|
Ankara,
01 Şubat 2005
Rüknettin
Kumkale
YMM
ruknettin@kumkale.tr.tc
DEFTER VE BELGELERİN İBRAZ
ZORUNLULUĞU
Vergi Usul Yasasının defter ve
vesikaları muhafaza başlıklı 253. maddesine göre, “Vergi Usul Yasası hükümlerine göre defter
tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle Vergi Usul Yasasının 227.
maddesinden sonra başlayan kısımda belirtilen düzenledikleri vesikaları, ilgili
bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile
muhafaza etmeye mecburdurlar.”
Defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar
ile ilgili muhafaza ödevi ise Vergi Usul Yasasının 254. maddesinde şu şekilde
belirlenmiştir. “Vergi Usul Yasasına göre
defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar, 232, 234 ve 235’inci maddeler
mucibince almaya mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve müstahsil
makbuzlarını tarih sırası ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından
başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar”
Vergi Usul Yasasının 256. maddesi
ise Defter ve Belgelerle diğer kayıtların ibraz mecburiyetine açıklık getirmiştir.
Buna göre, “Defter ve belgelerini muhafaza
etmek zorunluluğunda bulunanlar, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü
defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin
mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtları erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için
gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve
memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk
Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule uygun olarak tasdike konu hesap ve
işlemlerin doğrulanması için gerekli kayıt ve belgelerle sınırlı olmak üzere,
bu hesap ve işlemlere doğrudan ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve
belgelerin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler tarafından yapılan talepler
için de geçerlidir.”
Yukarıda sözü edilen Vergi Usul
Yasasındaki hükümlere göre mükellefler muhafaza etmek zorunda bulundukları
defter ve belgelerini talep edilmesi halinde yetkili kişilere ibraz etmek
mecburiyetinde bulunmaktadırlar.
Mükelleflere defter ve belgelerini ibraz için Vergi Usul
Yasasının 14. Maddesindeki “Kanunda
açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla” hükmüne
göre en az onbeş günlük süre verilir.
Mükellefin defter ve belgelerini ibraz etmek durumunu
engelleyen mücbir bir sebebin varlığı halinde, Vergi Usul Yasasının 15. maddesi
hükümlerine göre “mücbir sebep hali
ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez”
Mücbir sebepler Vergi Usul
Yasasının 13. Maddesinde şu şekilde açıklanmıştır.
1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel
olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak, yangın, yer
sarsıntısı ve su basması gibi afetler
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve
vesikalarının elden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.”
Vergi Usul Yasasının ölüm halinde sürenin uzaması başlıklı
16. maddesindeki “Ölüm dolayısıyla
mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde, bildirme ve beyanname verme
sürelerine üç ay eklenir” hükümlere göre ölüm halinde mükelleflerin defter
ve belgelerini ibraz süresine üç ay eklenmektedir.
Vergi Usul Yasasının mühlet verme başlıklı 17. maddesine göre, “Zor
durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi
içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere
Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilir.
Bu mühletin
verilebilmesi için;
1. Mühlet isteyen,
sürenin bitmesinde evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen
mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi
halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir”.
Mükellefler yukarıda gösterilen şartlar çerçevesinde Vergi
Usul Yasasında belirtilen tutmak zorunda oldukları defterlerini ve gene aynı
yasaya göre muhafaza etmek zorunluluğunda bulundukları belgelerini inceleme
elemanlarına ibraz zorunda
bulunmaktadırlar.
Mükelleflerin bu ibraz zorunluluğunu yerine getirmemeleri
halinde karşılaşacakları durumları ile ilgili Danıştay Kararı ve Maliye
Bakanlığı Muktezası aşağıya alınmıştır.
