|
17
Mayıs 2006 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
26171
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas
Sayısı :
2001/373
Karar
Sayısı :
2003/67
Karar
Günü :
18.6.2003
İTİRAZ YOLUNA
BAŞVURAN: Ordu
Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31.12.1960 günlü, 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesine
26.12.1993 günlü, 3946 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile eklenen 5 numaralı bendin birinci paragrafında yer alan “...eğitim, sağlık, gıda, giyim ve
kira...” sözcüklerinin Anayasa’nın
10. ve 11. maddelerine aykırılığı savıyla iptali
istemidir.
I- OLAY
1999 yılında özel gider indirimine
esas olmak üzere verilen faturaların kişisel tüketime konu olamayacak kadar
yüksek tutarlı olması nedeniyle kabul edilmeyerek tarh olunan özel gider
indiriminin ve buna bağlı olarak kesilen vergi ziyaı
cezasının terkini istemiyle açılan davada,
itiraz konusu sözcüklerin, Anayasa’nın 10. ve 11.
maddelerine aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için
başvurmuştur.
II - İTİRAZIN
GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü
şöyledir:
“Dava
konusu uyuşmazlığa uygulanacak olan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
63. maddesine 3946 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklenen 5. bendinin l.
fıkrasının “ . . . eğitim,
sağlık, gıda,
giyim ve kira . . . ” sözcüklerinin aşağıda belirtilen gerekçelerle 07.
11. 1982 tarih ve 2709 Kanun
nolu Anayasa’nın “X.
Kanun önünde eşitlik” başlıklı l0. maddesinin “Herkes, dil, ırk,
renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin
Kanun önünde eşittir” hükmüne, “XI.
Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı
11. maddesinin, “Kanunlar Anayasa’ya
aykırı olamaz” hükmüne, aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
08.02.1994
gün ve 8306 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 3239 sayılı
Kanunun 82. maddesiyle adı Vergi İadesi
Hakkında Kanun olarak değiştirilen 2978 sayılı Ücretlilere
Vergi İadesi Hakkında Kanunun 27.02.1985 tarih ve 3158 sayılı Kanun ile
değiştirilmeden
önceki 1. maddesinde; “Tam mükellefiyete
tabi olup ücret geliri elde edenler; emekli,
dul ve yetim maaşı alanlar ile bunların eş ve çocukları ve bakmakla yükümlü
oldukları kimselerin;
(gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi
mükelleflerinden
muaf tutulmuşlar dahil ) her bir vesika tutarının 1.000.- liradan az olmadığının
tevsik
edilmesi kaydıyla aşağıda belirtilen mal ve hizmet alımları vergi iadesine tabi
tutulur.
(a) Dayanıklı tüketim malları alımları, (b)
yiyecek, içecek giderleri ( sigara ve alkollü içkiler
hariç ), (c) ikamet edilen konuta ait yakacak giderleri, (d) giyim giderleri,
(e) sosyal güvenlik kurumları
veya işverenler tarafından karşılanmayan sağlık giderleri, (f) eğitim ve
öğretim, anaokulu, kreş
giderleri, (g) vekalet ücretleri,
Yukarıda
sayılan mal ve hizmet alımları fatura, serbest meslek makbuzu, fatura yerine
geçen
işletme vergisine ait perakende satış vesikası, kamu idare ve müesseseleri
tarafından verilen belgeler
ve birden fazla bağımsız bölümü muhtevi binalarda münhasıran ortak yakacak
giderlerinden
müstakil birim başına isabet eden gideri gösteren belgelerle tevsik edilir.
Vergi
iadesi konusuna giren mal ve hizmet çeşitlerini tespit etmeye, bunların
kapsamını genişletmeye
ve daraltmaya, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan tam mükellefleri kanun
kapsamına
almaya ve kapsam dışına çıkarmaya, iade usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlar
Kurulu yetkilidir.
” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı
Kanunun 27.02.1985 tarih ye 3158 sayılı Kanun ile düzenlenen l. maddesinin 1. fıkrası da; “Tam mükellefiyete tabi olup
ücret geliri elde edenler, emekli, maluliyet, dul ve yetim maaşı
alanlar ile bunların eş ve çocukları
bakmakla yükümlü oldukları kimselerin; kamu idare ve müesseseleri,
gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ve kurumlar vergisi
mükelleflerinden
(Kurumlar Vergisi Kanununun 7. maddesi
ile vergiden muaf tutulmuş kurumlar dahil)
aşağıda yazılı mal ve hizmet alımları vergi iadesine tabi tutulur” şeklinde
düzenlenmiştir.
11.12.1985
tarih ve 18955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3239 sayılı Kanunun
83. maddesiyle 2978 sayılı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası; Tam mükellefiyete tabi olup, ücret
geliri
elde edenler, ticari, zirai (küçük çiftçi muaflığından yararlananlar dahil) veya
mesleki kazançları
nedeniyle gelir vergisine tabi olan mükellefler, emekli, maluliyet, dul ve yetim
maaşı alanlar
ile bunların eş, çocuk ve bakmakla yükümlü oldukları kimselerin; kamu idare ve
müesseseleri,
gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ve kurumlar vergisi
mükelleflerinden
(Kurumlar Vergisi Kanununun 7. maddesi
ile vergiden muaf tutulmuş kurumlar dahil)
aşağıda yazılı mal ve hizmet alımları vergi iadesine tabi tutulur.” olarak
değişmiştir.
2.2.1984
tarihli ve 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin son fıkrası 30.12.1993 tarih ve
21804 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3946 sayılı Kanunun
37. maddesiyle
“Vergi iadesinden yararlanacak olanlar ile vergi iadesine tabi tutulacak
mal ve hizmet
alımlarını yukarıda belirtilenlerle sınırlı olmaksızın tespit etmeye, kapsama
almaya veya kapsam
dışına çıkarmaya, vergi iade usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir. ” şeklinde değiştirilmiştir.
Bakanlar
Kurulu 3946 sayılı Kanunla verilen yetkiye dayanarak 05.04.994 tarih ve
21896
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01.04.1994 tarihli ve 94/5372 sayılı
kararnamenin eki Karar’da
da bu konuda yeni düzenlemeler getirilmiştir:
Madde
l- Vergi iadesinden yararlanacak olanlar aşağıda belirtilmiştir, (a) Emekli,
maluliyet,
dul ve yetim maaşı alanlar, (b) Emekli aylığı almaya hak kazanmış olanlardan
emekli olmadan veya emekli aylığı almakta iken vefat edenlerin aylık bağlanan
ana ve babaları, (c) Vatani hizmet
tertibinden aylık alanlar, (d) 2913 sayılı Dünya Olimpiyat ve Avrupa
Şampiyonluğu Kazanmış
Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre aylık
alanlar, (f) 2022 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık alan 65 yaşını
doldurmuş, muhtaç, güçsüz,
kimsesiz ve sakat Türk vatandaşları, (g) 1005 sayılı Kanuna göre İstiklal
Madalyası aylığı alanlar,
Yukarıda
belirtilenlerin eş, çocuk ve bakmakla yükümlü oldukları kimselerin, mal ve
hizmet
alımları, vergi iadesine tabi tutulur.
Madde
2 - Aşağıda yazılı kimseler vergi iadesi kapsamından çıkarılmıştır.
(a)
Tam
mükellefiyete tabi olup, ücret geliri elde edenler, ticari, zirai (küçük çiftçi
muaflığından yararlananlar dahil) veya mesleki kazançları nedeniyle gelir
vergisine tabi olan mükellefler.
(b)
Bir
işyeri açmaksızın gezici olarak milli piyango bileti satanlar (seyyar bayiler)
Bakanlar
Kurulunun 01.04.1994 tarih ve 94/5372 sayılı kararı ile vergi iadesi hakkından
yararlanmaları
sona erdirilen ücret geliri ile geçinen kişilere 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununa 3946 sayılı
Kanunun 13. maddesiyle eklenen 5. bent hükmü ile özel gider indirimi adıyla;
mükellefin kendisi,
eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira harcamalarının
bir kısmının safı ücretin tespitinde indirilmesi esası getirilmiştir.
