|
04
Nisan 2006
Hüseyin
İrfan FIRAT
Personel ve
İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı
hifirat@insangucu.com.tr
ÜCRETİ ÖDENMEDİĞİ İÇİN İŞ GÖRME BORCUNU
YERİNE GETİRMEYEN İŞÇİYE ÜCRET ÖDENİR Mİ?
Bilindiği
gibi iş sözleşmesinde karşılıklı iki borç söz konusudur bu borçlar işçinin ve
işverenin temel borçlarıdır. Yani işçi iş görmek, işverense bu işin
karşılığında işçiye ücret ödeme borcunu yerine getirmek zorundadır.
4857 sayılı
yeni iş yasamızla birlikte işçiye sağlanan önemli haklardan biri de işverenin
ücret ödeme borcunu mücbir bir sebep dışında yerine getirmemesi durumunda
işçinin de iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınması hakkıdır.
Bu konuyu
daha önceki yazılarımızda incelemiş olmamıza karşın yeni oluşan içtihatlar
karşısında bir kez daha ele almamız gerektiğini düşündük. Ancak
dilerseniz öncelikle çok kısa olarak işçinin iş görme edimini yerine getirmeme hakkının
hangi koşullarda ortaya çıktığını hatırlayalım.
Bilindiği
üzere bu hak 4857 sayılı iş yasamızın 34.
maddesi ile düzenlenmektedir.[1]
Buna göre İşçi işverenin ortada kabul edilebilir bir mücbir sebep[2]
olmaksızın ücretini ödenme gününden itibaren 20 gün geçmiş olmasına karşın
ödememesi koşulunda kullanabilir.
Burada yasa
koyucu işçiyi koruma ilkesi çerçevesinde geçmiş yasa (1475) döneminde yaşanan
olumsuzlukların önüne geçmeye çalışmıştır. Geçmiş dönemde Ücret ödenmemesi
sebebi ile iş görme borcunu yerine getirmeyen işçinin iş sözleşmesi işveren
tarafından kanunsuz grev gerekçisiyle sona erdirilebiliyordu.
Böylece
ücretini alamayan işçinin birde 1475 sayılı yasanın 17/2 maddesi (Ahlak ve iyi
niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) gerekçe gösterilerek sözleşmesi
sona erdiriliyordu. Yeni yasa
ile hem bu olumsuzluk ortadan kalktı hem de işçi bu gerekçe ile iş sözleşmesini
haklı nedene dayanarak sona erdirmeden önce işverene son bir uyarıda bulunma
şansı elde etmiş oldu.
Bu konulara
daha önceki makalemizde de değinmiştik bu defa asıl değinmek istediğimiz konu
ise işçinin iş görmeme hakkını kullanması koşulunda çalışmadan geçen süreye ait
ücreti konusudur.
Yani bir
başka deyişle işçi iş görme edimini yerine getirmezse (çalışmazsa) kendisine
bu süre için ücret ödenecek midir?
Geçmiş
makalemize de yansıyan kimi hukukçu görüşleri bu koşulda işçiye ücretinin
ödenmesi[3]
ya da kendisine çalışmadığı gün tutarında bir tazminatın ödenmesi[4]
yolunda
idi. Bu görüşlerin temel dayanak noktası ise çalışmama fiilinin işverenin
temerrüdünden kaynaklanmasıdır.
Bu
görüşlerin ardından dilerseniz şimdi Yargıtay’ımızın konu ile ilgili somut bir
olayda verdiği kararı sizlerle paylaşalım.[5]
Olay özetle
işçinin ücretinin ödenme süresinden 20 gün geçmesine karşın ödenmemesi üzerine
iş görme borcunu yerine getirmekten 60 gün süreyle kaçınması ve bu süreye ait
ücretini işverenden talep etmesidir.
KARAR: Davanın dayanağı Yasa'nın 34.
maddesidir. Davacı ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmemesi
sebebiyle İş görme borcunu yerine getirmekten 60 gün süreyle kaçındığını
çalışmadığı bu sürenin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep
etmiştir.
Davalı dava konusu sürede işçilerin
eylem yaptığını, çalışılmayan sürenin ücretinin talep
edilemeyeceğini, bu
nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiştir.
İşçinin ücretinin ödeme gününden
itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi halinde işçi iş
görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre içinde ücret ödemesi
uygulaması yapılacağı yasa tasarısında düzenlendiği halde Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
görüşmeler sırasında bu düzenleme yasa metninden çıkarılmış ve bu suretle
Yasama organı boşta geçen bu sürede ücret istenemeyeceğine dair iradesini açık
olarak ortaya koymuştur. 34. maddenin bu
düzenlemesine göre işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu
sürenin ücretini işverenden talep
etmesi mümkün değildir. Zira, işçinin çalışmaması kendi İradesi ile
oluşmuştur. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde
kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın
yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA 10.02.2005 gününde oybirliği ile
karar verildi.
Karardan da anlaşılacağı üzere kimi
hukukçularımızın görüşleri ile Yargıtay görüşleri ve kararları arasında ciddi
uyuşmazlıklar söz konusudur ve sonuç olarak Yüksek Mahkeme iş görmeyen işçiye
yasadan doğan bir hakkı kullanmasına karşın çalışmama hakkını kullandığı dönem
için ücret ödenmeyeceği yönünde karar vermiştir,
[1]
MADDE 34. - Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden
dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu
nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri
sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.
Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı
uygulanır.
|