|
06
Nisan 2006
Şükrü Şenalp
YMM
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi
sukrusenalp@superonline.com
Mutlu Çığrı
Kimya Mühendisi
Promar Endüstriyel Kimyasallar San. ve Dış
Tic. Ltd. Şti.
mutlucigri@promarchemicals.com
TÜRKİYE'DE
PETROL PİYASASININ GELİŞİMİ VE EPDK
Latince
“petra” ve “oleum” kelimelerinden oluşan ve kaya yağı anlamına gelen petrol,
doğada bulunan karmaşık bir hidrokarbon bileşiğinin adıdır. Çağdaş
uygarlığımızın temel enerji kaynağı olan petrol ülkemizde ilk defa 1954 yılında
yürürlüğe giren 6326 sayılı Petrol Kanunu ile düzenlenmiştir. 6326 sayılı
Petrol Kanunu kapsamındaki iş ve işlemlerin yapılmasıyla Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü(PİGEM) görevlendirilmiştir. 6326 sayılı Petrol Kanunu petrol’e
ilişkin üst akıntı (upstream) ve alt akıntı (downstream) faaliyetlerini
ayrıştırmamış ve döneminin ihtiyaçlarına uygun bir düzenleme yapmıştır. 6326 s.
Petrol Kanunu ‘piyasa’ koşullarına dayalı 2000’li yılların ihtiyaçları için
yetersiz kalmıştır.
T.B.M.M.
tarafından 04.12.2003 tarihinde kabul edilerek 20.12.2003 tarihli ve 25322
sayılı R.G.de yayımlanan 5015 sayılı PETROL PİYASASI KANUNU (PPK) petrol
piyasasını yeni bir düzene kavuşturmuştur. 5015 sayılı PPK sadece alt akıntı
(downstream) faaliyetlerini düzenlemektedir. Alt akıntı piyasası “petrol
ürünlerinin tüketiciye ulaştırılması faaliyetlerini” kapsar. 5015 sayılı PPK, piyasasının ‘düzenlenmesi’ ve
‘denetlenmesi’ne ilişkin yetki ve görevleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna
(EPDK) vermiştir. 5015 sayılı Kanunun öngördüğü rejim EPDK tarafından çıkarılan
ikincil mevzuat ile tamamlanmıştır.
5015
sayılı PPK ve onu tamamlayan ikincil mevzuat;
- Lisanslama
[(i) Lisanslama faaliyeti (ii) Tarifeler (iii) İthalat aşamalarında]
- Teknik kriterler[(i)
tesis teknik kriterleri (ii) ürün standartları aşamalarında ],
- Denetim
[(i) İdari (ii) Mali (iii) Teknik (a) teknolojik araçlar (b) ulusal marker
aracı, aşamalarında]
Olmak
üzere üç temel bölümde incelenmelidir.
5015
sayılı PPK’nun amacı “yurt içi ve yurt
dışı kaynaklardan temin edilen petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve
ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa
faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için
yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır”
şeklinde belirlenmiştir.
Böylece
5015 sayılı PPK;
Ham
petrolün aranması ve üretilmesini kapsam dışında bırakmış,
Petrol
ürünlerinin tüketicilere sunulması için 10 (on) adet piyasa faaliyeti tespit
etmiş,
Piyasa
faaliyetlerinin yürütülmesi için EPDK’dan lisans alınmasını zorunluluğunu
getirmiş ve bazı piyasa faaliyetlerinin "onay" üzerine bazı piyasa
faaliyetlerin ise ‘bildirim’ üzerine geçerli olacak tarifelerle
yürütülebileceğini,
Belirlenmiştir. 5015 sayılı PPK ile belirlenen ve yukarıda sayılan
amaçlar için;
- İkincil mevzuatın çıkarılması,
- Piyasada faaliyet göstere(cek)n kişilerin
lisanslandırılması,
- Petrol piyasasında yürütülecek tesislerin tabi
olacağı teknik mevzuatın belirlenmesi ve piyasada tüketicilere
ikmal edilecek petrol ürünlerinin belirlenerek bunların tabi olacağı standartların
tespit edilmesi,
- Piyasada faaliyette bulunan g./t. kişilerin
(idari-mali açıdan); piyasa faaliyetlerinin ise teknolojik usuller ve ulusal
marker kontrolü yoluyla denetlenmesi,
Yetki ve
görevlerini idari ve mali özerkliğe sahip olan Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumuna vermiştir. Bu itibarla 5015
sayılı PPK EPDK’na; Petrol piyasa faaliyetleriyle ilgili denetleme, ön
araştırma ve soruşturma işlemlerini yürütmek, Lisans sahiplerinin denetlenmiş
mali tablolarını incelemek veya incelettirmek, bazı idari para cezaları vermek
ve lisansların iptali de dâhil bazı idari yaptırımlar uygulamak, dava açmak,
davaya müdahil olmak da dâhil olmak üzere her türlü adli ve idari makama
başvuru kararları almak, petrol faaliyetlerine ilişkin plan, politika ve
uygulamalarla ilgili Kurum görüş ve önerilerini belirlemek, akredite
laboratuarların kurulması için gerekli destekleri sağlamak yetkilerini de
tanımıştır.
