|
20
Ocak 2006
Muharrem ÖZDEMİR
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
TAHMİL, TAHLİYE, TERMİNAL ve ARDİYE HİZMETLERİNİN KATMA DEĞER VERGİSİ
KANUNU
KARŞISINDAKİ DURUMU VE
VERGİLENDİRİLMESİ
Tahmil, tahliye, terminal
ve ardiye kavramları deniz ve hava taşıma
araçları için liman ve
hava
meydanlarında yapılan hizmetler çerçevesinde kullanılan kavramlardır().
Tahmil ve Tahliye, yükün (genel kargo,
dökme yük, sıvı yük, konteyner,
araç vb.)
gemi ambarı, tankı veya güverte- sinden liman sahasına alınması veya gemiye
yüklenmesi için verilen hizmet- leri, Ardiye ise limana gelen konteyner ve diğer
yüklerin kapalı ve açık sahalarda saklanması, depolanması, etiketlenmesi, paketlenmesi
ve benzeri katma değerli hizmetleri ifade ederken; Terminal hizmeti konteyner
ve diğer yüklerin limana giriş ve çıkış ya da saha içinde yer değiştirme işlemi
amacıyla vinç ve benzeri yükleme boşaltma ekipmanları ile yükleme indirme
hizmetini ifade eder. İşte bu bağlam- da deniz yoluyla gelip taşıt üstü gümrük
işlemine tabi tutulmaksızın bir geçici depolama, genel antrepo ve özel
antrepoya konulan eşyaya ilişkin tahmil, tahliye, terminal ve ardiye ücretleri Katma
Değer Vergisi Kanununun 13/b, 17/4-ı, 17/4-o maddeleri karşısında durumu
yanısıra aynı kanunun ithalata ilişkin 21/c’nci maddesi kapsamında
değerlendirilmiş ve makalemizin konusunu oluşturmuştur.
Bilindiği üzere 5035 sayılı Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun()
ile deniz
ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin
vergilendirilmesinde değişikliğe gidilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun()
13/b
maddesi yürürlükten kaldırılarak aynı Kanun
ile Katma Değer Vergisi Kanununun
17/4-ı bendinde yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre”
Serbest
bölgelerde verilen hizmetler, deniz ve taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında
yapılan hizmetler” katma
değer vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenleme
bağlamında tam istisna kapsamında bulunan liman ve hava meydanlarında yapılan
hizmetler kısmi istisna kapsamına alınmıştır. Bu değişiklik sonrasında
söz konusu hizmetlerin ifası ile ilgili alış ve giderler dolayısıyla yüklenilen
vergiler indirim ve iade konusu yapılamayacaktır .Uygulama bu yönde iken 5035
sayılı kanunun 49/1 maddesiyle 02.01.2004 tarihinden itibaren yürürlükten
kaldırılan ilgili bent 5228 sayılı kanunun
14’üncü maddesiyle yeniden
düzenlenerek 01.08.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden ihdas
edilmiştir. İhdas edilen yeni düzenlemeyle Katma Değer Vergisi Kanununun 13
üncü maddesinin başlığı, "Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile
ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna" şeklinde
değiştirilmiş,mülga (b) bendi yeniden düzenlenmiş, (c) bendi değiştirilmiş ve
maddeye (e) ve (f) bentleri eklenmiştir. Bu düzenlemelere parelel 93 Sayılı
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği()’nin
1.1’nci maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre bu düzenleme sonucunda
“liman
ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçları için ifa edilen hizmetler
tam istisna kapsamında işlem görecektir. İstisna kapsamına yük ve yolcuya
verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler ile araçlar için yapılan
seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir. Bu hizmetlerin liman ve hava
meydanı işletmeleri dışında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından ifa
edilmesinin istisna uygulaması açısından önemi bulunmamaktadır” demektedir.
5228 sayılı Kanununun 15’nci maddesiyle Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-o
bendi ile()
“Gümrük antrepoları ve
geçici depolama
yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; ithalat ve
ihracat işlemlerine konu mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetleri ile vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo
ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması” işlemleri istisna kapsamına
alınmıştır. Söz konusu hizmetler ithalatta fiili gümrüklemenin yapılmasından
önceki aşamaları ifade ettiğinden yani millileşmemiş mallar ve milli sınırlar
dışındaki hizmetler herhalükarda istisna kapsamındadır([6]).
