|
08
Nisan 2006 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
26133
GELİR VERGİSİ KANUNU, AMME ALACAKLARININ
TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN, ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU VE
VERGİ USUL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA
KANUN
Kanun
No: 5479
Kabul
Tarihi: 30.03.2006
MADDE 1 –
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 103 – Gelir vergisine tabi
gelirler;
7.000 YTL'ye kadar
%
15
18.000 YTL'nin 7.000 YTL'si için
1.050 YTL, fazlası %
20
40.000 YTL'nin 18.000 YTL'si için 3.250
YTL, fazlası
% 27
40.000 YTL'den fazlasının 40.000 YTL'si
için 9.190 YTL, fazlası %
35
oranında
vergilendirilir."
MADDE 2 –
193 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır.
MADDE 3 –
193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 69 – Gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri; 31/12/2005 tarihi itibarıyla mevcut olup, 2005
yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarları
ile;
a) 24/4/2003 tarihinden önce
yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında,
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunla
yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için
belge kapsamında 1/1/2006 tarihinden sonra yapacakları
yatırımları,
b) 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında 1/1/2006 tarihinden önce başlanan
yatırımlarla ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz
edip bu tarihten sonra yapılan yatırımları,
nedeniyle, 31/12/2005 tarihinde
yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi
istisnası tutarlarını, yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına
ilişkin hükümler dahil) çerçevesinde sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait
kazançlarından indirebilirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 70 – 2006 takvim
yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat
tutarlarının 103 üncü maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca
hesaplanan vergiden fazla olması halinde, fark vergi tutarı terkin edilir,
tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden
mahsup edilir. Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu
Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu
ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi
içinde topluca (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek
ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga
vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi
ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde
tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş
olur. Bu hükmün uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir."
MADDE 4 –
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna "Genel bütçeye gelir
kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler
için tatbik edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci
maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz." hükmü eklenmiş ve
aynı maddenin son fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Borçlunun iflası, mirasın reddi ve
terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları imtiyazlı
alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan
alacaklar da dahil olmak üzere tüm imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi
tutulur."
MADDE 5 –
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 79 – Hamiline yazılı olmayan
veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi
her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan
üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek
ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır.
Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle
borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak
ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil
dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği,
aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil
dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra
hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da
alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ
edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik
ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine
ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği
bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile
tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki
alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir.
Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini
kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne
aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen
üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği
veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef
olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz
bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine
yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi
halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu
Kanun hükümleri tatbik
olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz
süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden
itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin
tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın
elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu
maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına
karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz
varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak
çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren
mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine,
haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına
hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ
edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan
üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme
borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü
uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi
üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde,
alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini
genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas
Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve
borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini
isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi
mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler
gereğince asıl borçluya rücu hakları
saklıdır."
MADDE 6 –
6183 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 9 – Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 79 uncu maddesine göre tebliğ edilen
haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz bildirisinin
tebliğinden itibaren 79 uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava açma süresi geçmemiş bulunan
üçüncü şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit davası
açılabilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla, bu Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrine itiraz etmiş ve kısmen
veya tamamen itirazı reddolunan üçüncü şahıslardan;
menfi tespit davası açma hakkı bulunmayanlar ile takip konusu amme alacağının
asıl amme borçlusu tarafından ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı sona ermiş
olanlardan, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanmış
ve tahsil edilmemiş olan haksız çıkma zammının tahsilinden
vazgeçilir."
MADDE 7 –
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin
(2) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"2. Kanuna ekli listelerde yer alan
mallar Türk Gümrük Tarife Cetvelinde tanımlanan eşyalardır. Bu malların tarife
numaralarında veya tanımlarında bu Kanuna ekli listeler dışında yapılacak
değişiklikler Özel Tüketim Vergisi Kanununun uygulanmasında hüküm ifade etmez."
MADDE 8 –
a) Ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen G.T.İ.P. numaralı mallar vergi tutarları
ile birlikte, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (I) sayılı listesine
eklenmiştir.
b) 4760 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Bu Kanuna ekli (I) sayılı listede
yer alan malların 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca el konulan
veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tasfiyelik hale gelenlerinden Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen zorunlu standartlara
uymayanlarının rafinerilere teslim edilmesi halinde vergiyi doğuran olay, bu
malların rafineriler tarafından tesliminde gerçekleşir ve verginin mükellefi bu
teslimi gerçekleştirenlerdir."
