|
11 Nisan
2006
Süreyya ERTUTAR
Yeminli Mali Müşavir
sureyya@elitymm.com
VADELİ SATIŞ HALİNDE
GAYRİMENKUL SATIŞ KAZANCINA İLİŞKİN YENİ İSTİSNA UYGULAMASI ESKİSİNDEN FARKLI MIDIR?
Bize göre farklıdır. Zira, 5281
sayılı kanunla Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesine eklenen 12 nci
bent geçici 23 ve 28 inci maddelerden
hem kapsam olarak hem de lafzi olarak oldukça farklıdır. Bu nedenle eski
hükümlerle ilgili tebliğlerin açıklamalarına göre aynen işlem yapılmasının
hatalı olduğu kanaatindeyiz.
A-Yeni Hüküm Eski
Hükümlerden Kapsam Olarak Farklıdır :
a) Gayrimenkul ve
iştirak hisseleri satış kazancı istisnasının, Kurumlar Vergisi Kanununun 8/12
Maddesinde yer alması ile yirmi yılı
aşkın süredir geçici maddelerde yer alma geleneğine son verilmiştir.
b) Geçmiş hükümler istisnadan sadece tam mükellefleri
yararlandırırken, yeni hükümle dar mükellef kurumlarda istisnadan (hem de
sermayeye ilave edilme şartı aranmaksızın) yararlanabilmektedir.
c) Eski hükümlere göre kurumlar vergisi istisnasına paralel olarak
uygulanan Katma Değer Vergisi istisnası da artık kurumlar vergisi hükmünden
bağımsız olarak kalıcı istisnaların içinde yer almaktadır. KDV istisnasından yararlanmak için sermayeye ilave, peşin satış vb.
sınırlamalar yoktur.
d) Gayrimenkul satış kazançlarının sermayeye ilave edilmesi halinde
eski hükümlere paralel olarak uygulanan tapu kadastro harcı istisnası da
kaldırılmıştır.
Yukarıda kapsama ilişkin
açıklamaya çalıştığımız farklılıklar nedeniyle yeni hükmün eski mevzuatla tam bir bütünlük içinde yorumlaması mümkün değildir.
B-KVK 8/12. Maddenin Lafzı da Farklıdır :
KVK Geçici 28 inci İstisna Maddesinde , “1/1/1999-31/12/2004
tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak
hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum
sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki,
vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap
döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak
tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya
gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 8/12 nci istisna maddesinde ,”
Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri
ile gayrimenkullerinin satışından doğan ve sermayeye eklenmesine karar verilen
kazançları. Sermayeye ilave edilme
işleminin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar
gerçekleştirilmesi şarttır. Vadeli satış halinde, ilk yapılan tahsilatın
iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul
edilir. Bu süre içinde sermayeye eklenmeyen kazanç kısmı için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.” denilmektedir.
Kurumlar Vergisi
Kanunu İle İlgili Yasa Tasarısının 5/e Bendinde İse ,
“Kurumların, en az 2 tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan
taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu
senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların
%75’lik kısmı. Bu istisna, satışın
yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı
satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon
hesabında tutulur. Ancak satış
bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar
tahsil edilmesi şarttır. Bu süre
içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. “ denilmektedir.
Yukarıdaki eski ve yeni yasa metnini incelediğimizde lafzen birbirinden farklı ifadeler içermektedir.
Şöyle ki ;
a) Sermayeye ilave edilme süresi eski hükümlerde satışın yapıldığı
yıl ile sınırlandırılmışken yeni hükümde bu süre satışın yapıldığı yılı takip
eden ikinci takvim yılının sonuna kadar uzatılmıştır.
b) Eski hükümde vadeli satışla ilgili olarak nasıl hareket edileceği
ayrıntılı olarak açıklanmışken , yeni hükümde
vadeli satış halinde tahsil edilen kısmın öncelikle iştirak hissesi veya
gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olacağının ifadesi ile yetinilmiştir.
c) Eski ve yeni hükümleri birbirinden ayıran en önemli ifade ise
yeni hükümde yer almaktadır.Bu hükümde, uygulanan
istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler açısından vergi
ziyaının oluşacağından bahsedilmektedir.
Oysa eski hükümde istisna adım adım (tahsilat yapıldıkça) uygulanmaktaydı.
C- Değerlendirme ve Sonuç:
Bu değerlendirmelerimiz çerçevesinde uygulamanın eskiden olduğu gibi
devam ettirilmesi yönünde yapılan yorumların yasal olmadığını ve yeni kanun
hükmünün lafzından ne anlıyorsak uygulamaya ona göre yön verilmesi
gerektiğini ifade etmek istiyoruz.
Ayrıca
yukarıda alıntı yaptığımız Kurumlar Vergisinin tasarı halindeki ilgili madde hükmünün KVK ‘nun 8/12 maddesi
ile aynı ifadeler taşıdığının da gözden kaçırılmaması ve artık eski uygulamanın
dışına çıkıldığının bir göstergesi sayılması
gerektiğini düşünüyoruz.
Bu durumda yeni hükme göre uygulama nasıl olacak?
Bize göre satışın yapıldığı yılda
istisna tutarının bütününden yararlanılmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi
gereken bir husus bulunmaktadır. Şayet vadeli satış yapılmışsa satışın
yapıldığı yılı takip eden iki yıllık süre içinde satış tutarının tamamının tahsil edilmesi ve sermayeye ilave
edilmesi gerekir, aksi takdirde satış tutarının tahsil edilemeyen kısmı için cezalı
tarhiyatla karşılaşılacaktır. Cezalı tarhiyatla karşılaşmamak için, satışı
takip eden iki yıl içinde tahsil edilmeyeceğinden emin olduğumuz veya tahsilat
riski olan tutara isabet eden kısım için istisna uygulamamamız yeterli olacaktır.
Kazancın sermayeye ilave edilmesi
işleminde ise satışı takip eden ikinci yıl sonuna kadar süre bulunmaktadır.
Bize
göre istisnanın uygulanması için, sermayeye ilave edilecek tutarın belirlenmesi
ve bu hususta kurumlar vergisi beyanından önce yönetim kurulunca karar alınması
yeterli olup genel kurul kararı ve tescil işlemlerinin takip eden iki yıl
içinde tamamlanması gerekmektedir.
|