|
30
Ocak 2006
Dr.
Murat
CEYHAN
Mali
İşler Müdürü
Bilge Adam
Bilgi Teknolojileri Akademisi A.Ş
murat.ceyhan@bilgeadam.com
FİNANSAL
KİRALAMANIN VERGİ HUKUKUNDAKİ YERİ VE MUHASEBE BOYUTU AÇISINDAN UYGULAMA
ESASLARI
Bilindiği üzere 4842 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile
V.U.K.’a mükerrer 290. madde eklenmiştir. Bu madde ile, 01.07.2003 tarihinden
itibaren yapılacak finansal kiralama işlemlerine ilişkin yeni esaslar
getirilmiştir. Maliye Bakanlığı bu yasa ile ilgili açıklamalara 319 seri no.lu
V.U.K. Genel Tebliği ve 11 sıra no.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel
Tebliği’nde yer vermiştir.
Finansal Kiralama, V.U.K.’nun mükerrer 290/3
maddesinde “kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devredilip
devredilmeyeceğine bakılmaksızın bir iktisadi kıymetin mülkiyetine sahip
olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile faydaların kiracıya bırakılması sonucunu
doğuran kiralamalardır” şeklinde tanımlanmıştır.
Aşağıda 4 madde olarak belirtilen;
- İktisadi kıymetin mülkiyetinin kira süresi sonunda
kiracıya devredilmesi,
- Kiracıya kira süresi sonunda iktisadi kıymeti rayiç
bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması,
- Kiralama süresinin iktisadi kıymetin ekonomik ömrünün
%80’inden daha büyük bir bölümünü kapsaması,
- Sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü
değerlerinin toplamının iktisadi kıymetin rayiç bedelinin %90’ından daha büyük
bir değeri oluşturması,
kriterlerinden birini veya daha fazlasını karşılayan
kiralamaların da finansal kiralama olarak kabul edileceği yine anılan maddenin
3. fıkrasında belirtilmiştir.
01.07.2003 tarihinden önce imzalanan “finansal kira
sözleşmeleri” uyarınca kiralama yapanlar (kiraya verenler), aktifinde yer alan
varlığı eski hükümlere göre amortismana tabi tutmaya devam edecek, yeniden
değerleme yapabilecek ve yatırım indiriminden yararlanabilecektir. Kiracı da,
ödediği kira taksitlerinin tamamen gider yazabilecektir.
01.07.2003 tarihinden itibaren imzalanan finansal
kiralama sözleşmelerinde ise, finansal kiralamaya konu varlık; kiralayanın
aktifinde anapara + faizden oluşan bir alacak,
kiracının aktifinde ise duran bir varlık ve pasifinde borç olarak
gözükecektir.
Kiracı, aktifinde duran varlık üzerinden amortisman
ayıracaktır ancak yatırım indiriminden yararlanma hakkı kiracıya değil
kiralayana aittir.
Tanımdan anlaşılacağı üzere; finansal kiralama işlemi
sadece finansal kiralama şirketlerinin yapabileceği bir işlem olmaktan
çıkartılmıştır. Aynı zamanda bir finansal kiralama şirketi tarafından yapılan
kiralama işlemi de, yukarıdaki kanun maddesinde sayılan hallerden herhangi
birine uygunluk göstermiyorsa, vergi uygulamaları açısından finansal kiralama
olarak değerlendirilmeyecektir.
Vergi Usul Kanunu’nda yapılan bu düzenleme ile, 3226
Sayılı Finansal Kiralama Kanunu’na bir atıf yapılmamakla beraber, 3226 Sayılı
Kanun kapsamında yapılan bir kiralama işleminin, genel tebliğde belirtilen
şartları taşımaması nedeniyle bir değerleme işlemi olarak finansal kiralama
kabul edilmemesi veya bu Kanun kapsamında yapılmamakla birlikte şartları
taşıması halinde finansal kiralama olarak değerlendirilmesi söz konusu
olabilecektir. Ancak, arazi, arsa ve binalarla ilgili kiralama sözleşmelerinde,
sadece sözleşmede kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devri
öngörülmüşse veya kiracıya kira süresi sonunda kiralama konusu gayrimenkulü
düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınmışsa finansal kiralama olarak kabul
edilecektir.