5015
sayılı PPK ile verilen görevleri bağlamında EPDK;
İkincil mevzuat olarak,
- Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği, ( 17.6.2004
tarih ve 25495 sayılı RG)
- Petrol Piyasası Tarifeler Yönetmeliği, (17.07.2004
tarihli ve 25515 sayılı RG’de)
- Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler
Hakkında Yönetmelik, (10.09.2004 tarihli ve 25579 sayılı RG’de)
-
Petrol Piyasasında Ulusal Marker Uygulamasına
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, (17.11.2004 tarihli ve 25643
sayılı RG’de)
-
Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön
Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar hakkında Yönetmelik, (06.01.2005 tarihli ve 25692
sayılı RG’de)
-
Akaryakıt Haricinde Kalan Ürünlerinin İthalinde
Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ, (26.03.3005 tarihli ve 25767
sayılı RG’de)
- Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler İçin Kamu
Kurum ve Kuruluşları ile Özel Denetim Kuruluşlarından Hizmet Alımına İlişkin
Usul ve Esaslar, (21.04.2005 tarihli 25793 sayılı RG’de)
-
Yurt İçinde Üretilen Bazı Akaryakıt Haricinde Kalan
Petrol Ürünlerinin Yurt İçinde Satışında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin
Tebliğ, (21.04.2005 tarihli 25793 sayılı RG’de)
Düzenlemelerini yayımlayarak yürürlüğe
koymuştur.
Lisanslama faaliyetleri
bağlamında;
- Çıkarılan Lisans Yönetmeliği ile;
- “…piyasa faaliyetlerinin; şeffaf, eşitlikçi ve
istikrarlı biçimde sürdürülmesi için gerçek ve tüzel kişilere verilecek
lisanslara, Kuruma yapılacak bildirimlere ve kayıt düzenlerine ilişkin usul ve
esaslar” belirlemiştir.
- Lisans başvurularının yapılış usulü ve izlenecek
usul Yönetmeliğin 7-10 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Başvuru usulünün
ayrıntıları ve gereken başvuru belgeleri lisans bazında ayrıntılı olarak Kurul
Kararı ile belirlenmiş ve Kurumun İnternet sitesinden ilan edilmiştir.
- Usul; (i) başvuru yapılması (ii) başvurunun kabulü
(iii) lisans bedelinin %1’inin yatırılması (iv) başvurunun inceleme
değerlendirmeye alınması (v) inceleme değerlendirmenin ‘Uygun Bulma
Kararı(UBK)’ ile sonuçlandırılması veya reddi (vi) Lisans bedelinin kalan
kısmının yatırılması ve varsa UBK ile öngörülen şartların yerine getirildiğinin
belgelendirilmesi (vii) Lisansın verilmesi,
şeklinde işlemektedir.
