan. Vergi toplama işlevinin yerine
getirilmesi sırasında zaman zaman
ortaya çıkan ilginç durumlar, hoş ve gelecek kuşaklara aktırılacak anılar
olarak hafızalarda yerini almaktadır.
Vergi dairesini denetlemekte olan
Maliye Bakanlığı denetim elemanı, mükellef dosyalarının birisinin içinde bulunan
ve elle yazılarak imzalanmış olan bir dilekçeyi okurken gülümser ancak
şaşkınlığını da gizleyemez.
Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben yazılarak imzalanmış ve
posta ile gönderilmiş olan dilekçede şu ifadeler yer almaktadır: “10.02.2000
tarihinde vefat ettiğimden bazı KDV beyannameleri ve Mart ayı içersinde vermem
gereken Gelir Vergisi Beyannamesini veremiyorum. Yapmam gereken işlemlerin
tarafıma bildirilmesini arz ederim”
Denetim
elemanının araştırması sonucunda evrak kayıt numarası alınarak mükellefin
dosyası içersine konmuş olan bu dilekçenin arkasındaki gerçek durum ortaya
çıkar.Ticaret ile uğraşan babası 10.02.2000 tarihinde vefaat eden Mehmet
A....... miras ile ilgili işlemleri yürütürken, vergi ile ilgili de bazı
sorumlulukları olduğunu ve babası adına verilmesi gereken bazı beyannamelerin verilmediğini
öğrenince, çevresindekilere bu konuyu
açar. Biraz mürekkep yalamış az çok da muhasebe ve vergiden anlayan bir arkadaşı
“Endişelenme baban adına ölüm tarihinden önceki tarihli bir dilekçe yaz bir de babanın yerine imza at
gönder vergi dairesine” şeklinde akıl verir.
Arkadaşının babası hayatta iken
yazmış gibi dilekçe yazması önerisini yanlış anlayan Mehmet A...... babasının
öldüğünü göz önüne alarak, sözü geçen dilekçeyi vergi dairesine gönderir.
Görevi dolayısıyla ülkemizin değişik
yerlerinde farklı ve düşündürücü bir çok olayla karşılaşan denetim elemanı,
olayın gerçek sebebini ortaya çıkarmanın rahatlığı ile ilerde belki de
anılarının yer alacağı kitabın bir parçası olacak olayı hafızasına
yerleştirir. Dilekçenin cevabının hangi adrese yani şehirdeki hangi mezarlığa
gönderildiğini de düşünerek bir defa daha gülümser ve zorluğuna rağmen güzel
bir mesleğe sahip olmanın gururu ile dosyayı kapatır.
Bayram Kargalar, sakın anneme söylemeyin! Bugün toplar atılırken evden kaçıp Harbiye Nezareti’ne gideceğim. Söylemezseniz size macun alırım, Simit alırım, horoz şekeri alırım; Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar, Bütün zıpzıplarımı size veririm. Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!
Orhan Veli
|