Doğal kaynakların araştırılması veya kullanılmasına yönelik kiralama
sözleşmeleri ile sinema filmleri, video kayıtları, patentler, kopyalama hakları
gibi kıymetlerle ilgili lisans sözleşmeleri ise Mükerrer 290. madde kapsamında
değerlendirilemez.
Finansal
Kiralama İşlemlerinde Değerleme : Finansal kiralama işlemine konu “iktisadi
kıymeti kullanma hakkı” değerlemesi işlemi, kiracı tarafından
gerçekleştirilecektir. 4842 Sayılı
Kanun ile V.U.K’na eklenen mükerrer 290. madde de, finansal kiralama
işlemlerinin değerlemesi hüküm altına alınmıştır. Bu madde uyarınca 01.07.2003
tarihinden itibaren finansal kiralama bedellerinin faturalandığı dönemde gider
yazılması uygulaması, bu tarihten sonra gerçekleştirilen ve V.U.K.’nun mükerrer
290’ıncı maddesi uyarınca finansal kiralama işlemi sayılan kiralamalar için,
söz konusu olmamaktadır.
Bunun yerine, kiracı tarafından finansal kiralama
işleminden doğan toplam borç, kiralamaya konu iktisadi kıymetin kullanım hakkı
ve finansal kiralama borçlanma maliyeti olarak ayrıştırılmaktadır. Eski uygulamanın
aksine, 4842 sayılı Yasa sonrasında, kiralama bedellerinin faturalandığı
dönemde direkt gider yazılması uygulaması sona ermekte, bunun yerine borçlanma
maliyetleri gider olarak işlenmektedir.
Kiralayana
İlişkin Hükümlere Getirilen Açıklamalar :
1) Alacak, Gelecek Dönemlere Ait Faiz Geliri, Kiralama Konusu İktisadi Kıymet Değerleme
Esasları:
Kiralama süresi boyunca kiracı tarafından yapılacak
kira ödemelerinin toplam tutarı, anapara artı faiz, alacak olarak aktife
alınacaktır. Aktifleştirilen alacak tutarının reeskonta tabi tutulması mümkün
bulunmamaktadır. Aktifleştirilen alacak tutarı ile kira ödemelerinin bugünkü
değeri arasındaki fark ise gelecek dönemlere ait faiz geliri olarak
pasifleştirilmek suretiyle değerlenerek kayıtlara intikal ettirilecektir.
Gelecek dönemlere ait faiz gelirleri, Kiralanan iktisadi kıymetin finansal
kiralama sözleşmesinin yapıldığı tarihteki rayiç bedelinden, her bir dönem
sonunda anapara geri ödemelerinin düşülmesi sonucu kalan tutar üzerinden sabit
bir dönemsel faiz oranı yaratacak şekilde hesaplanması suretiyle tahakkuk
ettirilecektir. Tahakkuk tarihinden vadenin bitiminin anlaşılması
gerekmektedir. Her bir dönem sonu ifadesinden kira sözleşmesi ekindeki ödeme
planındaki ödeme dönemlerinin anlaşılması gerekmektedir. Örneğin, 4 yıllık
kiralama dönemi, yılda bir kez ödemeli ve her yıl 30/09.... tarihinde kira
ödemesi öngörülmüşse, "her bir dönem sonu" ifadesinden 30/09....,
30/09... ve sonraki yıllar tarihlerini anlamak gerekmektedir. Bu durumda, her bir
30/9... tarihi itibariyle faiz ve ana para ayrıştırması yapılarak,
pasifleştirilen faiz gelirlerinden 30/9... tarihi itibariyle bakiye anapara
borcuna isabet eden faiz tutarı gelir kaydedilmelidir.