Defter ve Belgelerin istenilmesine ilişkin yazının, şirketin
bilinen adresi dışındaki bu adreste ve şirketle ilgisi bulunmayan bir şahsa
tebliği halinde tebligat bir hüküm ifade etmez. (Danıştay 4. D., 20.04.1994, E: 1994/2146,
K: 1994/4257)
- - · - -
Defter ve Belgelerin
incelenmesine ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak yapılması gerekir. Tebliğ
alındığında, tebliğin kime yapıldığının belirtilmemesi ve mükellefe yakınlık
derecesinin de yazılmaması ayrıca imzanın çıplak gözle dahi mükellefin imzasına
benzemediğinin fark edilmesi halinde, defter ve belge isteme yazısının usulüne
uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilmez. (Danıştay 11. D., 14.12.1995, E:
1995/2761, K: 1995/3802)
- - · - -
Defter ve Belgelerini takdir komisyonuna ve Vergi Mahkemesine
ibraz etmeyen mükellef, şirketin matraha yönelik iddialarını
ispatlayamadığından tarhiyatın tasdiki yerindedir. (Danıştay 7. D., 14.12.1995, E:
1994/5069, K: 1995/5219) [3]
- - · - -
İncelemeye ibraz edilmeyen defter ve belgelerin daha sonra Vergi
Mahkemesine ibraz edilerek ispat unsuru olarak kullanılması kanuna uygun
değildir. (Danıştay 3. D., 15.05.1996, E: 1995/1498, K: 1996/1777)
- - · - -
İşini terk ettiğini ve defterinin kaybolması nedeniyle ibraz
etmediğine ilişkin savunması dikkate alındığında, 213. sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun 139. maddesine uygun tebligat aranmaz. (Yargıtay 9. CD., 30.05.1996, E:
1995/4318, K: 1996/3231) [5]
- - · - -
Defter ve belge ibrazı istemini yerine getirmeyen ve bu nedenle
uyguladığı Katma Değer Vergisi indirimleri kabul edilmeyen yükümlü adına
uygulanan tarhiyatın hukuka uygunluğunun ancak defter ve belgeler incelenerek
saptanabilir. (Vergi Dava D., 14.06.1996, E: 1995/18, K: 1996/269)
[6]
- - · - -
Mükellefin terk ettiğini bildirdiği şube adresinde tebligat
yapılmaması sonucu defter ve belgelerin ibraz edilmemesi re'sen takdir nedeni
olamaz. (Danıştay 4. D., 19.12.1996, E: 1995/6070, K: 1996/5723)
-
-
·
-
-
Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği durumlarda,
Vergi Mahkemesince mükellefin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi
yaptırılarak KDV. indirimleri kabul edilir. (Danıştay 11. D., 04.02.1997, E:
1996/3998, K: 1997/468)
-
-
·
-
-
Defter ve belgeler vergi incelemesi için şifahi olarak
istenemez. Mükellefe 15 günden az olmamak üzere yazılı süre verilir. Ayrıcı
vergi incelemesinin de işyerinde yapılması gerekir. (Danıştay 11. D., 19.03.1997, E:
1996/381, K: 1997/1042)
-
-
·
-
-
Defter ve belgelerin, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara
ibraz edilmemesi re'sen takdir sebebidir. Ancak yazının, mükellef ile ticari ve
hukuki yönden bir bağı olmayan kişilere tebliğ edilmesi halinde, re'sen takdiri
gerektiren koşullar gerçekleşmemiş sayılır. (Danıştay 4. D., 12.05.1999, E:
1998/1650, K: 1999/1967)
-
-
·
-
-
Yetkili matbaalarca bastırılan ve muhafazası mecburi faturaların
muhafaza süresi içinde incelemeye yetkili elemana ibraz edilmemesi halinde
re’sen takdir sebebinin varlığının kabulü gerektiği, ancak bu hususun
faturaların tamamını kullandığına karine teşkil etmemesi yanında gelişi güzel
matrah taktirine cevap vermez.
(Danıştay 7. D., 15.11.1993, 1990/2282,
1993/4709)
- - · - -
Defter ve belgelerin ibrazı için 15 günden aşağı süre verilmez.
(Danıştay 9. D., 29.12.1993,
E:1992/5672, K:1993/5499)
- - · - -
Defter ve belgelerin mücbir sebeple de olsa inceleme elemanına
ibraz edilmemesi, re’sen takdir sebebi ise de davacının beyan ettiği kazançtan
daha fazla kazanç elde ettiği somut olarak kanıtlanmadan, varsayımlara
dayanılarak matrah takdir edilemez.
(Danıştay 3. D., 09.03.1994, 1993/966,
1994/810)
- - · - -
Vergi mahkemelerince ara kararı ile getirtilen defter ve
belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun,
yasal defterlerin süresi içerisinde tasdik ettirildiği, herhangi bir silinti ve
kazıntı bulunmadığı, Katma Değer Vergilerinin de geçerli faturalara dayalı
olarak yasal defterlere kaydedildiği ve verilen beyannamelerinde kayıtlara
uygun olduğunun görülmesi halinde inceleme elemanınca, defter ve belgelerin
ibraz edilmediği gerekçesi ile re’sen salınan vergi ve kesilen cezaların tamamı
kaldırılır. (Danıştay 9. D., 13.11.1995, 1995/3521,
1995/3074)
- - · - -
Defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen mükellefin bir
önceki yıl faaliyeti gözönünde bulundurularak, bulunan re’sen tarhiyat yerindedir.
