|
Ankara,
01 Eylül 2005
Rüknettin
Kumkale
YMM
ruknettin@kumkale.tr.tc
Vergi Usul
Yasası uyarınca vergi mükellefleri tarafından kullanılan belgelerin basım ve
dağıtımını düzenleyen yönetmelik 02.02.1985 tarih ve 18654 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanmıştır. Bu yönetmelik daha sonra 26 Ocak 1989 tarih ve 20061
sayılı Resmi Gazetede ve 25 Mayıs 1999 tarih ve 23705 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan yönetmeliklerle değiştirilmiştir.
Sözü
edilen yönetmeliğin 13. maddesinin 25 Mayıs 1999 tarihinde değiştirilmesinden
önceki hükmüne göre mükellefler kullanacakları belgeleri bastırmadan veya
notere tasdik ettirmeden önce bağlı bulundukları vergi dairesinden izin almak
mecburiyetinde idiler. Bu hüküm 25 Mayıs 1999 tarihinde yapılan değişiklikle
kaldırılmıştır. Ayrıca bu konuya açıklık getirmek amacıyla 274 sıra no.lu Vergi
Usul Yasası Genel Tebliği çıkarılmıştır.
Vergi Usul
Yasası uyarınca mükellefler tarafından kullanılan faturanın kullanılmadan önce
Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen anlaşmalı matbaalara bastırılması
veya anlaşmalı matbaalar dışındaki yerlerden temin ediliyorsa noterlerde tasdik
ettirilmesi gerekmektedir.
Faturanın
tasdik zamanı ile ilgili bir kayıt şartı bulunmamakla beraber, esas olan,
kullanılmadan önce tasdik işleminin yaptırılmış olmasıdır.
Mükellefler
işletmelerinin iş hacimlerini dikkate alarak muhtelif zamanlarda kullanacakları
faturalarını bastırabilmelidirler. Bir hesap dönemi sonunda ellerinde
kullanılmamış basılı faturası kalanlar bunları müteakip dönemlerde de kullanabilmektedirler.
Faturalar
en az bir asıl bir örnek olarak bastırılmak zorundadır.
Aynı
müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak
üzere ayrı ayrı faturalar kullanıldığı takdirde, bu faturalara şube ve
kısımlarına göre, şube ve kısmın isimlerinin basılması veya özel işaretle seri
tefriki yapılması mecburidir.
Ayrıca
faturaların basım ve dağıtımını yapan matbaa işletmecisi, bu belgelerin alt
kısmına dipnot şeklinde, adını, soyadını varsa ticari unvanını, bağlı bulunduğu
vergi dairesi ve hesap numarasını, adresini ve belgenin basım yılını
yazacaklardır.
Yine
matbaa işletmeleri, basım ve dağıtımını yapacakları belgelerin ön yüzünün üst
orta kısmına gelecek şekilde defterdarlıkça gösterilecek özel işareti (amblem),
koyacaklardır.
Bilgi işlem makinelarıyla
düzenlenen faturaların basım ve dağıtımı da anlaşmalı matbaalarca yapılacak, bu
faturalarda da belirtilen bilgilerin tamamı bulunacak, ancak yönetmelikte
belirtilen ebatlara uyulmayabilecektir.
Matbaa işletmecisi faturayı
basmadan önce mükelleflerin kimliğini, mükellef adına hareket edenin ise yetki
belgesiyle birlikte kimliğini tespit etmek zorundadır. Basım sırasında faturada
bulunması gereken bilgileri, mükellefe ait olan ve vergi dairesince verilmiş
bulunulan mükellef sicil kartından, mükellefe ait bir tahakkuk fişinden veya
vergi dairesince verilmiş resmi bir yazıdan tespit edecektir.