Kiralama konusu iktisadi kıymet, bu iktisadi kıymetin
net bilanço aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi
sonucu bulunan tutar ile değerlenecektir.
İktisadi kıymetin net bilanço aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü
değerinin düşülmesi sonucu bulunan tutarın sıfır veya negatif olması halinde,
iktisadi kıymet iz bedeliyle değerlenip aradaki fark iktisadi kıymetin elden
çıkarılmasından elde edilen kazançlar gibi işleme tâbi tutulacak olup gelir
kaydedilmesi gerekmektedir. Finansal kiralama konusu iktisadi kıymetin net
bilanço aktif değeri ile kira ödemelerinin bugünkü değeri çoğu zaman birbirine
eşit olacağından finansal kiralama şirketi veya kiralayan, iktisadi kıymeti
genel olarak iz bedeliyle kayıtlarında gösterecektir. İktisadi kıymetin net
aktif bilanço değerinden, kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu
oluşan tutarın pozitif olması durumunda, pozitif fark finansal kiralama şirketi
tarafından amortismana tabi tutulacaktır. Örneğin, net bilanço aktif değeri
veya fatura tutarı 100.000 lira, kira ödemelerinin net bugünkü değeri 95.000
lira ise, 5.000 lira pozitif fark finansal kiralama şirketi tarafından
amortismana tabi tutulacaktır. Amortisman ayırma işlemi Vergi Usul Kanunu ve
ilgili genel tebliğlerde bu iktisadi kıymet için tespit edilmiş sürelerde
yapılacaktır. Farkın sıfır veya negatif olması durumunda amortisman ayrılması
mümkün değildir ve bu kiralama konusu iktisadi kıymetler için yeniden değerleme
yapılması söz konusu olmayacaktır.
Kiralayanın finansal kiralamaya konu iktisadi kıymetin üretimini veya alım
satımını yapması halinde, iktisadi kıymetin net bilanço aktif değeri olarak
rayiç bedeli dikkate alınacaktır. Rayiç bedel ile maliyet bedeli arasındaki
farkın normal bir satış işleminden elde edilen kâr veya zarar olarak işleme
tâbi tutulması gerekmektedir.
2) Maliyet Unsurları:
Kiralayan şirketler tarafından iktisadi kıymetin
satın alınmasında Türk Lirası veya döviz cinsinden kredi kullanılmış ise ilk
yıl için ödenen kur farkları ve faiz giderlerinin sözleşme yapılmasından önce
kıymetin maliyetine ilave edilebilecek olması halinde maliyete ilave edilecek
aksi halde ve diğer yıllarda ise doğrudan gider kaydedilecektir.
3) 01/07/2003 Tarihinden Önce Yapılan İşlemler:
Madde hükümleri 01/07/2003 tarihinden itibaren
yapılacak kiralama işlemlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe
gireceğinden, finansal kiralama şirketleri 01/07/2003 tarihinden önce yapılan
finansal kiralama sözleşmelerindeki sabit kıymetler için amortisman ayırmaya ve
yeniden değerleme yapmaya devam edecektir.
Kiracıya
İlişkin Değerleme Hükümlere Getirilen Açıklamalar :
1) Finansal Kiralama İşlemine Konu İktisadi Kıymeti Kullanma Hakkı Ve Sözleşmeden
Doğan Borca İlişkin Değerleme Esasları :
Finansal kiralama işlemine konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden
doğan borç kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre
yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenecektir.
Finansal kiralama konusu iktisadi kıymet, kullanma hakkı olarak aktife alınacak
karşılığında ise kiralayana olan borç pasife kaydedilecektir.
İktisadi kıymeti kullanım hakkı Vergi Usul Kanunu ve
ilgili genel tebliğlerde bu iktisadi kıymet için tespit edilmiş amortisman
sürelerinde amorti edilecek, yeniden değerlemeye tabi tutulacaktır. Sözleşmenin
fesholması halinde kalan dönemler için iktisadi kıymetle ilgili olarak
amortisman ayrılma ve yeniden değerleme işlemleri yapılmayacaktır.
