GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARINDA İSTİSNA UYGULAMASI     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

 23.11.2004

 

Dr. Mehmet Özkara

Öğretim Görevlisi
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi

mehmetozkara@anadolu.edu.tr  

 

GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARINDA İSTİSNA UYGULAMASI

 

Gayrimenkul sermaye iradı; gayrimenkul niteliğinde olan mal ve haklardan elde edilen gelirlerdir. [1] Hangi iktisadi unsurlardan sağlanan getirilerin gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı, sayma yöntemi ile belirlenmiş bulunmaktadır. GVK’ nın 70. maddesinde; "Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır." şeklinde bir tanım yapılarak, nelerin gayrimenkul olarak kabul edileceği tek tek sayılmıştır.

 

Gayrimenkul sermaye iratlarının belirlenmesi açısından gerçek usul ve götürü gider usulü olmak üzere iki usul mevcuttur. Gerçek usulde gayrimenkul sermaye iradı; gayrimenkul olarak nitelenen mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilecek gayri safi hasılattan, iradın sağlanması ve sürdürülebilmesi için yapılan giderlerin indirilmesi suretiyle tespit edilmektedir.

 

Götürü gider usulünde gayrimenkul sermaye iradının tespitinde ise; hakları kiraya verenler hariç olmak üzere, dileyen mükellefler; giderlerine karşılık olmak üzere, hasılatlarından % 25’ini götürü olarak indirebilmektedirler. Götürü gider usulünü kabul eden mükelleflerin iki yıl geçmedikçe bu usulden dönmeleri mümkün değildir.

 

Gayrimenkul sermaye iratları ile ilgili olarak, sadece konutların kiraya verilmesinden elde edilen gelirlere istisna getirilmiş bulunmaktadır. Binaların konut olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen hasılatın 1.800.000.000 lirası [2] gelir vergisinden istisna tutulmuştur (GVK Md. 21).

 

İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamamaktadır. [3] Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar bu istisnadan yararlanamamaktadırlar.

 

Kişinin birden fazla konutu olması durumunda istisna; konutların tümünden sağlanan toplam kira tutarına yalnızca bir kez uygulanacaktır. Aynı konuta birden fazla kişinin sahip olması durumunda ise, istisna; gerekli koşullara sahip her kişi için ayrı ayrı uygulanacaktır. [4]   Binaların kurum ve kuruluşlara, personel lojmanı olarak kullanılmak üzere kiralanması halinde elde edilen kira gelirleri istisna kapsamında değildir. [5]

 

Sadece konut kirası elde eden, ticari, zirai veya mesleki kazanç elde etmeyen kişilerin, kiraya verdikleri konutlarından bir takvim yılında 1.800.000.000 lira veya daha az hasılat elde etmeleri halinde, bu gelirler için beyanname vermeyerek vergilendirilmemeleri öngörülmüştür. Bu hükümde; ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanların vergi ödeme gücünün, bildirim zorunda olmayanlara göre daha fazla olduğu varsayımı yatmaktadır. Bu varsayıma gerçek durumun uymaması halinde eşitlik ilkesinin zedeleneceği ve vergi adaletine uygun olmayan sonuçların çıkacağı açıktır. [6]

 

Gayrimenkul sermaye iradı istisnası ile idari yönden beyannameli mükellef sayısındaki artış önlenerek kolaylık getirilmekte ve gelirleri sadece söz konusu gelirlerden oluşan kişilerin sosyal açıdan korunması sağlanmak istenmektedir. Çünkü, ticari, zirai ve mesleki kazançları nedeniyle beyanname vermek zorunda olanlar söz konusu istisnadan yararlanamamaktadırlar.

 

Bu uygulama sonucunda; sermaye sahipleri vergisiz kazanç sağladığı için, sermayelerini konuta yönlendirebilirler. Konut talebindeki artış, konut arzını ve dolayısıyla üretimi artırıcı bir işlev görebilir. Ancak, uygulamada yeterince denetim söz konusu olmadığından, istisna sınırını aşan gelirlerin de bu istisna şemsiyesi altında gizlenmeleri mümkün olmaktadır. [7]

KAYNAKÇA

GÜRBOĞA, Erkan, İhsan B. BELLEK

Gayrimenkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi (4369 Say

ılı Kanunla Yapılan Değişikliklere Göre),  Kılavuz Yayınları, İ

stanbul, 1999.

KIZILOT, Şükrü

Danıştay Kararları ve Özelgeler (Muktezalar), C.5, Yaklaşım

Yayınları, Ankara, 2000.

TÜZÜN ÇELİK, Binnur

Vergilemede Müdahale İlkesi (Anayasa ve Gelir Vergisi

Hükümleri Açısı ndan İncelenmesi), Gazi Kitapevi, Ankara,

2001.

UYSAL, Ali, Nurettin EROĞLU

Açıklamalı ve İçtihatlı Gelir Vergisi Kanunu, 3. Baskı, 1991.

ÖZKARA, Mehmet

Türk Vergi Sisteminde İstisna ve Muafiyet Uygulamalarının

Vergilemenin Mali Amacı Bakımından Değerlendirilmesi”,

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları No:

1595/844, Eskişehir, 2004.

       



[1] Erkan GÜRBOĞA, İhsan Bahri  BELLEK, Gayrimenkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi (4369 Sayılı Kanunla  Yapılan Değişikliklere Göre),  Kılavuz Yayınları, İstanbul, 1999, s.1.

 

[2] 1.800.000.000 liralık bu tutar, 2004 yılına ait gelirler için geçerli olup, Mükerrer 123. madde gereğince, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak VUK hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanmaktadır.

 

[3] Mükelleflerden, idarece herhangi bir tespit yapılmadan önce, süresinde beyan etmedikleri veya süresinde verdikleri beyannamede yer almayan mesken kira gelirlerini, kendiliklerinden, süresinden sonra verecekleri beyanname ile beyan edenler de istisnadan yararlanabileceklerdir. M.B. İç Genelgesi, T. 10.02.1999, S.B.07.0.GEL.0.43/4300-24/004375 Şükrü KIZILOT, Danıştay Kararları ve Özelgeler (Muktezalar), C.5, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 2000, s.46.

 

[4] GÜRBOĞA-BELLEK, age., s.98.

 

[5] Ali UYSAL, Nurettin EROĞLU, Açıklamalı ve İçtihatlı Gelir Vergisi Kanunu, 3. Baskı, 1991, s.433.

 

[6] Binnur TÜZÜN ÇELİK, Vergilemede Müdahale İlkesi (Anayasa ve Gelir Vergisi Hükümleri Açısından İncelenmesi), Gazi Kitapevi, Ankara, 2001, s.85.

 

[7] Mehmet ÖZKARA, Türk Vergi Sisteminde İstisna ve Muafiyet Uygulamalarının Vergilemenin Mali Amacı Bakımından Değerlendirilmesi, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları No:1959/844. Eskişehir 2004, s.95.