|
10.04.2006
TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam,Tanımlar ve Vatandaşlık Hizmetlerinin Yürütülmesi
Amaç
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair
iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2- (1) Bu Kanun, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin
esasların düzenlenmesine ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin
usulleri kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Bakanlık: İçişleri
Bakanlığını,
b) Çok vatandaşlık: Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olan bir kişinin aynı zamanda iki veya daha çok
vatandaşlığa sahip olmasını,
c) Genel Müdürlük: Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünü,
ç) Türk vatandaşı: Türkiye
Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi,
d) Yabancı: Türkiye
Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,
ifade eder.
Vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesi
MADDE 4- (1) Türk
vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybına ilişkin hizmetler yurt içinde
Bakanlık, yurt dışında ise dış temsilcilikler tarafından yürütülür.
İKİNCİ BÖLÜM
Türk Vatandaşlığının Kazanılması
Türk vatandaşlığının
kazanılması halleri
MADDE 5- (1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.
Doğumla kazanılan
vatandaşlık
MADDE 6- (1) Doğumla kazanılan Türk
vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır.
Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.
Soy bağı
MADDE 7- (1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik
birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(2) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan
evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(3) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan
evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve
esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.
Doğum yeri
MADDE 8- (1) Türkiye’de doğan ve
yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını
kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır.
(2) Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit
olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır.
Sonradan
kazanılan vatandaşlık
MADDE 9- (1) Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya
evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.
Yetkili makam
kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması
MADDE
10- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak
isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili
makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları
taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.
Başvuru için
aranan şartlar
MADDE 11- (1) Türk vatandaşlığını
kazanmak isteyen yabancılarda;
a)
Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt
etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de
kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini
davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil
eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü
olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel
teşkil edecek bir hali bulunmamak,
şartları aranır.
(2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen
yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet
vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin
esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.
Türk
vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller
MADDE 12- (1) 11 inci maddenin
birinci fıkrasının (g) bendinde aranan şartı taşımak kaydıyla Bakanlığın
teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını
kazanabilirler.
a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel,
teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti
geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli
teklifte bulunulan kişiler,
b) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler,
c) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
Türk
vatandaşlığının ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması
MADDE 13- (1) Milli güvenlik ve kamu
düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla aşağıda
belirtilen kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk
vatandaşlığını Bakanlık kararıyla yeniden kazanabilirler.
a) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını
kaybedenler,
b) Ana veya babalarına bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme
hakkını kullanmayanlar.
Türk
vatandaşlığının ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılması
MADDE 14- (1) 29 uncu madde uyarınca
Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Bakanlar Kurulu kararıyla, 34 üncü madde
uyarınca Türk vatandaşlığını kaybedenler Bakanlık kararıyla, milli güvenlik ve
kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması ve
Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.
İkamet ve
sürelerin hesaplanması
MADDE 15- (1) Bir yabancı için
ikamet, Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Türk
vatandaşlığını kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet
süresi içinde toplam altı ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir.
Türkiye dışında geçirilen süreler bu Kanunda öngörülen ikamet süreleri içinde
değerlendirilir.
Türk
vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması
MADDE 16- (1) Bir Türk vatandaşı ile
evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile
en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği
devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda
bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette
bulunmama,
c) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil
edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü
nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan
yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde akitte hüsnüniyetli
iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.
Vatandaşlık
başvuru inceleme komisyonu
MADDE 17- (1) 11 inci ve 16 ncı
maddeler uyarınca Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları
taşıyıp taşımadıklarının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru
inceleme komisyonu tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları
yönetmelikle belirlenir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve
esaslar
MADDE 18- (1) 11 inci ve 16 ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için
gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenerek Bakanlığa
gönderilir. Bakanlıkça gerekli inceleme
ve araştırma yapılır. 11 inci madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar
Bakanlar Kurulu kararıyla, 16 ncı madde
uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar ise Bakanlık kararıyla Türk
vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça
reddedilir.
(2) 12 nci madde uyarınca Türk vatandaşlığını
kazanma işlemleri Bakanlıkça yürütülür.
Yetkili makam
kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları
MADDE 19- (1) Türk vatandaşlığının
kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının
kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez. Ana veya babanın Türk vatandaşlığını
kazandığı tarihte velayeti kendisinde bulunan çocukları, diğer eşin muvafakat
etmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Muvafakat verilmemesi halinde ana
veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem
yapılır.
(3) Ana veya babanın Türk vatandaşlığını
kazandığı tarihte kendileri ile birlikte işlem görmeyen çocukları, ergin
olduktan sonra Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurdukları takdirde
haklarında 11 inci madde hükümleri uygulanır.
Türk
vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması
MADDE 20- (1) Bir Türk vatandaşı
tarafından evlat edinilen yedi yaşından küçük çocuk, evlat edinildiği tarihten
itibaren Türk vatandaşlığını kazanır.
Türk
vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılması
MADDE 21- (1) 27 nci madde uyarınca
ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin
olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk
vatandaşlığını kazanabilirler.
Türk
vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları
MADDE 22- (1) Seçme hakkı ile Türk
vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kullanılmasına dair şartların tespitine
ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak
Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 19 uncu
madde hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Türk Vatandaşlığının Kaybı
Türk
vatandaşlığının kaybı halleri
MADDE 23- (1) Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya seçme hakkının
kullanılması ile kaybedilir.
Yetkili makam
kararı ile kayıp yolları
MADDE 24- (1) Yetkili makam kararı
ile Türk vatandaşlığının kaybı, çıkma veya kaybettirme ya da vatandaşlığın
iptali ile gerçekleşir.
Türk
vatandaşlığından çıkma
MADDE 25- (1) Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere aşağıdaki
şartları taşımaları halinde Bakanlıkça çıkma izni verilebilir.
a) Ergin ve ayırt etme
gücüne sahip olmak,
b) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak
veya kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunmak,
c) Herhangi bir suç veya
askerlik hizmeti nedeniyle aranan kişilerden olmamak,
ç) Hakkında herhangi bir
mali ve cezai tahdit bulunmamak.
Türk vatandaşlığından çıkma belgeleri
MADDE 26- (1)Yabancı bir devlet
vatandaşlığını kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyenlerden
talepleri uygun görülenlere Bakanlıkça, Türk vatandaşlığından çıkma izin
belgesi; verilen izin sonucunda veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını
kazandığını belgeleyenlere ise Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
(2) Çıkma izin belgesi, karar tarihinden
itibaren iki yıl geçerlidir. İzin belgesini alanlar bu süre içerisinde yurt
içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere
yabancı devlet vatandaşlığını kazandıklarına dair bilgi ve belgeleri vermek zorundadır.