Finansal kiralama borçlarının Vergi Usul Kanununun 285 inci maddesi kapsamında
reeskonta tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.
2 ) Finansal Kiralama Ödemeleri:
Finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira ödemeleri, borç anapara
ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılacak ve bu ayrıştırma işlemi her bir
dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını
sağlayacak şekilde yapılacaktır. Kiralayan açısından yorumu yapılan "her
bir dönem sonu" ifadesi, kiracı açısından sözleşmede belirtilen kira ödeme
tarihidir.
3) Finansman Gider Kısıtlaması:
Finansal kiralama işlemi esas olarak bir kredi
işleminden farklı değildir. Kiralayana ödenen finansal kiralama bedellerinin
faiz kısmı finansman gider kısıtlamasına tabidir.
4) 01/07/2003 Tarihinden Önceki İşlemler:
Mükerrer 290 ıncı madde hükümleri 01/07/2003 tarihinden sonra yapılacak
kiralama işlemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe gireceğinden bu tarihten önce
yapılan finansal kiralama sözleşmelerindeki ödeme planına göre fatura edilen
finansal kiralama bedelleri gider kaydedilmeye devam edilecektir.
5) Tevkifat Uygulaması:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24. maddesinde dar
mükellefiyete tabi kurumların ticari, zirai ve diğer kazanç ve iratları dışında
kalan kazanç ve iratları ile telif, imtiyaz, işletme, ticaret ünvanı, alameti
farika ve benzeri gayri maddi haklarının satışı, devir ve temliki mukabilinde
aldıkları bedellerin kurumlar vergisi tevkifatına tabi olduğu hüküm altına
alınmıştır.
Konu ile ilgili olarak, 10.12.2003 tarih ve 2003/6575
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile dar mükellef kurumlara Finansal Kiralama
Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından
%1 oranında tevkifat yapılması öngörülmüştür.
Tevkifatın ödenen tutar üzerinden yapılamaması
halinde, ödenen tutar net sayılarak, bu tutarın brütü bulunacak ve tevkifat bu
tutar üzerinden yapılacaktır. Dolayısıyla kiralamanın maliyeti de artacaktır.
Finansal
Kiralama İşlemlerinde Kur Farkı ve Kredi Faizleri : Döviz cinsinden imzalanan finansal kiralama
sözleşmeleri dolayısıyla kiracıların aktifleştirdiği kullanma hakları ile
ilgili olarak doğan faiz ve kur farklarının, aktifleştirme yılının sonuna kadar
olanlarının maliyete eklenerek amortismana tabi tutulması gerekir.
Aktifleştirme yılından sonraki yıllarda doğan kur
farkı ve kredi faizlerinin ise doğrudan gider yazılmak veya maliyete dahil
edilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi konusunda mükelleflerin
seçimlik hakkı vardır.
Maliye Bakanlığı görüşü ise gerek aktifleştirme
yılında gerekse de sonraki yıllarda doğan kur farklarının doğrudan gider
yazılmayarak maliyete ilave edilmesi gerektiği yönündedir. Esasen konunun
tebliğ bazında açıklığa kavuşturulmamış olması büyük bir eksikliktir.
Borçlanma maliyetleri ile ilgili olan 9 Sıra no.lu
Türkiye Muhasebe Standardı bu konuda iyi bir örnektir. Söz konusu standarda
göre temel yöntem, borçlanma maliyetlerinin oluştukları dönemde, niteliğine ve
yöntemine bakılmaksızın doğrudan gider yazılmasıdır. Alternatif yöntem ise
prensip olarak gider yazılma gereğini işaret etmekle birlikte, bir özellikli
varlığın satın alınması, inşaatı veya üretimi ile doğrudan ilişkisi kurulabilen
borçlanma maliyetlerinin, ilgili özellikli varlığın maliyetinin bir unsuru
olarak aktifleştirilmesine izin vermektedir. Yani genel kural “gider yazılma” yönünde
olup, “aktifleştirme” ancak özellikli durumlarda uygulanan istisnai bir
durumdur.
