|
06
Mart 2006
Muharrem ÖZDEMİR
Gelir İdaresi Başkanlığı
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
YENİ T.C.K'YA GÖRE BIÇAK PARASI VE İRTİKAP
SUÇU
I-GİRİŞ
AB'ye uyum için hazırlanan, suçlara ve cezalara
yeni düzenleme getiren 5237 Türk Ceza Kanununun([1])
01.04.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte([2]),1926 tarihinden bu
yana yürülükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ilga olmuştur.
Söz konusu
kanunun Dördüncü Kısmının Birinci Bölümünde” Kamu İdaresinin
Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” ele alınmıştır.
Bu suçlardan başlıcaları ile Zimmet,
İrtikap, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma suçlarıdır.
Bu makalemizde son zamanlar
sıkça şikayet konusu yapılan Bıçak Parası ve bunun Yeni Türk Ceza Kanunundaki karşılığı
olan İrtikap Suçu, Eski Türk Ceza Kanunu ile karşılaştırılmak suretiyle ele
alınacaktır.
II-
YENİ TÜRK CEZA KANUNUNDA İRTİKAP
5237 sayılı Türk Ceza kanununun 250’nci
maddesi “İRTİKAP” başlığını taşımaktadır. Buna göre İrtikap;
(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye
kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda
vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin
sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli
davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte
bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada
tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması hâlinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Buna göre madde lafzından da sarih bir
şekilde anlaşılacağı üzere İrtikap suçu görevin kötüye kullanılmasının özel bir
şeklidir. Diğer bir ifade ile memuriyet sıfatı veya görevinin kötüye
kullanılması suçun ana temelini oluşturur.
Madde
Gerekçesi([3])
Madde metninde çeşitli şekillerde gerçekleştirilen irtikap
fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. İrtikabın varlığı için, kamu görevlisinin
kişilerden kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekir. Ancak, bu yarar
sağlama olgusu çeşitli şekillerde gerçekleşebilir. Madde metninde bu yararlanma
olgusunun gerçekleştiriliş şekilleri göz önünde bulundurularak suç tanımlaması
yapılmıştır.
Maddenin birinci
fıkrasında; icbar suretiyle irtikap suçu tanımlanmıştır. İcbar suretiyle
irtikâp suçunun oluşabilmesi için; kamu görevlisinin, bir başkasını kendisine
veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya icbar etmesi
gerekir. Bu icbarın, yürütülen görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle gerçekleştirilmiş olması gerekir. Ancak, bu icbarın, yağma suçunun
oluşumuna neden olan cebir veya tehdit boyutuna varmaması gerekir. Aksi
takdirde, gerçekleşen suç, icbar suretiyle irtikâp değil, gasp suçu olur.
İcbar teşkil eden
fiillerin etkisinde kalan kişi, hukuka aykırı olduğunu bilmesine rağmen,
karşılaşabileceği daha ağır zararların önüne geçebilmek için, bu baskının
etkisiyle, kamu görevlisinin şahsına veya gösterdiği üçüncü kişiye bir yarar
sağlamaktadır.
Yarar vaadinde
bulunulması hâlinde de, kamu görevlisinin tamamlanmış icbar suretiyle irtikap
suçundan dolayı sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu durumda aslında icbar
suretiyle irtikâp suçu henüz tamamlanmamıştır; ancak, izlenen suç politikası
gereğince, failin tamamlanmış suçun cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.
Maddenin ikinci
fıkrasında; ikna suretiyle irtikap suçu tanımlanmıştır. İkna suretiyle irtikâp
suçunun oluşabilmesi için; kamu görevlisinin, hileli davranışlarla bir kimseyi
kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya ikna
etmesi gerekir.
İkna suretiyle
irtikâp suçunu oluşturan hileli davranışların da kişinin yerine getirdiği kamu
görevinin sağladığı güven kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi
gerekir.
İkna suretiyle
irtikâp suçunu oluşturan hilenin icraî veya ihmali davranışla
gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu bakımdan, hatadan yararlanmak suretiyle
irtikap, ikna suretiyle irtikap suçunun sadece bir işleniş şeklinden ibarettir.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre, bu durumda ikna suretiyle irtikap suçunun
cezasında indirim yapılması gerekmektedir.
Yeni Türk Ceza
Kanunda hükmünü bulan İrtikap Suçu ile ilga olan Eski Ceza kanunundaki İrtikap
Suçları karşılaştırmalı olarak tablo halinde aşağıda gösterilmiştir.
