|
08
Mart 2006
Hüseyin
İrfan FIRAT
Personel ve
İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı
hifirat@insangucu.com.tr
NEMA’DA 9.TAKSİT ÖDENİYOR AMA
SORUNLAR BİTMİYOR
Mağdur
olanlara karşı kim sorumlu ve ne yapılmalı?
Ülkemizde çalışanların
hayatına 1988 Nisan’ında giren 3417 Sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik
edilmesi ve bu tasarrufların değerlendirilmesine ilişkin Kanun o yıllarda
çeşitli çevrelerden çok tepkiler almıştı.
Kişinin
tasarruf etme yetkisinin sadece kendine ait bir karar olabileceğini ve Devlet
eliyle tasarrufa zorlanmasının ve ücretinden kesinti yapılmasının yasal
olmadığını savunan bu çevrelere karşın işbaşına gelen hükümetler ciddi bir
kaynak haline dönüşen bu fondan vaz geçemediler.
Bu arada
yasa şeklinden dolayı da halk arasında "zorunlu tasarruf" olarak
adlandırılmaya başlanmıştı. Sonuçta
2000 Yılının Mayıs ayına kadar yani yaklaşık 12 yıl boyunca Özel ve Kamu
sektöründe çalışan milyonlarca iş görenin ücretlerinden kesilen tutarlar ve
faizle birlikte fonda 12.1 katrilyon TL. civarında para toplanmıştı.
Son hükümet
elinde patlamaya hazır bir bomba gibi duran bu fonu tasfiye etmeye karar verdi
ve bir yasa hazırladı.[1]
Fonun
derhal tasfiye edilmesi ve ana para ile nemaların 10 taksitte geri ödenmesi
esasına dayanan bu yasa ile birlikte çalışanlar önce anaparalarını ve ardından
10 taksite yayılan nemalarını almaya başladılar şu günlerde 9. nema taksitleri
ödeniyor. Ve ödemeler 2006 yılında
yapılacak 10. ödemeyle son bulacak.
Buraya
kadar hepsi güzel ama işin aslına baktığımızda ücretlerinden zorunlu olarak
kesilen paralardan oluşan bu fondan alması gereken ana para ile nemaları
alamayan ya da eksik alan ve zarara uğrayan milyonlarca mağdur çalışan fonun
tasfiyesinin sonuna yaklaşılırken hala çaresiz ve ne yapacağını bilemez durumda.
Mağduriyetin
en büyük nedenini işçilerinin ücretlerinden kesinti yapmalarına karşın fona
ödemeyen ve/veya bu kesintileri 3 aylık
şahıs icmal formu olarak adlandırılan formlarla Ziraat bankasına bildirmeyen
işverenler oluşturuyordu. Tasarruf
primleri yatırılsa dahi 3 aylık icmal
formları Ziraat bankasına verilmezse hak sahiplerinin hesaplarına girilmesi
gereken tutarlar girilemiyor ve şu anda halen devam eden hak mahrumiyetleri
ortaya çıkıyordu. Üstelik
yasal düzenleme yapılırken bu formların verilmemesinin yaptırımı da belirsizdi.
Zaten konunun çok başlılığı da kanaatimizce bu günkü mağduriyetlerin en büyük
sebebidir.
Yasayı
yapanlar primlerin tahsil ve takibinden SSK’ yı sorumlu tutmuşlardı kendi işi
başından aşkın ve kendi primlerini tahsil etmekte bunca güçlük yaşayan SSK bir de TTF primlerinin takip ve tahsilinden
sorumlu olacaktı.
Fonla
ilgili bankacılık işlemleri T.C. Ziraat bankasına verildi on ve daha fazla
personel çalıştıran kuruluşların ve personellerinin TTF hesaplarını açmak, bu
hesaplara yatan primleri ilgili hesaplara aktarmak, nema ödemelerini yapmak
gibi işlemler Ziraat bankasınca yerine getirildi ve halen devam ediyor. Fonun
idaresi ise hazinenin sorumluluğuna verildi. Bu çok
başlılık ve karmaşa da sanırız görevlerin yerine getirilmesi konusunda
sorunlara yol açtı. Peki ama şu
güne kadar fondan parasını alamayan ya da eksik alanlar kime başvuracaklar ve
uğradıkları zarar nasıl tazmin edilecek.
Öncelikle
burada bir zarar söz konusu ve her kişi uğradığı zarara sebep olanlar aleyhinde
dava açma hakkına sahip. Peki açılacak davanın tarafları kimler ve dava hangi
mahkemede görülecek.
Dilerseniz
konuya bir yüksek mahkeme kararının da yardımı ile açılım kazandırmaya
çalışalım.
Size
yukarıda sözünü ettiğim tasfiye yasasının 8.maddesi aşağıdaki gibidir ;
Madde 8 - 3417 sayılı Kanun
hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı
paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik
Hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme
zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri
dairesinde tahsil olunarak T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu
Teşvik Hesaplarına yatırılır.
3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki personelin aylık
ve ücretlerinden tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkılarını süresi
içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan
kurumlar, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu
halinde yasal faiziyle birlikte T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili
Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılmasından sorumludurlar.
Buradan
hareketle yatırılmayan primler için SSK
resen ya da hak sahiplerinin başvurusu üzerine aynen SSK primlerinin tahsiline
ilişkin hükümler çerçevesinde bu primleri tahsil etmek zorundadır.
Sözünü
ettiğimiz Genel Hukuk kurulu kararında Bir belediye işçisi olan davacı TTF
kesintilerinin hesabına yatırılmaması sebebi ile hem çalıştığı kuruluş olan
belediyeye, hem de konuyu yukarıdaki yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere
takip ve tahsil etmesi gereken SSK aleyhine dava açmıştır.
Dava ile
ilgili olarak yüksek mahkeme kararında özetle;
Somut olayda kurum
tarafından bu görevin yerine getirilmediği,tahsil edilmeyen tasarruf tutarları
ve işveren katkıları sebebiyle davacıya tasarruf tutarı ve nema alacaklarının
ödenmediği iddiası mevcuttur.
Gerçekten de davalı
işverence tasarruf teşvik kesintileri
ile işveren katkılarının yatırılmaması ve giderek sosyal sigortalar Kurumu
tarafından tahsil edilmemesi durumunda, davacı işçiye ödenmesi gereken zorunlu
tasarruf miktar ve nema alacaklarında azalma olacağı kuşkusuzdur. Böyle olunca
davacı işçinin yasadan kaynaklanan bu alacağına kavuşması için Sosyal
sigortalar kurumu tarafından gereğinin yapılmasını beklemek dışında dava açma
imkanı da vardır. 5521 Sayılı İş mahkemeleri Kanununun 1.maddesi gereği işçi
ile işveren arasında hizmet ilişkisinden doğan bu uyuşmazlığın çözüm yeri İş
mahkemeleridir.[2]
Sonuç
olarak TTF mağdurları yatırılmayan primleri için dava açmalıdırlar bu davada
husumet tarafları primi ödemeyen işverenler ve takip tahsilat sorumluluklarını
yerine getirmeyen SSK olmalıdır.
Davalar ise
İş mahkemelerinde görülecektir.
|