5015
sayılı PPK ve Lisans Yönetmeliğine göre genel olarak;
- Rafinerici Lisansı; ham petrolün işlenerek akaryakıt
elde edilmesi veya akaryakıt ithalatı faaliyetlerini,
-
Dağıtıcı Lisansı; ithalat yoluyla veya rafinericiden
temin edilen akaryakıtın bayilik teşkilatı aracılığıyla ticaretinin
yapılmasını,
- İletim Lisansı; ham petrolün veya akaryakıtın sadece
boru hattı vasıtasıyla taşınması faaliyetini,
- (Lisanslı) Depolama; başkasının mülkiyetindeki
petrolün stok ve işletme ihtiyaçları için depolanması faaliyetlerini,
- İhrakiye Teslimi Lisansı; ihrakiye kabul edilen
akaryakıt türleri ve madeni yağın bir kısım kara, hava veya deniz yolu
taşıtlarına ikmali faaliyetlerini,
- Taşıma Lisansı; ham petrolün veya akaryakıt
türlerinin bir yerden bir yere kara, deniz veya demir yolu araçlarıyla
taşınması faaliyetini,
- Madeni yağ Lisansı; ham petrolden veya
sentetik maddelerden madeni yağ üretilmesi veya medeni yağın lisans kapsamında
serbestçe ithal edilmesi faaliyetlerini,
- Bayilik Lisansı; dağıtıcı ile yapılan tek satıcı
sözleşmesi kapsamında akaryakıt türleri ve madeni yağın tüketicilere ikmali
faaliyetini, kapsar.
- Serbest Kullanıcı Lisansı ise bir yıllık
motorin, fuel oil veya kal-yak tüketimi
5000 ton ve üzerinde olan kullanıcıların sadece bayiden değil de dağıtıcı
ve/veya rafinericilerden de bu ürünleri temin edebilmelerini mümkün kılar.
5015
sayılı PPK ile verilen görevleri bağlamında EPDK;
İthalat
konusunu Lisans Yönetmeliğine ek olarak çıkardığı Tebliğ ile düzenlemiştir. Bu
düzenlemeler kapsamında geçerli rejime göre;
1)
Lisansa
tabi ithalat,
2)
İzne tabi
ithalat
Olmak üzere iki tip uygulama vardır.
-
Lisansa tabi ithalat kapsamında;
-
Akaryakıt türleri; Kuruma bildirilen
projeksiyonlara uygun olarak DAĞITICI, RAFİNERİCİ ve İHRAKİYE TESLİM lisansı
sahiplerince;
-
Madeni Yağlar; MADENİ YAĞ lisansı
sahipleri ve lisansına işlenmiş olmak kaydıyla DAĞITICI veya İHRAKİYE TESLİMİ
lisansı sahiplerince;
Serbestçe ithal edilebilmektedir.
- İzne tabi ithalat kapsamında;
Dökme ve Ambalajlı ürünler ayrımına uygun
olarak Tebliğ’de belirlenen belge ve bilgileri Kuruma sunan g./t. kişilere izin
verilmekte ve ithalat bu izinler kapsamında yapılmaktadır.
İzne tabi
ithalat düzenlemeleri çerçevesinde;
I.
İzin rejimine tabi ürünler Dış Ticaret
Müsteşarlığının İthalat 2005/24 sayılı Tebliği kapsamında belirlenmiştir.
Bu Tebliğe göre sadece birim ambalaj miktarı 25 kg’den (veya litre) yüksek olan ürünler izin kapsamındadır.
II.
Tebliğ kapsamındaki ürünler GTİP numarası 27,
29 ve 34 ile başlayan ürünlerin büyük kısmını oluşturmaktadır.
III.
İzin rejiminin uygulaması bağlamında
a)
Dökme ürün
izinlerinin sanayi kullanıcılarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere,
b)
Ambalajlı
ürün izinlerinin ise bu ürünlerin ticareti ile uğraşan kişilerle bu ürünleri
nihai ürün olarak tüketen g./t. kişilerin (sanayici-esnaf-tüketici)
ihtiyaçlarını karşılamak üzere dizayn edildiği ayrımlanabilir.
Endüstriyel Yağların
Genel Tanımı
İki katı cismi birbirinden ayırmak, sürtünmeyi en aza indirmek ve parçaların
kolay hareketini sağlamak amacıyla yağlayıcılar kullanılır.
Bu maddelerin yaptığı göreve ise yağlama adı verilir.
Yağlar elde ediliş şekline göre iki ana gruba ayrılır:
1. Tabii Yağlar
a. Madeni
Yağlar
b. Bitkisel
Yağlar
c. Hayvansal
Yağlar
2. Sentetik Yağlar
Mineral esaslı yağlar ile fatty yağlar dediğimiz hayvani ve nebati yağlar
arasındaki fark, hayvani ve nebati yağların yapılarında bir hidrojen köprüsünün
bulunmasıdır.
