|
17
Kasım 2004
Mehmet Ali AKTAŞ
Serbest Muhasebeci Mali
Mali Müşavir
mehmetaliaktas@turmob.org.tr
VERGİ BEYANNAMELERİNİN
ELEKTRONİK (İNTERNET) ORTAMINDA VERİLMESİ VE KONTROL SİSTEMİ ÖNERİSİ
GİRİŞ
213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 5228 sayılı Kanunun 8’nci
maddesiyle değişik mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı, vergi
beyannameleri ve bildirimlerinin internet ve diğer elektronik bilgi iletişim
araç ve ortamında doğrudan mükellefler tarafından gönderilmesine izin verebileceği
veya zorunluluk getirebileceği gibi, bunların yetki verilmiş gerçek ve tüzel
kişiler aracılığıyla gönderilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye de
yetkili kılınmıştır.
Bakanlık
yukarıda sözü edilen yetkinin “vergi beyannameleri ve bildirimlerinin internet
ve diğer elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında doğrudan mükellefler veya
yetki verilmiş gerçek ve tüzel kişiler aracılığıyla gönderilmesine izin
verilmesi” kısmını 30 Eylül 2004 tarih
ve 25599 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan “340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği” ile 01 Ekim 2004 tarihinden itibaren verilecek olan beyannameler
için kullanmıştır. Bir başka anlatımla bakanlık verilen yetkinin tamamını bu
aşamada kullanmamıştır. Bunun farklı nedenleri vardır.Tüm vergi dairelerinin otomasyona geçmemiş olması, mükellef
ve/veya meslek mensuplarının tamamının söz konusu işlemi internet ortamında
gerçekleştirecek donanıma sahip olmaması gibi.
Tebliğ
ile işlemlerin yapılması sırasında hata olasılığının azaltılmasıyla birlikte
mükellef, meslek mensubu ve vergi idaresinin iş yükünün azaltılmasının
amaçlandığı da aşikardır.
Sosyal
Sigortalar Kurumunun e-bildirge uygulamasından farklı olarak e-beyanname
işlemlerinin koşulların uygunluğu halinde meslek mensupları tarafından yerine
getirilebileceği, bu işlemin yapılmasının kağıt ortamında verilen beyanname ile
bir farklılık arz etmediği gibi söz konusu beyannamelerin yine mükellef
tarafından verilmiş addolunacağı da çok net bir şekilde dile getirilmiştir. Ayrıca
çeşitli nedenlerle elektronik ortamda verilemeyen beyannamelerin kağıt
ortamında elden veya posta ile verilebileceği de ifade edilmiştir.
I- İNTERNET ORTAMINDA VERİLEBİLECEK
BEYANNAMELER VE KOŞULLAR
- Beyannamenin verileceği
Vergi Dairesi otomasyona geçmiş olmalıdır.
- Yalnızca yasal süresi geçmemiş (cari dönem) beyannameler
olmalıdır (ek, düzeltme ve dilekçe ekinde verilmesi gereken beyannamelerin kağıt ortamında verilmesi
gerekmektedir).
Bu
doğrultuda şimdilik;
- Katma Değer Vergisi
Beyannameleri (1 ve 2 no.lu),
- Özel Tüketim Vergisi
Beyannamesi (2a beyannamesi hariç),
- Damga Vergisi
Beyannamesi,
- Banka ve Sigorta
Muameleleri Vergisi Beyannamesi,
- Özel İletişim Vergisi
Beyannamesi,
- Şans Oyunları Vergisi
Beyannamesi.
İnternet ortamında
verilebilecek olup, diğer beyanname ve bildirimlerin de kabul edilebilir olması
halinde bakanlık tarafından gerekli duyuru yapılacaktır.
II- BEYANNAMERİNİ
KENDİLERİ GÖNDEREBİLECEK VE BEYANNAME
İMZALATMA ZORUNLULUĞU BULUNMAYAN MÜKELLEFLER
340 Sıra No.lu Tebliğ ile
3568 sayılı Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali
Müşavirlik Kanunu uyarınca çıkarılan tebliğlere göre aktif büyüklükleri veya
net satış hasılatlarının belli bir tutarın üzerinde olması nedeniyle,
beyannamelerini meslek mensubuna imzalatmak zorunluluğu bulunmayan mükellefler
istemeleri halinde beyannamelerini elektronik ortamda doğrudan kendileri
gönderebileceklerdir. Bu mükelleflerin beyannamelerini aracılık yetkisi
verilmiş meslek mensupları aracılığı ile verebilmeleri olanaklıdır.
Buradan hareketle beyanname imzalatma zorunluluğu
bulunmayan;
- Alım, satım veya imalat faaliyetinde bulunanlardan
92,436,315,000.-TL. ile bunların dışındaki işlerle uğraşanların gayrisafi iş
hasılatının 46,218,157,000.- lirayı,
- Zirai işletme hesabı esasına göre tespit edilen
çiftçilerin hasılat toplamı 92,436,315,000.- lirayı,
- Serbest meslek
faaliyetinde bulunanların hasılatları tutarı 66,026,124,000.- lirayı aşmayan
mükelleflerin internet ortamında beyanname vermek istemleri halinde
beyannamelerini meslek mensupları aracılığı ile vermeleri gerekmektedir.