Katma Değer Vergisi Kanununun 21’nci maddesi İthalatta
Matrah başlığını taşımakta (a), (b) ve(c) bendlerinde matraha dahil unsurlar
sayılmaktadır. İthalatta verginin matrahı aşağıda gösterilen unsurların
toplamıdır:
a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan
kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük
vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri,
bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,
b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve
paylar,
c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan (4731 sayılı Kanunun 5/B maddesiyle değişen
ibare()
diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden
hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler.
Söz
konusu
maddenin (c) bendinde düzenlenen mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı ve
kur farkının veyahut ithalatın finansmanında kullanılan krediler nedeniyle
ithalatçıların ödediği faiz giderlerinin hangi durumlarda matraha dahil
olup
olmayacağı hususu G
ümrükler Genel
Müdürlüğünün 17.03.2004 tarih ve 2004/10 sayılı Genelgeleri ile açıklığa
kavuşturulmuştur. Buna göre;”İthalatın
finansmanında kullanılan ve yurtdışından temin edilen kredilerin kısaca BSMV
kapsamına giren işlemlerin KDV Kanununun 17/4-e maddesindeki istisna hükmünden
yararlanılması halinde 16/1-a maddesindeki istisna hükmünden de
yararlanacağından; ayrıca, ithalatın finansmanında kullanılan kredi karşılığında
krediyi kullandıran kuruluş lehine tahakkuk eden faizin mal bedeli ile
irtibatlandırılması mümkün bulunmadığından ithalatın finansmanı için
finansman
hizmeti veren kurumlardan alınan kredi ister yurtiçinden ve isterse yurtdışı
temin edilsin krediyi kullandıran kuruluş lehine faiz, komisyon gibi giderler mal
ve hizmet ifasına ilişkin olmadığından ithalatta katma değer vergisi matrahına
dahil edilmemesi gerekmektedir. Ancak katma değer vergisine tabi bir mal teslimi
ve hizmetin ifasına ilişkin ödemelere bağlı olarak ortaya çıkan vade
farklarının kredi işlemi ile alakalı olmaması nedeniyle katma değer vergisi
kanununun 21’nci maddesi çercevesinde değerlendirilecektir”demektedir.
Makalemizin ana
konusunu oluşturan deniz yoluyla gelip taşıt üstü gümrük işlemine tabitutul- maksızın bir geçici depolama, genel antrepo ve özel antrepoya konulan
eşyaya ilişkin tahmil, tahliye, terminal ve ardiye ücretlerinin Katma Değer
Vergisi Kanununun 21/c bendine dahil edilip edilmeyeceği, Gümrük
beyannamelerinin tescil tarihine kadar diğer gider ve
ödemelerden vergilendirilmeyenler
lafzının;
- Hangi
hususları,unsurları ve giderleri içerdiği,
- Hangi
vergilendirilmeyen ödemelerin ithalatta KDV matrahına ilave edileceği,
- Tahmil,
tahliye, terminal ve ardiye hizmetlerinin bu kapsamda değerlendirilip
değerlendirilmeyeceği,
hususlarında kanunun cari
hükmünde ve Genel Tebliğlerde net bir düzenleme bulunmamaktadır. Liman ve hava
meydanlarında yapılan tahmil, tahliye, terminal ve ardiye hizmetlerinin istisna
olduğu sarih iken aynı hizmetlerin İthalattaki matraha dahil edilip edilmeyeceği
hususunda ise tereddüdler yaşanmaktadır.8 Mart 2001 tarihli Katılım Ortaklığı
Belgesinin yayımlanmasından bu- yana Avrupa Birliğinin vergilendirme alanındaki
mevzuatına uyum çerçevesinde yayımlanan kanun- lar ile Avrupa Birliği
Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması,
Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar()da
da bu konu ile ilgili düzenlemeler mevcuttur.
