|
08
Temmuz 2003
REMZİ SOYLU
SMMM
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) kayıtlarına göre enflasyon şöyle tarif edilmektedir:
“Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin devamlı olarak yükselmesi nedeniyle paranın sürekli olarak değer kaybetmesi veya tüketicilerin satın alma gücünü yitirmesi şeklinde tanımlanmaktadır.
Enflasyon fiyatlar genel düzeyinde bir defalık ya da kısa dönemde meydana gelen artışlar değildir. Aynı zamanda tek bir ya da birkaç maldaki fiyat artışları da değildir. Enflasyon fiyatlar genel düzeyinde (yani piyasada alım-satıma konu olan malların fiyatlarında) uzun süre devam eden fiyat artışları olarak açıklanabilir.”
Yani kısaca sabit olan gelirler karşısında, fiyatların yükselmesi neticesine alınabilecek olan malların miktarındaki azalıştır.
DİE ülke çapında derlediği fiyatlar ile ilgili bilgileri her ay kamu oyuna açıklamaktadır. Bu bilgiler ışığında tüketiciler, yatırımcılar ve kamu kendi kararlarını almaktadırlar.
DİE iki türlü enflasyon rakamı açıklamaktadır. Bunlardan birisi Tüketici Fiyat Endeksi ( TÜFE) , diğeri ise Toptan Eşya Fiyat Endeksi ( TEFE) dir.
TÜFE fiyat endeksi hesaplamalarında, Gıda, içki, tütün Giyim, ayakkabı Konut ve kira Ev eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence, kültür Eğitim Lokanta, pastane ve oteller Çeşitli mal ve hizmetler grupları alınmakta ve bu harcamalar ile ilgili olarak katsayılar kullanılmaktadır.
Bu katsayılar DİE sayfalarında aşağıdaki gibidir:
Gıda, içki, tütün 31,09
Giyim, ayakkabı 9,71
Konut ve kira 25,80
Ev Eşyası 9,35
Sağlık 2,76
Ulaştırma 9,30
Eğlence , kültür 2,95
Eğitim 1,59
Lokanta, pastane ve otel 3,07
Çeşitli mal ve hizmetler 4,38
TEFE fiyat endeksi hesaplamasında ise,
Tarım, avcılık, ormancılık ve balıkçılık
Madencilik ve taşocakçılığı
İmalat sanayi
Elektrik, doğalgaz ve su sektörleri kullanılmaktadır.
Yazı başlığından anlaşılacağı gibi benim burada üzerinde durmak istediğim konu, tüketici, yatırımcı ve sanayicinin DİE verilerine bakıp da kendi kararlarını vermemeleri yani kendi enflasyonlarını kendilerinin hesaplamalarıdır.
Tüketici dostumuz, TÜFE endeksine göre, benim alım gücüm açıklanan enflasyon rakamı kadar azaldı veya en son açıklanan Haziran ayı rakamına göre alım gücüm arttı hesabı yapamaz. Çünkü enflasyonun açıklandığı ay tüketici olarak enflasyon hesaplamasına konu olan mal gruplarını o ay içinde satın almamış olabilir. En önlemlisi hesaplamalardaki ağırlığı yüz üzerinden 25.80 olan kira harcaması belki ev sahibi olması dolayısiyle hiç yoktur. Olmadığında da, kira bedellerinin dövize bağlılık oranının yüksekliği nedeni ile artmayan kurlar neticesinde kiralar sabitlenmiş veya düşmüştür. Bu da genel fiyat artışlarının yükselmesini durduracaktır.
Tüketici bu durumda, kendisinin her ay satın aldığı mallara göre hesabını yapacaktır. Yukarıda sayılan harcama gruplarından ne satın alıyorsa bu mal ve hizmetlerde bir ay öncesine göre meydana gelen artış veya azalış nedir? Bunu izleyecektir.