III- BEYANNAMELERİN İMZALANMASI
29 Haziran 1997 tarih ve 23034 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 4 Sıra No.lu “ Vergi Bayennamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ” ile vergi
beyannamelerinin meslek mensuplarına imzalatılmasının zorunluluğundan söz
edilmektedir. 340 no.lu Tebliğin “VII – BEYANNAMELERİN İMZALANMASI VE DİĞER
HUSUSLAR” başlıklı bölümünde ise imza zorunluluğu bulunan beyannamelerin meslek
mensubu tarafından verilmesi halinde internet ortamında meslek mensubu
bilgilerinin doldurulmasının beyannamenin imzalanması anlamını taşıyacağı
belirtilmiştir.
4
Sıra No.lu Genel Tebliğin III’ncü bölümde yer alan hükümler doğrultusunda
beyannamelerini meslek mensuplarına imzalatmayan mükellefler hakkında, Vergi
Usul Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre cezai işlem yapılmakla birlikte, re’sen
takdir için takdir komisyonuna sevk işleminin yapılması gerekmektedir.
Maliye
Bakanlığı’nın 18 Şubat 2000 tarih ve 07567 sayılı genelgesinde de “Bakanlığımıza
intikal eden bilgilerden, beyannamelerin meslek mensuplarına imzalatılması
zorunluluğuna uyulması konusunda gerekli özenin gösterilmediği anlaşıldığından
............” ifadesi yer almakta ve yaptırımlara yer vermektedir.
Vergi
dairelerinin bir bölümünün meslek
mensubunca imzalanmamış beyannameleri kabul aşamasında mükellefi bilgilendirdiği
bir bölümünün de beyannameleri doğrudan kabul ettiği bilinmektedir.
Vergi
Beyannamelerinin Meslek Mensuplarına imzalatılması hakkındaki 4 no.lu Genel Tebliğin giriş bölümünde “İşletmelerde
faaliyetlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamayı, faaliyet
sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye ve değerlendirmeye tabi
tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi makamların kullanımına
tarafsız bir şekilde sunmayı” ifadesi anlam kazanmaktadır.
Kapsam
dahilinde olduğu halde işlemlerini ehliyetli kişilere yani meslek mensuplarına yaptırmayan
veya beyannamelerini meslek mensuplarına imzalatmayan işletmelerde gerek vergi idaresine ve gerekse diğer taraflara sunulan
belgelerin niteliğinin daha ilk aşamada
tartışmalı hale geldiği açıktır. Fotoğrafın net olabilmesinin en önemli adımı
işlemin yetki almış meslek mensuplarına yaptırılmasıdır.
Bakanlık
ve Meslek örgütümüzün konuya gerekli hassasiyeti gösterdikleri de aşikar
olmasına karşın idare çalışanlarının zaman yetersizliği gibi nedenlerle imzasız
beyannamelerle ilgili işlem arzu edilen seviyede gerçekleşememiştir.
Vergi
dairesi kendisine tevdi edilen beyannameleri elbette ki imza şartı aramaksızın
alacaktır. 18.02.2002 tarihli genelge ile Bakanlık “beyannamelerin vergi
dairesince kabulü sırasında konu ile ilgili olarak mükelleflerin
bilgilendirilmesine özen gösterilecektir.” İfadesine yer verilmektedir.
Bakanlık burada mükelleflerin cezalı duruma düşmemeleri için de gereğini
yapmıştır. Bunca çabaya rağmen mevzuat hükümlerine muhalefet etmek,
ayak diremek kimsenin haddi olmamalıdır.[1]
Yasalar
ve bununla ilgili uygulama şekillerinin tüm mükelleflerin istifade edebileceği
şekilde duyurulduğu da göz önüne alındığında, kurallara uyulmaması alenen
mevzuatın ihlali sonucunu oluşturmaktadır.
Yukarıdaki
bilgilerden hareketle;
- Vergi dairesince beyannamelerin kabulü ve bilgisayara
işlenmesi sırasında mükellefle birlikte meslek mensubunun da imzası
aranmalıdır.
- Beyannamelerin bilgisayara
işlenmesi aşamasında meslek mensubunun imzasının bulunup, bulunmadığına ilişkin
bir sorgulama yer almalıdır. Buradaki sorgulamanın neticesinde meslek
mensubunun vergi kimlik numarasının girişi yapılmalıdır. Bu işlem
yapılabiliyor ise problem yok ve normal tahakkuk çıktısı alınabilir olmalıdır. Aksi
halde yani vergi numarası girilmiyor ise bu defa tahakkuk fişi
ile birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 352/11–7 maddesi gereğince II’nci
derece usulsüzlük cezası kesme işlemi de yapılmalıdır.
- II’nci derece
usulsüzlük cezasının kesilmesi işleminin yapılması, vergi dairesine tevdi
edilen beyannamenin bir defada doğruyu yansıtma ilkesine uygunluğunu
oluşturmadığının göstergesi olduğundan, ayrıca re’sen takdir amaçlı
olarak takdir komisyonuna sevk işlemi de yapılmalıdır.
