|
25
Mart 2003
Sn.
Meral Tamer'in Yazısı
Tayyip Bey 320 milyarlık otoyu
satsın!
Kamu hâlâ 3 harcayıp 1 kazanıyor. Savurganlık dizboyu. AKP’nin düzene
teslim olmadığını göstermesi için iyi bir fırsat çıktı En
doğrusunu Dışişleri Bakanı Abdullah Gül önceki gün söyledi:
"ABD’den
para gelseydi, dipsiz kuyuya giderdi. Siz kara delikleri kapatmazsanız, oradan
gelecek para da gider ve üzerinizde yük olarak kalır. Türkiye’nin geleceğini 6
milyar dolara bağlamak haksızlık olur. Geçtiğimiz dönemde batan tek bir bankanın
ekonomiye maliyeti 6 milyar dolardı." (Bakınız pazar günkü Milliyet, sayfa
10)
Bunu bir itiraf olarak da kabul edebilirsiniz, Başbakan Tayyip
Erdoğan’ın düne kadarki performansına bakarak "malumun ilanı" da... Ama şu kesin
ki, o para gelir gelmez havada kapışılacaktı. Ekonominin gerçeklerinden bihaber
Tayyip Bey, bir yandan seçmenlerine yaptığı bol keseden vaadleri yerine getirme
olanağı bulurken, diğer yandan da pek meraklı olduğu "sürprizölerine yenilerini
ekleyebilecekti.
Önceki geceki Ulusa Sesleniş konuşmasıyla hayatın
gerçeklerine dönüp IMF’ye sımsıkı sarılan Tayyip Bey, şimdi olsa olsa "kötü
sürprizölerle çıkabilir seçmenlerinin karşısına. Nitekim çok ısrarcı olduğu nema
ödemeleriyle ilgili kötü sürpriz, galiba 3 - 5 güne kadar
geliyor!
IMF’den 2000’de gelen 7 milyar dolarla bir yıl idare ettik.
2001 krizinin ardından 11 Eylül’ün de katkısıyla IMF 14 milyar dolar ek kaynak
gönderdi de 2002’yi kazasız belasız geçirdik. ABD’den para gelseydi, açlık
sınırında yaşayan milyonlar için pek bir şey değişmez, ama bir kısmımız bu yıl
da sahte cennette hovardalık etme lüksünü yakalayabilirdi. Pekiyi ya
sonra?
Artık kendi gerçeklerimizle başbaşayız. Ben inanıyorum ki AKP
hükümeti, geçmiş iktidarların devamı gibi davranarak kamudaki israf düzenine
cumbur lop eklemlenmeyi bir yana bırakıp, kara delikleri teker teker tıkamaya
sahiden niyetlenirse, bu ülkeye büyük hizmet etmiş olur. Zaten sistem
partilerini tarihe gömüp AKP’ye oy verenlerin istedikleri de bu değil
mi?
Tayyip Bey, Siirt’ten milletvekili seçildiğinin hemen ertesi günü,
devletin kesesinden altına 320 milyar liralık lüks Volkswagen Phaeton otomobil
çekerken ABD’den gelecek savaş tazminatına mı güveniyordu bilemem, ama halka
yeni faturaların bindirilmeye hazırlanıldığı şu günlerde bana sorarsanız ilk
yapması gereken, o Phaeton’u iade ederek ülkemizin bugünkü zor koşullarına uygun
mütevazı bir arabaya binmektir.
Tayyip Bey liderdir. Liderin topluma
örnek olması gerekir. Kaldı ki bu örnek olunacak bir durum falan değil, olsa
olsa yapılan hatanın telafisi olabilir. Ama siyasiler tarafından horlanmaya
alışkın bizim halkımız öylesine alicenaptır ki Tayyip Bey, "Evdeki hesap çarşıya
uymadı. ABD’den para gelmedi. Sizlere vaadettiğimiz halde nemaları ödeyemezken,
yeni zamlar yapmak zorunda kalırken, benim de bu arabaya binmeye hakkım yok"
diyerek hatasını düzeltecek olsa, halk kendi arasında para toplayıp tıpkısının
aynısını Tayyip Bey’e hediye etmeye bile kalkabilir!
Yaşasın Irak
TV’si Irak TV’sinin günün belli saatlerinde savaşla
ilgili bilgiler vermeye başlamasıyla birlikte, yanıltıcı enformasyondan kısmen
de olsa kurtulmuş olduk. Hani Saddam ağır yaralıydı? Hani Başkan Yardımcısı Taha
Yasin Ramazan ölmüştü? İngiliz uçağının Amerikalılar tarafından düşürüldüğünü de
uzun süre öğrenemeyecektik herhalde!
Ya esir alınan Amerikalı 2 pilot ve
3 - 4 subayın Irak TV’sindeki görüntüleriyle ilgili ABD resmi makamlarının
tepkisine ne demeli? Efendim "Irak, esir subayların görüntülerini medyada
yayınlayarak Cenevre Konvansiyonu’nu çiğnemiş."
Pes doğrusu! Bush
yönetiminin başta BM; çiğnemediği uluslararası hukuk kuralı kalmadı. Yetmiyormuş
gibi bir de utanmayıp Cenevre Konvansiyonu’na aykırılıktan söz
ediyor.
İyi ki Irak TV’si var. Hastanelere kaldırılan yaralı masum
halkın görüntüleri, bu alçakça savaşta nerede saf tutacağına henüz karar
veremeyenlerin tereddütlerini ortadan kaldırıveriyor.
|