|
08
Aralık 2004
OZAN USLU
SMMM
uslumuhasebe@mynet.com
TİCARET
ŞİRKETLERİNDE
BİRLEŞME - DEVİR -
BÖLÜNME - NEVİ DEĞİŞTİRME ESASLARI
VE VERGİSEL BOYUTU
GİRİŞ ;
Tarım toplumunda takas ekonomisi geçerli iken, sanayi
toplumuna geçilmesi ile birlikte para ekonomisi geçerlilik kazanmıştır. Para
ekonomisinin geçerli olmaya başladığı
dönemlerde ulusal sermaye ticari
işlemlerin gerçekleşmesi için temel teşkil etmiştir. 1950'li yılların
başlarından itibaren sanayi toplumu yerini bilişim toplumuna bırakmaya
başlamıştır.
Bilişim toplumunda rekabet artmış, ticari işlemler
çeşitlilik kazanmıştır. İşletmeler gerek hayatlarını sürdürebilmek için gerekse
rekabet avantajı sağlayabilmek için çeşitli işbirliklerine girmişler, hukuksal
yapılarında değişiklikler yaratarak hayatlarına devam etmişlerdir.
Yazımızın konusunu da ülkemizde gitgide önem kazanan ticaret
şirketlerinin birleşme, devir,
bölünme ve nevi değiştirmeleri ile bu işlemlerin vergisel boyutu
oluşturmaktadır.
I - Birleşme ;
Birleşme bir veya daha fazla ticaret şirketinin
malvarlığının tasfiye olunmaksızın, içlerinden birine veya yeni kurulan bir
ortaklığa, kendiliğinden külli halefiyet yolu ile geçmesi; bu suretle mal
varlıklarının birleşmesi ve intikal eden mal varlığının karşılığı olarak ,
infisah eden ortaklığın ortaklarının, hesaplanan bir değiş tokuş ölçüsüne göre
, bünyesinde birleşilen ortaklıkta, kendiliğinden ortaklık payı kazanmasıdır.
Türk Ticaret Kanununda (TTK) şirketlerin birleşmesine
yönelik usul ve esaslar, Ticaret Şirketleri kitabının Umumi Hükümler Faslının
içerisinde (md. 146 – 151) ve aynı kitabın Anonim şirketlere ilişkin Dördüncü
Faslında (md. 451) yer almıştır.
TTK’ nın
146. maddesinde birleşme şu şekilde tanımlanmıştır: Birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir yahut daha fazla ticaret şirketinin mevcut diğer bir ticaret şirketine iltihak etmesinden ibarettir.
Çeşitli ticaret şirketlerine ait hususi hükümler mahfuz kalmak şartıyla birleşme hakkında müteakip maddelerdeki hükümler tatbik olunur.
İş ortaklıkları, iştirakler, işbirlikleri, işletmelerin
malvarlıklarının bir bölümünün veya tamamının diğer bir işletmeye devir
edilmesi teknik ve hukuki anlamda birleşme niteliğinde değildir.
TTK’da geçen hükümler uyarınca birleşme yalnız aynı neviden
şirketler arasında mümkündür. Yalnız birleşme esnasında kollektif ve komandit
şirketler ve anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler aynı neviden
sayılır.
Yani kanun uyarınca örneğin bir anonim şirket ile bir
limited şirketin birleşmesi mümkün değildir.
Birleşmeyi iki türe ayırmamız mümkündür.
A)
Yeni Kuruluş;
İki veya daha fazla ticaret şirketi birleşerek yeni bir
ticaret şirketi kurarlar. Birleşecek olan bu şirketler tasfiye olmadan,
infisah ederler. Ve bu şirketlerin mal varlıkları tamamen yeni kurulacak olan
şirkete devredilir.
B) Devralma Yolu İle Birleşme;
Bir ticaret şirketi mal varlığını tamamen, başka bir
ticaret şirketine devretmek suretiyle, infisah olur. Yani iki ticaret şirketi, bir tanesinin bünyesinde birleşir. Bünyesinde birleşilen ticaret şirketine
devri alan , iltihak olunan şirket, diğerine ise katılan, iltihak edilen şirket denir.
Birleşme Sırasında Yapılması Gereken İşlemeler ;
Şirketlerin birleşmesi sırasında yapılması gereken işlemler
açık olarak TTK’da yer almamıştır. Ancak, Anonim şirketlerin birleşmesini içeren
451. ve 452. madde yar alan hükümler bu konuda yol gösterici niteliktedir.
Söz konusu madde hükümleri şu şekildedir.
