|
02
Ocak 2006
Altar Ömer
ARPACI
Maliye
Bakanlığı
Gelirler
Kontrolörü
Manisa
Vergi Dairesi Başkanlığı
Grup
Müdürü V.
altararpaci@yahoo.com
5105 ve 5228 SAYILI
KANUN SONRASI VERGİSEL AÇIDAN SPONSORLUK UYGULAMASI
Anayasamızın
59’uncu maddesinde "Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh
sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik
eder. Devlet başarılı sporcuyu korur." hükmü yer almaktadır.
Gençliğin
korunması başlıklı 58’inci maddede ise "Devlet, istiklâl ve
Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke
ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve
gelişmelerini sağlayıcı tedbirler alır.
Devlet,
gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve
benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri
alır." denilmektedir.
Sporun
teşviğine ilişkin çeşitli düzenlemeler olduğu gibi vergisel düzenlemeler de
mevcuttur. 5105 sayılı Kanun[1]
öncesi uygulamada 3289 sayılı Kanun’un 4644 sayılı Kanun ile değişik Ek 3’üncü
maddesinde Genel müdürlüğün gençlik spor
hizmet ve faaliyetlerini
desteklemek amacıyla özel ve tüzel kişiler sponsorluk yapabileceği,
sponsorların uluslararası resmi spor organizasyonlarını ile Genel Müdürlükçe
uygun görülen spor tesisleri için yapacakları ayni ve/veya nakdi harcamaların
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre
gider sayılacağı belirtilmişti.
5105 sayılı
Kanun ile; sponsorluk yapılabilecek spor hizmet ve faaliyetlerinin kapsamı
genişletilmiştir.[2] Yeni
düzenlemede, uluslararası organizasyonların[3]
yanı sıra ulusal organizasyonlar ile kamu kurum ve kuruluşlarıyla yerel
yönetimlere ait spor tesislerinin yapım, bakım ve onarımları da kapsama dahil
edilmiş ve kulüpler ile ferdi lisanslı sporcuların faaliyetleri için de
sponsorluk yapılabilme imkanı getirilmiştir.
Önceki
düzenlemeden farklı olarak uluslararası/ulusal organizasyon ayrımına
gidilmemiş, ancak amatör spor dallarına ilişkin sponsorluk harcamalarının
tamamı, profesyonel spor dalları içinde yarısının gider olarak kabul edileceği
belirtilmiştir.[4]
Son olarak
da 5228 sayılı “Bazı Kanunlarda ve 178
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la[5],
Gelir Vergisi Kanunu’un 89, Kurumlar Vergisi Kanununun 14’üncü maddesi,
başlıkları ile beraber tekrar şekillenmiştir.
5228 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun
89’uncu maddesi “Diğer İndirimler” başlığını almış ve sporda sponsorluk ile
ilgili düzenleme, aynı maddenin (8) no’lu bendinde yer almaya devam etmiştir.[6]
Yine 5228 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi
Kanununa mükerrer 14. madde olarak
“Zarar mahsubu ve diğer indirimler” maddesi eklenmiş 5105 sayılı
Kanunla, Kurumlar Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlığını taşıyan
14’üncü maddesinde yapılan sponsorluk düzenlemesi, gider kalemi olma
mahiyetinden çıkarılmış 5228 sayılı Kanunla beyanname üzerinden indirilecek bir
kalem mahiyetine dönüştürülmüş böylelikle de gelir ve kurumlar vergisi
açısından uygulama birliği sağlanmıştır.[7]
[2]12.4.2001 tarihli ve 4644 sayılı Kanunun 2’nci maddesi
ile 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanunun ek 3’üncü maddesinde değişiklik yapılarak; Genel Müdürlüğün
gençlik, spor hizmet ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla gerçek ve tüzel
kişilerin sponsorluk yapabileceği, uluslararası spor organizasyonları ile Genel
Müdürlükçe uygun görülen spor tesisleri için yapacakları harcamaların 193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre
gider sayılacağı düzenlenmişti. Söz konusu Kanunun yürürlüğe girmesinden
itibaren geçen iki yıllık sürede Kanunun sadece uluslararası spor
organizasyonlarını kapsaması sebebiyle gençlik, spor hizmet ve faaliyetlerinin
desteklenmesinde sponsorluktan beklenilen amaca ulaşılamamıştı.
[3]
Örneğin Yaz ve Kış Olimpiyatları Akdeniz Oyunları,
Dünya Güreş Şampiyonası, Avrupa Basketbol Şampiyonası
[4] Amatörlük, bir işin para için değil zevk için
yapılmasıdır. Bu açıdan amatör, işini zevk için yapan, hevesli kişi olarak
nitelendirilebilir. Türk Vergi Sisteminde ise amatörlük-profesyonellik ayrımı
vergileme rejimi açısından farklılığı nedeniyle Katma Değer Vergisi Kanunu’nda
işlenmiştir. Mezkur Kanun’un 1 No.lu Genel Tebliği’nin I-B “Vergiye Tabi
İşlemler” alt başlığının beşinci alt ayrımında açıklanmıştır.
[6] Gelir Vergisi Kanunu md. 89/8 : “3289 sayılı
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
17.6.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör
spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50'si.”
[7] Kurumlar Vergisi Kanun mükerrer md. 14/1-e “3289
sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı,
profesyonel spor dalları için % 50'si.”
|