|
T.C.
DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No : 2004/186
Karar
No: 2005/27
Özeti : Yükümlülerin
muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneleri muhafaza
süresi içinde
yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmemeleri halinde, resen tarh
nedeninin bulunduğu hakkında.
Temyiz
Eden : Boztepe Vergi Dairesi Müdürlüğü - ORDU
Karşı Taraf : ...
Toplu Temizlik Gıda İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Vekili : Av....
İstemin Özeti : Davacının 1998 yılına
ait yasal defter ve belgelerinden, yevmiye defteri ve defter-i kebir dışındaki diğer
defterleri ile alış ve satış faturalarının incelemeye ibraz edilmemesi
nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilemeyeceğinden ve bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı
bıraktığının tespitli olduğunan bahisle düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak Ocak-Aralık dönemleri için re'sen
kaçakçılık cezalı katma değer vergisi
salınmıştır.
Ordu Vergi Mahkemesi
29.2.2000 günlü ve E: 1999/188, K:2000/78 sayılı kararıyla, tarhiyatı
kaldırmıştır.
Temyiz istemini
inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 30.12.2003 günlü ve E:2000/8885,
K:2003/5241 sayılı kararıyla; davacı şirketin yapmış olduğu temizlik taahhüt
işi dolayısıyla elde ettiği hasılatı kayıt ve beyanlarına yansıtıp
yansıtmadığının tespiti amacıyla, 1998 yılına ait yasal defter ve belgelerinin
incelenmek amacıyla ibrazının istenilmesine rağmen verilen süre içerisinde, sadece
yevmiye defteri ile defter-i kebiri ibraz ettiği, diğer belgelerini ibraz
etmediği, gelirlere ilişkin istihkak listeleri ile davacı şirket tarafından
ibraz edilen yevmiye defteri
ve ilgili dönemlerde verilen katma değer vergisi beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda, yevmiye defterinde
herhangi bir alış ya da gider faturası kaydının
bulunmadığı, bunun yerine, her ay sonunda yapılan yevmiye kaydı ile topluca
hizmet üretim maliyeti adı altında bir hesap
kullanılarak gider ve bunun %15'inin de indirilecek katma değer vergisi olarak
kayıtlara yansıtıldığı ve beyannamelerin de buna göre düzenlenip verildiği, ayrıca, 31.12.1998
tarih ve 86381 sayılı hasılat faturasının da kayıtlara yansıtılmadığı dosyanın incelenmesinden anlaşıldığından, olayda re'sen
takdir nedeninin mevcut olduğu
gerekçesiyle, tarhiyatın diğer yönlerden hukuka uygunluğu araştırılarak yeniden karar verilmek üzere mahkeme kararını
bozmuştur.
Bozma kararına
uymayan Ordu Vergi Mahkemesi 9.6.2004 günlü ve E:2004/145, K:2004/205 sayılı
kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30 ve 139 uncu maddeleri uyarınca
mükelleflerden defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla daireye ibrazının
istenilmesinin mümkün olmadığı, öncelikle işyeri sahibi ile uzlaşma sağlanarak
incelemenin işyerinde
yapılamayacağı hususu belirtildikten sonra yazı yazılarak ve süre belirtilerek
defter ve belgelerin işyerinin dışında bir
yere ibrazının istenebileceği, vergi inceleme elemanının defter ve belgelerin ibrazı yönündeki yazısına
davacı şirketçe tamamen kayıtsız kalınmadığı, bilgi verme mahiyetinde de olsa
bir kısım defterlerin ibraz edildiği görülmekte olup, bunun da davacı şirketin defter ve belgelerinin usulüne
uygun olarak istenmesi durumunda ibraz edileceğine
ve vergi incelemesi ve vergi inceleme elemanına yardımcı olunacağına, uygun çalışma ortamı sağlanacağına delil teşkil ettiği,
davacının işyerine gidilerek yasanın öngördüğü koşullara uygun
incelemeye başlandıktan sonra, yükümlü şirketin katma değer vergisi beyannamelerinde gösterdiği indirilebilir
katma değer vergilerine ait belgeler tamamen
yadsınmadan,bu belgelerin alındığı gerçek ve tüzel kişilerle veya bu kişilerin bulunduğu mahallin vergi incelemesine yetkili kişileri