Madeni Yağlar
Madeni Yağların Elde Edilişi:
Ham petrolün rafinerilerde işlenmesi ile elde edilen ürünlerinden biri olan
mineral yağlar, tekrar özel işlemlerden geçirilerek, madeni yağların ham
maddesi olan baz yağlar elde edilir. Bu yağlar, viskozitelerine göre
sınıflandırılır. Tüm madeni yağları, doğrudan elde etmek mümkün değildir.
Madeni yağlar, değişik viskoziteli baz yağlara, üründen beklenen
özelliklere göre seçilen, çeşitli katkı maddelerinin karıştırılmasıyla elde
edilir.
Piyasada çeşitli marka ve cinslerde madeni yağ satılmaktadır. Ancak tüm madeni
yağların hammaddesi aynı olduğuna göre, bu yağlar arasındaki fark nedir?
Bunun iki nedeni vardır:
1. Kullanılan baz yağların kimyasal özelliklerinin farklı olması
2. Kullanılan katıkların cinsi ve miktarının farklı olması
Madeni Yağların Sınıflandırılması
Mineral baz yağlar, kimyasal yapıları bakımından üç büyük gruba ayrılırlar:
1. Alifatikler:
a) Parafinik
b) Naftanik
2. Aromatikler
3. Alifatik ve Aromatik
Yağların endüstri standartlarından geçmelerinde baz yağ seçimi son derece
önemlidir. Kimyasal bakımdan oldukça farklı özelliklere sahip bu baz yağlardan
üretilen madeni yağlar farklı özellikler göstermektedir. Bu nedenle madeni
yağlarda standart ve performansın gerektirdiği baz yağlar ve sentetikler
kullanılmalıdır.
Madeni Yağların Görevleri:
En mükemmel şekilde üretilmiş parçaların yüzeylerinde bile tam bir düzgünlük ve
parlaklık sağlanamaz. Yüzeyde asperit adı verilen, çok küçük ve ancak mikroskop
ile görülebilen girinti ve çıkıntılar vardır. İki kuru yüzey birbirine temas
ettiğinde, bu girinti ve çıkıntılar yüzeylerin hareketine karşı direnç
gösterir. Bu dirence “sürtünme’’ denir. Yağlayıcının esas görevi, yüzeyler
arasındaki bu sürtünmeyi azaltmak, birbiriyle temas halindeki yüzeyler arasında
film tabakası oluşturarak iki katı cismi birbirinden ayırmak ve parçaların
kolay hareketini sağlamaktır.
Sentetik Yağlar
Mineral esaslı baz yağların özellikleri, ham petrolün özellikleri ile
sınırlıdır. Ayrıca; son yıllarda dünyadaki ham petrol üretiminin azalması ile
petrol fiyatlarında görülen hızlı artışlar, günümüzün gelişen teknolojisi
sonucu daha zor şartlarda çalışabilecek yağlara gereksinim duyulması nedeniyle
sentetik yağlayıcıların kullanılması ile ilgili çalışmalar gün geçtikçe
artmaktadır.
Sentetik yağlar petrol esaslı olmayan kimyasal sentez yöntemleriyle elde
edilir. Kimyasal proseste sentetik yapıyı meydan getirecek hidrokarbon
moleküller boyut ve şekil bakımından birbirinin benzeri olacak biçimde
tasarlanır. Sentetik yağlar özenle düzenlenmiş bu yapısı sayesinde düşük
sürtünme, düşük sıcaklık, en az aşınma, enerji (yakıt) tasarrufu gibi birçok
üstün özelliklere sahiptir. Çok düşük sıcaklıkta kolay akar, çok yüksek
sıcaklıkta incelmez. Yüksek oksidasyon ve ısıl mukavemeti sayesinde kullanım
ömrünü uzatır. Laboratuar ortamında farklı bir teknoloji ile üretilen sentetik
yağlar, mineral yağlara oranla daha yüksek ve daha düşük sıcaklıklar ile yüksek
basınca karşı dayanıklıdır.