Örnek: Tüketici Aile bir ay zarfında, 1 kg. B. Peynir, 1 kg. zeytin, 40 adet ekmek, 1 kg. et, 1 lt. çiçek yağı, 30 paket sigara, 2 lt. gazoz vs. diye uzatabiliriz. Bu tür gıda harcamalarına miktarları aynı olmak şartı ile bir ay önce ne kadar harcamıştı, bir sonraki ay bir evvelki ay alınan aynı miktar tüketim mallarına ne harcayacaktı. Bunun kıyaslamasını yapacaktır. Yani son ay harcamasını bir önceki ay harcamasına bölecektir. Harcamalardan sonraki ay yüksek ise, bölümün neticesi ( 1 ) den büyük olacaktır. Birden sonra gelen virgül sonrası rakam fiyat artış oranı olacaktır. Bölümün neticesi ( 1 ) den küçük ise, ( 1 ) eksi virgül sonrası rakam farkı fiyatlardaki düşmeyi gösterecektir.
Zaten tüketici kesimini fiyat yükselmelerinden en çok ilgilendiren mal grupları, Gıda, temizlik, giyim ve ayakkabıdır.
Bunun dışında ayda yılda bir gidilen lokanta harcamaları, bazı köşe yazarlarının diline doladığı pin pon topu, kadın bağı vs. fiyatları tüketiciyi pek fazla ilgilendirmez. Ayrıca böyle bir iki değişik maldaki fiyat değişimi enflasyonu fazla etkilemez.
İşletmeler de hesaplarını yaparken TEFE veya TÜFE ye göre değil, kendi girdilerinde meydana gelen fiyat değişimlerinin seyrine bakacaklardır.
Bir işletme düşünün, satılan mal maliyet paylaşımı aşağıdaki gibi olsun;
| |
Bir birim üretimde kullanılan
|
Fiyat
|
Evvelki ay Üretim Maliyeti
|
Cari ay Fiyatı
|
Cari ay üretim maliyeti
|
Aylık Fiyat Artışı
|
| Elektrik |
1,15
|
125.000
|
143.750
|
120.000
|
138.000
|
-4,00%
|
| Fuel Oil |
0,65
|
450.000
|
292.500
|
475.000
|
308.750
|
5,56%
|
| Kimyasal |
0,08
|
5.000.000
|
400.000
|
5.125.000
|
410.000
|
2,50%
|
| Boya |
0,03
|
12.000.000
|
360.000
|
12.500.000
|
375.000
|
4,17%
|
| İşçilik |
250000
|
1
|
250.000
|
250.000
|
250.000
|
0,00%
|
| GÜG |
100000
|
1
|
100.000
|
110.000
|
110.000
|
10,00%
|
| Bir birim maliyeti |
|
|
1.546.250
|
|
1.591.750
|
2,94%
|
Örnekte görüldüğü gibi, bazı mal gruplarında fiyatlar sabit kalmış, bazı mal gruplarında yükselmiş, elektrik fiyatları ise bir evvelki aya göre % 4 düşmüştür. Bu rakamlara tek tek baktığımızda yine de bir neticeye varamayız. Bu girdilerin ağırlıkları ile işlem yapıp genele bakmalıyız. Genele baktığımızda yaklaşık olarak % 3 civarında bir fiyat artışı yani maliyet artışı söz konusu olmaktadır. Bu işletmenin aylık enflasyonu % 3 olmuştur diyebiliriz.
İşte, DİE nin hesaplamalarına göre TEFE ve TÜFE eksi rakamlar verebilir. Fakat kendi hesaplamalarınıza göre, işletmenizin enflasyonu yani girdilerde fiyat artışı var ise ve satış fiyatlarınızı bu seviyede arttıramıyorsanız sorununuz var demektir. Yani karlılığınız o ay için % 3 azalacaktır demektir. Bu netice birkaç ay sürdüğünde belki de zarar etmeye başlayacaksınız.
|