Görüleceği
üzere Yeni Türk Ceza kanunda İrtikap Suçlarının cezası genel olarak
hafifleştirilmiştir.
|
5237 Sayılı T.C.K Göre İrtikap Suçları (Yeni Kanun)
|
765 Sayılı T.C.K Göre İrtikap Suçları (Eski Kanun)
|
|
Cebri İrtikap-5 Yıldan 10 yıla
kadar
|
Cebri İrtikap-6 Yıldan az
olmamak üzere
|
|
İkna ile İrtikap-3 Yıldan 5 yıla
kadar
|
İkna ile İrtikap-4 Yıldan 6 yıla kadar
|
|
Hata İle İrtikap-1 Yıldan 3 yıla
kadar
|
Hata İle İrtikap-2 Yıldan 4 yıla
kadar
|
Buna göre irtikap suçundan bahsedebilmek için aşağıdaki
şartların büsbütün oluşması gerekir([4]).
- İrtikap
Suçu Memurların işleyebileceği bir suçtur: İrtikap suçu ancak ve ancak kamu
görevlisi olarak addedilen kişiler tarafından işlenebilir. Memur ve/veya Kamu
görevlisisi kavramı, başta Anayasamızın 128’nci, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 4’uncu maddesi ile Türk Ceza Kanununda 6 maddesinin (c) bendinde tanımını
bulmuştur. Her ne kadar kapsam itibariyle memur kavramı farklı bakış
açılarıyla tanımlansa da kısaca;
Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince
genel idare esaslarına yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa
ile görevlendirilen kişilerdir. Bu itibarla Devlet Memuru olmayan kişilerin irtikap suçuna benzer eylemlerde bulunmaları
halinde irtikap suçu isnat edilemez. Buna benzer eylemler dolayısıyla ancak
Türk Ceza Kanunundaki karşılığı ancak
yağma, dolandırıcılık,
tehdit gibi suçları olabilir.
- Memuriyet
Sıfatını veya Memuriyet Görevini Kötüye Kullanması: Memurlar günlük
hayatın içersinde farklı farklı aktivitelerin içersinde olmaları doğaldır.
Bu
nedenle Memurluk görevinin dışında yaptıkları eylem ve fiilleri memurluk
görevinden ayırmak gerekir. İşte bu babda irtikap suçundan söz edebilmek için
memurun yasal olarak yapmak zorunda olduğu bir eylemden ve işlemden kendisine
haksız yere para verilmesine ve sair yararları sağlama yada vaadine bir kimseyi
zorlaması (Cebr etmesi) veya ikna etmesidir. İfade etmek gerekir ki memur bu
eylemi memurluk sıfatı ile görevini kötüye kullanması ile mümkündür.
Ancak eylemin
memurun masasının başında veya daire
içinde gerçekleşmesi aranmaz. Yargıtay 5’nci Ceza Dairesinin 25.9.1980 tarih ve K.No:1980/2980 sayılı kararında
"
Para alma yetkisi bulunmayan zabit katibinin, memuriyet sıfatını suiistimal
ederek sonuçta haksız menfaat sağlamış olması; dolandırıcılık suçu değil ikna
yoluyla İRTİKAP suçunu oluşturur" demiştir.
- İrtikap
Suçunda Menfaat Elde Etme Şarttır:
Memurun
irtikap eylemini kati bir biçimde gerçekleştirmesinin en önemli unsuru menfaat
sağlamış olmasıdır. İleriye dönük yarar sağlama vaadinde bulunulması da bu
bağlamda yararlanmanın varlığı gerçekleşmiş olarak telakki edilecektir.
Yargıtay
5. Ceza Dairesinin 23.09.1993 tarih ve
Esas No:1993/2837 ve 1993/3319 No’lu Kararında "Polis memuru olan
sanıkların, memuriyet görevlerini kötüye kullanmak suretiyle müştekiyi para
vermeye icbar etmeleri ve ondan sonra muhtelif kereler müştekinin bürosuna
gidip paranın geri kalan kısmını istemek suretiyle manevi icbar
yoğunlaştırmaları, müştekinin de başka çare kalmadığına kanaat getirerek işi
adli mercilere intikal ettirmesi şeklinde oluşan eylemde, sanıkların cebri
irtikap suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekir" şeklinde hüküm
verilmiştir. Görüleceği üzere bu kararda polis memurunun menfaat elde etme
eylemi gerçekleşmiş ve irtikap suçu oluşmuştur.
- İrtikap
suçu 3 şekilde gerçekleşir: Türk Ceza Kanunun 250’nci
maddesinde İrtikap 3 ana şekilde gerçekleştirilebilir.
Bunlar;
-
Cebr-i İrtikap;
Cebir
zorlama anlamındadır. Memurun memuriyet sıfatını veya görevini kötüye kullanmak
suretiyle kendisine veya başkasına haksız olarak para verilmesine veya sair
menfaatler sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar
etmesidir.
-
İkna Suretiyle İrtikap;
Cebri
irtikapta açıklanan eylemin ikna yoluyla zorlamadan oluşan halidir.
-
Hatadan İstifade Yoluyla İrtikap;
Memurun
yasal olarak almaması gereken bir şeyi (Para, menkul kıymet vb.) onun mevcut
hatasından faydalanarak almış olması halidir. Burada dikkat edilmesi gereken
husus memurun ferdi zorlamadan ancak onun bilgi eksikliğinden faydalanarak
menfaat sağlamasıdır.