TTK Madde 451; Bir anonim şirket diğer bir anonim şirket tarafından bütün aktif ve pasifleriyle devralınmak suretiyle infisah ederse aşağıdaki hükümler tatbik olunur:
1. Devralan şirketin idare meclisi infisah eden şirketin alacaklarını tasfiye hakkındaki hükümlere göre davet eder;
2. İnfisah eden şirketin malları, borçları tediye veya temin edilinceye kadar ayrı olarak ve devralan şirket tarafından idare olunur;
3. Devralan şirketin idare meclisi azaları, alacaklılara karşı infisah eden şirket mallarının ayrı olarak idaresini temin hususunda şahsan ve müteselsilen
mesuldürler.
4. Malların ayrı olarak idare edildiği müddet içinde infisah eden şirkete karşı açılacak davalarda salahiyetli mahkemenin salahiyeti bakidir;
5. İnfisah eden şirketin alacaklılarıyla devralan şirket alacaklıları arasındaki münasebetlerde devralınan ve ayrı idareye tabi olan mallar aynı müddet içinde infisah eden şirketin malları sayılır; devralan şirketin iflasında bu mallar ayrı bir masa teşkil eder ve icap ediyorsa münhasıran infisah eden şirket borçlarının ödenmesinde kullanılır;
6. Her iki şirket malları, ancak infisah eden bir anonim şirket mevcudunun pay sahiplerine dağıtılması caiz olduğu anda birleştirilebilir;
7. Şirketin infisahı, ticaret siciline tescil olunur. Şirket borçları tediye veya temin edildikten sonra ticaret sicilinden infisaha ait kayıt silinir ve keyfiyet ilan olunur;
8. İnfisahın tescilinden sonra devralan şirketçe infisah eden şirketin pay sahiplerine karşılık olarak verilecek hisse senetleri, birleşme mukavelesi hükümlerine göre kendilerine teslim olunur.
TTK Madde 452; Birden çok anonim şirketin malları yeni kurulacak bir anonim
şirket tarafından devralınabilir; o suretle ki adı geçen şirketlerin malları tasfiye edilmeksizin yeni şirkete geçer. Böyle bir birleşme hakkında anonim şirketlerin kurulmasına ve bir anonim şirketin diğer bir anonim şirket tarafından devralınmasına dair olan hükümler tatbik olunur.
1. Şirketler imzaları noterce tasdikli birleşme
mukavelesinde ; birleştiklerini , yeni anonim şirketin esas mukavelesini tanzim
ettiklerini , bütün hisselerin taahhüt olduğunu , mevcut şirketlerin mallarını
sermaye olarak yeni şirkete koyduklarını ve yeni şirketin lüzumlu organlarını
tayin ettiklerini tespit ederler ;
2. Birleşme mukavelesi birleşilen şirketlerden her birinin
umumi heyeti tarafından tasdik olunur.
3. Tasdik kararıyla tekamül eden yeni şirket esas mukavelesi
üzerine müteakip kuruluş merasimi ikmal edilerek keyfiyet tescil ve ilan
olunur.
4. Tescilden sonra eski şirketlerin hisse senetleri
karşılığında birleşme mukavelesi gereğince yeni şirketin hisse senetleri
verilir.
Devralma Yolu İle Birleşmede Yapılması Gereken İşlemler ;
Birleşme esnasında yapılması gereken ilk işlem birleşmeye
taraf iki şirketin finansal yapılarının irdelenmesi olmalıdır. Söz konusu
şirketlerin finansal yapıları irdelendikten sonra Birleşme koşulları şirketlerin türüne göre organları
tarafından görüşülmelidir. Birleşme kararı alınmadan önce şirketlerin organları
birleşme işlemini kabul, izin verdiklerine dair karar almaları sağlıklı olacaktır.
İkinci aşama ise
bilir kişi incelemesi ve birleşme sözleşmesinin hazırlanmasıdır.
Bir şirket diğer bir şirkete iltihak edecektir. Yani bir
şirket diğer bir şirketin bünyesine girecektir. Dolayısı ile devir alan
şirketin sermaye yapısında bir değişiklik olacak, şirketin sermayesi
artacaktır. Devir olunan şirketin malvarlığı devir alan şirketin sermayesinin
bir kısmını oluşturacaktır. Bu durumda devir olunan şirketin mal varlığının
değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu mal varlığının değerlendirilmesi de
mahkemece atanacak bilirkişiler olmalıdır. Bilirkişiler inceleme sırasında
her iki şirketin öz sermayelerini
tespit eder, devir alan şirketin yapması gereken sermaye artırımının
tutarını ve değiş–tokuş ölçütlerini hesaplar ve birleşmenin önünde bir
sakınca olup olmadığını inceler.