Finansal
Kiralama İşlemlerinde KDV : Bilindiği
üzere KDV oranlarını belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Bakanlar
Kurulu’nca hali hazırda belirlenmiş ve uygulanmakta olan tarifeye göre,
“Finansal Kiralama Kanunu’na göre, finansal kiralama şirketleri tarafından
gerçekleştirilen alımlar ve kiralamalar için”, düşük oranlı KDV uygulaması söz
konusudur. Bakanlar Kurulu, indirimli oran uygulamasında işlemin bir tarafının
finansal kiralama şirketi olmasını ön koşul olarak görmektedir. Bununla
birlikte, yukarıda açıklandığı üzere, mükerrer 290. madde ile, finansal
kiralama, sadece finansal kiralama şirketlerinin yapabileceği bir işlem
olmaktan çıkarılmış, herhangi bir gerçek ya da tüzel kişi tarafından
gerçekleştirilebilir bir işlem haline dönüştürülmüştür.
2002/4480 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile esas
olarak Finansal Kiralama Kanunu’na göre finansal kiralamaya konu olan malların,
finansal kiralama şirketlerince teslimi veya kiralanması işlemlerinin %1
oranında KDV’ye tabi olması benimsenmiştir. Ancak aynı Kararnameye göre, Özel
Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (IV) sayılı listede yer alan mallar ile aynı
kanunun eki (II) sayılı listesinde belirtilen binek otoların, yatların ve
gezinti gemilerinin bu kapsamda teslim ve kiralanması işlemleri için ise %8
oranında KDV uygulanacaktır.
Finansal
Kiralama İşlemlerinde Damga Vergisi :
Finansal Kiralama Kanunu’nun 30’uncu maddesinde sözleşmelerin her türlü vergi,
resim ve harçtan istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. 5035 sayılı Yasa öncesinde
genel olarak banka, kredileri damga vergisine tabi olduğundan finansal kiralama
yoluyla yatırım, damga vergisi açısından banka kredisi ile yatırımdan daha
avantajlı idi.
5035 sayılı Yasa ile, herhangi bir kredi ayrımına
gidilmeksizin, bankalar, yurtdışı, kredi kuruluşları ve uluslar arası
kurumlarca kullandırılan tüm krediler ile ilgili düzenlenen kağıtlar ve bu
kağıtlar üzerine konulan şerhler damga vergisinden istisna edilmiştir.
Dolayısıyla, son değişiklikler ışığında, “finansal kiralama” ile “banka
kredisi” kullanma arasında damga vergisi açısından bir farklılık
bulunmamaktadır.
Finansal
Kiralama İşlemlerinde Amortisman :
Yeni düzenleme sonrasında, finansal kiralama kabul edilen işlemlerde, faturada
yer alan kiralama bedelinin tamamının gider kaydedilmesi uygulamasına son
verilmiştir. Yeni uygulamada, finansal kiralama sözleşmesi tutarının iktisadi
kıymetin bedeline tekabül eden kısmı (kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç
bedeli ile yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı) kiracı
tarafından “kullanım hakkı” olarak aktifleştirilecek ve amortismana tabi
tutulacaktır. Amortisman süresi, kiralama süresinden bağımsız olarak V.U.K. ve
Genel Tebliğlerinde finansal kira sözleşmesine konu olan iktisadi kıymet için
öngörülen amortisman oranına göre belirlenecektir.
