ÜLKENİN GELİR TABLOSU   

 

10.02.2004

REMZİ SOYLU

SMMM

rsoylu@yahoo.com

 

GELİR TABLOSU...

 

Hep birlikte bir şirket Gelir Tablosunun aşağıdaki gibi gerçekleştiğini düşünelim.

 

Brüt Satışlar

102

İndirim ve İadeler

-2

Net Satışlar

100

SMM

-70

Brüt Kar

30

Faaliyet Giderleri

-12

Faaliyet Karı

18

Diğer Gelir Gider

-2

Finansman Gideri

-25

Vergi Öncesi Gelir

-9

Vergi

0

Zarar

-9

 

Bu tabloyu gördüğümüzde, ilk göz atacağımız rakam sonuç rakamıdır. Yani 9 zarar. Daha sonra bu işletme niye 9 zarar etmiştir bunun detayına geçeriz. Zarar etmesinin en büyük sebebi, görüldüğü gibi finansman giderleridir. Bu işletme % 30 brüt kar, % 18 faaliyet karı elde etmesine rağmen, bilançosunun bozukluğu nedeniyle alınan yüklü krediler karşılığında ödenen faizler sonucu zarar etmektedir.

 

Bu işletmenin bu gelir tablosuna bakarak, işletme faiz ödemeseydi kar edecekti demek de mümkündür. Fakat bilançosunda gözüken faizli borçlarını kapatmadan bu işletmenin kara geçmesinin de mümkün olmadığını söylemek de mümkündür.

 

Ancak işletme, bilançosunda yer alan faizli borçlarını kapatırsa yukarıda belirttiğimiz gibi kara geçebilecektir. Bunun da yolu şayet bilançoya kayıtlı satılabilecek aktif değerler varsa mümkündür. Yoksa ortakların tekrar sermaye arttırımına gitmeleri kaçınılmaz olmaktadır.

 

Şimdi bu tablodan hareketle ülkenin durumuna değinelim. Son günlerde bütçe lafı edildiğinde FAİZ DIŞI FAZLADAN söz edilmektedir. Yani ülke aldığı içi ve dış borçlar için faiz ödemese bütçesi artı verecektir. Ülkenin bütçesinin de gelirleri ( vergiler, harçlar vs) , giderleri (personel harcamaları, yatırımlar) ve alınan borçlar karşılığında faiz ve anapara ödemeleri vardır.

 

2004 yılı için Maliye Bakanının açıkladığı 160,9 katrilyonluk bütçe büyüklüğü içinde;

 

Vergi Gelirleri

 

 

 

114,5

Giderler

 

 

 

160,9

Personel Harcamaları

 

 

35,3

 

Cari Harcamalar

 

 

9,9

 

Yatırımlar

 

 

7,6

 

Transfer Harcamaları

 

 

108,2

 

Borç Faizleri

 

66,2

 

 

Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına

 

16,0

 

 

Vergi İadeleri

 

11,4

 

 

Tarım Destek

 

3,8

 

 

Kuruluş Transferleri

 

3,7

 

 

Kitlere

 

1,5

 

 

Diğer

 

5,6

 

 

 

 

 

 

 

Bütçe Açığı

 

 

 

46,4

 

Rakamları mevcuttur.

 

Sonuca bakıldığında ülke bütçesi 46,4 katrilyon açık vermektedir. Faiz dışı fazla ise 19,8 katrilyondur. Şimdi faizler olmasa idi, bütçe fazla veriyor demek mümkündür. Fakat ortada bir gerçek vardır. Alınan iç ve dış borçların faizleri de bütçe gelirleri içinde % 60 yakın oranda önemli yer tutmaktadır. Faiz dışı fazla vermenin tek yolu, borçların bir an evvel kapatılmasıdır. Bu da şu anda mümkün değildir. Niye mümkün değildir. Bunu aşağıdaki borç tablosundan izlemek mümkündür.

 

 

1980

1985

1990

1995

2000

2001

2002

2003

İÇ BORÇ

9,487

12,146

19,535

22,874

54,216

84,857

90,959

129,179

DIŞ BORÇ

15,734

25,660

49,035

73,278

119,664

115,074

131,200

137,900

TOPLAM

25,221

37,806

68,570

96,152

183,880

199,931

222,159

267,079

 

Bu tabloda, 1980 yılından itibaren iç ve dış borçların milyar dolar olarak ifadesi mevcuttur.

1980 yılında 9 milyar 487 milyon dolar olan iç borç, 2003 yılının Eylül ayı sonunda 129 milyar 179 milyon dolara ulaşmıştır, ki artış 13 katı bulmuştur.

 

Dış borçlar ise, 1980 yılında 15 milyar 734 milyon dolar iken 8,7 kat artarak 2003 yılı Haziran ayı sonunda 137 milyar 900 milyon dolara yükselmiştir. Bir başka ifade ile, 1980 yılında kişi başına 928 dolar olan toplam borç 2003 yılı sonuna doğru 4 kat artışla 3700 dolara doğru tırmanmıştır.

Yine faiz dışı fazlaya gelirsek, yukarıdaki bütçe rakamlarına bakıldığında yatırım harcamalarının 7 katrilyon 600 trilyon lira olduğunu görmekteyiz. Bu da bütçe gelirleri içinde ancak % 6,6 bir paya sahiptir. Açıkçası kişi başına düşen pay, ancak 105 milyon liralık bir yatırım demektir. Yani faiz dışı fazla verilmekte, fakat neye rağmen verilmekte, ancak yatırım harcamalarının kısılması ile. Ülkenin yatırıma ihtiyacı yok mudur? Yol, köprü, hastahane, okul vs. Bu yatırımlar zaten unutuldu. Okullar ve hastahaneler özel sektöre devredildi. Yıllar gidilecek durumda değil. Bu yatırım ihtiyaçları halen vardır ve yapılmadıkça birikmektedir.

 

Bu nedenle, faiz dışı fazla yarattık edebiyatı ile her şeyi güllük gülistanlık göstermenin alemi yoktur. Zaten faiz dışı fazla yaratmak ancak IMF nin işine gelmektedir. Çünkü bu durumda ancak çark dönmekte ve dış borçların faizleri ve vadeleri gelen anaparaları tekrar borç alınarak döndürülebilmektedir.

 

Başa dönersek, nasıl ki bir işletme borçlar nedeniyle faiz sarmalına girdiğinde içinden çıkılamaz bir batağa saplanırsa, ülke de içine girdiği bu borç sarmalından kurtulmanın yolunu bulmalıdır. Bu yollardan en önemlisi, üretimi arttırmak ve nüfus artış hızını azaltarak daha çok eğitilmiş bir nüfus yaratmaktır. Ve buna turizmde yakalanabilecek şimdilerde 10 milyar dolar olan gelirin, gelecek 10 – 15 yılda 40 – 50 milyar dolara ulaşabilecek geliri eklendiğinde bence sorunun büyük bölümü çözülmüş olacaktır.