ASGARİ ÜCRETLİ ZENGİNLEŞİYOR!!!    

 

09.10.2003

REMZİ SOYLU

SMMM

rsoylu@yahoo.com

 

ASGARİ ÜCRETLİ ZENGİNLEŞİYOR!!!

 

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2003 yılı başında uygulamaya koyduğu asgari ücret halen brüt 306 milyon TL. dır. Kesintilerden sonra çalışanın eline 226 milyon TL. sı para geçmektedir. Dokuz aylık tüketici enflasyonunu bu rakama uyguladığımızda, Ocak ayında 226 milyon TL. lık alım gücü olan bu paranın Eylül sonu itibariyle 198 milyon TL. lık bir alım gücüne düştüğünü görmekteyiz.

 

Bu hesaplama tarzı yalnızca asgari ücretli için değil tüm kazanç sağlayanlar için geçerlidir. Aylık bazda ücreti veya diğer geliri yıl başına göre % 14 seviyesinde artmayan kişinin geliri bu orana olan fark kadar azalmış demektir.

 

Fakat tam tersi bir hesap yapmak da mümkündür.

 

Yıl başı itibariyle 226 milyon TL. sı ile 136,95 Dolar, 127,30 Euro almak mümkün iken, Eylül ayı sonu itibariye, asgari ücret ile 163,37 Dolar, 143,14 Euro almak mümkün hale gelmiştir. Yani asgari ücret Dolara göre % 19 , Euroya göre ise % 12,5 oranında artmıştır.

Asgari ücret ile çalışan vatandaşımızın yaşam kalitesi Amerika ve Avrupa’da yükselmiştir.

 

Bu şu demektir, yıl başında kazancı ile Kg. mı 10 dolar olan bir maldan 13,7 kg. alabiliyorken

Eylül ayı kazancı ile 16,3 kg alma durumuna yükselmiştir. Hani mümkün olsa, peynirini, zeytinini, ekmeğini, sütünü, çocuğunun üst başını Amerika’dan alabilseydi.

 

İşin şakası bir yana, Türk Lirasının değerlenmesi ve enflasyonun halen bitmeyişi bu durumu yaratmıştır.

 

Geçen yıl Sayın Sabancı kurların yükselmesi ile birlikte, "Biz fakirliyoruz." diye feryat ediyordu. Şimdi de çıkıp, "Biz zenginleşiyoruz." demesi gerekiyor, fakat böyle dediğini duymadım ve görmedim. Aslında Sayın Sabancı ne geçen yıl fakirledi, ne de bu yıl zenginleşti. Şayet Sayın Sabancı'nın geçen yıl 200 fabrikası vardı, bu yıl da 200 fabrikası varsa durumunda bir değişiklik yoktur. 200 fabrikanın üzerine yeni fabrikalar ilave ettiyse zenginleşmiş, fabrikalarından bir kısmını sattı ise fakirleşmiştir.

 

Bu nedenle bizim gibi ekonomisi zayıf ülkelerde sırf döviz ile hesap yapmak çok hatalıdır. Geçen yıl 2.600 Dolar seviyesine inen kişi başı milli gelir, bu günlerde 3,600 Dolara çıktı diye anons yapılmaktadır. Bence çok hatalı bir hesap tarzı ile bu anons yapılmaktadır. Yazımın başında da belirttiğim gibi sabit gelirlilerin yıl başına göre gelirleri azalmıştır, yani satın alma güçleri düşmüştür. Bunu dolara çevirip de rakam oyunu yapmanın hiç gereği yoktur.

 

Ülkenin ekonomik durumunun zayıflığı bu çeşitli hesap tarzlarını yaratmaktadır. Bu hesapların güvenilir olması ancak ekonomik durumun düzeltilmesi ile mümkün olacaktır.

Fakat ben bu durumun kısa sürede düzeleceğine ihtimal vermeyenlerdenim. Benim gibi düşünen kişiler zannımca yüksektir.

 

1980 li yılların ortalarından itibaren başlayan hızlı iç ve dış borçlanma halen sürmektedir.

 

T.C. Merkez Bankası verilerine göre İç ve Dış Borçların seyri şöyledir.