Sentetik yağlar da, kullanılan sentetik baz yağın tipine göre adlandırılır.
Başlıca Sentetik Baz Yağlar
· Polialfaolefin (PAO)
· Alkali aromatik
· Polybutenes
· Alifatik Diester
· Polyolester
· Polyalkeneglycol
· Phosphate Ester
Sentetik yağların hammaddesi olan sentetik baz yağ, ileri teknoloji ile yoğun
işlemlerden geçerek üretildiği için maliyeti yüksektir. Bu nedenle sentetik
yağlar mineral yağlara göre daha pahalıdır.
Katıklar ve Fonksiyonları
Piyasada
satılmakta olan çeşitli marka ve cinslerde madeni yağların hammaddesi aynıdır.
Bu yağlar arasındaki farkın nedenlerinden biri de kullanılan katıkların cinsi
ve miktarının farklı olmasıdır. Ham petrolden elde edilen yağlar her makinenin
gereksinim duyduğu özellikleri taşıyamaz. Bir yönden uygun olan bir yağ, diğer
yönden yetersiz kalabilir. En kaliteli baz yağlar bile ağır çalışma
koşullarında tam yağlama ve koruma görevlerini gerçekleştiremez. Gelişmiş
motorlar, baz yağların yapabileceği görevlerden daha fazlasını istemektedirler.
Bu nedenle bazı kimyasal maddeler katılarak yağlar güçlendirilmekte ve özel
nitelikler kazandırılmaktadır.
Yağlara
istenen bazı özellikleri kazandırmak, mevcut özelliklerini geliştirmek,
istenmeyen bazı özelliklerini minimuma indirmek veya yok etmek amacıyla
kullanılan maddelere katık denir.
Bir
yağın vazifesini tam anlamıyla yapabilmesi için bir veya birkaç katık birlikte
kullanılabilir. Yağın kendi özelliklerine ilaveten katıkların birbirine zarar
vermemesi ve dayanıklı olması yağın kalitesine etki eder.
Katıkların, yağlayıcının özelliklerini geliştirici nitelikleri yanında sahip
olması gereken hususlar:
· Petrol esaslı üründe çözünürlüğü
· Emülsiyon, Demülsiyon özellikler
· Uçuculuk
· Bozunmadan kalma dayanıklılığı
· Yağlayıcıya ilave edilen katıkların birbirine uygunluğu
· Katığın değişik oranlarda kullanılabilmesi
· Katığın yağlanan sistemin çalışma sıcaklığı limitlerinde
etkin olması
Modern
yağlayıcı katıkların görevleri üç ana grupta toplanır.
1-
Kullanılmakta olan yağlayıcının özelliklerini kimyasal olaylara ve bozunmaya
karşı korumak
2- Yanma ve yağlayıcının oksidasyon ürünlerinin zararlı etkilerinden,
yağlayıcının zayıflayarak ödevini tam olarak yapmaması halinden makineyi
korumak, aşınma ve korozyonu önlemek, makineye daha uzun ömür sağlamak (Modern
yağlayıcı katıkları bu ödevlerini yağlayıcının kimyasal yapısı üzerinde etkili
olarak gerçekleştirir.)
3-
Yağlayıcının fiziksel özelliklerini geliştirmek; değişik koşullarda
yağlayıcının yağlama fonksiyonunu gerçekleştirebilmesi için gereken yeni
fiziksel özellikleri yağlayıcıya kazandırmak.
Katıklar
iki grupta toplanır.
· Yağlayıcının kimyasal yapısı üzerinde etkili olanlar
· Yağlayıcının fiziksel özelliklerine etki edenler
Kimyasal yapı üzerinde etkili olanlar
1- Oksidasyon önleyiciler
2- Korozyon önleyiciler
3- Aşınma önleyiciler
4- Deterjan – Dispersan katıklar
5- Pas önleyiciler
6- Aşırı Basınç katıkları
Fiziksel yapı üzerine etkili olanlar
1- Donma noktası düşürücüler
2- Viskozite indeksi geliştiriciler
3- Köpük önleyiciler
4- Emülsiyon yapıcı katıklar
5- Renk ve koku stabilizatörleri
6- Antiseptikler
Sektörde Haksız Rekabet
Yazılı ve görsel basından da
yıllardır izlenebildiği üzere Petrol Türevi ürünler, Akaryakıtlar ve Baz
Yağların kaçakçılığı nedeniyle Devlet, toplamda her yıl milyarlarca dolar
seviyesinde zarara uğratılmakta oluşan vergi kayıpları nedeniyle gerçekleşmesi
gereken kamu hizmetleri ve yatırımları ciddi oranda sekteye uğramaktadır
(korkarız görülemeyenler, bilinemeyenler ise iceberg örneği gibi daha fazladır
ve tespiti dahi mümkün olamamaktadır).