Birleşmeye karar veren şirketler mahkemeye başvururken, karar verilen bir örneğe göre düzenlenmiş
olan her iki şirketin ara bilançosu mahkemeye sunulmalıdır.
Bu aşamadan sonra birleşme sözleşmesinin hazırlanmasına
geçilmelidir.
TTK’da birleşme sözleşmesine ilişkin düzenleyici hüküm
Anonim Şirketler ile ilgili fasılda 452. madde de geçmektedir. Ancak, bu maddede yeni bir şirket kurulması
yolu ile yapılan birleşme hükümlerini söz etmekle birlikte , devralma yolu ile
birleşmede de bu hükümlerin uygulanması gerektiği aşikardır.
Bu sözleşmede; iki şirketin birleştiği, yeni anonim
şirketin ana sözleşmesinin düzenlendiği , bütün hisselerin taahhüt olunduğu,
mevcut şirketin mallarını sermaye olarak koydukları, yeni şirketin
organlarının tayin olunduğu belirtilmelidir. Ayrıca devir işleminden sonra ,
devir alan şirketin ana sözleşmesinde bir değişiklik yapılacak ise, bu
değişikliğinde birleşme sözleşmesinde yer alması gerekmektedir.
Halka Açık Anonim Şirketlerin birleşmesinde yer alması
gereken hususlar Sermeye Piyasası Kurulunun I /31 numaralı tebliğinin ekinde
belirtilmiştir.
TTK madde 452 de
yeni bir şirket kurulması suretiyle yapılan birleşme sözleşmelerinin noterden
onaylatılması gerektiği belirtilmiştir. Devralma yolu ile birleşmelerde
sözleşme için bir şekil şartı konulmamakla birlikte noterden onaylatılması
sağlıklı olacaktır.
Devir sözleşmesi düzenlendikten sonra; Birleşme ilgili
şirketlerce karara bağlanmalıdır. Bu kararlar da tescil ve ilan edilmelidir.
Birleşmeye karar veren şirketler aralarında tespit edecekleri bir örneğe göre
düzenleyecekleri bilançolarını da bu karar ile birlikte ilan ettirmek
durumundadırlar. Ayrıca birleşme sebebiyle varlıkları sona erecek şirketler,
kendilerine ait borçların ne şekilde ödeneceğine dair düzenleyecekleri
beyannameyi de bilançoları ile birlikte ilan ettirmelidirler. (TTK md 148–149 )
Birleşme kararının verilmesi için birleşmeye karar veren
şirketler, yetkili organlarını toplantıya çağırmak için tüm şekil şartlarını
yerine getirmelidir.
Birleşme kararı, ilan gününden itibaren üç ay sonra geçerli
olur. Ancak; Birleşmeye karar veren şirketler borçlarını ifa eder veya
borçlarına karşılık bir parayı T.C. Merkez Bankası veya muteber başka bir
bankaya tevdi etmiş ise ya da alacaklılar şirketlerin birleşmesine razı olmuş
ise birleşme karar gününden itibaren geçerli olacaktır. Borç karşılığının
bankaya tevdi edildiğinin de ilan olması gerekmektedir.
Birleşmeye karar veren şirketlerin, alacaklılarından her
birinin ilan tarihinden itibaren üç ay içerisinde birleşmeye itiraz etme hakkı
mevcuttur. İtiraz eden alacaklı itiraz hakkından vazgeçmedikçe veya söz konusu
itirazın yersiz olduğuna dair mahkeme kararı kesinleşmedikçe birleşme işlemi
gerçekleştirilemez, birleşme hüküm ifade etmez.
Son olarak ise devir bir infisah sebebi olması nedeniyle
devralınan şirket infias olunur.
Anonim şirketlerde birleşme sözleşmesinin genel kuruluca
kabulü infisahın kabulü, alınan kararın da tescili, şirketin infisahının
tescili olarak kabul edilir. Diğer şirketlerde ise birleşmenin gerçekleşmesi
ile infisah olunur , tescil işlemi ise bildirici bir nitelik taşımaktadır.
Yeni Şirket Kurulması Suretiyle Yapılan Birleşmelerde
Yapılması Gereken İşlemler;
Yeni bir şirket kurulması yolu ile iki veya daha fazla
şirketin birleşmesinde izlenecek yol yukarıda açıklanmış olan devir yolu ile
birleşmede izlenecek yol ile paraleldir.
Değişiklik gösteren hususları şu şekilde açıklayabiliriz.