193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63.
maddesine 3946 sayılı Kanunun 13.
maddesiyle eklenen
5. bendinde de; mükellefin kendisi, eşi
ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira
harcamalarının yıllık toplam tutarının, 1/3’ünün işveren tarafından verilen para
ve ayınlarla sağlanan
menfaatler toplamından indirilmesiyle ücretin gerçek safi değerinin bulunacağı,
Şu
kadar ki indirim konusu harcamaların Türkiye’de yapılması, gelir veya kurumlar
vergisi
mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik
edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesinin şart olduğu, bu suretle
hesaplanan indirim tutarının, harcamanın yapıldığı yıla ait ücretin yıllık vergi
matrahının % 35’ini geçemeyeceği (94/5371 sayılı
Bakanlar Kurulu
Kararı ile % 23 Yürürlük; 01.04.1994) Bu indirimde dikkate alınmak suretiyle
hesaplanan vergi
ile mükellefin o yıl içinde tevkif suretiyle ödediği vergi tutarı arasındaki
farkın ücretlinin ertesi yılda
ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edileceği veya işverenler aracılığı ile
kendisine nakten iade edileceği, Bakanlar Kurulunun bu bentte yer
alan % 35 nispetini sıfıra kadar indirmeye kanuni oranına kadar artırmaya veya
harcama konuları, harcama ve ücret tutarları itibariyle farklı oranlar tespit etmeye yetkili olduğu,
ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin
iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya,
bu uygulamanın usul ve esaslarını tayin ve
tespite Maliye Bakanlığının yetkili olduğu...”
kuralına yer verilmiştir.
Tam
mükellefiyete tabi olup ücret geliri elde edenlerin fatura, serbest meslek
makbuzu, fatura
yerine geçen işletme vergisine ait perakende satış vesikası, kamu idare ve
müesseseleri tarafından
verilen belgeler ve birden fazla bağımsız bölümü muhtevi binalarda münhasıran
ortak yakacak
giderlerinden müstakil birim başına isabet eden gideri gösteren belgelerle
tevsik edilen mal ve
hizmet alımları yaptığı harcamalardan yapılan harcama miktarlarına bağlı olarak
değişkenlik gösteren oranlarda vergi iadesi alabilmelerine olanak sağlayan 2978
sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunun
yukarıda yer verilen 1. maddesinin
1. fıkrası 08.02.1994 tarih ve 18306
sayılı Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra
birçok kez değişikliğe uğramış ve en son yukarıda yer verilen 3946 sayılı Kanunun 37. maddesiyle de 1. maddenin son fıkrasında yapılan değişiklikle
Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunun 01.04.1994
tarihli ve 94/5372 sayılı kararı ile
tam mükellefiyete tabi olup, ücret geliri elde edenlerin vergi iadesinde
yararlanmaları uygulanması sona
erdirilmiştir.
Ücret
geliri elde edenlerin vergi iadesinden yararlanma hakları yerine 193 sayılı
Gelir Vergisi
Kanununun, 63. madde birinci fıkrasına
3946 sayılı Kanunla eklenen 5 numaralı bent hükmü ile getirilen
özel gider indiriminin vergisel olarak iki anlamı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi özel gider
indirimi yalnızca ücret gelirleri için öngörülmüş olduğundan ayırma kuramının bir uygulaması niteliğinde
olmasıdır. İkincisi ise, Vergi İadesi
Hakkında Kanunun amacı ile paralellik gösteren belge
düzenine yerleşmesine sağlayacağı katkıdır.
Özel gider
indiriminden yararlanabilecek ücretlilerin kimler olduğu da yine 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanunun 61 . maddesinde yer
almıştır.
1-
657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurları,
2-
1475 sayılı İş Kanuna tabi işçiler,
3-
Banka çalışanları,
4-
İstisna dışında kalan emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları,
5- Evvelce yapılmış
veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer
menfaatler,
6-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile
özel kanunlarına
veya idari kararlara göre kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların
üyelerine ve yukarıda sayılanlara
benzeyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para,
ayın ve menfaatler,
7-
Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu
sıfatları dolayısıyla
ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler,
8-
Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü
yarışma jürisi
üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler,
9- Sporculara
transfer ücreti veya
sair adlarla yapılan
ödemeler ve sağlanan menfaatlerdir.