(Danıştay 4. D., 30.11.1995, 1994/5236,
1995/4919)
- - · - -
İncelemeye ibraz edilmeyen faturaların kaybolduğu, bu durumun
mücbir sebep olduğu iddiası kanıtlanamadığından, yasal defterlere kaydedilen
faturaların hasılatı toplamından bir adet faturaya isabet eden fatura bedeli
dikkate alınarak matrah tespiti yerindedir. (Danıştay 4. D., 06.11.1996, 1995/4816,
1996/3975)
- - · - -
Fatura cildindeki bir kısım faturanın ibraz edilmemesi, bunların
başka şekilde kullanıldığı yolunda bir karara varmak için yeterli olmadığından,
matrah taktir edilmesi yerinde değildir .
(Danıştay 4. D., 13.11.1996,
E:1995/5155, 1996/4130)
- - · - -
İbraz edilmeyen faturaların anılan dönemin Aralık ayında
kullanıldığı farz edilerek tarhiyat yapılamaz. (Danıştay 11. D., 13.11.1996, 1995/4281,
1996/4166)
- - · - -
İnceleme elemanınca,
mükellefe defter ve belgelerini ibraz etmesi için en az 15 gün süre verilmesi
gerekir. 15 günlük süre beklenilmeden incelemenin sonuçlandırılması yoluna
gidilemez. Bu uygulamada re’sen tarh yoluna gidilmesi halinde de, takdir
nedeninin olduğu kabul edilemez.
(Danıştay 9. D., 27.11.1997, 1996/5259, 1997/3924)
- - · - -
Hiçbir mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini
incelemeye ibraz etmeyen yükümlünün, daha sonra dava aşamasında mahkemeye ibraz
ettiği emtia alış faturalarında saptanan Katma Değer Vergisi indirimleri kabul
edilemez. (Danıştay 9. D., 18.12.1997, 1996/6447,
1997/4277)
- - · - -
Defter belge isteme yazısının
usulüne uygun tebliğ edilmemesi halinde re’sen takdir nedeninin varlığından söz
edilemez.
(Danıştay 4. D., 12.04.2000, E:1999/3973, K:2000/1473)
Vergi Usul Yasası hükümlerine göre
tutulması ve muhafaza edilmesi zorunlu bulunan defter ve belgelerin zayi olması
(kaybolması) durumunda, mükellefler bu defter ve belgelerini yetkililere ibraz
edemeyeceklerdir. Bu durumda herhangi bir cezaî durumla veya yaptırımla
karşılaşmamaları için mükelleflerin Türk Ticaret Yasasının saklama müddeti
başlıklı 68. maddesinin son fıkrasındaki hükümler çerçevesinde ilgili mahkemeye
müracaat ederek, defter ve belgelerinin kaybı ile ilgili bir belge almaları
gerekmektedir.
Türk Ticaret Yasasının 68.
maddesinin son fıkrası,
“Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve
kayıtlar, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve
kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren
onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin selahiyeti mahkemesinden
kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin
toplanmasını emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini
ibrazdan kaçınmış sayılır”
Türk Ticaret Yasasının yukarıya
çıkarılan 68. maddesinin son fıkrasına göre vergi mükellefleri saklamak zorunda
oldukları defter ve belgelerini yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir
afet sebebiyle kaybettikleri takdirde, ticari işletmelerinin bulunduğu yerin
yetkili mahkemesinden zayi belgesi talebinde bulunmaları gerekmektedir.
Zayi belgesinin alınmaması halinde
vergi mükellefleri kaybettikleri defter ve belgelerini yetkili makamlara ibraz
edememe durumu ile karşılaşacaklar ve sonuçta yasalar karşısında ibrazdan
kaçınmış duruma düşeceklerdir.