Bu tür birleşmede yeni bir şirket kurulacağı ve yeni kurulan
bu şirketin sermayesini, sermaye
olarak konulan bu malların da değerlendirilmesi gereklidir. Mahkeme
incelemesinde bilirkişilerin belirlemesi gereken hususlardan bir tanesi ayni
sermaye olarak konulacak bu varlıkların değerlendirilmesidir.
Farklılık gösteren başka bir hususta yeni kurulacak bir
şirket söz konusu olduğu için , şirket kuruluşuna ilişkin tüm işlemler yerine
getirilmelidir. Yapılması gereken son işlemde yeni bir şirket kurmak suretiyle
birleşme kararı alan iki veya daha fazla şirketin infisahlarının tescilidir.
Rekabet hukuku, şirketlerin birleşmesini ve tekelleşmesini
veya faaliyet gösterdiği pazarda hakim duruma gelmesini sakıncalı
bulabilmektedir. Söz konusu hakimiyet hem tüketici açısından hem de benzer
konularda faaliyet gösteren diğer teşebbüsler açısından sakınca
doğurabilmektedir.
Rekabet Kurulu çıkardığı tebliğler ile hangi tür birleşme ve
devralmalarda izin alınması gerektiğini belirtir. Bu tebliğler de yer alan
birleşmelerde rekabet kurulundan izin alınması gereklidir.
Türk Ticaret Kanunda öngörüldüğü ve yukarıda da
bahsettiğimiz üzere şirket birleşmelerinin gerçekleşebilmesi için birleşmeye
karar veren şirketlerin nevilerinin aynı olması gereklidir.
Yani bir limited şirket ile bir anonim şirketin birleşmesi
mümkün değildir. Şahsi kanaatim olarak da farklı nevilerde şirketlerin
birleşmesindeki bu engelin bir dayanağı bulunmamaktadır.
Yazımızın ilerleyen bölümlerin de etraflıca izah edileceği
üzere nevi değiştirme bir ticaret şirketinin ekonomik varlığını ve devamlılığını
koruyarak bir tipten diğer bir tipe geçmesidir.
Kanun tek tek nevi değiştirmeyi ve birleşmeyi mümkün kılmış
olup, bu iki eylemin bir biri ardına yapılmasına ilişkin bir engel
koymamıştır. Farklı nevilerde şirketlerin birleşmeleri esnasında yapılması
gereken işlem önce şirketlerden bir tanesinin nevi değiştirmesi, sonrasında
ise birleşme işleminin gerçekleştirilmesidir.
II NEVİ DEĞİŞTİRME
Şirketlerde Nevi değiştirme; Bir ticaret şirketinin tüzel
kişiliğini korumak suretiyle bir takım yasal işlemlerden geçtikten sonra, yeni
tip bir ticaret şirketine dönüşmesi şeklinde tanımlanabilir.
Ticaret hukukunda nevi değiştirmekten söz edebilmek için,
esi tipin tasfiye edilmemesi , malvarlığının bütününü koruması, ekonomik ayniyet ve devamlılığını
sürdürülmesi şarttır. (
TTK’nu madde 152 şu şekildedir;
Madde 152 - Bir
ticaret şirketinin nevinin diğer bir ticaret şirketi nevine çevrilmesi kanunda
aksine hüküm olmadıkça, yeni nev'e ait kuruluş merasimine tabidir; Böylece yeni
nev'e çevrilen şirket eskisinin devamıdır.
Anılan madde uyarınca bir ayrım gözetmeksizin her şirketin
nevi değiştirmesi olanaklıdır.
Bu güne dek Yargıtay kararlarında bu konuya ilişkin “her
tip şirketin, istediği neviye geçebilmesi “ kesin bir kanı olmasa da, mümkün
olduğunu kabul etmiştir.
Limited Şirketin Anonim Şirkete Dönüşmesinde Yapılması
Gereken İşlemler ;
Önceliklenim şirketlerin, nevi değiştirme kararının
sermayeyi temsil eden ortakların üçte ikisinin onayı ile alınması
gerekmektedir.
Limited şirketin ana sözleşmesinde gerekli değişikliler
yapılır, ortaklar tarafından imzalanır ve noterden onaylatılır. Sanayi ve
Ticaret Bakanlığınca incelenen ana sözleşme nihai hali ile ticaret siciline
tescil ve ilan ettirilir. Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de Limited
şirketin, anonim şirkete çevrilmesi halinde, sermayesi anonim şirketler için
öngörülen asgari sermayenin altında ise , asgari düzeye arttırılmasıdır.
