|
05
Mayıs 2006
Cumhur
Sinan ÖZDEMİR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı
İş
Müfettişi -Ankara
csnozdemir@gmail.com
KIDEM TAZMİNATININ HESABINDA DİKKATE
ALINACAK VE ALINMAYACAK ÖDEMELER
25.08.1971
tarih ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi hariç tüm maddeleri, 4857 sayılı
İş Kanun ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği
tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi
hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.
İşçinin iş
sözleşmesinin sona eriş biçimine bağlı olarak ve işçinin çalıştığı süre dikkate
alınarak ücret tutarına göre ödenen kıdem tazminatı "İş Hukukuna has, işçinin
işini kaybetme olgusuna dayalı, kıdem esası üzerine kurulu özel bir tazminat
türü" şeklinde tanımlanabilir.
1475 sayılı İş
Kanunu’nun aşağıda belirtilen 14. maddesi yürürlüktedir;
Bu Kanun’a
tabi işçilerin hizmet akitlerinin;
1- İşveren
tarafından bu Kanun’un 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler
dışında,
2- İşçi
tarafından bu Kanun’un 16. maddesi uyarınca,
3- Muvazzaf
askerlik hizmeti dolayısıyla,
4- Bağlı
bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya
malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; Feshedilmesi veya kadının
evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi
veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı
tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için
işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.
Bir yıldan
artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçilerin
kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş
olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde
çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır.
İşyerlerinin
devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir
işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya
işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
12.07.1975
tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi
halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak,
işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları
sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12.07.1975
tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse
devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni
işveren sorumludur. İşçinin birinci bendin 4. fıkrası hükmünden
faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve
kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası
bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu
belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ve
Sosyal Sigortalar Kanunu’na veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak
sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin
birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre yaşlılık veya
malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu
kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu
işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında
işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini
gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem
tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı’na tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için
ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik
ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu
kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde sayılan kurumları kapsar.
Aynı kıdem
süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem
tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort,
götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık
süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın
hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı
takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın
yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı
süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. 13.
maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas
olacak ücretin hesabında 26. maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten
işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan
menfaatler de göz önünde tutulur.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi
sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye
göre, mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin
mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır. Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı
ile ilgili 30 günlük süre hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi
lehine değiştirilebilir. Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle
belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu’na
tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik
ikramiyesini geçemez. İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan
tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan
sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta
ettiremez.İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük,
ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydıyla Devlet veya kanunla kurulu
kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda
işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir. Fon tesisi
ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.
Kıdem
Tazminatında Esas Ücret
Kıdem tazminatında
esas ücret ;
a-)
Asıl Ücret,
b-)
İşçiye sağlanan diğer menfaatlerden oluşur.
Asıl Ücret; İş Kanunun 32.
maddesinde belirtilen ücrettir[1].
İşçiye Sağlanan Diğer Menfaatler;
İşçiye asıl ücretin
dışında, toplu iş sözleşmeleri veya kanunlarla sağlanan ayni ve nakdi
haklardan, devamlılık arz eden ve ödenmesi bir şarta bağlı olmayan ödemelerdir.
Bunlar; gıda, mesken, sağlık, yakacak, aydınlatma, vasıf zammı, yıpranma
sorumluluk tazminatı, çocuk, yemek, eğitim ve yiyecek yardımı ve bu mahiyetteki
yıllık ikramiyeler vb. oluşur.
Kıdem
Tazminatının Hesabında Dikkate Alınacak Ödemeler
1-
Çıplak ücret,
2-
Yemek yardımı,
3-
Kasa tazminatı,
4-
Gıda yardımı ,
5-
Yakacak yardımı,
6-
Eğitim yardımı,
7-
Konut yardımı,
8-
Giyecek yardımı,
9-
Erzak yardımı,
10-
Sosyal yardım niteliğindeki ayakkabı ya da bedeli,
11-
Unvan tazminatı,
12-
Aile yardımı,
13-
Çocuk zammı,
14-
Temettü,
15-
Havlu ve sabun yardımı (işyerinde
kullanılacak ise tazminat hesabında
dikkate alınmaz),
16-
Taşıt yardımı,
17- Yıpranma tazminatı,
18- Kalifiye-Nitelik zammı,
19- Sağlık yardımı,
20- Mali sorumluluk tazminatı,
21- Devamlı ödenen primler.
Kıdem
Tazminatının Hesabında Dikkate Alınmayacak Ödemeler
1-
Yıllık izin ücreti,
2-
Evlenme
yardımı,
3-
Hafta tatil ücreti,
4-
Bayram
harçlığı,
5-
Hastalık
yardımı,
6-
Genel tatil
ücreti,
7-
Doğum
yardımı,
8-
Ölüm
yardımı,
9-
İzin
harçlığı,
10-
Jestiyon
ödemeleri,
11-
Teşvik
ikramiyesi ve primleri,
12-
Seyahat
primleri,
13-
Devamlılık
göstermeyen primler,
14-
Fazla çalışma ücreti,
15-
İş arama
yardımı,
16-
Harcırah
(Yolluk),
17-
Bir defalık
verilen ikramiyeler.
Sonuç
İş Kanununa göre;
İşçi saat başı, günlük, haftalık
ya da aylık ücretle çalışıyorsa kıdem tazminatı "son ücret"
üzerinden; parça başı, akort, götürü ve yüzde usulü gibi belirli bir zaman
dilimine göre belirlenemeyen ücretle çalışıyorsa son bir yıllık "ortalama
ücret" üzerinden hesaplanacaktır.
Ücret
eklentilerinin kıdem tazminatına esas ücrete dahil edilebilmesi için;
a-)
İşçiye bir menfaat sağlanmış olmalıdır. işçiye
sağlanan menfaat, para veya para ile ölçülebilir nitelikte olmalıdır.
b-) İşçiye sağlanan para ve para ile ölçülebilir menfaatler
akitten ya da kanundan doğmalıdır.
c-)
İşçiye sağlanan para veya para ile ölçülmesi mümkün
menfaatler arızi nitelikte olmamalıdır.
|