Ancak mevcut durumdan tüm sanayi faaliyetlerimiz, altyapı olanaklarımız,
insan kaynaklarımız ve halkalar halinde bütünüyle Ülkemiz ekonomisi ve
dinamikleri büyük yara almaktadır.
Yukarıda belirtilen haksız ve
kaçak durumu önlemeye yönelik olarak AB müktesebatına da uyumlu olarak
çıkartılan Petrol Piyasası Kanununun temel amacı yurt içi ve yurt dışı
kaynaklardan temin olunan petrolün (ham petrol ve petrol rafinasyon ürünleri
kastedilmektedir) doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet
ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf,
eşitlikçi, ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve
denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır. Ayrıca bu Kanun; “petrole
ilişkin piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerinin sağlanmasına ve
geliştirilmesine yönelik düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim işlemlerini
kapsar” denmektedir.
Madeni Yağ Üretici Lisansı alması
zorunlu üreticileri betimlerken öncelikle Kanun çerçevesinde Madeni Yağ
Üreticisi ve Madeni Yağın tanımının yapılması zorunlu ve gereklidir. Kanunda
belirtilen tanıma göre Madeni Yağ Üreticisi ; Madeni Yağı üretimi yapan gerçek
ve tüzel kişileri ve Madeni Yağ; Baz yağına veya kimyasal sentez yöntemi ile
işlenen maddelere, bazı katkıların ilavesi sonucu, hareketli temas halinde olan
iki yüzey arasındaki sürtünme ve/veya
aşınmayı azaltma veya soğutma özelliğine sahip mamul haline getirilen doğal ve
yapay maddeleri ifade eder denmektedir.
Örneğin; Örgü Makine Yağları gibi
Tekstil makine lubrikantları (GTIPno:2710.19.81.00.19), aşınmayı önleyici
özellik taşıyan her türlü metal işlem yağları, bileşikleri(GTIP no:
2710.19.91…), kızak yağları(GTIP no:2710.19.99), dişli(GTIP no: 2710.19.87),
diferansiyel yağları(GTIP no: 2710.19.99), motor yağları(GTIP no: 2710.19.81),
hidrolik yağları(GTIP no: 2710.19.83) vb. yağlar madeni yağlardır.
Bu nedenle yurt içinde üretimi
için Petrol Piyasası Kanunu gereğince LİSANS alma zorunluluğu
bulunmaktadır. Bu sayede yurtiçinde amaca uygun denetimi sağlıklı işleyiş tam
olarak kurum tarafından sağlanabilecektir.
Lisanslı üreticilerden başka
Madeni Yağ ithal edip satışa sunan firmalar ise yine EPDK Kurumunca yapılan
izin, denetim ve kayıt sistemi içerisinde gözetimi ve düzenlemeleri
yürütülmektedir.
Bunların dışında kalan yani Lisans
sahibi olmayan firmalar ve ithalat izni olmayan firmaların ürünleri ise KAÇAK
ÜRÜN konumundadır. Kaçak ürün durumundaki ürünlerin Devlet tarafı, son
kullanıcı tarafı ve haksız rekabet nedeniyle rakip
tarafları olmak üzere muhtelif taraflara geri dönülemez zararları olmaktadır.
1.