 

 

TOPLAM BORÇ

NÜFUS

KİŞİ BAŞI

GSMH

GSMH

YILLAR

MİLYON DOLAR

 

BORÇ

DOLAR

SABİT TL.

1983

19.238

47.475.000

405

 

 

1984

20.823

 

 

 

 

1985

25.660

50.664.000

506

1.330

1.271.997

1986

32.206

 

 

 

 

1987

40.326

 

 

 

 

1988

56.394

 

 

 

 

1989

59.841

 

 

 

 

1990

68.530

 56.473.000

1.214

2.682

1.505.110

1991

69.692

 

 

 

 

1992

78.249

 

 

 

 

1993

92.023

 

 

 

 

1994

86.339

 

 

 

 

1995

95.458

61.706.000

1.547

2.759

1.606.454

1996

108.386

 

 

 

  

1997

114.794

 

 

 

 

1998

133.384

 

 

 

 

1999

145.225

 

 

 

 

2000

172.803

67.813.000

2.548

2.965

1.766.124

2001

198.742

68.790.000

2.889

2.146

1.601.407

2002

222.956

69.767.000

3.196

 

 

Haz.03

261.291

70.315.000

3.716

3.600

 

 

Bu tabloya göre, 1980 li yıllardan bu yana iç ve dış borçlar devamlı artmış. İç borcun genel borca oranı başlangıçta % 30 larda iken son yıllarda bu oran % 47 ye kadar yükselmiştir.

 

Kişi başına GSMH 1985 te 1.330 Dolar iken Haziran’03 te 3,600 Dolar yükselmiş, artış katsayısı 2,71 olmuş. 1985 yılında kişi başına 506 Dolar olan toplam borç Haziran’03 te 3.716 Dolar olmuş, buradaki artış katsayısı 9,18 dir. Yani kişi başı GSMH yı 3 kat geçmiştir.

 

Sabit fiyatlar ile GSMH ise, 1985 yılında 1.271.997 TL. iken % 26 artış ile 2001 yılı sonunda 1.601.407 TL. ye yükselmiştir.

 

Bu tablo ayrıca şunu da göstermektedir. Dolar ile yapılan hesaplar yanıltıcı bilgiler vermektedir.

Bundan dolayı tabloya 1995 yılını 100 olarak alıp, enflasyondan arındırılmış TL. değerlerini de koydum.

 

TL. nin aşırı değerlenmesi olayına burada tekrar değinmek istiyorum. TCMB web sayfalarında bu açıklanan bir tablo ile daha da belirgin bir hale gelmektedir.

 

Bu tabloda TL. değeri 1995 yılı başı 100 kabul edilmekte ve seçilmiş olan ondokuz ülkenin para birimlerinin TL. karşısındaki kur değişmeleri Tefe ve Tüfe’ye göre hesaplanmaktadır. Bu tabloda 1995 yılı sonunda hem Tefe’de hem de Tüfe’de TL. belirlenen bu para birimlerine göre değer kaybetmektedir. Fakat takip eden yıllarda Tefe ve Tüfe’ye göre TL. bu para birimleri karşısında değerlenmektedir. Aşırı değerlenme ortaya çıktığında, yani 2001 yılı başında yine bir önceki yıla göre TL. değer kaybetmektedir. Bu tabloyu da incelemenize sunuyorum.

 

YILLAR

TÜFE

TEFE

Oca.95

93,60

96,10

Ara.95

103,10

97,00

Ara.96

101,80

100,10

Ara.97

115,90

110,70

Ara.98

120,90

107,96

Ara.99

127,30

108,80

Ara.00

147,60

118,30

Ara.01

116,30

119,00

Ara.02

125,40

117,00

Ağu.03

147,10

135,50

ÜLKELER:Belçika, Almanya, İspanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, İtalya, İngiltere, ABD, Japonya, İsveç, Avusturya, Kanada, Kore, Tayvan, İran, Brezilya, Çin, Yunanistan

 

Son günlerde TL. nin değer kazanmasından TCMB Başkanı Sayın Serdengeçti’nin de rahatsızlık duyduğunu konuşmalarından anlamaktayım. Tüm bu gelişmeleri göz önüne alarak döviz ile işlem yapanların çok dikkat etmelerini tavsiye ederim.