|
Ankara,
01 Nisan 2005
Rüknettin
Kumkale
YMM
ruknettin@kumkale.tr.tc
( Seçilmeleri –
Nitelikleri – Görevleri – Sorumlulukları )
1.DENETÇİLERİN
SEÇİLMELERİ
Anonim Şirketlerin ani
olarak kuruluşunda anasözleşme ile bir yıl için seçilirler. Bundan sonraki
seçimlerde ancak üç yıla kadar seçilme imkânları bulunmaktadır.
Türk Ticaret Yasamızın
289. maddesi hükümlerine göre şirketin tedrici olarak kuruluşu sırasında, ilk
denetçiler kuruluş genel kurulu tarafından bir yıl için seçilmektedirler.
Denetçiler şirketin
faaliyetinin devamı süresince yıllık olağan genel kurul toplantılarında en çok
üç yıl için seçilebilmektedirler (T.T.Y. 347 ve 369).
Bir denetçinin, ölümü,
istifası, bir maniden dolayı görevini yapamayacak halde bulunması, veya sair
sebeplerden dolayı görevinden ayrılması halinde, eğer denetçi birden fazla ise
diğer denetçiler genel kurulun ilk toplantısına kadar görev yapmak üzere
ayrılan kişinin yerine birisini seçerler.
Denetçi bir kişiden
ibaret ise, genel kurulun ilk toplantısına kadar görevli olmak şartıyla her
münferit hak sahibinin veya yönetim kurulu üyelerinden her birinin talebi
üzerine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi tarafından bir denetçi
atanır.
Şirketlerin kuruluşunda
denetçiler anasözleşme ile bir yıl için seçilebilmektedirler. Anasözleşmeye de
bu yönde bir madde konulabilir.
Şirketin kuruluşundan
sonra olağan genel kurul toplantılarında denetçiler en çok üç yıl için
seçilebilirler. Anasözleşmeye bu hakkı kısıtlayıcı hüküm konulabilir.
a. Denetçilik, ölüm, istifa, bir maniden dolayı vazife yapamayacak
halde bulunması, iflas, hacir altına alınma, ağır hapis cezasıyla
cezalandırılma, sahtekârlık, emniyeti suistimal, hırsızlık, dolandırıcılık
suçlarından dolayı mahkumiyet alma, gibi hallerden dolayı sona erer (T.T.Y. Md:
351).
b. Genel kurul kararı
ile azil olması,
c. Genel kurulda ibra olduktan sonra tekrar seçilmemesi,
d. Yönetim kurulu üyeliğine, seçilmesi veya şirkette işe
girmesi halinde, bu iki görevinden birisini tercih etmek zorundadır.
e. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkması halinde yasal
(T.T.Y. Md: 347) şansı kalmaz ise.
Denetçiliğe seçilecek
kişilerin aşağıdaki şartları taşıması gerekir.
· Reşit ve mümeyyiz
olmak,
· Yönetim kurulu
üyelerinin usul ve füruundan (altsoy ve üstsoy) biri ile eşi ve üçüncü dereceye
kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri (kayın) hısım olmamak,
· İflas etmemiş olmak,
· Hacir altında
olmamak,
· Ağır hapis cezası ile
veya sahtekârlık, emniyeti suistimal, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından
dolayı hükümlü olmamak,
· Aynı zamanda yönetim
kurulu üyesi veya şirket çalışanı olmamak,
· Denetçi bir ise onun,
birden çok ise yarısından fazlasının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
· Devlet Memuru olmamak,
657 Sayılı Devlet Memurları Yasasının 28'inci maddesi hükmü saklıdır.
· Özel mevzuat ve/veya
şirket anasözleşmesi ile getirilen özel şartları taşımak,
· Denetçiliğe genel
kurul toplantısında bizzat hazır bulunmayanların seçilmeleri bunların bu göreve
aday olduklarını seçimden önce imzası noterden onaylanmış yazılı beyanda
bulunmalarına bağlıdır.
Bir kimsenin denetçi
olabilmesi için en önemli ön şart kişinin medeni hakları kullanma ehliyetine
sahip olması gereğidir.
Anonim Şirketlerde
denetçiler pay sahibi olan veya olmayan kişiler arasından seçilebilmektedirler
(T.T.Y. Md: 347).
Şirketin denetçisi bir
kişi ise bu denetçinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması şartı vardır.
Denetçi birden fazla ise yarısından bir fazlasının Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olması mecburiyeti bulunmaktadır.
Yasamızda denetçilik
şahsi sorumluluk isteyen bir görev yeri olarak düşünülmüştür.