Devlet
Tarafına Olan Zararlar; Akaryakıt
ürünlerinde olduğu gibi Madeni Yağ ürünleri için de Devlet tarafından
belirlenen Özel Tüketim Vergisi, ÖTV Maliye Bakanlığının ÖTV dairesi
başkanlığınca uygulanmakta ve yürütülmektedir. Kaçak ürün konumunda olan bu ürünler kayıtsız kaçak (yine
denetimsiz yollarla elde edilmiş) hammaddelerle veya tekrar
değerlendirmeye alınmış hurda madeni yağlar ile veya kayıtlı hammadde
girişleri çarpıtılarak ÖTV mevzuatına aykırı olmak üzere üretilmekte, bu
ürünler madeni yağ sınıfında değil de farklı ürünlermiş gibi kayıtsız veya
kayıtlı olarak piyasaya sunulabilmekte (sıklıkla akaryakıtlara dahi
karıştırılarak), Devlet büyük kayba uğratılmaktadır. Kaybın toplam miktarı
yukarıda belirtildiği gibi çok büyük meblağları bulmaktadır.
2.
Son
Kullanıcı Tarafına Olan Olası Zararlar;
Denetimden uzak ve kaynağı ve standardı
belli olmayan baz yağlarla ve katkılarla üretilmiş ürünlerin düşük
kalitede olma riski nedeniyle madeni yağların kullanıldığı makine,
teçhizat ve sistemlerin büyük ölçüde zarar görme olasılıkları, önemli
zararlara yol açma ihtimalleri bulunmaktadır. Bu zararlar bazen kısa
sürelerde açığa çıkmakla birlikte birçok makine ve sistem için orta ve
uzun vadede anlaşılmakta ve geri dönülemez kayıplar meydana gelmektedir.
3.
Haksız
Rekabet Nedeniyle Rakip Taraflar ve Piyasa Koşulları Üzerinde Oluşan
Zararlar; Madeni
Yağ Üretici Lisansı altında çalışan firmalar hammadde temini, üretim yeri,
üretim koşulları, ürün gerçekleştirme koşulları, ruhsatlı olma, TSE’ye
uygunluk, ilgili tüm standartlar vb. gibi tüm unsurlarda Kanunun, EPDK Kurumunun
belirttiği tüm usul ve yönetmelikleri uygulamak, ilgili kontrol ve
denetlemelere girmek, ÖTV Kanunu kapsamında ve diğer tüm vergi
yükümlülükleri, ilgili Kanun ve yönetmeliklere uygunluk içerisinde faaliyet etmek zorundadır. Diğer taraftan KAÇAK yollarla işlem
yapanlar piyasada tam bir kaos ortamına yol açmakta, haksız rekabet
meydana getirmekte, standardizasyon ve kalite kavramları ve arayışları tam
anlamıyla erozyona uğramakta, piyasa koşullarında onarılması güç zararlar
meydana gelmektedir.
Son Söz
Ülkemizde her anlamda
standartlaşmaların sağlanması, haksız rekabetlerin önlenmesi, Devletin ve tüm
kurumların daha etkin ve işler hale getirilmesi, vergi kayıplarının önlenmesi
ve eşit yayılımının temin edilmesi ve daha birçok buna benzer ilerlemelerin
sağlanması özellikle Avrupa Birliğine giriş sürecinde bulunan Türkiye’mizin çok
hızla çözmesi gerekli, olmazsa olmaz sorunlarıdır. Bu konuda kat edilmesi
gerekli zorlu bir yolumuz, her bireyin üstlenmesi gerekli önemli sorumlulukları
olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizin ve gelecek nesillerin esenliği, mutluluğu
bugünden yarına göstereceğimiz çabalara ve çizeceğimiz doğru yola çok bağlı.
Yukarıda anlatılmaya çalışıldığı
üzere Madeni Yağların ve Akaryakıtların usulsüz yollarla üretilerek piyasaya
sürülmesinin önlenmesi, kaçakların sonlandırılması ve bu yolla oluşan
mağduriyetlerin sona erdirilmesi için (Devlet denetiminden başka) son
kullanıcıların, bu ürünleri tüketen işletmelerin otokontrol sağlaması asıl
çözümü oluşturacaktır. Bu nedenle işletmeler, satın aldıkları her yağlama ürünü
için mutlaka satıcı firmadan (yerli üretici için) EPDK üst kurumundan alınmış
üretici firma lisans belgesini veya ithal ediliyorsa Certificate of Origin
ayrıca PSDS ve Analiz Sertifikalarını talep etmelidir. Kullanıcıların bu belgeleri sunmayan firmalardan satın alma
yapmamaları en etkili önlem olacaktır.
|