- Meslek mensubunun vergi kimlik numarasının olması ve
tüm bilgilerin tam olması ilgilinin serbest çalışanlar listesinde kayıtlı olup
olmadığının bir ispatı olmadığından, bir tespit daha yapılabilmelidir. Sistem
kendi içerisinde meslek mensubunun birden fazla beyanname imzalayıp
imzalamadığının kontrolünü yapmalı ve birden fazla beyanname imzalanmış ise
ilgilinin meslek ünvanı ile vergi mükellefiyetinin varlığı da kontrol
edilmelidir.
Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebecilik Mali
Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği’ nin
6’ncı maddesinin “p” alt maddesi “Serbest Muhasebeci ve Serbest
Muhasebeci Mali Mü şavirlerce; çalışanlar kütüğüne kayıt olmadan birden fazla
beyanname imzalanması ” halinde ceza öngörmektedir.
Bu yalnızca işin meslek yasasına olan muhalefetten
bir başlangıcı olmakla birlikte vergi idaresi de konuya farklı
yaklaşmamaktadır. Gelirler Genel Müdürlüğünün
20 Haziran 2001 tarih ve 337731 sayılı yazısında “…………. bağımlı statüde çalışan serbest muhasebeci veya
serbest muhasebeci mali müşavirlerin ancak bir gerçek yada tüzel kişiye ait
beyannameleri imzalamaları mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle sadece bordrolu
olarak çalışılan şirketin beyannameleri imzalanabilecektir. Aynı gruba ait
diğer şirketlerin beyannamelerinin imzalanması mümkün değildir.” İfadesi yer almaktadır.
- Tamamen bilgisayar ortamında yapılacak bu işlemlerin
istenilen biçimi ile raporlanması ve gerekli tetkiklerin yapılması (bu işlem de
yine bilgisayar aracılığı ile yapılabilir olmalıdır) amacıyla ilgili
kuruluşlara ulaştırılması da olanak dahilinde bulunmaktadır.
SONUÇ:
Dürüst,
düzenli, tarafsız, bağımsız veya özerk olmak, mevzuat hükümlerine uygun ve
meslek kuruluşumuzun yayımladığı kurallar ile uluslararası kabul görmüş
ilkelere uymak mesleğimizin olmazsa olmazları arasında yer almaktadır.
e-beyanname
uygulamasıyla birlikte idarenin iş yükünün azaltılmasının hedeflendiği 340 sıra
no.lu tebliğin giriş bölümünde yer alan “…..vergi
dairesinin beyanname kabul, tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerini azaltarak iş
ve işlemlerini kolaylaştırmak ve diğer alanlarda mükellefe daha iyi hizmet
vermesini sağlamaktır” ifadesi ile
pekiştirilmektedir.
İşletme
faaliyetleri neticesinde oluşan sonuçların doğru ve güvenilir şekilde ilgi
duyanların istifadesine sunulmasında tarafsızlık meslek mensuplarının olmazsa
olmazları arasında yer almaktadır. O halde önceki bölümlerde söz edilen yasal
çerçevede, fotoğrafın net olması amacıyla (işlemlerin bir defada doğruyu
yansıtması amacıyla), vergi beyannamelerinin meslek mensuplarına
imzalattırılması işlemi vazgeçilemez olmalıdır.
Bu
işlem ilk aşamada kaçak muhasebe ile mücadeleyi güçlendireceği gibi aynı
zamanda vergi idaresi yararına bir uygulama olacaktır. Vergi idaresi, vergi
beyannamelerini ve eklerinde yer alan bilgilerin daha sonra kendi elemanları
tarafından denetlenmeleri sırasında daha az zaman ve kaynak harcayabilecektir.
Asıl
olan işlemlerin bir defada doğru yapılmasıdır. Bu önemli bir ilkedir ve
sistemin doğru çalışmasıyla birlikte önem ifade etmektedir.
Bilgisayarın
kullanılmadığı neredeyse hiçbir alanın kalmadığı günümüzde, arzu ettiğimiz
hedeflere ulaşmak oldukça kolaylaşmıştır. Ancak bunun yapılabilmesinin en
önemli koşulu değişime ayak direyen değil, sürekli gelişime açık olan
bireylerin varlığı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özetlemek
gerekirse bir kontrol sistemi oluşturulmalıdır ve/veya var olan sistem
geliştirilmelidir. Sistem dinamik olmalıdır. Sürekli yenilenebilir olmalı ve
güncel kurallar çerçevesinde tüm tarafların menfaatlerini koruyacak nitelik arz
etmelidir.
Tüm
vergi beyannamelerinin meslek mensuplarınca imzalandığı, tüm finansal tablo ve raporların meslek mensuplarınca hazırlanacağı günlerin yakın
olması dileği ile…..
[1] AKTAŞ,
Mehmet Ali, “Vergi Beyannamelerinin
Meslek Mensuplarına İmzalattırılmamasının
Sonuçları Ve Öneriler” Mevzuat Dergisi,Aralık, 2002.
|