Söz
konusu Programın 10’ncu
bölümünde VERGİLENDİRME başlığını
altında “Dolaylı Vergilere -Katma Değer Vergisi-” ilişkin açıklamalar
yapılmıştır. Buna göre; Hizmet
bedellerinin madde 11 (B) (3) (b)’ye göre matraha dahil olduğu durumlarda, mal
ithaline bağlı hizmetlerin KDV’den istisna tutulmasına ilişkin 77/388/EEC
sayılı 6. Konsey Direktifinin 14 (1) (i) maddesine 30 Aralık 2001 tarih ve
24626 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28 Aralık 2001 tarih ve 4731 sayılı
Kanunun 5. maddesinin B fıkrası ile uyum sağlanmıştır. Anılan Kanunla, 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 21 (c) bendinde değişiklik yapılmak
suretiyle, hizmet bedellerinin matraha dahil olduğu durumlarda, mal ithaline
bağlı hizmetler katma değer vergisinden istisna tutulmuştur. Böylece mal ithaline bağlı hizmetler,
ithalatta malın matrahına girmesi nedeniyle, ithalat sırasında zaten
vergilendirildiğinden ayrıca hizmet olarak vergiye tabi tutulmaması suretiyle
mükerrer vergileme yapılması uygulaması ortadan kalkmıştır. Bu suretle,
77/388/EEC sayılı 6. Konsey Direktifinin 14 (1) (i) maddesine tam uyum
sağlamıştır.
Katılım Ortaklığı
Belgesinin Dolaylı Vergiler” Katma Değer Vergisi” bölümünde belirtilen hizmet
bedellerini ilgilendiren Madde 11 (B) (3) (b) ve 77/388/EEC sayılı 6. Konsey
Direktifinin 14 (I) (i) maddelerinin ingilizce orjinal metinlerinin türkçe
tercümeleri aşağıdaki gibidir.
Direktifin Madde 11 (B) (3) (b) maddesinde;
- Vergiye tabi meblağ içerisinde zaten dahil edilmediği
koşullar altında şunlar bulunur: Tarh edilecek katma değer vergisi hariç
vergiler, harçlar, tarh edilen vergiler ve ithal edilen ülke dışarısından
geçerli diğer harçlar ile ithalat nedeni ile ortaya çıkan diğer ödemeler,
-
Ülke sınırlarına girdiği noktaya kadar malların
edinilmesi ile alakalı komisyonlar, paketleme,taşıma ve sigorta giderleri.
Direktifin
Madde 14 İthalatta muafiyetler(i) maddesinde;
(i) hizmetlerin değeri Madde 11B (3) (b)
içerisinde vergiye tabi meblağ içerisinde dahil edildiği hallerde malların
ithali ile alakalı olarak tedarik edilen hizmetler olarak açıklanmıştır.
Dolayısıyla tüm bu
açıklamalar ışığında 4731 sayılı Kanunun 5/B maddesiyle Katma Değer Vergisi
Kanununun 21/c maddesine getirilen hükümde bahsi geçen diğer giderler ve
ödemelerden vergilendirilmeyen ifadesinin tarh edilecek katma değer vergisi
hariç vergiler, harçlar, tarh edilen vergiler ve ithal edilen ülke dışında
geçerli harçlar ile ortaya çıkan diğer ödemeleri ve ülke sınırlarına girdiği
noktaya kadar malların edinilmesi ile alakalı komisyonlar, paketleme, taşıma ve
sigorta giderlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Gümrük beyannamesinin tescil
tarihine kadar yani henüz ithalatı gerçekleşmemiş
(millileşmemiş mallar) için
yapılan tahmil, tahliye, terminal ve
ardiye hizmetleri bu kapsamın dışında değerlendirilmesi gerektiğinden
ithalattaki matraha dahil edilme- melidir. Diğer bir yaklaşım ise yurtiçinde teslim
ve ifası katma değer vergisine tabi olmayan mal
ve hizmetler aynı kanunun
16/1-a maddesi gereği (Bu kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve
hizmetlerin ithali) ithal edilmesi halinde de ithalattan istisnadır.
Dolayısıyla
tam istisna kapsamında değerlendirilen tahmil, tahliye, terminal ve ardiye
hizmetlerinin ithali de istisna kapsamında değerlendirilmelidir.Teslimi
vergiden istisna edilmeyen diğer giderler ise herhalükarda ithalatta matrahın
içerisinde yer alarak vergilendirilmelidir.
|