vasıtasıyla karşıt inceleme yapmak suretiyle, bu belgelerde gösterilen katma
değer vergilerinin mal ve hizmet alımı nedeniyle ödenip ödenmediği hususunun da açık bir şekilde ortaya konulması
gerektiği; diğer taraftan, defterlere
kaydedilmediği iddia edilen bir adet faturaya isabet eden hasılatın ise
kurumlar vergisi beyannamesi ile
beyan edilen hasılata dahil olmadığı ve bu faturaya ait 396.941.760.-liralık katma değer vergisinin de Aralık ayı katma
değer vergisi beyannamesine dahil edilmediği yönünde yeterli bir tespit
olmadığı; yükümlü şirketin yetkililerine bu konuda savunma ve izahat olanağı verilmediği dikkate
alındığında, bu maddeler yönüyle de re'sen tarhiyatın dayanağının bulunmadığının anlaşıldığı; bu durumda, davacı
şirketin vergi incelemesi amaçlı olarak defter ve belgelerini ibraz
etmediğinden ve bu defter ve belgelerin ihticaca
salih olmadığından bahsedilemeyeceğinden 1998 yılı Ocak-Aralık dönemleri için re'sen
tarhiyata konu edilen kaçakçılık cezalı katma değer vergilerinde hukuka
uygunluk bulunmadığı; kaldı ki, davacı
şirket hakkında aynı döneme ilişkin olarak düzenlenen kurumlar vergisine ait vergi inceleme raporu doğrultusunda
re'sen tarh edilen kaçakçılık cezalı kurumlar
vergisi ve fon payının kaldırılması yolunda Mahkemelerince verilen karara karşı
yapılan temyiz başvurusunun Danıştay
Dördüncü Dairesinin 17.10.2001 günlü ve E:2000/3341, K:2001/3872 sayılı
kararıyla reddedildiği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılması yolundaki ilk
kararında direnmiştir.
Direnme kararı vergi dairesi müdürlüğünce
temyiz edilmiş ve mahkeme kararının gerekçe
ve yasal dayanağı bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
Özlem ULAŞ'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının
bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
Münevver DEMİR'in Düşüncesi: Uyuşmazlık, temizlik taahhüt işi yapan
davacı şirketin, yevmiye defteri ve defteri kebir dışında 1998 yılına ait
kanunen tutulması zorunlu diğer defterlerini, alış faturası ve gider
belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle inceleme elemanınca istihkak
listeleri ile beyannamelerin karşılaştırılarak incelenmesi sonucu, indirim konusu
yaptığı katma değer vergilerinin kabul edilmemesi suretiyle düzenlenen rapora
dayanılarak resen takdir yoluyla yapılan tarhiyatı terkin eden vergi
mahkemesi kararını bozan Danıştay 7.Dairesinin 30.12.2003 gün ve 2003/5241 sayılı
kararına karşı direnen
Ordu Vergi Mahkemesi
kararının temyizen incelenmesi
istemine ilişkindir.
Danıştay
7.Dairesinin bozma kararında yazılı gerekçe uyarınca temyiz isteminin kabulü
ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay
Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Temizlik
taahhüdü işi yapan yükümlünün 1998 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerinden,
yevmiye defteri ve defter-i kebir dışındaki diğer defterleri ile alış ve satış
faturalarını incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi
indirimleri kabul edilmeyerek adına re'sen salınan kaçakçılık cezalı katma
değer vergisini kaldıran vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz
edilmiştir.
213
sayılı Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 3 üncü bendinde,
bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin veya bir kısmının vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi
re'sen takdir nedeni olarak belirlenmiştir.
Bu
düzenlemeye göre, kanunen tutulması zorunlu defterlerin tümünün veya bir kısmının ibraz
edilmemesinin dönem matrahının re'sen takdirini gerektirebilmesi için ibraz isteğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca
yapılmış olması yeterli olup; ayrıca, defterlerin vergi incelemesi sırasında istenilmiş olması
koşulu düzenlemede yer almamaktadır.
