|
MUHASEBECİLERİN ACINACAK DURUMU |
|
Birçoğumuz uzun süredir muhasebe mesleği ile uğraşmaktayız. Her gün birçok sorunla karşılaşıyoruz. Yılmadan tüm sorunların altından kalkıyoruz. Ancak sizlerde farketmiş olmalısınız ki, sorunların ardı arkası kesilmiyor. Muhtasar beyannameleri bitiriyoruz, KDV beyannameleri başlıyor, ardından Maaş bordroları ve sigortalar geliyor. Yetmedi Üç aylık geçici vergi beyannameleri başlıyor. Tabi Biri bitiyor bir diğeri başlıyor. Oturup bir gün araştırdım, acaba bir muhasebecinin bilmesi gereken kanunlar nelerdir diye. Bir liste yaptım:
Bunlar sadece bir çırpıda aklıma gelenler... Peki kanunları takip etmek yettimi derseniz? Hayır. Sadece kanunları bilmeniz ve takip etmemizin hiç bir işe yaramadığını gördüm. Uygulama ile ilgili Tebliğler, yönetmelikler vardı bunlarda yetmedi. Tüzükler, özelgeler, genelgeler vardı. Bir de diğer kamu kuruluşlarının kendi alanlarıyla ilgili olarak çıkarttıkları ve muhasebecileri ilgilendiren tebliğler, yönetmelikler, tüzükler, özelgeler ve genelgeler vardı. Bunları da takip etmeliydik. Olmadı en zor olanı da "BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN"lar çıkmazmı karşıma, hayda şimdi tek tek tüm kanunları aç maddeleri bul ve düzelt. Rtük kanununun içerisinde Gelir vergisi ve kurumlar vergisi kanunlarını ilgilendiren maddeler çıkıyor. Söylermesiniz biz şimdi hangi kanunları takip etmeliyiz? Lütfen şöyle bir düşünün hangi meslek dalını bu kadar kanun ilgilendirir. Bir avukatı ele alın, bir doktoru inceleyin, bir mimarı düşünün, hepsi serbest meslek erbabı ancak sadece uzmanlık alanlarıyla ilgili bilgilere sahiptirler. Avukat ya icra avukatıdır. İcra mevzuatı ile ilgilenir veya ağır ceza avukatıdır sadece o konuda uzmanlaşır. Bir doktor KBB'cidir, cerrahtır veya dahiliyecedir... Bir mimar sadece proje ve çizim işleri ile hesaplama ile uğraşır. Peki ya biz? Bizim mesleğimiz ortaçağda halen. Bakmayın öyle bilgisayar kullandığımıza, iletişimde en son teknolojileri kullanmaya çalıştığımıza. Uzmanlaşma 20. yüzyılda başladı. Herkes bir alanda uzmanlaştı. Öyle her alanda bilgili, alim kimseler ortaçağda kaldı. Muhasebeciler halen tüm kanunları bilmek anlamak ve yormak zorundadırlar. Böyle bir yükün altından kalkılamaz. Bir de aldığımız ücretleri kıyaslayın, müşterilerin bizlere karşı davranışlarını inceleyin. Bir avukata, bir doktora, bir mimara karşı davranışlarını inceleyin. Muhasebecilik mesleği esnafın gözünde halen kâtiplikten ibarettir. Bir de sorumluluklarımızı düşünün. Mükellefin kullandığı naylon faturadan bile sorumlu tutulmaktayız. Devlet kendisinin yapamadığı polisiye önlemleri bize yaptırmaya kalkıyor. Araştırmayı bizlere yaptırıyor. İhbar müessesesini bizim üzerimizden oluşturmaya çalışıyor. Ben inanıyorum ki TÜRMOB ve odalarımız mesleğin bu yönüyle fazlaca uğraşmıyorlar. Mesleğin düşmüş olduğu acı durumu görmüyorlar veya göremiyorlar. Sadece TÜRMOB'un veya odaların çalışmalarının da yetmeyeceğini düşünüyorum. Hepimiz teker teker mesleğin yükselmesi için uğraş vermeliyiz. Şu soruma cevap verir misiniz: Bu kadar kanunu, tebliği, yönetmeliği, tüzüğü keyfi uygulamayı bilmek zorunda mıyız? Şaban Abacı/Yönetici
|