Mükellef
tasdiksiz şekilde bir matbaaya bastırmış olduğu faturalarını notere müracaat
ederek tasdik ettirebilir. Noter faturayı tasdik etmeden önce mükellefin
kimliğini, mükellef adına hareket edenin ise yetki belgesiyle birlikte
kimliğini tespit etmek zorundadır. Tasdik sırasında, kendisine getirilen
faturaların üzerinde bulunan bilgilerin, mükellefe ait olan ve vergi dairesince
verilmiş bulunan mükellef sicil kartından, mükellefe ait bir tahakkuk fişinden
veya vergi dairesince verilmiş bir yazıdaki bilgiler ile karşılaştıracaktır.
Genel ve
katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köyler ile
bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar
tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri hakkında Yasa hükmünde kararnamede tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül,
kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine
tabi olmaksızın Vergi Usul Yasasının ilgili hükümlerinde sözü edilen belgeleri
düzenleyebilmektedirler. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine
“Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümleri
Tabi Değildir” ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile
belirteceklerdir.
Kamu kurumları ve iştirakleri ile ortaklarının anlaşmalı matbaalara
belge bastırmaları gerekmez. (Maliye
Bakanlığı Özelgesi, 06.12.1995, B.07.0.GEL.0. 50/5010-4-67649) (Kaynak: Şükrü
Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt: 3, s: 983, Yaklaşım Yayınları, Ankara)
Vergi Usul
Yasamızın 4369 Sayılı yasa ile 01.01.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere değiştirilen Kaçakçılık suçları ve cezaları başlıklı 359. maddesinin (b)
bendinin (2) no.lu alt bendi “Belgeleri
Maliye Bakanlığı ile Anlaşması Olmadığı Halde Basanlar İle Sahte Olarak
Basanlar Veya Bu Belgeleri Kullananlar” ile ilgili hükümleri düzenlemiştir.
Belgelerin
basımını gerçekleştiren matbaa işletmecisinin, Maliye Bakanlığı veya
Defterdarlıkla arasında belgelerin basımı ve dağıtımı anlaşması yapılmamış veya
yapılmış olan anlaşma fesh edilmiş ya da süresi bitmiş olmasına karşın
yenilenmemiştir. Bu durumların tamamında da belgeleri basan matbaa işletmesinin,
bu basım ile ilgili olarak yetkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda
basılan belgelerin hukukî değerden yoksun olduğunu söylememiz gerekmektedir.
Anlaşması
olmayan matbaa da basılan belgenin düzenlenip verilmesi halinde kullananın
sorumlu tutulabilmesi için önceden belgenin bu niteliğini bilmesi veya sonradan
öğrenmesine rağmen kullanması gerekir. Gerçek muamele veya durumun tarafı olan
kullanan mükellefin kendisine verilen belgenin bu niteliğini bilmiyorsa suç
kastıyla hareket ettiği kabul edilemez. (Nuri
Ok, Ahmet Gündel. Vergi Kaçakçılığı Suçları. Seçkin Yayınları Nisan 2002 Sayfa.
353).
Matbaalarda
belge bastırma durumunda bulunan iyi niyetli mükelleflerin bu duruma karşı
dikkatli olmaları gerekmektedir.
Belgeleri
kullanmaya başladıktan sonra matbaanın yetkili olmadığını öğrenmeleri halinde,
hemen bu belgeleri kullanmayı bırakmaları ve durumu Defterdarlığa bildirmeleri
gerekmektedir.
Ayrıca
böyle bir durumla karşılaşmamak açısından belgeleri bastırmadan önce matbaanın
Maliye Bakanlığı veya Defterdarlıkla anlaşmasının olup olmadığını öğrenmeleri
yerinde olacaktır.
Matbaaların
belgeleri sahte olarak basmaları fiilinde çeşitli unsurlar bulunmaktadır.
Sahte
Belge, Vergi Usul Yasasının 359. Maddenin b/1 bendinde “Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belgedir” şeklinde
tanımlanmaktadır.
O halde, sahte belge basılması
fiilinde şu unsurlardan söz edebiliriz;
· Belgeyi sahte olarak
basan matbaanın Maliye Bakanlığından veya Defterdarlıktan alınmış bir izninin
bulunması ya da bulunmaması belgenin sahte olması halini etkilemeyecektir.