Anonim Şirketin Limited Şirkete Dönüştürülmesinde
Yapılması Gereken İşlemler ;
TTK’nun 553. maddesinde Anonim şirketlerin, limited
şirketlere çevrilebilmesi şartları sayılmıştır.
Madde şu şekildedir;
TTK Madde 553 - Bir anonim şirket tasfiye edilmeksizin aşağıdaki şartlar altında limited şirkete çevrilebilir:
1. Limited şirket esas sermayesinin anonim şirketin esas sermayesinden az
olmaması;
2. Anonim şirketin pay sahiplerine şirket mukavelesiyle tesbit edilmiş şekle uygun olarak yapılacak bir ilanla, sahip oldukları payların itibari değerlerine kadar limited şirketin esas sermayesine iştirak imkanının verilmesi;
3. Bu suretle iştirak edecek kimselerin koyacakları paylar tutarının, anonim şirketin esas sermayesinin en az üçte ikisine tekabül etmesi.
Söz konusu hükümde de açıkça belirtildiği gibi, limited
şirketin esas sermayesi nevi değiştirecek olan anonim şirketin esas
sermayesinden az olmamalıdır. Anonim şirketin bu kararı alması için madde 388
de öngörülen usule göre çoğunluk sağlanmalı ve karar alınmalıdır.
III BÖLÜNME ;
Bölünme; Bir
sermaye şirketinin, malvarlığının bir veya birden fazla kısmının bütün olarak,
mevcut veya yeni kurulacak sermaye şirketi/şirketlerine devredilmesi, devredilen sermaye şirketinin ortaklarına, devralan sermaye şirketinin
paylarının verilmesi, bölünen ortaklığın da kendi mal varlığı ile faaliyetine
devam etmesidir.
Türk Ticaret Kanununda, sermaye şirketlerinin bölünmesine
ilişkin düzenleme bulunmamaktadır.
4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, Kurumlar Vergisi Kanunun 14. maddesinde
değişiklik yapan 18. maddesinde sermaye şirketlerinin bölünme ve hisse
değişimlerinin vergi hukuku yönünden prensipleri belirlenmiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığı ile Sanayi Ve Ticaret Bakanlığının
16 Eylül 2003 tarih ve 25231 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “ Anonim ve
Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının Düzenlenmesi
Hakkında Tebliğ “ ile konuya ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Ancak şunu belirtmemiz gerekir ki, öğretide bölünme tam ve
kısmi bölünme olarak çeşitlilik gösterirken yukarıda anılan düzenlemelerde tam
bölünme dikkate alınmaksızın kısmi bölünme kabul edilmiştir.
Konuyla
ilgi olan Kurumlar Vergisi Kanunun 38. maddesi aşağıdaki şekildedir.
1-
Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle
bütün mal varlığı, alacak ve borçlarını mukayyet değerleri üzerinden mevcut
veya yeni kurulacak tam mükellefiyete tabi iki veya daha fazla sermaye
şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına
devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi
(devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari
değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin bölünme
sayılmasına engel değildir.)
2-
(5228 Sayılı Kanunun 59/16 maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 31.07.2004)Tam
mükellef bir sermaye şirketinin veya bu mahiyetteki bir yabancı kurumun
Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcisinin bilançosunda yer alan
gayrimenkuller ve iştirak hisseleri ile üretim tesisleri, hizmet işletmeleri ve
bu tesis ve işletmelere bağlı gayrimaddi haklar, hammadde, yarı mamul ve mamul
malların, mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef
bir sermaye şirketine, bu değerleri devreden şirketin ortaklarına verilmek veya
devreden şirkette kalmak üzere, devralan şirketin iştirak hisseleri
karşılığında aynî sermaye olarak konulması.
3-
Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini,
bu şirketin yönetimini ve hisse senedi çoğunluğunu elde edecek şekilde
devralması ve karşılığında bu şirketin ortaklarına kendi şirketinin sermayesini
temsil eden iştirak hisselerini vermesi (hisseleri devralınan şirketin
ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık
kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir.)
Aktifi
ve pasifi düzenleyici hesaplar ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte
devrolunur.
Kurumlar
vergisi kanununun ilgili maddesinde geçen bölünmenin, kısmi bölünme olduğunu
söylemiş idik.Anılan
madde uyarınca üzerinde durulması gereken en önemli husus kısmi bölünme işlemi
ayni sermaye teşekkülü suretiyle yapılacaktır. Kısmi bölünme işlemi bir üretim tesisi veya işletmenin parça
parça elden çıkarılarak şirketin üretim ve hizmet ifası faaliyetinden
alıkonulması sonucunu doğurmamalıdır. İlgili maddede de belirtildiği üzere
Üretim tesisleri ve hizmet işletmelerinin ayni sermaye olarak konmasında bu
faaliyetlerin ifası için gerekli olan unsurların da bir bütünlük için de
dikkate alınması suretiyle işletme bütünlüğünün korunması esas alınmıştır.
