|
01 Mart 2006
Talha
APAK
Yeminli
Mali Müşavir
Galatasaray Üniversitesi
MYO Öğretim Görevlisi
t.apak@ttnet.net.tr
t.apak@superonline.com
İCRA DAİRELERİNCE ALACAKLI TARAF AVUKATINA
ÖDENMESİNE KARAR VERİLEN VEKALET ÜCRETLERİNİN BELGELENDİRİLMESİ VE
VERGİLENDİRİLMESİ
1. Giriş
Bir
kuruma hizmet akdi ile ücretli olarak (sözleşmeli) çalışan bir avukat serbest
meslek kazancı yerine ücret geliri elde etmiş sayılmaktadır. Karşı taraftan alınan bir vekalet
ücretinin, işveren tarafından ücretlisi durumunda olan avukatına intikal
ettirilmesi durumunda, ilgili olduğu ayın ücret matrahına dahil edilerek Gelir
Vergisi Kanunu’nun ücret ile ilgili hükümlerine göre vergilendirilmesi
gerekmektedir. Dolayısıyla, ilgili avukat bağlı olduğu kurumdan ücret dışında, mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücreti
elde etmesi halinde ücret geliri elde etmiş sayılmaktadır.
Ancak,
avukat Gelir Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesi kapsamında mükellefiyet kaydı
bulunan bir serbest meslek erbabı ise, mahkemelerce
hükmolunan avukatlık ücreti elde etmesi halinde serbest meslek kazancı
elde etmiş sayılmakta ve elde ettiği bu tür gelirleri için de serbest meslek
makbuzu düzenlemek zorundadır.
Gelir
Vergisi ve Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri; kimlerin serbest meslek
erbabı sayılacağını, hangi kazançların serbest meslek kazancı sayılacağını,
serbest meslek kazançlarının nasıl belgelendirileceğini ve vergilendirileceğini
belirlemiş bulunmaktadır. Buna rağmen, mahkemelerce
hükmolunan avukatlık ücreti elde eden avukatların gelirlerinin
belgelendirilmesi ve beyanı konusunda bazı tereddütler ve hatalı işlemler ile
karşılaşılmaktadır.
1. Önceki Yasal Düzenlemeler
Serbest
meslek kazancı sayılan avukatlık
ücretleri; 21 Temmuz 1985 Tarih, 18818 sayılı
Resmi Gazete’de yaylanan 15 Seri
No.lu KDV Genel Tebliği’nin (J) bölümünde aşağıdaki şekilde düzenlenmiş
bulunmaktadır.
Mahkemelerce hükmolunan
avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi katma değer vergisinin
konusuna girmemektedir. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı
çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım serbest meslek kazancı
kapsamında vergiye tabi olacaktır. Avukatlar aldıkları bu para için davayı
kazanana serbest meslek makbuzu düzenleyecekler, makbuzla alınan tutar
üzerinden katma değer vergisini hesaplayıp ayrıca göstereceklerdir.
Maliye Bakanlığı’nın konu hakkındaki iki önemli özelgesi ise
aşağıdaki gibidir;
Birinci Özelgenin Özeti: (M.B. 26.07.1994 tarih, 50363
sayılı)
26 Temmuz 1994 tarihli muktezasında ise aşağıdaki görüş
verilmiş bulunmaktadır.
Adı geçen avukat yaptığı
icra takipleri nedeniyle hak ettiği avukatlık ücretleri için katma değer
vergisi beyan edip ödemek zorundadır. Dolayısıyla avukatlık hizmeti üzerinden
hesaplanan katma değer vergisinin, hizmeti alan kişi veya kurumlardan tahsil
edilmemesi durumu değiştirmeyecektir.
İkinci Özelgenin Özeti: (M.B. 16.04.2003 tarih, 16440 sayılı)
Dava sonunda; kararla
tarifeye dayanılarak karşı/alacaklı taraf avukatına ödenen vekalet ücreti;
a) Mahkeme veya icra
veznesinin düzenlediği makbuz imzalanarak nakden,
b) Bizzat karşı/borçlu
tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekalet ücretini elden
(nakden) veya banka havalesi ile ödemesi,
c) Mahkeme veya icra
dairesinin, yargılama giderleri ile birlikte davayı kazanan müvekkile herhangi
bir şekilde ödeme yapması ve mükellefin de karşı/borçlu taraftan alınan vekalet
ücretini avukata ödemesi,
şeklinde tahsil
edilebilmektedir.
Ayrıca, 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1 numaralı bendi hükmü ile serbest
meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine
tabi olduğundan, karşı taraf avukatına ödenen ve serbest meslek kazancı
niteliğinde olan söz konusu vekalet ücreti ayrıca katma değer vergisine de tabi
olacaktır.
Öte yandan, mahkeme
ilamına göre karşı taraf avukatına ödenen veya icra dairelerince alacaklı taraf
avukatına ödenmesine karar verilen vekalet ücretini tahsil eden avukatın, Vergi
Usul Kanunu’nun 236. maddesi hükmü uyarınca ödemeyi yapan adına serbest meslek
makbuzu düzenlemesi ve düzenlenen bu
belgede ayrıca katma değer vergisinin de hesaplanıp gösterilmesi gerekir.