Özel
Gider İndirimine Konu Olacak Harcamalar:
(a) Eğitim
Giderleri :
Eğitim
öğretim kurumları ile ana okulu, kreş ve dershanelere eğitim amacıyla yapılan
ödemeler ile kurs ücretleri, kitap ve kırtasiye alımı için yapılan harcamalar bu
gruptadır. 176 seri numaralı
Gelir Vergisi Genel Tebliğinde okullara ve okullara gidiş - geliş hizmeti veren
mükelleflere
ödenen taşıma ücretleri (servis ücretleri)de eğitim giderinin bir unsuru olarak
kabul edilmiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığının 24.03.1997 gün ve
42/4214 - 262/12061 sayılı genelgesi ile üniversiteye hazırlık dergileri de
eğitim gideri olarak kabul edilmiştir.
(b)
Sağlık
Giderleri:
Ücretlilerin
yaptığı ilaç masrafı, sağlık malzemesi ve hastane giderleri ile muayene, tahlil,
ameliyat,
fizik tedavi ve diş protez ücretleri, gözlük ve lens alımları gibi
harcamalardır.
(c)
Gıda
Giderleri:
Her
türlü yiyecek ve içecek için yapılan harcamalardır. 176 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, evlerde
beslenen kuş, kedi ve köpek gibi hayvanlarla diğer hayvanların tüketimi için
alınan yem, mama ve sair gıda maddeleri
harcamaları ile sigara, alkollü içkiler ve biranın özel gider indirimi dışında olduğu açıklanmıştır.
(d)
Giyim
Giderleri:
Kumaş,
elbise, gömlek, pantolon, ayakkabı, şapka, iç çamaşırı, çorap, kemer gibi giyime
ilişkin
her türlü malların satın alınması için yapılan harcamalar ile bunların dikim,
onarım gibi harcamaları
bu grupta yer alan giderlerdir.
(e)
Kira
Giderleri :
176
sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamada, kira giderlerinin
ikamet edilen
konut için yapılan kira ödemesinin tamamı olduğu belirtilmiştir. Genel Tebliğden kiralık olarak birden fazla
konutun kullanılması durumunda uygulamanın nasıl olacağı konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca, gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri tarafından tahsis edilen lojmanlara ilişkin olarak yapılan kira
ödemelerinin bu mükellefler tarafından fatura edilmesi durumunda da, bu faturalarda yer alan kiralar
özel gider indirimine konu olur.
193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63. maddesine 5 numaralı bendi ekleyen 12. maddenin de
yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında
Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu,
1318 sayılı
Finansman Kanunu, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, 3505 sayılı Kanun
ve 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanunda Değişiklikler Yapılması Hakkında
Kanun Tasarısının Genel Gerekçesinde;
“Çağdaş vergi sistemlerinin en önemli özelliği, ekonomik ve sosyal gelişmeleri
izleyebilmesi ve
öngörülen ekonomik ve sosyal hedeflerin gerçekleştirilmesinde etkin bir rol
oynamasıdır.
Öte
yandan, kamu harcamalarının karşılanmasında verginin en sağlam kaynak olduğu da
bilinmektedir.
Bu bakımdan, enflasyonist eğilimleri bünyesinde barındıran ekonomilerde kamu
harcamalarının
vergi gelirleri ile karşılanması imkanlarının araştırılması bir zorunluluk
olmaktadır.
Belirtilen
ekonomik, sosyal ve mali amaçlarla vergi yasalarında zaman zaman bazı düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz hale
gelmektedir.
Nitekim,
ülkemizde yaşanan ekonomik, mali ve sosyal gelişmelere paralel olarak vergi
sisteminin
daha adil hale getirilmesi, belge düzeninin daha iyi şekilde işler hale
getirilmesi, vergileme
de etkinliğin sağlanması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması zorunluluk
haline gelmiştir.