Bölünme Sırasında Yapılması Gereken İşlemler ;
Kısmi bölünme işlemi esnasında bölünen şirketin sermaye
azaltılmasına, devralan şirketin ise sermaye artırımına gitmesi söz konusu
olabilir.
Şöyle ki;
Bölünen şirket, bir başka şirkete bölünen mal
varlığını kayıtlı değeri üzerinde bir
başka şirkete ayni sermaye koymak kaydıyla o şirketten elde ettiği hisseleri ya
kendi elinde tutar ya da, ortaklarına intikal ettirir. Şayet ayni sermaye
konmak suretiyle alınan hisseler, şirket ortaklarına intikal ettirildi ise
şirketin esas sermayesinde azaltamaya ihtiyaç olacaktır. Sermaye azaltılması
işlemi TTK ‘nun 396. maddesi hükümleri uyarınca uygulanmalıdır. Aynı zamanda
bölünen şirketin mal varlığını bir kısmını devralan şirket, devreden şirketin
ortaklarının haklarını koruyacak şekilde sermaye artırımına gitmek
durumundadır. Sermaye artırımının tescili ile birlikte ihraç edilen paylar
bölünen şirketin ortaklarına veya bölünen şirkete devrolunacaktır.
Kısmi bölünme işleminde bölünen şirketin mal varlığını
mevcut bir şirket yerine yeni kurulacak bir şirket alacak ise, yeni kurulacak
şirketin kurulu işlemlerine yine Türk Ticaret Kanunun şirket kuruluşuna ilişkin
hükümleri uygulanır.
Şirket bölünmelerinde var olan ilkelerden bir tanesi de
alacakların korunmasıdır. Bölünen şirketin alacaklıları olabilir. Bölünen
şirketin alacaklıları Türk Ticaret Kanunun Alacaklıları Davet isimli 397.
maddesi ve şirket ana sözleşmesinde öngörülen şekilde yapılacak ilanla
alacaklarını bildirmeye ve güvence
verilmesi için talepte bulunmaya davet olunurlar. Ayrıca adresi bilinen
alacaklılara taahhütlü mektupla da davet yapılır. Şirketin alacaklılarından
bölünmeye ilişkin onayı alınması zorunludur. Şayet şitket alacaklıları
bölünmeye ilişkin bir itirazda bulunurlarsa veya onay vermezler ise Ticaret
Sicil Memurluğu bölünme işlemini tescil etmeyecektir.
Şirketlerin bölünme işleminin gerçekleşmesi için bir de
bölünme sözleşmesi hazırlanması gerekmektedir. Sözleşmeyi bölünmeye katılacak
şirketlerin yönetim organları hazırlamalıdırlar. Yeni kurulacak şirket veya şirketlere yapılacak olan devir
ve bölünmelerde ise bölünme sözleşmesi yerine bölünme planı da hazırlanabilir.
Ancak bölünme planında, bölünme sözleşmesinde yar alan unsurların bulunması
gerekmektedir.
Bölünme sözleşmesinde yer alması gereken unsurlar Maliye Bakanlığı ile Sanayi Ve Ticaret
Bakanlığının Anonim ve Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve
Esaslarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğinde belirtilmiştir.