Davacı avukatının, ücretli
olarak davacının yanında çalışıyor olması ve mahkemelerce hükmolunan vekalet
ücretinin davayı kazanan müvekkile ödenmesi durumunda, bu ödemelerden gelir
vergisi tevkifatı yapılmaması gerekir. Bu durumda, davayı kazanan müvekkilin
gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması halinde, karşı taraftan tahsil ettiği
ücreti, ticari faaliyeti çerçevesinde elde edilen gelir olarak kayıtlarına
alması ve bu konuda Vergi Usul Kanunu’nda öngörülen belgeleri düzenlemesi bu
belgelerde ayrıca katma değer vergisini de hesaplaması gerekmektedir. Karşı
taraftan alınan bu vekalet ücretinin işveren tarafından ücretlisi durumunda
olan avukatına intikal ettirilmesi durumunda ilgili olduğu ayın ücret matrahına
dahil edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun ücret ile ilgili hükümlerine göre
vergilendirileceği tabiidir. Bu durumda katma değer vergisi hesaplanması söz
konusu değildir.”
Görüldüğü gibi; Maliye Bakanlığı, dava sonunda kararla
tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenilecek vekalet ücretinin serbest meslek
erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, avukatların aldıkları bu ücretleri
için serbest meslek makbuzu düzenlemeleri ve KDV hesaplamaları gerektiği
görüşündedir.
Öte yandan; 1136
sayılı Avukatlık Kanunu’nun Avukatlık
Ücreti ‘ni düzenleyen 164’üncü
maddesinin son paragrafı aşağıdaki ifadeyi içermektedir.
“.….Dava
sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti
avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup
edilemez, haczedilemez.”
2. Son Yasal Düzenleme
Son
zamanlarda, serbest meslek erbabı avukatlar nezdinde yapılan inceleme ve vergi
denetimleri sonucu; ”icra dairelerince alacaklı taraf avukatına ödenmesine
karar verilen vekalet ücretlerinin belgelendirilmesi ve vergilendirilmesi”
konusunda bazı tereddütler ve hatalı işlemler ile karşılaşılmış
bulunulduğundan, Maliye Bakanlığı’nca 23
Şubat 2006 tarih, 26089 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 356 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
tebliği’nin (B) bölümünde aşağıdaki düzenleme yapılmış bulunmaktadır.
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, icra
dairelerince borçludan alınarak, müvekkili adına takibat
yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet)
ücretlerinin belgelendirilmesi hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.
Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257’nci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak bundan böyle söz konusu
avukatlık ücretlerinin belgelendirilmesinde aşağıdaki hususlara uyulması
zorunluluğu getirilmiştir.
İcra dairelerince borçludan alınarak
müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen
avukatlık (vekalet) ücretinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu
adına en az 2 nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek ve makbuzun avukatta
kalan nüshasına da icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh
düşülerek, ödemeyi yapan memur tarafından (sicil numarası da yazılarak)
imzalanacaktır.
Yukarıda belirtilen şekilde yetkili memura
imzalattırılmadığı tespit edilen her bir serbest meslek makbuzu için ayrı ayrı
Vergi Usul Kanunu’nun 352-II/7’nci maddesine göre söz konusu avukat adına
usulsüzlük cezası kesilecektir .
Görüldüğü
gibi; son düzenleme önceki düzenlemeleri destekler mahiyette olup, ayrıca ilave
düzenlemeler getirmiş bulunmaktadır.
3. Sonuç
Konu ile
ilgili gerek önceki düzenlemeler ve gerekse son düzenlemeler; icra dairelerince borçludan alınarak
müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen
avukatlık (vekalet) ücreti, özetle aşağıdaki hususları (görüşlerimizi) içermektedir:
1.
Avukatlık ücretinin, serbest meslek erbabı sayılan
avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az 2 nüsha serbest
meslek makbuzu düzenlenecek ve makbuzun avukatta kalan nüshasına da icra
dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşülerek, ödemeyi yapan
memur tarafından (sicil numarası da yazılarak) imzalanacaktır.
2. Makbuzun
avukatta kalan nüshasının, yetkili memura imzalattırılmadığı tespit edilen her
bir serbest meslek makbuzu için ayrı ayrı Vergi Usul Kanunu’nun 352-II/7’nci
maddesine göre söz konusu avukat adına
usulsüzlük cezası kesilecektir.
3.
İcra takibinde bulunan avukatlara, icra daireleri
tarafından ödenecek vekalet ücretinin borçludan katma değer vergisi eklenerek
tahsil edilmesi gerekir. Borçludan katma değer vergisi ile birlikte tahsil
edilecek ücret, avukata katma değer vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesi
gerekir. Avukat, bu ücrete ilişkin katma değer vergisini genel esaslar
çerçevesinde beyan edecektir.
Ancak;
yukarıdaki görüşlerden farklı olarak;
“.…mahkeme kararı uyarınca karşı taraf avukatına ödenen veya ona ödenmek üzere
icra dairesine yatırılan vekalet ücreti, ödeyen tarafın karşı taraf avukatından
aldığı bir hizmetin karşılığı olmadığından (hizmet teslimi olmadığından) KDV
sorumluluğu söz konusu değildir” görüşünü savunanlar da bulunmaktadır.
Uzun
zamandır tartışmalı olan; icra
dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf
avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücreti konusunda, VUK’nun 356 Seri No.lu Genel Tebliği, belge düzeni ile ilgili çözüm
getirmiş bulunmaktadır. KDV Kanunu’nun 15
Seri No.lu Genel Tebliği ise, mevcut durumdaki tartışmalar için yeterli
olmayıp, KDV açısından da, Avukatlık Kanunu’nun ilgili ücret maddesine ve
günün koşullarına göre tebliğ düzeyinde yeni bir düzenleme yapılmasında fayda görülmektedir.
|