Türk Ticaret Yasamızın
351. maddesinde bir denetçiliğin açılması ile ilgili noktalar belirtilirken
sözü edilen, "denetçinin hacir altına alınması, ağır hapis cezasıyla veya
sahtekârlık, emniyeti suistimal, hırsızlık, dolandırıcılıkdan mahkumiyet"
gibi hususlar ancak gerçek kişileri ilgilendirmektedir.
Buradan kaynaklanan
fikir ile tüzel kişinin denetçi olamayacağı kanaatına varılmaktadır. Ancak
tüzel kişi temsilcisinin denetçi olabilme imkânı tabii ki vardır.
Şirket
anasözleşmesine denetçiliğe seçilecek kimseler için özel ve seçilmeyi
ağırlaştırıcı şartlar konulabilir. Örneğin "Denetçi seçilmek için Serbest
Muhasebeci Mali Müşavir ünvanına sahip olmak şarttır" gibi.
Yukarıdaki 8.3. no.lu
paragrafta gösterilen denetçilerin nitelikleri aynı zamanda denetçiliğe seçilme
engeli olarak da kullanılabilecektir.
Türk Ticaret Yasasının
349. maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin usul ve füruundan biriyle eşi ve
üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları denetçi
seçilemezler, eğer bilinmeden seçilmişlerse derhal çekilmek durumundadırlar.
Türk
Ticaret Yasamızın 347. maddesi ile getirilen şartlara göre bir yönetim kurulu
üyesinin denetçi olarak seçilme imkânı bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla,
yönetim kurulu ve denetim kurulu (denetçilik)'nun Anonim Şirketlerde birer
organ olduğu kabul edildiğine göre bir kimsenin aynı anda bu iki organın üyesi
olma imkânı bulunmamaktadır.
Türk
Ticaret Yasamızın gene 347. maddesine göre şirketin memurlarının diğer bir
anlatımla şirkette personel olarak çalışan bir kişinin şirketin denetçisi olma
imkânı yoktur.
5. ANONİM ŞİRKETLERDE DENETÇİLERİN
GÖREVLERİ
Denetçilerin
görevleri şirketin iş ve muamelelerini murakabe etmektir. Denetçiler özellikle
şu işleri yapmak zorundadırlar.
a. Yönetim kurulu üyeleriyle iş birliği ederek bilânçonun tanzim
şeklini tayin etmek,
b. Şirket muamelelerinden bilgi edinmek ve lüzumlu kayıtların
intizamlı tutulmasını sağlamak maksadıyla hiç olmazsa altı ayda bir defa
şirketin defterlerini incelemek,
c.. Üç aydan fazla ara vermemek kaydıyla sık sık ve ansızın şirket
veznesini teftiş etmek,
d. En az ayda bir defa şirketin defterini inceleyerek rehin veya
teminat, yahut şirketin veznesinde saklanmak üzere vedia (emanet) olarak teslim
olunan her nevi kıymetli evrakın mevcut olup olmadığını tahkik ve kayıtlara
tatbik eylemek,
e. Anasözleşmede pay sahiplerinin genel kurul toplantılarına
iştirakleri için gerekeceği bildirilen şartların yerine getirilip
getirilmediğini incelemek,
f. Bütçe ve bilânçoyu murakabe etmek,
g. Tasfiye muamelelerine nezaret etmek,
h. Yönetim kurulunun ihmali halinde adi ve
fevkalade olarak genel kurulu toplantıya davet etmek,
ı. Genel kurul toplantılarında hazır bulunmak,
i. Yönetim kurulu üyelerinin Yasa ve anasözleşme hükümlerine
tamamıyla riayet eylemelerine nezaret etmek.
Murakıpların yukarıda
yazılı murakabe yetkileri anasözleşme veya genel kurul kararı ile tahdit
(sınırlama) olunamaz (TTY. Md: 358).
j. Denetçiler,
yönetim kurulu toplantılarında müzakere ve oya iştirak etmemek şartıyla hazır
bulunabilirler ve münasip gördükleri teklifleri yönetim kurulu ve genel kurulun
olağanüstü toplantısının gündemine ilave ettirebilirler.
k. Şikayetleri tahkik görevi; her pay sahibinin
şirketin yönetim kurulu üyeleri veya müdürleri aleyhine denetçilere müracaat
etme hakkı vardır. Denetçiler bu müracaatı tahkike mecburdurlar. Tahkikat
neticesinde şikayet edilen hadiselerin gerçek olduğu tespit edilirse durum
denetçilerin yıllık raporuna yazılır.