Anılan tebliğ uyarınca bölünme sözleşmesinin içeriği şu
şekilde olmalıdır;
1 - Bölünmeye katılan
anonim ve limited şirketlerin ticaret unvanlarını, merkezlerini, nevilerini,
2 - Bölünen mal varlığının kaç bölüm olduğunu, her bir bölümün nereye
devredileceğini, her bölüm içindeki mal varlığı parçalarının tek tek dökümünü,
3 - Payların değiş/tokuş oranlarını ve gereğinde ödenecek denkleştirme
tutarını,
4 - Devreden şirketin ortaklarının haklarının devralan şirket nezdindeki
durumlarını, devralan şirketin devreden şirketten imtiyazlı paylara, intifa
hakkı sahiplerine ne türlü haklar verildiğini,
5 - Bölünen/devreden şirketin veya ortaklarının iktisap ettiği payların hangi
tarihten itibaren bilanço karına hak kazanacağının bölünme sözleşmesinin
onaylandığı genel kurul veya ortaklar kurulu kararında belirtilmesini,
6 - Bölünme işlemine esas teşkil eden bilirkişi raporunu,
7 - Bölünme işleminin hangi tarihli mali tablolar üzerinden
gerçekleştirileceğini,
8 - Devralan şirketin hisse senetlerinin bölünen şirketin ortaklarına verilmesi
halinde bölünen şirketin sermaye azaltım tutarı ve işlemlerini,
9 - Devralan şirketin mevcut ortaklarının yeni pay alma hakları kısıtlanmak
suretiyle yapacağı sermaye artırımı tutarı, bu sermaye artırımında bölünen
şirkete veya ortaklarına verilecek hisse senetlerinin türünü, nominal değerini
ve teslim esaslarını,
10- Bölünen şirketin bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi
borçlarından, bölünen kurumun varlıklarını devralan şirketlerin müteselsilen
sorumlu olduğuna ilişkin hükmü,
11 - Bölünmeye konu varlıklarla birlikte istihdam edilen personelin de
devredilmesi halinde, devredilen işgücünün hukuki durumuna ilişkin bilgiyi,
12 - Tarafların bölünme sözleşmesinden kaynaklanan yükümlüklerini yerine
getirmemesi durumunda katlanacakları sonuçları belirten hükmü,
13 - Yönetim kurulları tarafından genel kurulların toplantıya çağrılacağı azami
süreyi, bu süre içerisinde genel kurulların toplanamaması halinde bölünme
sözleşmesinin geçersiz sayılacağına ilişkin hükmü,
sözleşmede bulunmalıdır.
Bölünme sözleşmesi
bölünmeye taraf şirketlerin genel kurullarında onanmalı sonrasında ise devralan
şirket sermaye artırımı, bölünme işlemi sermaye azaltımı sonucunu doğuracak
ise devir olan şirkette sermaye azaltımı kararı alması gereklidir. Kararlar
şirketin esas sermayesini temsil eden ortakların üçte iki çoğunluğuyla
alınmalıdır.
Ayrıca bölünmeye taraf
olan şirketlerin düzenlemiş oldukları bölünme sözleşmesi ve bölünmeye esas olan
bilançosunun mahkemece atanacak olan bilirkişilerce denetlenmesi
gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda yer
alması gereken unsurlarda yine ilgili tebliğde belirtilmiş olup şu şekildedir.
a) Devralan şirket
tarafından yapılması öngörülen sermaye artırımının, devreden şirketin
ortaklarının ve varsa intifa hakkı sahiplerinin haklarını korumaya yeterli
bulunup bulunmadığı,
b) Bölünmeye katılan şirketlerin öz sermayeleri ve payların değeri ile
hisselerin değiş/tokuş oranı, bölünmenin Kurumlar Vergisi Kanununa, tebliğ
hükümlerine uygunluğu,
c) Bölünmeye konu varlıkların nitelikleri, mukayyet ve varsa cari değerleri,
d) Bölünen şirkete veya ortaklarına devralan şirket tarafından verilecek hisse
senetlerinin tutarının belirlenmesinde mukayyet değer ile varsa kullanılan
diğer yöntemlere göre hesaplanan değişim oranı,
e) Kullanılan yöntemlerin yeterli olup olmadığına ilişkin açıklama,
f) Değerleme yöntemleri ile ilgili bir sorun ile karşılaşılmış ise, bu sorunlara ilişkin açıklama,
belirtilecektir.
Şirketlerin yapmış oldukları genel kurullarda bölünme
sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı tescili ile birlikte,
bölünen şirketin bölünmeye konu mal varlığı külli halefiyet yolu ile devralan
şirkete intikal eder.
Bölünme işlemi genel kurulca onaylandıktan sonra, şirketlerin
yönetim organları bölünmenin tescilini yaptırmalılardır. Bölünme işleminde
meydana gelen sermaye artırımı ve azaltımı na ilişkin esas sözleşme değişikliği
de tescil ettirilmelidir. Ticaret sicilinde tescil edilen bölünme işlemi
geçerlilik kazanmış demektir.
Ticaret Şirketlerinin Devir ve Bölünmesi Halinde Vergilendirme
Ticaret şirketlerinde devir ve bölünme halinde
vergilendirilmeye yönelik esaslar 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Kurumlar
Vergisi Kanunun 39. Maddesinde değişiklik yapılması suretiyle düzenlenmiştir.
Anılan kanun uyarınca devirlerde aşağıdaki şartlara uyulması
halinde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar
vergilendirilecek, doğrudan doğruya birleşmeden elde edilen kazançlar
hesaplanmayacak ve vergilendirilmeyecektir.