Süresi içinde yabancı devlet vatandaşlığının kazanılamaması durumunda çıkma
izin belgesi geçersiz hale gelir.
Türk
vatandaşlığından çıkmanın geçerliliği ve sonuçları
MADDE 27- (1) Çıkma belgesinin
ilgiliye imza karşılığı teslimi ile Türk vatandaşlığı kaybedilir. Türk
vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır
ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
(2) Eşlerden birinin çıkma izni almak suretiyle Türk
vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığına
tesir etmez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin bulunması
ve diğer eşin de muvafakat etmesi halinde çocukları da kendileri ile birlikte
Türk vatandaşlığını kaybederler. Muvafakat verilmemesi halinde hâkim kararına göre
işlem yapılır.
(3) Çocuk onbeş yaşından
büyük ise, ana ya da babaya bağlı olarak vatandaşlığın kaybı çocuğun yazılı
muvafakatine bağlıdır.
(4) Vatandaşlığın kaybı,
çocukları vatansız kılacak ise bu madde hükümleri uygulanmaz.
Çıkma izni
almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar
MADDE 28- (1) Doğumla Türk vatandaşı
olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve kendileri
ile birlikte işlem gören çocukları; milli güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin
hükümler saklı kalmak kaydıyla askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü, seçme ve
seçilme, kamu görevlerine girme ve muafen araç veya ev eşyası ithal etme
hakları dışında, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu
hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk
vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler.
Türk
vatandaşlığını kaybettirme
MADDE 29- (1) Aşağıda belirtilen
eylemlerde bulundukları resmi makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığı
Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile kaybettirilebilir.
a) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin
menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları
kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare
amirleri tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek
uygun bir süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar,
b) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi
istekleriyle çalışmaya devam edenler,
c)
İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik
yapanlar.
Türk
vatandaşlığının kaybettirilmesinin geçerliliği ve sonuçları
MADDE 30- (1) Türk vatandaşlığının
kaybettirilmesi Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten
itibaren hüküm ifade eder.
(2) Kaybettirme kararları şahsidir, ilgilinin
eş ve çocuklarına tesir etmez.
Türk
vatandaşlığının iptali
MADDE 31- (1) Türk vatandaşlığını
kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil
eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam
tarafından iptal edilir.
(2) İptal kararı, Türk vatandaşlığının
kazanılmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra verilemez.
İptal kararının geçerliliği ve sonuçları
MADDE 32- (1) İptal kararı, karar
tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak
Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır.
Malların
tasfiyesi
MADDE 33- (1) Vatandaşlığı iptal
edilenlerin mallarının tasfiyesi ve kendilerinin sınır dışı edilmeleri gerekli
görülen hallerde, bu husus iptal kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir
yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye ederek Türkiye’yi terk etmek zorundadır.
Aksi halde, malları Hazinece satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu
haznedarlığı sistemine dahil bir kamu bankasına yatırılır ve kendileri de sınır
dışı edilir.
(2) Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı
yoluna başvurdukları takdirde malların tasfiyesi ve sınır dışı işlemleri dava
sonuna bırakılır.
Türk
vatandaşlığını kazanmış olan çocuklar
MADDE 34-(1) Aşağıda durumları belirtilenler, ergin
olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilirler.
a) Ana ya da babadan dolayı soy bağı
nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan yabancı ana veya babanın
vatandaşlığını doğumla veya sonradan
kazananlar,
b) Ana ya da babadan dolayı soy bağı
nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri esasına göre yabancı bir devlet
vatandaşlığını kazananlar,
c) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını
kazananlar,
ç) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı
oldukları halde, sonradan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazananlar,
d) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını
kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazananlar.
(2) Yukarıdaki hükümler gereğince
vatandaşlığın kaybı ilgiliyi vatansız kılacak ise seçme hakkı kullanılamaz.
Seçme hakkı
ile Türk vatandaşlığını kaybetmenin geçerliliği ve sonuçları
MADDE 35- (1) Seçme hakkı ile Türk
vatandaşlığının kaybı, bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının
tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak Türk
vatandaşlığından ayrılan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 27 nci madde
hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Türk
Vatandaşlığının İspatı ve Vatandaşlık İhtilafları
İspat şekli
MADDE 36- (1) Türk vatandaşlığının
ispatı herhangi bir şekle tabi değildir.
(2) Aşağıdaki resmi kayıt ve belgeler, aksi
sabit oluncaya kadar ilgilinin Türk vatandaşı olduğuna karine teşkil eder.
a)
Nüfus kayıtları,
b)
Nüfus cüzdanları,
c)
Pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler.
Vatandaşlık
ihtilafları
MADDE 37- (1) Bir kişinin Türk
vatandaşı olup olmadığı konusunda herhangi bir tereddüde düşüldüğü takdirde bu
husus Bakanlıktan sorulur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Ortak Hükümler
Vatandaşlık
işlemlerinde müracaat makamı ve usul
MADDE 38- (1) Türk vatandaşlığının
kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer
valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın
kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.
Bilgi ve belge
istenmesi
MADDE 39- (1) Vatandaşlık işlemlerine
ilişkin inceleme ve araştırmalarla ilgili bilgi ve belgeler, kamu kurum ve
kuruluşlarınca herhangi bir gecikmeye mahal bırakılmaksızın verilir.
Maddi
hataların düzeltilmesi
MADDE 40- (1) Bu Kanuna göre alınan
kararlarda maddi bir hata bulunduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren makam
tarafından düzeltme veya değiştirme kararı alınır.
Vatandaşlık
kararlarının geri alınması
MADDE 41- (1) Türk vatandaşlığının
kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya
mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.
Tebligat
MADDE 42- (1) Türk vatandaşlığının
kazanılmasına ve kaybına ilişkin kararlar ilgiliye ve başvuru makamlarına
tebliğ olunur. 29 uncu madde uyarınca verilen kaybettirme kararları Resmi
Gazetede yayımlanır ve yayımlandığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
ALTINCI BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti vatandaşları
MADDE 43- (1) Türk
vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
vatandaşları, Türk vatandaşı olmak istediklerini yazılı olarak beyan ettikleri
takdirde Türk vatandaşlığını kazanırlar.
(2) Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti vatandaşlığını sonradan kazanmış olanlar hakkında 11 inci maddede
belirtilen hükümler uygulanır.