MADDE 9 –
4760 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 11 – 1. (I) sayılı listedeki
mallar için belirlenen maktu vergi tutarları kilogram,
litre, metreküp, standart metreküp, kilokalori veya bunların alt ve üst
birimleri ile gerektiğinde büyüklükleri de dikkate alınarak kap, ambalaj veya
adet olarak uygulanabilir.
2. (III) sayılı listedeki mallar
için asgari maktu vergi tutarları;
a) (A) cetvelindeki mallardan,
2203.00 G.T.İ.P. numaralı mallar için bir litredeki her bir alkol derecesi,
22.04, 22.05 (2205.10.90.00.12 hariç) ve 2206.00 G.T.İ.P. numaralı mallar için
her bir litre, diğer mallar için içerdiği alkolün her bir litresi
itibarıyla,
b) (B) cetvelindeki mallar için
perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir
sigara, diğer tütün mamullerinin birim ambalajı içindeki mamulün her bir gramı
itibarıyla,
uygulanır.
3. (II), (III) [(B) cetvelindekiler
hariç] ve (IV) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahı; bunların
teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç,
katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül
eder.
4. (III) sayılı listenin (B)
cetvelindeki mallar için verginin matrahı; bunların nihai tüketicilere perakende
satış fiyatıdır.
5. (III) sayılı listedeki mallar
için asgari maktu vergi tutarlarına göre hesaplanacak vergi tutarından az
olmamak üzere yalnızca nispi vergi uygulanır.
Bakanlar Kurulu bu maddede yer alan
vergileme ölçülerini değiştirmeye yetkilidir."
MADDE 10 –
a) 4760 sayılı Kanuna ekli (III) ve (IV) sayılı listeler, ekli (2) ve (3) sayılı
cetvellerde, (II) sayılı listedeki 87.11 G.T.İ.P. numaralı mal ve vergi oranı
ise ekli (4) sayılı cetvelde gösterildiği şekilde
değiştirilmiştir.
b) 4760 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"b) (III) sayılı listedeki mallar
için belirlenen oranları her bir mal itibarıyla sıfıra kadar indirmeye, (A)
cetvelindeki mallar için dört katına (B) cetvelindeki mallar için yarısına kadar
artırmaya, asgari maktu vergiyi her bir mal itibarıyla sıfıra kadar indirmeye,
(A) cetvelindeki mallar için iki katına (B) cetvelindeki mallar için bir katına
kadar artırmaya, bu sınırlar içinde malların cinsleri, özellikleri, fiyat
grupları, alkol dereceleri ve içerdiği alkol miktarına göre farklı vergi oranı
ve asgari maktu vergi tutarı belirlemeye,"
MADDE 11 –
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin
(A) fıkrasının (2) numaralı bendinin (f) alt bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki (C) fıkrası
eklenmiştir.
"f) Fiyat endeksi (ÜFE); Türkiye
İstatistik Kurumunca Türkiye geneli için hesaplanan Üretici Fiyatları Genel
Endeksini,"
"C) Vergi kanunlarında yer alan
"toptan eşya fiyatları genel endeksi" ibaresi "üretici fiyatları genel endeksi"
ve "TEFE" ibaresi "ÜFE" olarak uygulanır."
MADDE 12 –
213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa
uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı
cezası kesilir."
MADDE 13 –
213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 27 – 1/1/2006
tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve
vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiiller için
ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi
ziyaı cezası kesilir. Bu ceza; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet
verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat, vergi incelemesine veya
takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanunî
süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri
için de yüzde elli oranında uygulanır."
MADDE 14 –
21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan "bu tutar 31/12/2005 tarihine kadar" ibaresi "bu tutar 30/6/2006
tarihine kadar" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 15 –
Bu Kanunun;
1) 1 inci maddesi 1/1/2006
tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,
2) 2, 3, 11, 12, 13 ve 14 üncü
maddeleri 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,
3) Diğer hükümleri yayımı
tarihinde,
yürürlüğe
girer.
MADDE 16 –
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 7/4/2006
EKİ
LİSTE
|