-
İrtikap
suçunun Maddi Unsuru: Memurun kişi ve kişilerden zorlama, ikna yoluyla veya hatasından
istifade ederek kendisine veya başkalarına/yakınlarına haksız olarak para veya
sair çıkarları sağlaması veya vaad alması irtikap suçunun maddi unsurunu
meydana getirir.
-
İrtikap
suçunun Manevi Unsuru: İrtikap suçunun manevi unsuru
Kasıttır. Bu da Memurun menfaat elde etmek amacıyla hareket etmesi suçun kasıt
olduğunun delili olacaktır. Çünkü bu
hareket iyi niyet göstergesi olarak
kabul edilemeyecektir. Bu bağlamda Türk Ceza Kanunumuzun 21’nci maddesinde de suçta kasıt unsuruna
ayrıca değinmiştir. Madde hükmüne göre; "Suçun oluşması kastın varlığına
bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleştirilmesidir" denmektedir.
III.
BIÇAK PARASI, İRTİKAP ve
BİR YARGITAY KARARI
Makalemizin birinci ve ikinci bölümlerinde İrtikap Suçunun
Türk Ceza Kanunundaki yerine ve suçun oluşmasında aranılacak unsurlara
etraflıca değinilmiştir. Bıçak Parasının İrtikap Suçu olduğu şüphe
götürmeyecek kadar kesin olduğunu
Yargıtay Kararları ile örneklemek suretiyle kesinlik arz etmektedir. Bu konu ile
ilgili Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.12.2000 tarih ve 2000/8318 Esas No,
2000/8876 No’lu Kararında özetle;
"Sosyal Sigortalar Kurumu Nevşehir
Hastahanesinde kadın doğum uzmanı olan sanığın yapması gereken ameliyatları
kendisine para verilmediği taktirde yapmayacağını söyleyip hasta yakınlarından
çıkar sağlama eylemlerinin kanıtlanması durumunda irtikap suçunu oluşturabileceği ve kanıtların değerlendirilip
suç niteliğini belirlemenin Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği
gözetilmeden yargılamaya devam edip hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
2-Kabule
göre de; TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden ve gerekçesi belirtilmeden, feri
cezanın alt sınırının belirlenmesi doğru değildir([5])"
şeklinde hüküm vermiştir.
IV-
İRTİKAP SUÇUNUN SORUŞTURMA USULÜ
3628
sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu’nun
dördüncü bölümünde "Bu kanunda Yazılı Suçlar ile Bazı Suçlardan Dolayı
Soruşturma Usulü" başlığı altında 17’nci madde de bu kanun kapsamında
soruşturulacak suçlar sayılmıştır. Buna göre;
- Gerekli
şart ve zamanlarda mal bildiriminde bulunmama.
- Mal
bildirimin gizliliği,
- Gerçeğe
aykırı mal bildiriminde bulunma,
- Haksız
mal edinme,mal kaçırma veya gizleme,
- İrtikap,
- Rüşvet
Almak,
- Zimmet,
- Görev
sırasında veya görevden dolayı kaçakçılık,
- Resmi
ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,
- Devlet
sırlarını açıklama veya açıklanmasına sebebiyet veme,
- Yukarıdaki
suçlara iştirak etme,
Suçları bu kanun
kapsamında özellikli olarak takip edilecektir. Yukarıda tadadi olarak saydığımız
suçlarla ilgili ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına
yapılacaktır. Müfettiş ve muhakkiklerin soruşturma neticesinde delil ve emare
elde ettikleri takdirde işi yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına belge
ve doneleri ile birlikte havale edeceklerdir (Md.18). Görüleceği üzere bu
suçların takibinde tek yetkili organ Cumhuriyet Başsavcılıklarıdır.
V-SONUÇ
Devleti oluşturan kurumların rasyonel
anlamda hizmet vermesi kamu hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşların
memnuniyetini artıracak ve insanların ellerinde şekillenen soyut devlet
anlayışına farklı bir anlam yükleyecektir. Tersi bir durumda bürokratik oligarşi
mantığına bürünen zihniyet halka rağmen devlet olgusunu oluşturacak
devlet-millet kaynaşmasına darbe vuracaktır. Hizmet satın almak isteyen
vatandaşlar yanında bürokrasi ile işi olan diğer halk katmanları olumsuz
işleyen bu anlayış karşısında zaman, mekan ve parasal değerlerini yitirenler
ve/veya gücünü kaybedenler hukuksal olmayan yöntemlere boyun eğmektedirler.
Bu
sayede kamunun gücünü elinde bulunduran bu elit güç bu rant ibresini lehlerine çevirerek
hukuksal olmayan yöntemlere başvurmaktadırlar. Yeni Türk Ceza Kanunumuzda bunun
adı Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya
başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi
icbar edirek İrtikap Suçu işlenmesidir.
|