Esas sermayenin onda
birine sahip ortaklar (Azlık) denetçilere şikayetlerini tahkik konusunda
müracaat ettikleri takdirde, denetçilerin fikir ve yorumlarını raporlarında
bildirmeye ve lüzum gördükleri takdirde genel kurulu olağanüstü toplantıya
davete mecburdurlar (T.T.Y. Md: 356).
l. Yönetim Kurulu Üyeleri Aleyhine Dava Açılması
(T.T.Y. Md: 341) Yönetim kurulu üyeleri aleyhine, şirket adına dava
açılabilmesi için genel kurulun dava açma kararı alması gerekmektedir.
Genel
kurul böyle bir karar almadığı takdirde esas sermayenin en az onda birini
temsil eden pay sahipleri de dava açılması lehinde oy verebilmekte ve talepte
bulunabilmektedir.
Genel
kurulun dava açılması kararı veya azlığın talep tarihinden itibaren şirketin
bir ay içinde davayı açması gerekmektedir.
Şirket
namına davayı açmak yetkisi denetçilere aittir. Bu durumda genel kurul
tarafından bu şekilde bir karar alınmışsa hatta denetçiler yönetim kurulu
üyeleri hakkında dava açılmaması hakkında oy kullansalar bile genel kuruldan
çıkan karara göre, hareket etmeleri ve şayet bu karar dava açılması şeklinde
ise davayı açmaları gerekmektedir.
Yasamızda
bu bir aylık sürenin hak düşürücü bir süre olduğu konusunda bir hüküm
bulunmamaktadır. Bu sürenin geçmesiyle de davanın açılabileceği yasa tarafından
kabul edilmektedir. Bu durumda oluşacak sorumluluk denetçilere aittir.
m. Genel
kurul kararları aleyhine iptal davası açılması
Şirket genel kurulunun
aldığı kararların yerine getirilmesi denetçilerin şahsi sorumluluklarını
gerektirdiği takdirde denetçilerden her birinin, kararın iptali için dava açma
yetkisi bulunmaktadır (T.T.Y. Md: 381). Ancak, davanın kararın alındığı tarihten
itibaren hak düşürücü müddet olarak kabul edilen 3 ay içinde açılması gerekmektedir.
n. Yıllık
Rapor Tanzimi Görevi
Denetçiler
her yıl sonunda şirketin hal ve durumuna, yönetim kurulunun tanzim ettiği
bilânçoya ve sair hesaplara ve dağıtılmasını teklif ettiği kazançlara müteallik
yönetim kurulunun vereceği rapor ve sair evrak hakkındaki mütalaalarını da
içeren bir raporu genel kurula vermekle mükelleftirler.
Böyle
bir rapor alınmadan genel kurul bilânço hakkında karar veremez.
o. İhbar Mükellefiyetleri
Denetçiler
vazifelerini ifa esnasında idare işlerine ait olmak üzere öğrenecekleri
noksanlık ve yolsuzlukları veya yasa veya anasözleşme hükümlerine aykırı
hareketleri, bunlardan mesul olanın üstü olan makama ve yönetim kurulu
başkanına ve mühim durumlarda genel kurula ihbar ile mükelleftirler.
Denetçiler, yasa ve anasözleşme ile kendilerine
yükletilen görevlerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan
dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumludurlar.
Şirketin
kurulmasından sonra ilk yönetim kurulu üyeleriyle, denetçiler şirketin
kuruluşunda yolsuzluk vaki olup olmadığını incelemekle yükümlü
bulunmaktadırlar.
Bu
hususta ihmalleri anlaşılır ve bu yüzden oluşacak zarar karşılığı tazminat
kuruculardan alınmamış olursa inceleme görevini ihmal eden yönetim kurulu
üyeleri ve denetçiler müteselsilen sorumlu olmaktadırlar.
Türk
Ticaret Yasasının 392. maddesinde, sermaye artırımında kanuni hükümlere riayet
olunmamasından doğan sorumluluktan yönetim kurulu üyeleriyle denetçilerin
şirkete, pay sahiplerine ve üçüncü şahıslara karşı sorumlu olacakları belirtilmiştir.
Türk
Ticaret Yasasının 381. maddesi genel kurul kararlarının iptali için yönetim
kurulu üyelerine tanıdığı iptal davası açma hakkını denetçilere de tanımıştır.
Denetçiler
şahsi sorumlulukları gerektirdiği takdirde genel kurul kararının iptali için
dava açabilmektedirler.
Ancak
bu davanın suiniyetle (kötü niyetle) açılmaması gerekmektedir.
Denetçiler vazifelerini yaptıkları sırada öğrendikleri
hususları münferit pay sahiplerine ve üçüncü şahıslara ifşa edemezler.
(açıklayamazlar)
|