Vergi
konusunda yapılacak düzenlemede “adalet” kavramına sadık kalınmasının,
uygulamadaki
başarı şansını artıracağı muhakkaktır.
Toplumun tüm kesimlerinin aynı uygulamaya tabi
tutulması ve kazanılan gelirlerin kaynakları ne olursa olsun benzer şekilde
vergilendirilmesi ödeme
gücü ilkesinin de bir sonucudur. Bu
cümleden olarak, adil vergi sistemi, vergi vermeyenleri vergi
verir hale getiren, beyanname verenleri de yakından izleyen ve denetleyen
unsurlarla donatılmış
olan sistemdir. Adil vergi sistemi, tüm
gelir unsurlarını toplayıp bunların üzerinden vergilendiren
sistemdir. Adil vergi sistemi, götürü usulde vergilendirmeyi sınırlayan,
gerçek usulde vergilendirmeyi
teşvik eden sistemdir. Adil vergi
sistemi, istisna ve muafiyetleri en aza indiren, zorunlu haller dışında istisna
ve muafiyet hükümlerini taşımayan sistemdir.
Adil vergi sistemi, tahakkuk
eden vergilerin tamamının tahsiline imkan veren, vergisini zamanında, eksiksiz
ödemeyenleri
ödemeye zorlayan, cezalandıran sistemdir.
Adil vergi sistemi, makul vergi oranlarını uygulayan,
mükellefleri vergi ödememeye zorlamayan sistemdir.
Bu
tasarı ile vergi hukukunun temelini teşkil eden “vergilerin yasallığı” ilkesi ön
planda tutularak,
vergi sistemindeki aksaklıkların giderilmesi, sistem bütünlüğü içerisinde uyumun
sağlanması,
anlaşılabilir ve uygulanabilir bir yapıya kavuşturulması ve öngörülen ekonomik,
mali, sosyal hedeflerin gerçekleştirilmesinde etkinlik sağlanması
amaçlanmaktadır. ” belirtilmiştir.
Tasarının
12. maddesinin gerekçesinde de; “
Maddeye yeni eklenen 5 numaralı bent ile ücretlilerin
bazı harcamalarının belirli bir oranını safi ücretlerinin tespitinde gider
olarak indirebilmeleri
imkanı getirilmektedir. Böylece bir
yandan ücretliler üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi, diğer yandan fatura,
yazar kasa fişi vb. belgelerin
ücretliler tarafından alımını teşvik yoluyla
kayıt ve belge düzeninin sağlanması amaçlanmaktadır. Söz konusu harcamaların indirim konusu
yapılabilmesi için, harcamaların Türkiye’de yapılması ve gelir ve kurumlar
vergisi mükellefiyeti
bulunan kişi veya kurumlardan alınan belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin
işverene
verilmesi gerekmektedir. Vergiden muaf
olan kurumlardan satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin
harcamalar ile yurt dışında yapılan harcamalar indirim konusu
yapılmayacaktır. Ayrıca hangi
harcamaların
ne oranda indirimden yararlanacağına, indirim konusu yapılacak harcamaların
oranını artırma veya indirmeye ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna yetki
verilmektedir.
Diğer
taraftan, ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazına ilişkin sürelerin
tespiti, iadenin nakden veya mahsuben yaptırılması, bu uygulamanın usul ve
esaslarının tayin ve tespiti hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.”
denilmektedir.