403 sayılı Kanuna göre Türk vatandaşlığını kaybedenler
MADDE 44- (1) Mülga 403
sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e)
bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişiler başvurmaları
halinde, milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel teşkil edecek bir hali
bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu
kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanma
MADDE 45- (1) Herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan
kişilerin, bu durumlarına ilişkin belgeleri ibraz etmeleri ve yapılacak
inceleme sonucunda kayden aynı kişiler olduklarının tespiti halinde, nüfus aile
kütüklerindeki kayıtlarına çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama
yapılır.
Vatandaşlık
işlemleri hizmet bedeli
MADDE 46- (1) Vatandaşlık işlemlerine
ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığı, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca birlikte belirlenir. Tahsil
edilen hizmet bedeli tutarları bütçeye gelir kaydedilir.
(2) Bakanlar Kurulu, 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununa göre geliri olmayanlar ve kendileri ile birlikte işlem gören ergin
olmayan çocukları için birinci fıkra uyarınca belirlenen hizmet bedeli
miktarını yarıya indirmeye veya alınmamasına karar vermeye yetkilidir.
Yönetmelik
MADDE 47- (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Bakanlıkça hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe
konulan yönetmelikle düzenlenir.
Yürürlükten
kaldırılan mevzuat
MADDE 48- (1) 11/2/1964 tarihli ve 403
sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskan
Kanununun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 4 üncü maddesinin (Ç) fıkrası ile 6 ncı maddesi, 17/3/1982
tarihli ve 2641 sayılı Afganistan’dan Pakistan’a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin
Türkiye’ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun yürürlükten
kaldırılmıştır.
(2) Diğer mevzuatta 403 sayılı Türk
Vatandaşlığı Kanununa yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.
Türk soylu
yabancılar
GEÇİCİ MADDE
1- (1) 11 inci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde öngörülen
ikamet süresi, Türk soylu yabancılar için
31/12/2010 tarihine kadar iki yıl olarak uygulanır.
Mevcut
yönetmeliğin uygulanması
GEÇİCİ MADDE 2-
(1) 47 nci maddede öngörülen yönetmelik altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe
konulur. Bu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Yürürlük
MADDE 49- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 50- (1) Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL
GEREKÇE
Devletin
unsurlarından birisi olan insan topluluğu, vatandaşlık hukukunun temel konusunu
oluşturmaktadır. Bir insan topluluğunun devletin kurucu unsuru olabilmesi için,
sınırları belirli bir ülke üzerinde yaşaması ve kendisini uluslararası alanda
temsil edecek bir siyasi otoriteye sahip olması ve devletle arasında sürekli
bir hukuki bağın bulunması gerekir. Bu bağ vatandaşlık bağıdır. Vatandaşlık
bağı kişinin devletine karşı bağlılığını ifade ederken, aynı zamanda devletin
birey üzerinde birtakım yetkilere sahip olmasının temelini de oluşturur.
Vatandaşlık genel olarak devletle kişi arasındaki hukuki bir bağ olarak
tanımlanır. Bu durum Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesinin 2 nci maddesinde;
“Vatandaşlık bir kişi ile bir devlet arasındaki hukuksal bağ anlamına gelir;
kişinin etnik kökenini göstermez.” şeklinde ifadesini bulur.
Vatandaşlıkla
ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve
vatandaşlığın belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğu genel
bir ilkedir. Bu yüzden her devletin, kimlerin kendi vatandaşı olacağını
belirleme ve bunlarla ilgili düzenleme yapma özgürlüğü vardır. Avrupa
Vatandaşlık Sözleşmesinin 1 inci maddesi bunu açıkça ifade etmiştir. Adı geçen
sözleşmeye göre; “Her devlet, kimlerin kendi vatandaşı olduğunu, kendi hukuku uyarınca
kendisi belirler.’’ Devletin bu yetkisinin tek istisnası ise, devletin yaptığı
düzenlemelerin, uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve
vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı
olmamasıdır.
Vatandaşlığın
belirlenmesinde devletlerin mutlak yetkilerinin bulunması nedeniyle uygulamada
ülkeler genellikle doğum yeri (jus soli) ve soy bağı (jus sanguinis)
esaslarından birisini ya da her ikisini birlikte kabul etmektedir. Bunun
yanında belirli şartları taşıyanlara doğumdan sonra da devletlerce vatandaşlık
verilebilmektedir.
403
sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda, soy bağı ve doğum yeri esaslarının her
ikisine de yer verilerek uluslararası alandaki genel eğilime uyulmuştur.
Doğumdan sonra, doğumdan başka bir nedenle vatandaşlığın kazanılmasında
vatandaşlık hukuku alanındaki uluslararası gelişmeler göz önünde
bulundurulmuştur.
Son
zamanlarda bilinen vatandaşlık kavramından farklı olarak Avrupa Birliği
vatandaşlığı kavramı da ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı
üye ülkelerin vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerinin tamamen dışında yer
almaktadır. Bu kavram vatandaşlık
mevzuatlarını düzenleme yetkisinde ülkelerin geleneksel uygulamalarında
herhangi bir değişiklik öngörmemiştir. Ancak, son zamanlarda vatandaşlık
alanında da ortak hareket edilmesi gerektiği yönünde Avrupa Birliği düzeyinde
değerlendirmeler yapılmaktadır.
Avrupa
Birliği vatandaşlığı, üye devletin vatandaşı olan bir kişinin birlik
çerçevesinde belirli hak ve yükümlülüklerinin bulunması anlamına gelir. Üye
devletlerde dolaşım ve ikamet özgürlüğü, ikamet edilen devlette yerel ve Avrupa
Parlamentosu seçimlerine katılabilme, kendi ülkesinin temsilciliğinin
bulunmadığı üçüncü ülkelerde üye ülkelerin diplomatik korumasından faydalanma,
Avrupa Parlamentosuna ve ombudsmana başvurma hakkı Avrupa Birliği vatandaşının
hakları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ülkemizde
vatandaşlık hizmetleri ile ilgili temel kanun 403 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanunudur. Uygulamaya konulduğu 22/5/1964 tarihinden beri bu Kanunda önemli
değişiklikler yapılmıştır. Dönemin şartları içerisinde ortaya çıkan güncel
ihtiyaçların zorlamasıyla yapılan bu değişiklikler Kanunun sistematiğinde
bozulmalara neden olmuştur. Zaman içinde yapılan değişiklerle Kanunun bozulan
sistematiğinin, hukuk ilkelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi bir
zorunluluk haline gelmiştir.
