|
16
Mayıs 2006
Levent
GENÇYÜREK
Maliye
Başmüfettişi
9
Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi
Öğretim
Görevlisi
gencyurek@yahoo.com
ENGELLİLERİN
ÖNÜNDEKİ ENGELLER!
16 Mayısta sona erecek olan "Sakatlar Haftası", bir kez daha
engellilerin maddi ve manevi varlıklarının geliştirilmesi; üretken, kendisi ve
toplumla barışık bireyler olmaları yönünde devlet ve toplum olarak üzerimize
düşen görevleri hatırlamamıza vesile oluyor.
Yaklaşık olarak 8
milyon 500 bin engelli (özürlü, sakat) vatandaşımız var. Engellilerin dağılımına
bakıldığında yüzde 1.25'inin ortopedik, binde 60'ının görme binde 37'sinin işitme, binde 48'isinin zihinsel ve yüzde 9.70’nin de diğer
engellilerden oluştuğu görülüyor.
Engellileri ekonomik açıdan desteklemek, bu kişilerin çalışma ve sosyal hayata katılımlarını sağlamak
için değişik alanlarda hayata geçirilmiş uygulamalar söz konusu.
Ancak,
engelliler ile engellilere ait dernek veya vakıfların görüşleri alınmaksızın
yapılan bazı yasal düzenlemelerin engellilerin önünde bir engel! oluşturduğunu
da unutmamak gerekir. Alanımızla ilgili olanlara bir bakalım.
Özel Tüketim Vergisi(ÖTV) Kanununa göre, Malül ve engelliler Motor silindir hacmi 1600 cm3 ü aşmayan binek otomobilleri ile
esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu
taşıtları(steyşın vagon, arazi taşıtı ve jeepler dahil) ÖTV ödemeden iktisap
edebilmekte.
Motor silindir hacminde getirilmiş olan 1600 cm3
sınır, engelliler yanında ülke ekonomisi açısından da kaynakların dengeli
dağılımını etkileyen ve verimli olmayan bir sonuç doğurmakta.
Silindir hacmi 1600 cm3 ün altında dizel motorlu araç
bulmanın neredeyse imkansız olması, engellilerin daha yüksek yakıt tüketen
benzinli araçlara yönelmesine, bu durum da bir taraftan ekonomik açıdan
desteklenmesi gereken engellilerin bütçesine ek bir yük getirirken diğer
taraftan daha pahalı bir yakıtın kullanımı dolaysıyla ülkemizin petrol faturasının
kabarmasına yol açmakta.
Engelli tarafından ÖTV ödenmeden alınan aracın aradan kaç yıl geçerse geçsin malul veya engelli
şartlarını taşımayanlara devredilmesi durumunda, daha önce aracın sıfır olarak
alınmasında tahsil edilmeyen ÖTV nin
alınmasına yönelik uygulamada, iyi niyetli engelli vatandaşlar için önemli
bir sorun oluşturmakta.
Özellikle eskiyen ve sık sık arızalanan
aracını (eskiyen aracın benzer şekilde engeli olan birisinin işine
yaramaması nedeniyle) engelli olmayan birisine satarak günlük yaşantısını daha
rahat yürütebilmesine imkan sağlayacak yeni bir araç alma düşüncesinde olan
engelli, satış sırasında daha önce alınmayan ÖTV’nin tahsili nedeniyle bu
amacına ulaşamamakta.
ÖTV’siz araç alımı için gerekli şartlardan birisi olan araçta yapılması zorunlu engelliye uygun özel
tertibatın biçimi ve özelliği de uygulamada sıkıntı yaratmakta.
Aracın hareket ettirici bölümleri ile ilgisi
bulunmayan, elin kavrayacağı şekilde direksiyon simidine direksiyon
topuzu eklenmesi, silecek kolunun sağ taraftan sol tarafa alınması veya vites kolunun yükseltilmesini gibi değişiklikleri özel tertibat olarak
kabul edilmediğinden bu tür değişiklikler yapılan taşıt araçlarının ÖTV ödenmeden
alınması mümkün değil.
Diğer taraftan, sakatlığa uygun hareket
ettirici başka özel bir tertibat yapılmadığı sürece otomatik vitesli araçlar da
özel tertibatlı araç sayılmadığından, bu araçların engelliler tarafından satın alınmasında ÖTV ödenmekte.
|