Tasarının
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesinden sonra
düzenlenen 15. 12.1993 tarihli raporda da; “...Ülkemizde yaşanan ekonomik, mali
ve sosyal gelişmelere
paralel olarak vergi sisteminin daha adil hale getirilmesi, vergi tabanının
yaygınlaştırılması,
vergi sisteminin basitleştirilmesi, belge düzeninin daha iyi şekilde işler hale
getirilmesi,
vergilemede etkinliğin sağlanması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılmasının
zorunluluk
haline geldiği...” açıklamasına yer verilmiştir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinden vergi yasa tasarısı
üzerinde
karşı oy kullanan üyelerden dördünün ücretlilere vergi iadesinden yararlanma
haklarının kaldırılarak
özel gider indirimi düzenlemesinin yasalaşması halinde yaşanılacak olumsuzluklar
konusunda
karşıt oy yazılarında aşağıda sıralanan görüşlere yer
verilmiştir:
-
Vergi iadesinin kaldırılmasının çalışanların ek mağduriyetine neden
olacağı,
- Dar gelirli
gruplara kaldırılan vergi iadesinin ay sonunda çok faydalı bir ek gelir teşkil
ettiği, ücretlilerin alış verişlerinde
aldıkları belgelerden dolayı endirekt vergi
müfettişliği yaptıkları, böylelikle vergi denetiminin düşmesi dolayısıyla vergi
gelirlerinin de düşeceği,
- Dar gelirlinin geçimine aylık ortalama % 7 ek
katkı sağlayan vergi iadesinin kaldırılmaması gerektiği, belgelerin verilmesine
karşılık ödemenin nakit yapılabileceği gibi yıl sonunda bir defada yapılabileceği yönündeki
düzenlemenin enflasyon nedeniyle beklenen yararı sağlamayacağı, belirtilmiştir.
193
sayılı Gelir Vergisi Kanunun 63. maddesine 3946 sayılı Kanunun 13. maddesiyle
Eklenen 5. Bendinin 1. Fıkrası Hükmünde Yer Alan, “...Eğitim,
Sağlık, Gıda, Giyim
ve Kira...” sözcüklerinin Anayasa’ya Aykırılık Yönünden
Değerlendirilmesi:
Anayasa
Mahkemesinin 07.06.1999 gün ve E:1999/10, K:1999/22 sayılı kararında, “Bu
ilke
ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda
bulunan
kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa
karşısında ayırım
yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan
kimi kişi ve
topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi
yasaklanmıştır. Durum
ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da
topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir.
Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı
tutulursa Anayasa’nın
öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.
Nitelikleri ve durumları özdeş olanla için yasalarla
değişik kurallar konulamaz” şeklinde tanımlanan ve Anayasa’nın 10. maddesinde,
“Herkes,
dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım
gözetmeksizin kanun önünde eşittir.” hükmü olarak düzenlenen “Yasa önünde
eşitlik ilkesine”
aykırı olarak, 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanun kapsamında daha önce bir
sosyal
güvenlik kurumundan emekli aylığı alan kişilerle birlikte vergi iadesi hakkından
faydalanan ücretlilerin 3946
sayılı Kanunla Bakanlar Kurulu’na verilen yetkiyle, vergi iadesi hakkından
faydalananlar kapsamından çıkarılarak özel gider indirimi esası kapsamına
alınmalarıyla, emekli aylığı alanların
yaptıkları harcamalar sonucunda adlarına düzenlenen belgelere göre ücretliler
açısından daha dar kapsamda
belirlenen belgelerle (gıda, giyim, kira, eğitim ve sağlık) yapacakları
harcamaları tevsik edebilmeleri ve işverene bu belgeleri vererek özel gider
indiriminden yararlanma konusunda
belli harcamaların ücretliler yönünden özel gider indirimi kapsamında
bulunmaması sonucunu doğuracak
şekilde yapılan düzenleme; sosyal güvenlik kurumundan alınan aylık ya da bir işverenden alınan ücret şeklinde gelir elde
edilmiş olmasının sonuçta farklı bir uygulama olmadığının açık olması
karşısında, belli bir gelirle bir aylık harcamalarını yaparak geçimlerini sağlama hususunda temel olarak aynı hukuksal
durumda bulunan kişilere ayrı kurallar getirilmiş olmaktadır.
Getirilen
düzenleme ile dayanıklı tüketim malları alımları, ulaştırma giderleri, vekalet
ücretleri, anaokulu ve kreş giderlerinin ücretlilerin tevsik edebilecekleri
belgelere karşılık özel gider indiriminden
yararlandırılmaması, ancak; ücretliler ile aldıkları aylık ve elde ettikleri
gelir yönünden aynı
hukuksal durumda olmaları dolayısıyla aynı kurallara tabi tutulmaları gereken
emekli maaşı alan
kişilerin ise yukarıda sıralanan harcama grupları doğrultusunda yaptıkları
harcamalar sırasında aldıkları
belgeler ile 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanun hükümlerine göre her ay
vergi iadesi almaya
devam etmektedir.
