|
08
Mart 2006
Erdal KOYUNCU
Maliye
Bakanlığı
Gelirler Kontrolörü
erdal.koyuncu@gelkont.gov.tr
ŞİRKETLER GENEL MERKEZLERİ DIŞINDA (HER BİR İŞYERİ VE İŞ BAZINDA) AYRICA DEFTER TUTABİLİRLER Mİ ?
9 Şubat 2006
tarihinde bu sitede yayımlanan yazımızda ‘Vergi Usul Kanunu uyarınca tutulan
tasdike tabi defterlerin mükelleflerin işyerinin bulunduğu yer dışında tasdik
ettirilmesi’ ile ilgili yorum ve açıklamalarda bulunulmuştu. Değinilen bu husus
sonrasında, vergi mükellefi şirketlerin merkez işyeri dışında defter tutup
tutamayacakları sorusu gündeme gelmiştir. Geniş anlamda "defter ve belge düzeni"
içerisinde yer alan bu konu hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılmasında fayda
görülmüştür.
Mükelleflerin vergi
mevzuatı uyarınca defter tutmaları ile ilgili genel esaslar, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu’nun 171-175’inci maddeleri arasında düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna
göre, Vergi Usul Kanunu’nun “Maksat” başlığını taşıyan 171’inci
maddesinde; “Mükellefler bu kanuna göre
tutacakları defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları
sağlayacak şekilde tutarlar” denilerek, devamındaki beş bentte bu maksatlar
şöyle sayılmıştır.
“1. Mükelleflerin vergi ile ilgili servet,
sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;
2.
Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3.
Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4.
Mükelleflerin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve
incelemek;
5.
Mükelleflerin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi
karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve
incelemek.”
Yukarıdaki
madde hükmü uyarınca, mükellefler vergisel açıdan gerekli maksatları sağlayacak
şekilde defter tutmak zorundadırlar. Yine aynı kanunun 175’inci maddesinde: “Mükelleflerin 171’inci maddedeki maksat ve
esaslara uymak şartıyle, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine
uygun olarak diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekte serbest olacakları; Ticaret Kanununun ticari defterler
hakkındaki hükümlerinin mahfuz olduğu” şeklinde belirlemede bulunularak, vergi
mevzuatına göre defter tutmada mükelleflere belirli ölçüde serbestlik tanınmıştır.
Yasal defterler
uygulamada mükellefiyetin olduğu yerde (şirketlerin merkezinde) tutulmakta, buraların,
tüm faaliyetlerin yoğunlaştığı ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirildiği
yerler olması bakımından da defterlerin şirket merkezinde tutulması vergi mevzuatına
uygun olmaktadır.
Ancak,
özellikle yurt içi ve yurt dışında birbirinden farklı ve bağımsız faaliyetleri
olan şirketler faaliyetlerini icra ettikleri yerlerde hesaplarını takip etmek
ve sağlıklı raporlama yapabilmek için veya daha başka nedenlerle defter tutma
ihtiyacı hissedebilmektedirler. Bu durumda, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu
uyarınca defter tutmaktan kastedilen maksatları yerine getirmek şartıyla,
merkez işyerlerinde tuttukları ana defterleri dışında faaliyette bulundukları
yerlerdeki hesap ve işlemlerini takip etmek için her bir işyeri ve iş bazında defter
tutabilmeleri olanak dahilinde karşımıza çıkmaktadır.
Keza Gelir
İdaresi Başkanlığı’nın 20.01.1997 tarih ve B.07.0.GEL.0.29/2902-l72-66/2087
sayılı Muktezasında konuyla ilgili olarak; “...şirketin iş bakımından muamelelerinin toplandığı
ve idare edildiği diğer bir anlatımla merkezi hesaplarının da konsolide
edildiği ve kurumlar vergisi yönünden mükellefi olduğu yerde, ve diğer
yerlerdeki işletmelerinin hesap dönemi sonlarındaki konsolide bilançolarının
merkez bilançosuna dahil edilmek suretiyle ... söz konusu işletmeler için ayrı
ayrı defter tasdik ettirilerek tutulması mümkün bulunmaktadır.” şeklinde görüş
bildirilmiştir.
Vergi
mevzuatında muhasebe usulünü seçmek açısından mükelleflere sağlanan bu
serbestlik çerçevesinde, şirketler hesap dönemleri sonundaki global rakamları
merkez işyerindeki ana defterlere geçirmek kaydıyla genel merkezleri dışındaki
işyerlerinde (şantiye ve fabrikalarında) ve her bir iş bazında defter tutabileceklerdir.
Ancak bu takdirde, yukarıda yer alan Bakanlık muktezası doğrultusunda tutulacak
defterlerin ayrı ayrı tasdik ettirilmesi gerekir.
|