Bilindiği
gibi, 01.01.2004 tarihinden, geçerli olmak üzere amortisman oranlarının
belirlendiği V.U.K.’nun 315. maddesi değiştirilmiştir. Buna göre mükellefler
amortismana tabi iktisadi kıymetler için (ATİK) Maliye Bakanlığı’nca iktisadi
kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınarak tespit ve ilan edeceği
oranlar üzerinden amortisman hesaplayacaklardır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, finansal
kiralamada uygulanacak amortisman oranı, kiralanan iktisadi kıymetin genel
esaslara göre tabi olduğu oran üzerinden amortismana tabi tutulacağı,
amortisman uygulamasında 333 no.lu V.U.K Genel Tebliği’ndeki “gayri maddi
haklar” için belirlenen 15 yıllık faydalı ömrün dikkate alınmayacak olmasıdır.
Başka bir deyişle, kiralamaya konu iktisadi kıymet satın alınsaydı nasıl amorti
edilecekse, aynı esas ve şekilde amorti edilmelidir.
Kiralama süresi sonunda, kiralanan iktisadi kıymetin
mülkiyeti satın alınmış ise, 26- grubundaki ilgili hesaptan (260-Haklar ya da
26-Maddi Olmayan Duran Varlıklar grubunda boş bir hesabın finansal kiralama
işlemlerine ayrılması durumunda söz konusu hesap), uygun olan duran varlıklar
hesabına (252, 253, 254, 255 vb.), birikmiş amortisman tutarı da 268 no.lu
hesaptan 257 no.lu hesaba devredilmeli ve iktisadi kıymet itfa oluncaya kadar
amortisman ayırmaya devam edilmelidir.
Finansal
Kiralama İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesinde Kullanılacak Hesaplar Ve
İşleyişleri :
120 - ALICILAR
(11 Sıra No.lu Muhasebe Uygulama Genel Tebliği ile
“Finansal Kiralamadan doğan senetsiz alacaklar da bu hesapta izlenir” ifadesi
eklenmiştir.)
121 - ALACAK SENETLERİ
(11 Sıra No.lu
Muhasebe Uygulama Genel Tebliği ile “Finansal Kiralamadan doğan
senetli alacaklar da bu hesapta izlenir” ifadesi eklenmiştir.)
124 - KAZANILMAMIŞ FİNANSAL KİRALAMA FAİZ GELİRLERİ
(-)
Finansal kiralama sözleşme tutarı ile finansal
kiralamayla ilgili kira ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark bu hesaba alacak
kaydedilecektir. Her dönem sonunda gerçekleşmiş olan faiz gelirleri tutarları
bu hesaba borç ve ilgili hesaba alacak kaydedilecektir. (60-Brüt Satışlar veya
ana faaliyet konusu dışında kalması halinde 64-Diğer Faaliyetlerden Olağan
Gelir ve Karlar Hesabı)
224 - KAZANILMAMIŞ FİNANSAL KİRALAMA FAİZ GELİRLERİ
(-)
Finansal kiralama sözleşme tutarı ile finansal
kiralamayla ilgili kira ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark
“Kazanılmamış Finansal Kiralama Faiz Gelirleri” olarak bu hesaba alacak
kaydedilir. Kiralama sözleşmesine uygun olarak tamamlanan ve her dönem sonunda
hesaplanan izleyen döneme ait faiz gelirleri tutarı bu hesaba borç “124-
Kazanılmamış Finansal Kiralama Faiz Gelirleri” hesabına alacak olarak
kaydedilir.
301 - FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR
Finansal kiralama sözleşme tutarı bu hesaba alacak,
finansal kiralamaya konu olan ilgili varlık hesabına kira ödemelerinin bugünkü
değeri ile borç ve bu iki tutar arasındaki fark da “302-Ertelenmiş Finansal
Kiralama Borçlanma Maliyetleri” hesabına borç kaydedilir.
302 - ERTELENMİŞ FİNANSAL KİRALAMA BORÇLANMA
MALİYETLERİ(-)
Finansal kiralama sözleşme tutarı ile finansal
kiralamaya konu olan varlığa ilişkin kira ödemelerinin bugünkü değeri
arasındaki fark “Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri” olarak bu
hesaba borç kaydedilir. Kiralama sözleşmesine uygun olarak tamamlanan her dönem
sonunda gerçekleşmiş olan faiz giderleri tutarları bu hesaba alacak
“66-Borçlanma Maliyetleri” hesap grubunda ilgili borçlanma gideri hesabına borç
olarak kaydedilir.