Şartlar ;
1- Münfesih kurum
ile birleşilen kurum, müştereken imzalayacakları bir devir beyannamesini,
birleşme tarihinden itibaren on beş gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu
vergi dairesine verirler ve bu beyannameye devir bilançosunu bağlarlar.
2- Birleşilen kurum
münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer
vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir beyanname ile
taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta birleşilen kurumdan
ayrıca teminat isteyebilir.
Bölünme işlemlerinde ise Kurumlar Vergisi Kanunun 38.
maddesinin 1 numaralı bendine göre yapılan bölünmelerde aşağıda yazılı olan
şartlara uyulduğu taktirde, bölünme suretiyle münfesih hale gelen kurumun
sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilecek,
doğrudan
doğruya bölünmeden dolayı elde ettiği karlar hesaplanmayacak ve
vergilendirilmeyecektir.
Şartlar ;
1- Bölünen kurum
ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar müştereken imzalayacakları bir
bölünme beyannamesini, bölünme tarihinden itibaren on beş gün içinde bölünen
kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verirler ve bu beyannameye bölünme
tarihindeki bilanço ve gelir tablosunu, bölünme sözleşmesini ve bölünen kurumun
varlıklarını devralan kurumların yeni sermaye yapısını gösteren Ticaret Sicili
Müdürlüğü yazısının bir örneğini bağlarlar.
2- Bölünen kurumun
varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk
etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve bu
vecibelerini yerine getireceklerini bölünme beyannamesine bağlı bir taahhütname
ile taahhüt ederler. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta bölünen kurum ile
bu kurumun varlıklarını devralan kurumlardan teminat isteyebilir
Ayrıca devir ve bölünme işlemlerinde, devir ve bölünmenin
ilgili ticaret sicilinden tescil ettirildiği tarihe dek olan kazancın, bu
tarihten itibaren onbeş gün içerisinde bölünme veya devir dolayısıyla münfesih
olan kurumun vergi dairesine kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi
gerekmektedir. Bu beyannameye devir veya bölünme bilançosu ile gelir tablosu
eklenmesi gereklidir.
Aynı kanun maddesinin 2 ve 3 numaralı bentlerinde belirtilen
işlemlerden doğan karlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 38 maddenin 2. bendine göre gerçekleşen bölünme
işlemlerinde bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek
vergi borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar müteselsilen
sorumludurlar.
Kurumlar
Vergisi Kanunun 39. maddenin A ve B bendine göre yapılan devir ve bölünmelerde
münfesih kurum adına tahakkuk eden vergiler kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gerekli ayın son gününe dek ödenmelidir.
Konuyla
ilgili bilinmesi gereken bir diğer husus ise 4684 sayılı kanunla kurumlar
vergisi kanunun 14/7. maddesinde yapılan değişikliğe göre; Devreden Kurumun
kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi ve
beş yıldan fazla nakledilmemesi suretiyle geçmiş yıl zararları devralan kurum tarafından kurum kazancında gider olarak dikkate alınabilecek
başka bir ifadeyle kurum kazancından indirilebilinecektir.
Ayrıca devralan kurum, devir olan kurumun geçmiş yıl
zararlarını kurum kazancından indirebilmesi için;
İnfisah edilen kurumla devralan kurum aynı sektörde faaliyet
göstermelidirler
Devir ve infisah edilen kurumlar , son beş yıla ait kurumlar
vergisi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olmalıdırlar.
Kanun kurum kazancından indirilebilecek geçmiş yıl zararları
için bir kısıtlama getirmiştir.
37 ve 39 maddeye göre yapılan devir işlemlerinde
indirilebilecek geçmiş yıl zararları devir alınan kurumun, devir tarihi itibarıyla
aktif toplamını geçmemeli, 38 inci maddede belirtilen bölünme işlemlerinde
de münfesih olan kurumun aktif toplamını
geçmemelidir.
SONUÇ;
Ticaret şirketleri yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği
şekilde Türk Ticaret Kanunu uyarınca birleşebilir, bölünebilir, devir
olabilir ve nevi değiştirebilirler.
Şirketlerin birleşmesine ilişkin vergisel düzenleme de 4684
sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun ile yapılmış olup Maliye
Bakanlığı ile Sanayi Ve Ticaret Bakanlığının ortak tebliği ile de işlemlere ilişkin usul ve esaslar
belirlenmiştir.
Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik sürecin bir gereği
olarak şirket birleşmeleri, bölünmeleri ve devirleri çoğalarak önem
kazanacaktır.
|