Anlaşmalı matbaaya bastırılan beş cilt perakende satış fişinin
kaybedilmesi ve bunun da vergi dairesine bildirilmesi halinde, söz konusu
fişlerin kullanıldığı hakkında vergi dairesince somut bir tesbit yapılmadan,
matrah takdiri yoluna gidilemez. (Danıştay 4. D., 22.10.1987, E: 1996/4408,
K: 1997/3671)
- - · - -
Çalınan defterlerin ve
belgelerin bulunması yargılanmanın yenilenmesi nedenidir. İncelemeye ibraz
edilmeyen defterlerin yargı aşamasında bulunması halinde, bu defter ve
belgelere göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre işlem yapılır. (Danıştay
11. D., 07.10.1996, E: 1996/4656, K: 1996/3383)
- - · - -
Defter ve belgelerin su
basması sonucu zayi olması nedeniyle olayın takdir komisyonuna intikal
ettirilmesi yerinde bir uygulamadır. Ancak Takdir Komisyonunca, hiçbir
araştırma ve inceleme yapılmadan matrah takdir edilmesi hatalıdır. (Danıştay
4. D., 15.11.1996, E: 1995/5696, K: 1996/4241)
- - · - -
İncelemeye ibraz edilmeyen defter ve belgelerin, yangın sonucu zayi
olduğunun mahkemece tesbit edildiği durumlarda, idarece, mükellefin beyanı
dışında bir gelir elde ettiği yönünde bir saptama olmadan, takdir komisyonunca
varsayıma dayalı olarak matrah farkı takdir olunamaz. (Danıştay 11. D., 07.05.1997,
1996/4438, 1997/1576)
- - · - -
Maliye
Bakanlığı Özelgesi
Tarih: 07.09.1998
Sayı: B.07.0.GEL.0.65/6530-115/31775
İşyerinde çıkan yangın
sonucu, ödeme kaydedici cihazın kullanma olanağının ortadan kalkması mücbir
sebep hali olarak kabul edilir. Bu durumda Vergi Usul Kanununun 14. maddesine
istinaden, yeniden ödeme kaydedici cihaz temini için 15 günlük süre verilmesi
gerekir.
- - · - -
Tacir, defterin kaybını öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde
ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde buna ilişkin belge
verilmesini isteyebilir ve bu süre hak düşürücü süredir.
(Y.
11. HD. 01.07.1976, E:1976/3359, K:1976/3513)
- - · - -
Davacılar sadece ticari defterlerin hırsızlık suretiyle özel
arabalarından alındığını iddia etmiş olup bunun “zayi belgesi” verilmesine
ilişkin TTK. m.68/f-4’de sözü edilen “afet hallerinde” kabul edilmesi
olanaksızdır. (Y. 11. HD.
14.12.1981, E:1981/3656, K:1981/5491)
- - · - -
Ticari defterler,
notere tasdik ettirilmemiş ise, bu defterler için zayi belgesi
istenemez. (Y. 11. HD. 09.06.1997,
E:1997/4020, K:1997/4349)
Mükellefler Vergi Usul Yasasına göre tutmak ve muhafaza
etmek zorunluluğunda bulundukları defter ve belgelerini talep edilmesine karşın
kendilerine verilen süre içinde denetim için ibraz etmemeleri halinde
karşılaşacakları durumlar Vergi Usul Yasası ile sair mevzuatta belirtilmiştir.
Vergi Usul Yasasının Re’sen Vergi Tarhı başlıklı 30. maddesinin 2. bendinin 3. fıkrasındaki hükümlerine
göre “Vergi Usul Yasasına göre tutulması
mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik
ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir
sebeple ibraz edilmezse” vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt
ve belgelere veya yasal ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul
edilerek re’sen vergi tarhı yoluna gidilir.
Burada ibraz, Vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanlara yapılması gerekmektedir. Vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanlar Vergi Usul Yasasının 135. maddesinde şu
şekilde belirtilmiştir.
“Vergi incelemesi;
hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi
denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri
tarafından yapılır.
Maliye Müfettişleri,
Maliye Müfettiş muavinleri, gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler
kontrolörleri, gelirler genel müdürlüğünün merkez ve taşra teşkiletında müdür
kadrolarında görev yapanlar, her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisine
haizdir”.