401 - FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR
Finansal kiralama sözleşme tutarı bu hesaba alacak,
finansal kiralamaya konu olan ilgili varlık hesabına kira ödemelerinin bugünkü
değeri ile borç ve bu iki tutar arasındaki fark da “402-Ertelenmiş Finansal
Kiralama Borçlanma Maliyetleri” hesabına borç kaydedilir. Dönemsellik
varsayımına uygun olarak dönem sonlarında, izleyen dönemi ilgilendiren tutar,
“301- Finansal Kiralama İşlemlerinden Borçlar” hesabına alacak, bu hesaba borç
kaydedilir.
402 - ERTELENMİŞ FİNANSAL KİRALAMA BORÇLANMA
MALİYETLERİ(-)
Finansal kiralama sözleşme tutarı ile finansal
kiralamaya konu olan varlığa ilişkin kira ödemelerinin bugünkü değeri
arasındaki fark “Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri” olarak bu
hesaba borç kaydedilir. Kiralama sözleşmesine uygun olarak tamamlanan ve her
dönem sonunda izleyen döneme ilişkin tutar “302- Ertelenmiş Finansal Kiralama
Borçlanma Maliyetleri” hesabına borç, bu hesaba alacak kaydedilir.
Faaliyet
Kiralaması : 4842 sayılı Kanun’un
tanımlar bölümünde, faaliyet kiralamasına ilişkin herhangi bir tanıma yer
verilmemiştir. Ancak, finansal kiralama faaliyetlerinin tanımına yer verilmek
suretiyle bu tanım dışında kalan kiralama işlemlerinin faaliyet kiralaması
olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Faaliyet kiralaması ile finansal kiralama arasındaki
temek fark, kiralama işleminden kaynaklanan tüm risk ve yararların kiralayanda
mı yoksa kiracıda mı olduğudur. Eğer bu risk ve yararlar büyük ölçüde
kiralayanda kalıyorsa, bu kiralama faaliyet kiralamasıdır. Burada belirtilen
riskler, atıl kapasiteden kaynaklanabilen zararları, teknolojik eskimeleri ve
ekonomik koşulların değişmesinden kaynaklanan olumsuzlukları içerir. Yararlar
ise, varlıktan ekonomik ömrü boyunca beklenen karlı faaliyetleri, değer artış
kazancını ve hurda değerini kapsar.
Türkiye
Muhasebe Standardı-17:
“Kiralama İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi” başlıklı
17 No.lu Türkiye Muhasebe Standardı’nın “II Tanımlar” başlıklı bölümünün 2’nci
maddesinin “b” alt maddesi Finansal Kiralamayı; “Kiralama sözleşmesi ile, bir
varlığın mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile tüm yararların
kiracıya bırakılmasıdır. Mülkiyet hakkı sözleşme sonunda devredilir veya
devredilmez” şeklinde tanım bulmaktadır. Söz konusu Türkiye Muhasebe
Standardının “IV Açıklamalar” başlıklı bölümünün “Kiracı Açısından Kiralama
İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi” başlıklı “b” alt bölümünün 12’nci
maddesinde; “Bir finansal kiralamanın başlangıç tarihinde, işlem, kiracının
aktifinde bir varlık pasifinde ise bir borç olarak gözükür. Bilançoda varlık ve
borç olarak yer alan kiralama işleminin tutarı, varlığın gerçeğe uygun değeri
veya minimum kira ödemelerinin bugünkü değerinden küçük olanıdır. Kira ödemelerinin
bugünkü değerini hesaplamak için kullanılan iskonto oranı, kiralamanın faiz
oranıdır. Bunu saptamak olanaklı değilse, kiralayanın borçlanma maliyetidir”
hükmüne yer verilmektedir.