Özel
gider indirimi ile ilgili düzenlemenin de yer aldığı ve yukarıda yer verilen
bazı vergi
kanunlarında yapılacak değişikliklere ilişkin tasarının genel gerekçesinde ve
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu ve madde ile ilgili gerekçede, belge
düzeninin yerleştirilmesinin
temel amaç olduğu vurgulanarak getirilecek düzenlemenin gerekçesi ortaya
konulmuş
ise de; aynı hukuksal durumda olanların aynı kurallara tabi olmaları dolayısıyla
“kanun önünde
eşitlik” ilkesine ve Yasanın düzenlenmesindeki gerekçeye aykırı olarak vergi
denetimlerinin toplam
mükelleflerin % 1-2’si düzeyinde gerçekleştirilebildiği, yıllık vergi
istatistiklerine göre; yıllık serbest meslek kazançları bildirimlerinden belge
düzenlemesinin tam olarak yerleştiği noterlerin
diğer serbest meslek gruplarına göre (diş hekimi, avukat, doktor, kuyumcu v.b.)
20 kat daha fazla yıllık kazanç bildiriminde bulundukları göz önüne alındığında,
bir kısım mükelleflerin belge
talebinde bulunmayan kimselere yapacakları mal ve hizmet sunumunda belge
düzenlememek suretiyle
aynı hukuksal durumda bulundukları diğer mükelleflere nazaran vergi yükünden
gerçekte olması
gerekenden daha az pay almaları sonucu doğuracağı açık olan bu düzenleme
dolayısıyla ücretlilerin daha
dar kapsamda tevsik edebilecekleri belgelerle özel gider indiriminden yararlanabilmeleri düzenlenmiştir.
Ücretlilere
Vergi İadesi Hakkında Kanunun yürürlükte olduğu ilk dönemlerde lüks tüketim
malları hariç yaptıkları harcamaları belgelendirmek suretiyle ay sonunda
ücretlerine ek olarak % 6-7 oranında vergi iadesi alan ücretlilerin, yıllık net
ücretlerinin çok küçük bir oranına denk
gelen bir oranla özel gider indiriminden yararlanabilmeleri şeklinde yapılan
düzenlemeyle bu hakları
kısıtlandığı gibi, harcama grupları yönünden de aynı hukuksal durumda bulunan
kişilerden belli bir grupta olanlara tevsik edebilecekleri belgeler yönünden
(... eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira...) sözcükleri ile getirilen
kısıtlamanın “Kanun önünde eşitlik” ilkesinin yer aldığı Anayasa’nın
10. maddesine aykırı olduğu kanaatine
varılmıştır.
Anayasa’nın
l0. maddesine aykırı olduğu kanaatine
varılan düzenlemenin dolayısıyla kanunların
Anayasa’ya aykırı olamayacağı kuralının düzenlendiği Anayasa’nın 11. maddesine de aykırı
olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan
nedenlerle, Anayasanın 152. ve bir
davaya bakmakta olan mahkemenin, o dava sebebiyle
uygulanacak bir kanunun Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına götüren görüşünü
açıklayan kararı
ile Anayasa Mahkemesine başvurması gerektiğini düzenleyen 2949 sayılı Kanunun
28. maddesinin 2. fıkrası gereğince 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 63. maddesine 3946 sayılı
Kanunun
13. maddesiyle eklenen 5. bendinin 1.
fıkrasında yer alan “... eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira...”
sözcüklerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, Anayasa
Mahkemesinin bu konuda
vereceği karara kadar davanın geri bırakılmasına, kararla birlikte dosyada
bulunan belgelerin
onaylı birer örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine, 05.07.2001
gününde
karar verildi. ”
III- YASA
METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa
Kuralı
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanunu’nun 63. maddesine 3946 sayılı
Yasa’nın 13. maddesi ile eklenen ve itiraz konusu sözcükleri de içeren 5
numaralı bendi şöyledir:
“Mükellefin kendisi, eşi ve
çocukları ile ilgili eğitim, sağlık,
gıda, giyim ve kira harcamalarının yıllık toplam tutarının
1/3’ü.