İnceleme elemanınca defter ve belgelerin usule aykırılığı
yolunda bir tesbit yapılmadan, sadece ortaklardan birinden alınan bilgilerin
değerlendirilmesiyle yapılan randıman incelemesinden elde edilen sonuca göre
defter ve belgelerin vergi incelemesi için yeterli olmadığı sonucuna varılmaz. (Danıştay
4. D., 11.04.1994, E: 1993/3827, K: 1994/2181)
-
-
·
-
-
Defter ve belgelerin sağlıklı bir vergi
incelemesine elverişli olmadığı yönünde bir tesbit bulunmadan re'sen takdir
yoluna gidilemez. (Danıştay 4. D., 02.10.1995, E: 1995/1050, K: 1995/3782)
-
-
·
-
-
Defter ve belgeleri mahkemece incelenen
ve hiçbir faaliyette bulunmadığı anlaşılan mükellefe yapılan tarhiyat yerinde
değildir. (Danıştay 4. D., 25.06.1996, E: 1995/2214, K: 1996/2829)
-
-
·
-
-
Takdir edilen matrahın defter ve
belgelerine uygun olup olmadığının araştırılması bakımından ilgili yıla ait
defter ve belgelerin getirtilerek incelenmesi, gerekirse bilirkişi incelmesi
yaptırılması, ibraz edilmemesi halinde de davanın reddi gerekirken, eksik
incelemeye dayalı olarak verilen Vergi Mahkemesi Kararında isabet
görülmemiştir. (Danıştay 11. D., 04.12.1996, E: 1995/4172, K: 1996/4432)
-
-
·
-
-
Mahkemece
defter ve belgeleri incelenen şirketin defterlerinde sadece açılış ve kapanış bilançolarının
bulunduğunun tesbit edildiğinden ve başkaca hiçbir faaliyetine rastlanmadığından
tarhiyatın terkini gerekir. (Danıştay 4. D., 14.12.1996, E: 1994/5736,
K: 1996/5044)
-
-
·
-
-
Defter ve belgelerin, mahkemece
alıkonulması mücbir sebep sayılır. (Danıştay 4. D., 06.10.1998, E: 1997/3302,
K: 1998/3458)
Vergi Usul Yasasının “bilgi vermekten çekinenler ile 256,
257 ve mükerrer 257. madde hükmüne uymayanlar için ceza” başlıklı mükerrer 355
madde hükümlerine göre; Vergi Usul Yasasına göre tutmak ve muhafaza etmek zorunluluğunda
bulundukları defter ve belgelerini Vergi Usul Yasasının 135. maddesinde
gösterilen incelemeye yetkili makam ve elemanlara gösterdikleri süreler içinde
ibraz etmeyen mükelleflere özel usulsüzlük cezası kesilir.
Mükelleflerin Vergi Usul Yasasına göre tutmak ve muhafaza
etmek zorunda oldukları defter ve belgelerini gene Vergi Usul Yasasının 135.
maddesinde gösterilen incelemeye yetkili makam ve elemanlara gösterdikleri
süreler içinde ibraz etmemelerinden dolayı Vergi Usul Yasasının 341. maddesinde
gösterildiği şekilde vergi ziyaı’nın oluşması halinde, Vergi Usul Yasasının
Vergi Ziyaı suçu ve cezası başlıklı 344. maddesine göre vergi ziyaı cezası
uygulanır.
Tarh edilecek vergilerin Vergi Usul Yasasının “Özel Ödeme Zamanları” başlıklı 112.
maddesinde gösterilen zamanlara göre ödenmesi durumları çerçevesinde tarh
edilen vergiler için mükellefler gecikme cezası ödeme ile karşılaşabileceklerdir.
Vergi Usul Yasasının 359. maddesi hürriyeti bağlayıcı ceza
ile cezalandırılacak suçları açıklamaktadır. Bu madde hükümlerine göre defter
ve belgelerin ibrazı çerçevesinde, Vergi Usul Yasası hükümlerine göre tutmak ve
muhafaza etmek yükümlülüğünde bulundukları defterler ve belgelerini ibraz
yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellefler hakkında Vergi Usul Yasasının 359.
maddesindeki hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulanabilmesi açısından cumhuriyet
savcılıklarına duyuruda bulunulur.
Mükellefler, Vergi Usul Yasası hükümlerine göre tutmak ve
muhafaza etmek zorunluluğunda bulundukları defter ve belgelerini yasal olarak
denetlemeye yetkili bulunan ve Vergi Usul Yasasının 135. maddesinde belirtilen
makamlara ibraz etmemeleri durumunda Katma Değer Vergisi açısından aşağıda
gösterilen iki durumdan biri ile karşılaşabilirler.
a. Her bir
vergilendirme dönemi için ayrı ayrı olmak üzere matrah takdiri yoluyla tarhiyat
yapılması durumu ile karşılaşabilirler.
b. Vergi dairesine
vermiş oldukları Katma Değer Vergisi Beyannamelerinde gösterdikleri indirimler
kabul edilmeyerek yapılacak vergi tarhıyla karşılaşabilirler.
|