Yine ilgili standardın devam eden 13’nci maddesinde
ise; ”Özün önceliği kavramı gereğince, muhasebeye konu olan işlemler sadece
hukuki şekilleri dikkate alınarak değil, özleri ve ardındaki finansal gerçekler
göz önüne alınarak muhasebeleştirilmeli ve sunulmalıdır. Finansal kiralama
işleminde kiracı malın mülkiyetini hukuken devralmamakla birlikte, esas olarak
gerçeğe uygun değerine yakın bir fiyat ve faiz ödeyerek ekonomik ömrünün büyük
bir bölümünde o varlığın ekonomik yararlarının kullanım hakkını satın
almaktadır” hükmü de konuya olduğunca açıklık getirmektedir.
Devam eden 14’ncü ve 15’nci maddeleri de finansal kirala işlemlerinin mali tablolara
etkisi ile amortisman konusu işlenmiştir. Buna göre;
Madde 14- Finansal kiralama işlemlerinin kiracının
bilançosunda yansıtılmaması durumunda varlıklar ve borçların seviyesi olduğundan
az gösterilmiş olur. Bu durumda finansal oranlar gerçeği yansıtmaz. Bu nedenle
finansal kiralamanın kiracının bilançosunda hem bir varlık, hem de gelecekteki
kira ödemelerinden dolayı bir borç olarak tahakkuk ettirilmesi gerekir.
Kiralamanın başlangıcında gelecekte ödenecek kira tutarları aktifte varlık,
pasifte borç olarak sunulur.
Madde 15- Finansal kiralama işlemi her muhasebe
döneminde borçlanma maliyetlerine ek olarak bir de amortisman giderine yol
açmaktadır. Kiralanan varlıklar için uygulanan amortisman politikası, sahip
olunan varlıklar için uygulanan politikalar ile benzer olmalı ve amortisman
oranı TMS-9 Amortisman Muhasebesi standardı esaslarına uygun olarak
saptanmalıdır. Eğer kira süresinin bitiminde, varlığın mülkiyetinin kiracıya
geçeceğine ilişkin belirsizlik varsa, varlığın kiralama süresi veya hizmet
süresinden hangisi kısa ise o süre içerisinde varlık tümüyle amorti edilir.
Finansal kiralama işlemlerinin konu edildiği
TMS-17’nin yürürlük tarihi ise 01/01/2002 olarak belirlenmiştir.
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
1. Alper Şimsek,
Servet Özkök, “Vergi Muhasebesi”,
Oluş Yayıncılık A.Ş., Ankara, 2004.
2. Emrah Aygül,
“Finansal Kiralama İşlemleri Vergisel Açıdan Ne Kadar Avantajlı?”, Lebib
Yalkın, Sayı:23, Kasım 2005.
3. Erdoğan Sağlam,
“Finansal Kiralama İşlemlerinde Faiz ve Kur Farklarının Tabi Tutulacağı
İşlem”, Yaklaşım Dergisi,
Sayı:157, Ocak 2006.
4. Mehmet Ali Soyalp,
“Finansal Kiralama İşlemlerinde Değerleme”, Vergi Sorunları, Sayı:207, Aralık 2005.
5. Özkan Atilla, “Finansal
Kiralama Süresinin Sonunda Kiralanan Kıymetin Devralınması veya İadesi”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:157, Ocak
2006.
6. Sakıp Şeker,
“Finansal Kiralama İşlemlerinde Amortisman ve Finansal Giderlerinin
Durumu”, Yaklaşım Dergisi,
Sayı:154, Ekim 2005.
7. Vedat Ömer Akarca,
“Finansal Kiralama İşlemlerinde Yatırım İndirimi İstisnasından Kiralayanın
Yararlanmasına Eleştirel Bir Bakış ve Konunun Muhasebe Boyutu İle
Değerlendirilmesi”, Vergi Dünyası¸
Sayı:291, Kasım 2005.
8. www.alomaliye.com
9. www.ideal.ymm.com
10. www.vergiportali.com
|