Kanunun
yürürlükte bulunduğu dönemde kabul edilen 1982 Anayasasının Türk vatandaşlığı
ile ilgili 66 ncı maddesinde 2001 yılında değişiklik yapılmış, vatandaşlığın
kazanılmasında ana ile baba arasındaki ayrım ortadan kaldırılarak, Anayasanın
temel ilkelerinden olan kanun önünde kadın erkek eşitliği sağlanmıştır.
2002
yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun getirdiği
düzenlenmeler ile Türk Vatandaşlığı Kanununun hükümlerinin birbirine uyumunun
sağlanması açısından da yeni bir düzenleme zaruret halini almıştır.
Ayrıca,
uluslararası düzeyde vatandaşlık konularında bağlayıcı düzenlemelere gidilmeye
başlanmıştır. 1 Mart 2000 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Vatandaşlık
Sözleşmesi vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi konularında önemli ilkeler
benimsemiştir. Sözleşme, vatandaşlık hukukunun cinsiyet, din, ırk, renk ya da
ulusal veya etnik köken açısından ayrımcılık oluşturan herhangi bir uygulama
içeremeyeceğini kabul etmiştir. Diğer yandan Sözleşme, devletlerin çok
vatandaşlık olgusuna olumlu yaklaşımda bulunmalarını öngörmektedir.
Bu
sözleşmeyi Avrupa Konseyi üyesi 12 ülke onaylamış, 27 ülke de imzalamıştır.
Ülkemiz bu sözleşmeyi henüz imzalamamakla birlikte, Avrupa Birliği üyeliği
sürecinde ülkemizin gündemine gelmesi muhtemel görünmektedir. Çünkü Avrupa
Birliği düzeyinde yapılan değerlendirmelerde vatandaşlık alanında Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesinin temel alınması
gerektiği yönünde eğilim ağırlık kazanmıştır.
Diğer
yandan, küreselleşmenin bir sonucu olarak ulaşım imkânlarının artması ile
Türkiye ile tarihi ve sosyolojik bağları bulunan veya bulunmayan ve Türkiye
dışında yaşayan bir çok yabancının Türk vatandaşlığını kazanmaya yönelik
başvurularında büyük artışların olduğu gözlemlenmiştir. Başvuruların sağlıklı
ve hızlı bir şekilde incelenmesi ve değerlendirilmesi için yeni düzenlemelere
ihtiyaç duyulmaktadır.
Gelişmiş ülkelerin de
uyguladığı bir yol olarak Türkiye’nin ekonomik ve sosyal hayatına katkıda
bulunabilecek yabancılara Türk vatandaşlığının daha kolay verilmesi suretiyle,
bu kişilerin ülkemize kazandırılmaları da önem arz etmektedir.
Yine
bu dönemde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısında büyük artışlar
olmuştur. Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşları, bulundukları ülkelerde
siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan daha etkin olabilmek için
yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığına sahip olma çabası içindedirler. Bazı
devletler ülkesinde yaşayan Türk vatandaşlarına, Türk vatandaşlığını
kaybetmeden kendi vatandaşlığını vererek çok vatandaşlığa sahip olmalarına
imkân tanımaktadır. Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde yaşayan Türk
vatandaşları ancak Türk vatandaşlığından izinle çıkarak bulundukları ülkelerin
vatandaşlığını kazanabilmektedirler.
Bütün
bu gelişmeler ışığında vatandaşlıkla ilgili yasal düzenlemelerin yeniden gözden
geçirilmesi ve yeni bir tedvine gidilmesi bir zaruret halini almış ve Tasarı bu
amaçla hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Madde ile;
Kanunun amacı düzenlenmiştir.
MADDE 2- Madde ile;
Kanunun kapsamı düzenlenmiştir.
MADDE 3- Madde ile;
Kanunda geçen bazı tanımlar açıklanmıştır.
MADDE 4- Madde ile;
Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin hizmetlerin yürütülmesinde
görevli kamu kurumları belirlenmiştir.
MADDE 5- Madde ile;
Türk vatandaşlığının hangi hallerde kazanılacağı belirlenmiştir. Buna göre Türk
vatandaşlığı, biyolojik ve hukuki bir olay olan doğumla ve sonradan olmak üzere
iki yolla kazanılacaktır. Kanunun sistematiği de bu esaslara göre
düzenlenmiştir.
MADDE 6- Madde ile;
doğumla Türk vatandaşlığının kazanılması halleri, soy bağı ve doğum yeri esası
olarak belirlenmiş ve doğumla kazanılan vatandaşlığın doğum anından itibaren
geçerli olacağı hükmüne yer verilmiştir.
MADDE 7- Anayasanın 66 ncı maddesi “Türk babanın veya ananın çocuğu Türktür.”
hükmünü getirmiştir. Bu hükümle, soy bağı esasına dayanılarak Türk vatandaşlığının
doğumla kazanılmasındaki genel prensip belirlenmiştir. Buna göre yurt içinde
veya dışında evlilik birliği içinde doğan çocuk doğumundan itibaren Türk
vatandaşlığını kazanacaktır.
Ayrıca, Türk vatandaşı
anadan ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ile Türk
vatandaşı babadan ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocukların
vatandaşlık durumları düzenlenmiştir. Soy bağının kurulmasını sağlayan
esasların yerine getirilmesi halinde, Türk vatandaşı babadan evlilik birliği
dışında doğan çocuk da babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacaktır.
MADDE 8- Türk vatandaşlığının
kazanılmasında, prensip olarak soy bağı esası benimsenmiştir. Ancak, ana ve
babası belli olmayan terkedilmiş çocukların hangi ülkede bulunmuşsa o ülkede doğmuş
sayılmaları ve o ülkenin vatandaşlığının verilmesi uluslararası hukuk
tarafından benimsenmiş temel bir ilkedir. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi, taraf
devletleri, bu doğrultuda düzenleme yapmakla yükümlü tutmuştur. Vatansızlığı
önlemek amacı ile Türkiye’de doğan ve ne anadan ne de babadan dolayı
vatandaşlık kazanamayan çocuklar ile Türkiye’de bulunmuş çocukların Türkiye’de
doğdukları karine kabul edilerek “toprak esasına” göre aksi sabit oluncaya
kadar Türk vatandaşlığını kazanmalarına imkân tanınmıştır.
MADDE 9- Madde ile; sonradan Türk
vatandaşlığının kazanılması yolları sayılmıştır. Yetkili makam kararı, evlat
edinilme ya da seçme hakkının kullanılması, Türk vatandaşlığının sonradan
kazanılma yolları olarak belirlenmiştir.