Şu kadar ki indirim konusu
harcamaların Türkiye’de yapılması, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan gerçek veya tüzelkişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi ve bu
belgelerin işverene verilmesi şarttır.
Bu suretle hesaplanan indirim tutarı, harcamanın yapıldığı yıla ait
ücretin yıllık vergi matrahının % 35’ini geçemez. Bu indirim de dikkate alınmak suretiyle
hesaplanan vergi ile mükellefin o yıl içinde tevkif suretiyle ödediği vergi
tutarı arasındaki fark, ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden
mahsup edilir veya işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan % 35
nispetini sıfıra kadar indirmeye kanunî oranına kadar artırmaya veya harcama
konuları, harcama ve ücret tutarları itibariyle farklı oranlar tespit etmeye
yetkilidir.
Ücretlilerin harcama belgelerinin
işverene ibrazı, beyanı ve verginin iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye,
iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya, bu uygulamanın usul ve esaslarını tayin
ve tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
B- Dayanılan Anayasa
Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın
10. ve 11. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ,
Ertuğrul ERSOY, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA’nın
katılımlarıyla 12.9.2001 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar
verilmiştir.
V- ESASIN
İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin
esasına ilişkin rapor, itiraz konusu sözcüklerin yer aldığı Yasa kuralı,
dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve
Kapsamı
İtiraz istemine konu olan
sözcükleri de içeren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesinde “Gerçek ücretler” konusu
düzenlenmektedir.
Ücretlilere vergi iadesi sistemi
Türk vergi hukukuna 1984 yılında 2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Kanunu ile
girmiş, 1985 yılında 3239 sayılı Yasa
ile adı Vergi İadesi Hakkında Kanun olarak değiştirilmiş, böylece tam
mükellefiyete tâbi olup ücret geliri elde edenler, ticari, zirai veya mesleki
kazançları nedeniyle gelir vergisine tabi olan mükellefler, emekli, malûliyet,
dul ve yetim maaşı alanlar ile bunların eş, çocuk ve bakmakla yükümlü oldukları
kimselere belli koşullarda vergi iadesi alma olanağı sağlanmıştır.
Daha sonra 3946 sayılı Kanun’un
13. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanunu’nun 63. maddesindeki ücretten indirilebilecek giderler arasına
“Mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda ve kira
harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3’ü” ibâresinin de yer aldığı
5 numaralı bent
eklenmiştir.
Bendin bundan sonraki bölümünde
indirim konusu harcamaların ne şekilde yapılacağı, indirim tutarının gelir
vergisi matrahının ne kadarlık bir kısmına
uygulanabileceği, bu konuda Bakanlar Kuruluna ve Maliye Bakanlığına verilen
yetki gibi konular düzenlenmiştir.
Aynı Yasa ile Vergi İadesi
Hakkında Kanun’un 1. maddesinin son fıkrası değiştirilerek, “Vergi iadesinden yararlanacak olanlar ile
vergi iadesine tabi tutulacak mal ve hizmet alımlarını yukarıda belirtilenlerle
sınırlı olmaksızın tespit etmeye, kapsama almaya veya kapsam dışına çıkarmaya,
vergi iade usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir” hükmü
getirilmiş, böylece Bakanlar Kurulu kararı ile kapsamın genişletilebilmesine ve
kimilerine belli koşul ve miktarlarda vergi avantajı sağlanmasına olanak
tanınmıştır.
Bakanlar Kurulu bu hükmün verdiği
yetki uyarınca, 1.4.1994 günlü, 94/5372 sayılı Kararnameyi çıkararak vergi iadesinden yararlanacak
olanları ve olmayanları belirlemiştir.
İptal isteminde bulunan Mahkeme,
vergi iadesine konu olan mal ve hizmet alımları ile özel gider indirimine konu
olan m |