Dosyanın
incelenmesinden, yükümlü şirketin bu hükme göre üstüne düşen görevleri yerine getirmediği
anlaşıldığından, mahkemenin re'sen takdir nedeni bulunmadığı yolundaki gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Ancak, kararda
belirtilen diğer gerekçeler göz önüne alındığında yeterli incelemeye dayanmayan tarhiyatın kaldırılması yönünde verilen
ısrar kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu
nedenle temyiz isteminin reddine, 18.2.2005 gününde gerekçe ve esasta oyçokluğu ile karar
verildi.
KARŞI
OY
X- 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 139 uncu maddesi gereğince vergi incelemelerinin esas itibarıyla işyerinde
yapılması gerektiğinden, mahkeme kararının re'sen tarh nedeni bulunmadığı yolundaki gerekçesi yerinde olup, kararın re'sen
tarh nedeni bulunduğuna ilişkin
gerekçesine katılmıyoruz.
XX- Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin l ve 3 üncü fıkralarında;
bu verginin mükelleflerinin indirim
hakkından iki koşulun birlikte var olması halinde yararlanabilecekleri
öngörülmüştür. Bu iki koşuldan ilki, mükelleflerin kendilerine yapılan mal ve hizmet teslimleri dolayısıyla ödemiş oldukları
katma değer vergisinin fatura ve benzeri belgelerde gösterilmiş olması;
ikincisi ise, bu belgelerin yasada öngörülen süre içerisinde yasal defterlere kaydedilmiş bulunmasıdır. Söz
konusu koşulların noksansız olarak yerine getirildiğinin usulüne göre yapılacak istek üzerine defter ve belgelerin
yetkililere ibrazı suretiyle kanıtlanması ise, indirim hakkından
yararlanan mükellefe düşen yükümlülüktür.
Olayda;
davacı Şirketten defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak istenildiği, Vergi
Dava Daireleri Kurulunun kararı ile sabittir. Ayrıca; davacı şirketin yevmiye
defteri ve defteri kebir dışındaki defterleri ile gider ve
hasılat belgelerini ibraz etmediği de aynı derecede ihtilafsızdır.
Bu
durumda; davacı Şirketin, indirim hakkından yararlanılabilmesi için, yasanın aradığı
iki koşulu da noksansız olarak yerine getirdiğini kanıtlayamadığının kabulü zorunludur.
Aksine anlayışa, Kanun koyucu'nun indirim hakkından yararlanabilmeyi söz
konusu biçimsel koşullara
bağlarken gerçekleştirmeyi düşündüğü amaca ve Vergi Dava Daireleri
Kurulunun emsali olaylarda vermiş olduğu kararlara uygun olmaması ve defter ve belgelerini
ibrazdan kaçınan vergi mükelleflerinin kanuna aykırı bu eylemlerinin ödüllendirilmesi
sonucunu yaratmasının kaçınılmaz bulunması sebebiyle cevaz verilemez.
Öte yandan; davacı
Şirketin 31.12.1998 gün ve 86381 sayılı hasılat faturasını kayıtlara
intikal ettirmemiş olması yanında, yevmiye kayıtlarının fatura ve belgelere
dayalı olmadığı
ve topluca hizmet üretim maliyeti adı altında ay sonlarında açılan hesapta,
yüksek tutarlı gider ve bu giderin %15'inin
indirilecek katma değer vergisi olarak kayıtlara yansıtıldığı da dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Durum
böyle iken; yeterli incelemenin ne olması gerektiği açıklanmaksızın, tarhiyatın yeterli
incelemeye dayanmadığının söylenmesi, soyut bir değerlendirmeden öteye
geçebilecek nitelikte değildir.
Açıklanan
bu nedenlerle, hukuksal dayanaktan yoksun bulunan mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu
ile tarhiyatın yeterli incelemeye dayanmadığı gerekçesiyle verilen karara karşıyız.
|