MADDE 10- Madde ile; yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasına
ilişkin esaslar belirlenmiştir. Buna göre, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere
başvuran bir yabancının, kanunda belirlenen şartların varlığı halinde yetkili
makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, vatandaşlığın
bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan
şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak
kazandırmayacağı hüküm altına alınmıştır.
MADDE 11- Madde ile; yetkili makam
kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin başvuru şartları
belirlenmiştir.
Maddenin (a) bendine göre; Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyen kişi, kendi milli kanununa göre, vatansız ise
Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. Erginlik yaşının belirlenmesinde başvuran kişinin
kendi milli kanunu uygulanacaktır. Vatansız olanlar ise, Türk Medeni Kanununun
ilgili hükümlerine tabi olacaktır.
Maddenin (b) bendine göre; başvuru tarihinden
geriye doğru Türkiye’de kesintisiz olarak beş yıl ikamet etmiş olma şartı
aranmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyeliğinin gündemde olması ve
çevresindeki ülkelerde yaşayan çok sayıda kişi ile tarihi ve sosyolojik bağının
bulunması, Türk vatandaşlığı için başvuranların sayısının artmasına neden
olacaktır. Diğer taraftan, Avrupa Birliği ülkelerinde vatandaşlık başvurusunda
bulunabilmek için beş ile on yıl arasında değişen ikamet süreleri aranmaktadır.
Beş yıllık bir sürenin aranması, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişinin
Türkiye’yi yaşamak istediği bir yer olarak benimsediğine ve topluma uyum
sağladığına ilişkin göstergelerden biri olarak değerlendirilmiştir.
Maddenin (c) bendine göre; Türkiye’de
yerleşmeye karar verdiğini davranışı ile teyit etmiş olmak şartı aranmaktadır.
Yabancı, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini, evlenmek, aile birliğini
sağlamak, taşınmaz mal edinmek, ticaret ve iş merkezini başka memleketten
Türkiye’ye nakletmek, yatırım, sermaye aktarımı gibi davranışlarla teyit etmiş
olmalıdır.
Maddenin (ç) bendine göre; yabancının toplum
sağlığı açısından tehlike teşkil eden bir hastalığının bulunmaması şartı
aranmaktadır.
Maddenin (d) bendine göre; iyi ahlak sahibi
olmak şartı aranarak, Türk vatandaşı
olmak üzere başvuran yabancının Türk örf ve adetleri ile toplumsal yaşamına
aykırı bir davranış içinde bulunmaması ifade edilmiştir.
Maddenin (e)
bendine göre; yeteri kadar Türkçe konuşabilme şartı aranmıştır.
Türkiye’de yaşamak isteyen bir yabancı, toplumsal yaşama uyum sağlayabilmesi
bakımından asgari olarak meramını anlatabilecek düzeyde Türkçe
konuşabilmelidir.
Maddenin (f) bendine göre; Türkiye’de
kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire
veya mesleğe sahip olması şartı aranmaktadır. Bu hüküm ile geliri olmayan
kişilerin vatandaşlığa alınarak topluma yük olmalarının engellenmesi
amaçlanmıştır.
Maddenin (g) bendine göre; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından
engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartı aranmaktadır. Bu şartın konulması
ile milli güvenlik bakımından tehlike teşkil eden ve milli menfaatler ve ülke
bütünlüğü aleyhine faaliyet gösterenlerle bu faaliyetleri destekleyenlerin, bu
gibi kişi veya kuruluşlarla ilişki içerisinde bulunanların ve herhangi bir
isyan, sabotaj, casusluk, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, evrakta sahtecilik
gibi kamu düzenini bozan faaliyetlerde bulunanların Türk vatandaşlığını
kazanmaları engellenmektedir.
Ayrıca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen
yabancılardan, yukarıda sayılan başvuru şartları ile birlikte, gerekli görülen
hallerde Bakanlar Kurulunca belirlenecek devletlerin vatandaşlarından,
taşıdıkları ülke vatandaşlığından çıkma şartı da aranabileceği ifade
edilmiştir.
MADDE 12- Madde ile; Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya
bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, sanatsal alanlarda olağanüstü
hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında
gerekçeli teklifte bulunulan ve
İçişleri Bakanlığınca da durumu uygun görülen yabancılar, vatandaşlığa
alınması zaruri görülenler ve göçmen olarak kabul edilen yabancılar, milli
güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak
şartıyla Türk vatandaşlığına istisnai olarak alınabileceklerdir. Bu yolla
vatandaşlığı kazanmada milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil
edecek bir halin bulunmaması gerekmektedir.Durumları bu şarta uygun olanlar,
İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile Türk vatandaşı
olabilecektir.
MADDE 13- Madde ile; çıkma izni
almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ile ana veya babalarına bağlı
olarak Türk vatandaşlığını kaybeden ve kanunda belirtilen süre içinde seçme
hakkını kullanmayan kişiler; kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından engel
teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Türkiye’de ikamet etme şartı
aranmaksızın Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanma imkanı
getirilmektedir.
MADDE 14- Vatandaşlık, karşılıklı hak
ve yükümlülüklerin varlığı ile birlikte duygu bağlantısını da temel alan hukuki
bir bağdır. Madde ile; vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerde bulunan ve bu
nedenle Bakanlar Kurulunca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler ile Kanunun 34
üncü maddesi uyarınca seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını
kaybeden kişilerin, kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek
bir hali bulunmamak ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını
kazanabileceği öngörülmektedir.
MADDE 15- Madde ile; ikamet ve ikamet
sürelerinin hesaplanması düzenlenmiştir. Bir yabancının ikameti, Türk
kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Yabancıların yasal ikamet izni
olmaksızın veya yasal izni olmakla birlikte Türkiye’de yerleşme niyetini
göstermeyen geçici sığınmacı, öğrenim gibi nedenlerle Türkiye’de bulunmaları
vatandaşlığa alınma işlemi bakımından geçerli ikamet kabul edilmeyecektir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını
kazanmak isteyen yabancılarda aranan ikamet süreleri içerisinde yurt dışında
geçirilebilecek ve ikameti kesintiye uğratmayacak asgari süre altı ay olarak
belirlenmiştir.
MADDE 16- Madde ile; evlenme yoluyla
Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin şartlar ve esaslar belirlenmiştir.
Buna göre; bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını
kazandırmayacaktır. Ancak yabancı üç
yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli ise ve evlilik devam ediyorsa Türk
vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilecektir. Başvuranlarda; aile
birliği içinde yaşamak, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette
bulunmamak, milli güvenlik ve kamu
düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartları aranacaktır.
Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi
halinde diğer şartların taşınması kaydıyla Türk vatandaşlığı
kazanılabilecektir. Ayrıca yabancıya, vatandaşlık kazandıran evliliğin butlanına
karar verilmesi halinde akitte hüsnüniyetli olan kadın ya da erkek Türk
vatandaşlığını muhafaza etmeye devam edecektir.
MADDE 17- Kanunun 11 inci ve 16 ncı maddeleri uyarınca Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları
taşıyıp taşımadıkları illerde oluşturulacak vatandaşlık başvuru inceleme
komisyonu tarafından tespit edilecektir. Tespit sonucunda başvuruya ilişkin
gerekli şartları taşımayanların talepleri işleme konulmayarak, gereksiz zaman
kaybının önüne geçilmiş olacaktır. Bu komisyonun oluşumu ve çalışma esasları
yönetmelikle belirlenecektir.
MADDE 18- Madde ile; 11 inci ve 16
ncı maddeler uyarınca Türk
vatandaşlığını kazanmak isteyenler hakkında uygulanacak iş ve işlemlerde
izlenecek usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre yetkili makam kararı ile
Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan yabancılardan, aranan
şartları taşıyanların talepleri kabul edilerek adlarına vatandaşlık dosyası
düzenlenecek ve incelenmek ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilecektir.
11 inci madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar Bakanlar Kurulu
kararı ile, 16 ncı madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar ise
Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilecek, uygun görülmeyenlerin
talepleri ise Bakanlıkça reddedilecektir. Ayrıca, 12 nci madde uyarınca Türk
vatandaşlığını kazanmak üzere teklifte bulunulan yabancıların başvuru işlemleri
Bakanlıkça yürütülecektir.
MADDE 19- Madde ile; yetkili makam
kararıyla Türk vatandaşlığına kabul edilenler hakkında verilen kararların hangi
tarihten itibaren hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
Vatandaşlığın kazanılması şahsa bağlı haklardan
olduğundan, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanma eş yönünden
etki yapmazken, Türk vatandaşlığını kazanan kişinin velayeti kendisinde bulunan
çocuğu, diğer eşin de muvafakat etmesi halinde Türk vatandaşlığını
kazanacaktır. Muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin
bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem yapılacaktır.
Ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı
tarihte küçük olmalarına rağmen kendileri ile birlikte işlem görmeyen
çocuklarının, ergin olduktan sonra yaptıkları vatandaşlık başvurularında genel
hükümler uygulanacaktır.
MADDE 20- Madde ile; bir Türk
vatandaşı tarafından evlat edinilen yedi yaşından küçük yabancı çocuğa, Türk
vatandaşlığını kazanma imkanı getirilmektedir. Türk Medeni Kanunu uyarınca
evlat edinme ilişkisinin kurulması ile evlat edinen ile evlatlık arasında soy
bağı kurulmaktadır. Evlat edinme konusunda getirilen bu yenilikle evlat edinen
ile evlatlık arasındaki soy bağı daha da güçlendirilmiştir.
MADDE 21- Madde ile; vatandaşlık
hukukunun “Herkes vatandaşlığını seçmede serbest olmalıdır.” prensibine uygun
olarak, ana veya babalarına bağlı olarak iradeleri dışında Türk vatandaşlığını
kaybeden çocuklara, ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk
vatandaşlığını seçme hakkı tanınmıştır.
MADDE 22- Madde ile; seçme hakkı ile Türk
vatandaşlığının kazanılmasının hangi tarihten itibaren hüküm ifade edeceği
açıklanmıştır. Seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığı kazanmanın
sonucunda, vatandaşlığın şahsa bağlı haklardan olması nedeniyle eş
etkilenmezken, vatandaşlığı kazanan kişinin velayeti kendisinde olan çocukları
diğer eşin de rıza göstermesi halinde Türk vatandaşlığını kazanacaktır.
MADDE 23- Madde
ile; Türk vatandaşlığının hangi hallerde kaybedileceği ifade edilmiştir. Buna
göre yetkili makam kararı veya seçme hakkının kullanılması ile Türk
vatandaşlığı kaybedilebilecektir.
MADDE 24- Madde
ile; yetkili makam kararı ile kayıp yolları, kişinin iradesine bağlı olarak
verilen izin sonucunda Türk vatandaşlığından çıkma veya iradesi dışında
kaybettirme ya da vatandaşlığın iptali olarak belirlenmiştir.
MADDE 25- Madde
ile; Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere aşağıdaki şartları
taşımaları halinde Bakanlıkça çıkma izni verilebileceği düzenlenmiştir.
Maddenin (a) bendine göre;
ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak şartı aranmaktadır. Çıkma izni talebinde
bulunan kişinin, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ergin ve ayırt etme gücüne
sahip olması gerekmektedir.
Maddenin (b) bendine göre;
herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya
kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunması şartı aranmaktadır. Kanunda
yer alan bu şart, vatandaşlıktan çıkmak isteyen kişinin vatansız kalmasını
engellemek amacıyla getirilmiştir.
Maddenin (c) ve (ç)
bentlerine göre; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin suç saydığı herhangi bir fiil
veya askerlik hizmeti nedeniyle aranıyor olmamak ve hakkında herhangi bir mali
ve cezai tahdit bulunmamak şartı getirilmiştir. Herhangi bir suç nedeniyle
arananlar ile mali ve cezai tahdidi bulunanlara, Devletin bu kişiler üzerindeki
tasarrufunun ortadan kalkmaması için çıkma izni verilmesi söz konusu
olmayacaktır.
MADDE 26- Madde ile; çıkma ve çıkma izin belgeleri ile ilgili düzenleme
yapılmış ve çıkma izni belgesinin geçerlilik süresi iki yıl olarak
belirlenmiştir.
Çıkma izin belgesi; yabancı bir devlet vatandaşlığını
kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak isteyenlerden durumu uygun
görülenler adına düzenlenen belgedir.
Çıkma belgesi, verilen izne
dayanılarak veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını
belgeleyenler adına düzenlenen belgedir.
İzin belgesini alan
kişilerin bu süre içerisinde yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt
dışında ise dış temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandıklarına
dair bilgi ve belgeleri vermek zorunda oldukları ifade edilerek verilen sürenin
kullanılmasının disipline edilmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca, süresi içinde
yabancı bir devlet vatandaşlığının kazanılamaması halinde ilgililer hakkında
düzenlenen belgenin geçersiz hale gelmesi öngörülmüştür.
MADDE 27- Madde ile; izin almak suretiyle
Türk vatandaşlığının kaybedilmesine ilişkin kararların hangi tarihten itibaren
hüküm ifade edeceği açıklanmıştır.
Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile
Türk vatandaşlığı kaybedilir. Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile
kütüklerindeki kayıtları kapatılır ve kayıp tarihinden itibaren yabancı
muamelesine tabi tutulurlar.
Yine bu madde ile çıkma işleminin eş ve çocuklar
açısından sonuçları açıklanmaktadır. Eşlerden birinin Türk vatandaşlığından
çıkması diğer eşin vatandaşlığına tesir etmez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana
veya babanın çocukları, ana ya da babanın talebi ve diğer eşin muvafakat etmesi
halinde Türk vatandaşlığını kaybedecektir. Muvafakat verilmemesi halinde
mahkemeden alınacak karara göre işlem yapılacaktır. Onbeş yaşından büyük
çocukların vatandaşlığının kaybı ancak çocuğun yazılı muvafakati ile mümkün
olacaktır. Maddenin son fıkrası ile de vatansızlığın önlenmesi amaçlanmıştır.
MADDE 28- Madde ile; doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle
Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanların ve bunların çıkma belgesinde kayıtlı
ergin olmayan çocuklarının milli güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler
saklı kalmak kaydıyla, askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme,
kamu görevlerine girme ve muafen araç, ev eşyası ithal etme hakları dışında
sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların
kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk
vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam etmeleri
sağlanmıştır.
MADDE 29- Madde ile; aşağıda belirtilen eylemlerde bulundukları resmi
makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığının Bakanlığın teklifi ve
Bakanlar Kurulu kararı ile kaybettirilebileceği düzenlenmiştir.
Maddenin
(a) bendi; yabancı bir devletin hizmetinde bulunanlarla ilgilidir. Yabancı bir
devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan bir hizmetinde bulunup da, Bakanlar
Kurulunca bu görevi bırakmaları kendilerine bildirilmesine rağmen verilen süre
içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanların Türk vatandaşlığı
kaybettirilebilecektir.
Maddenin
(b) bendine göre; Türk vatandaşlarının, Türkiye ile savaş halinde bulunan
yabancı ülkenin her türlü hizmetinde kendi istekleriyle ve Bakanlar Kurulunun
izni olmadan çalışmaya devam etmesi durumunda haklarında kaybettirme işlemi
yapılabileceği öngörülmektedir.
Maddenin
(c) bendine göre; izinsiz olarak başka bir ülke için gönüllü askerlik hizmeti
yapmak, vatandaşlığın kaybına sebep teşkil eden bir eylem olarak sayılmıştır.
Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi de başka bir ülke için gönüllü askerlik yapmayı
bir kayıp nedeni olarak görmektedir.
MADDE 30- Madde ile; Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar
Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade
edeceği düzenlenmiştir.
Yine bu madde ile Türk vatandaşlığı kaybettirilen
kişinin eş ve çocuklarının vatandaşlık durumunun bu karardan etkilenmeyeceği,
kararların şahsa ait olduğu hükme bağlanmaktadır.
MADDE 31- Madde ile; Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararların iptal
nedenleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır. Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin
karar, başvuru sahibinin gerçek dışı beyan ya da önemli hususları gizlemesi
sonucu verilmiş ise kararın iptal edilmesi öngörülmüştür. Ancak karar
üzerinden on yıl geçmiş ise bu hüküm uygulanmayacaktır.
MADDE 32- İptal kararlarının alındığı tarihten itibaren geçerli
olacağı ifade edilmektedir. Bu madde ile iptal kararlarının ilgili kişiye bağlı
olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar için de geçerli olduğu
belirtilmektedir.
MADDE 33- Madde ile; vatandaşlığı iptal edilenlerin mallarının
tasfiye edilerek kendilerinin sınır dışı edilmelerinin gerekli görülmesi
halinde, bu hususun kararda belirtilmesi öngörülmüş ve bu kişilerin bir yıl
içerisinde Türkiye’deki mallarını tasfiye edip Türkiye’yi terk etmek zorunda
oldukları vurgulanmıştır. Aksi halde mallarının Hazinece satılıp bedellerinin
kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu bankasına nam ve hesaplarına
yatırılıp kendilerinin sınır dışı edileceği belirtilmiştir.
MADDE 34- Madde ile; aşağıda
belirtilen şartlardan herhangi birisini taşıyan çocukların, ergin olmalarından
itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından
ayrılabilecekleri öngörülmüştür. Bu hakkın kullanılması, vatandaşlık hukukunun
kişinin kendi vatandaşlığını seçmede özgür olması ilkesi açısından önemlidir.
Bunlar;
- Ana veya babalarına bağlı olarak doğumla Türk
vatandaşlığını kazanmış çocuklardan, yabancı ana veya babanın vatandaşlığını
doğumla veya sonradan kazananlar,
- Türk vatandaşı ana ya da babadan dolayı soy bağı
nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan, doğum yeri esasına göre yabancı bir devlet
vatandaşlığını kazananlar,
- Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını
kazananlar,
- Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları
halde, sonradan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazananlar,
- Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış
ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşı olanlardır.
MADDE 35- Madde ile; seçme hakkı ile
Türk vatandaşlığının kaybının, şartların varlığının tespitine ilişkin karar
tarihinden itibaren geçerli olacağı ifade edilmiştir. Seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığının kaybının
eş ve çocuklar yönünden etkisi açıklanarak Kanunun 27 nci maddesi ile bağlantı kurulmuştur.
MADDE 36- Madde ile; Türk vatandaşlığının
ispatı, herhangi bir şekle tabi tutulmayarak serbest delil sistemi kabul
edilmiştir. Maddede sayılan resmi kayıt ve belgeler kişinin Türk vatandaşı
olduğuna karine teşkil edecektir.
MADDE 37- Madde ile; kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı konusunda tereddüde
düşüldüğünde bu hususun İçişleri Bakanlığına sorulacağı hükmü getirilmiştir.
MADDE 38- Madde ile; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybedilmesine ilişkin
başvuru makamları belirlenmiştir. Ayrıca, vatandaşlık şahsa bağlı haklardan olduğundan
başvurunun, sahibi tarafından bizzat yapılması veya bu hakkın kullanılmasına
ilişkin vekâletname ile yapılması öngörülmüştür.
MADDE 39- Madde ile; vatandaşlık işlemlerine ilişkin yapılan inceleme ve araştırma
kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarından
istenmesi gerekli görülen bilgi ve belgelerin herhangi bir gecikmeye neden
olunmaksızın verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
MADDE 40- Madde ile; vatandaşlıkla ilgili alınan kararlarda maddi hata
bulunması durumunda kararı veren makam tarafından düzeltme veya değiştirme
kararı alınabileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
MADDE 41- Madde ile; Türk
vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar
oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde
kararın geri alınması imkanı getirilmiştir.
MADDE 42- Madde ile; Türk
vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin kararların başvuru makamları ile
ilgililere tebliğ edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, Türk vatandaşlığı
kaybettirilenlerin isim listesinin Resmi Gazetede yayımlanacağı ve yayımlandığı
tarihte ilgililere tebliğ yapılmış sayılacağı konusu düzenlenmiştir.
MADDE 43- Doğumla Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti vatandaşı olanların Türk vatandaşlığını kazanmaları, ekonomik,
sosyal ve beşeri geleceklerinin güvence altına alınması açısından önem arz
etmektedir. Bu madde ile Türk vatandaşlığını kazanmak üzere yazılı bildirimde
bulunan, doğumla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmış
olanlara, Türk vatandaşı olabilme imkânı sağlanmıştır.
Herhangi bir devlet vatandaşı iken Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti vatandaşlığını sonradan kazanmış olanlara ise genel hükümler
uygulanacaktır. Bu uygulama ile Türk vatandaşlığını kazanma şartlarını
taşımayan yabancıların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanarak
kolay yoldan Türk vatandaşı olmaları engellenmiştir.
MADDE 44- Anayasanın 72 nci maddesi uyarınca vatan hizmeti her Türk’ün hakkı ve
ödevidir. Yurt dışında ikamet eden ve çağrıldıkları halde askerlik
yükümlülüğünü yerine getirmeyen, sevk sırasında veya kıtalarına katıldıktan
sonra yurt dışına kaçıp da kanuni süre içerisinde geri dönmeyenler ile Türk
Silahlı Kuvvetleri mensupları ile askerlik görevini yapmakta olanlardan görev,
izin, hava değişimi veya tedavi için yurt dışında bulunan ve kanuni süre içinde
geri dönmeyen kişilerin Türk vatandaşlığı, 403 sayılı Kanunun 25 inci
maddesinin (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Milli Savunma Bakanlığının teklifi
üzerine kaybettirilmekte ve bu kişiler başvurmaları halinde aynı Kanunun 8 inci
maddesi uyarınca yeniden Türk vatandaşlığını kazanmaktaydılar. Yeni düzenlemede
askerlik görevini yapmayanlar ile izin almadan yabancı bir ülke vatandaşlığına
geçenlerin Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi uygulamasına son verilmektedir.
Ayrıca, bu Kanunla herhangi
bir nedenle Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerin yeniden Türk vatandaşlığına
alınmalarında ikamet şartı getirildiğinden, yürürlükten kaldırılmış olan 403
sayılı Türk Vatandaşlık Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e)
bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişilerin başvurmaları
halinde milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel hali bulunmamak kaydıyla
ikamet şartı aranmaksızın yeniden Türk vatandaşı olabilmelerine imkân
tanınmaktadır.
MADDE 45- Madde ile; herhangi bir nedenle yabancı
bir devlet vatandaşlığını kazanan kişilerin başvuruda bulunmaları ve yapılacak
inceleme sonucunda aynı kişiler olduklarının tespiti halinde nüfus kayıtlarına
doğrudan çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama yapılacağı
düzenlenmektedir.
MADDE 46- Maddede, vatandaşlık
işlemlerine ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığının, İçişleri ve Maliye
Bakanlıklarınca birlikte belirleneceği ve tahsil edilen hizmet bedeli
tutarlarının bütçeye gelir kaydedileceği düzenlenmiştir.
Vatandaşlık hizmetleri niteliği gereği ihtiyaridir.
Bu düzenlemeye göre alınacak hizmet bedeli ile vatandaşlık hizmeti talebinde
bulunanların bunun maliyetine katılması amaçlanmıştır. Benzer uygulamalar
birçok ülkede mevcuttur.
MADDE 47- Madde ile; Kanunun
uygulamasına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça hazırlanan ve Bakanlar
Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir.
MADDE 48- Madde ile; 11/2/1964
tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 14/6/1934 tarihli ve 2510
sayılı İskan Kanununun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 4 üncü maddesinin (Ç)
fıkrası ile 6 ncı maddesi, 17/3/1982 tarihli ve 2641 sayılı Afganistan’dan
Pakistan’a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin Türkiye’ye Kabulü ve İskanına Dair
Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesinin 5 inci
maddesi, vatandaşlığa ilişkin kurallar, cinsiyet, din, ırk, renk ya da ulusal
veya etnik köken açısından ayrımcılık oluşturan farklılıklar içeremez hükmü
taşıdığından, 2510 sayılı İskan Kanunun 4 üncü maddesinin (Ç) fıkrası da
yürürlükten kaldırılmıştır.
Yine aynı Kanunun, serbest göçmen kabulü ile
bunların vatandaşlığa alınmalarına ilişkin hükümleri günün değişen ve gelişen
şartlarında güncelliğini yitirdiği gibi vatandaşlık işlemlerinde eşitsizliğe
neden olmaktadır. Bu nedenle anılan Kanunun 6 ncı maddesi ile 3 üncü maddesinin
altıncı fıkrası uygulamadan kaldırılmıştır.
Zaman içerisinde uygulama olanağını yitiren,
2641 sayılı Afganistan’dan Pakistan’a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin Türkiye’ye
Kabulü ve İskanına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
Ayrıca, mevzuatta 403 sayılı Türk
Vatandaşlığı Kanununa atıf yapılmış olduğundan, maddeye söz konusu atıfların bu
Kanuna yapılmış sayılmasına dair bir hüküm eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 1- 11 inci maddede vatandaşlığa alınmada aranan beş yıllık ikamet süresinin Türk
soylu yabancılarda 31/12/2010 tarihine kadar iki yıl olarak uygulanacağı hüküm
altına alınmıştır.
Halen uygulamada Türk soylu yabancılar için Türkiye’de iki yıl
ikamet şartı aranmakta olup geçiş süresi olarak belirlenen 31/12/2010 tarihine kadar bu uygulamaya devam
edilecektir. Bu tarihten sonra yabancıların tümü için aynı süre uygulanarak
Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesine uyum sağlanmış olacaktır.
GEÇİCİ MADDE 2-
Madde ile Kanunda öngörülen
yönetmeliğin altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulması ve bu yönetmelik
yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin Kanuna aykırı olmayan
hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi hüküm altına alınmıştır.
MADDE 49- Yürürlük maddesidir.
MADDE 50- Yürütme maddesidir.
|