· Ayrıca sahte olarak
basımda belgenin üzerinde yazılı bulunan mükellefin var olup olmadığı ile
burada vergi mükellefi olarak görünen kişi ya da kurumun gerçekten vergi
mükellefi olup olmadığı da önemli bulunmamaktadır.
Diğer bir
anlatımla, sahte belgede;
Mükellef
var olmayabilir,
Mükellef
ile ilgili bilgiler gerçek değildir,
Basım
mükellef tarafından talep edilmemiş dolayısıyla belge üzerinde yazılan mükellef
tarafından kullanılmıyordur,
Belgenin
üzerinde görünen kişi ya da kurum vergi mükellefi değildir,
Bunların
yanında, sahte belgede,
Belgenin
üzerinde baskı yeri olarak gösterilen matbaada bu baskı gerçekleştirilmemiştir,
Ya da
belgenin üzerinde baskı yeri olarak gösterilen matbaa fiilen yoktur.
Basma
fiili, içinde çoğaltma durumunu taşımaktadır. Sahte bir belge değişik
tekniklerle (fotokopi, bilgisayar v.s) çoğaltılmış olabilir.
Bu sebeple
sahte bir belgenin muhakkak bir matbaada basılmış olmasını aramamak
gerekmektedir.
Vergi Usul
Yasası’nın 359/b-2 bendinde sayılan suç’a,
Maliye
Bakanlığı ile Anlaşması olmadığı halde basanlar,
Sahte
olarak basanlar
ile
yukarıdaki şekilde basılan belgeleri kullananlar da dahil edilmiştir.
“Bu belgeleri kullananlar” tabirinden kasıt, bu belgeleri
bilerek kullananlardır.
Vergi Usul Yasası’nın 359/b-1 maddesinde tanımını bulan “sahte belge, gerçek bir muamele veya durum
olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir” tanımı bu durum için
geçerli bulunmaktadır. Ayrıca gene bu tip belgeleri kullananlar ile ilgili
olarak 359/b-1 maddesindeki hükümler geçerli olabilecektir.
Bunların
yanında, belgeyi bastıran mükellef bu belgeyi muhasebe defter ve kayıtlarında
gerçek muameleler için kullanıyor ve bu gerçek muameleleri de Vergi Dairesine
vermiş olduğu muhtelif beyannamelere yansıtarak Vergi Dairesine bildiriyor olsa
bile, bu gerçek muameleler için kullanmış olduğu belgeler Maliye Bakanlığı veya
Defterdarlıklar ile anlaşması olmayan bir matbaa tarafından basılmış ise veya
sahte basılmış ise açıklamasını yaptığımız Vergi Usul Yasası’nın 359.
Maddesinin b-2 bendi hükümlerine dahil olacak bir kullanım ile karşı karşıya
bulunuyor demektir.
Vergi Usul
Yasası’nın 359/b-2 maddesinde sözü edilen “Belgeleri
Maliye Bakanlığı ile Anlaşması Olmadığı Halde Basanlar ile Sahte Olarak
Basanlar veya Bu Belgeleri Kullananlar” tanımı ile ifadesini bulan suçların
faillerini şu şekilde belirtebiliriz.
Bu suçun
faili, Maliye Bakanlığı veya Defterdarlık ile baskı için anlaşma yapmamış olan
veya anlaşması fesih edilmiş bulunan ya da Maliye Bakanlığı veya Defterdarlıkla
yapılmış bir anlaşması olmasına karşın bu anlaşmanın süresi bitmiş olan
matbaayı işletendir. Burada sözü edilen Matbaa’yı işleten tabirinden,
Matbaa’nın sahibi olan gerçek kişi veya yasal temsilcisidir. Baskıyı gerçekleştiren
matbaa bir tüzel kişilik ise, bu tüzel kişiyi yasal olarak temsil eden kişi
veya kişilerdir.
Belgelerin
sahte olarak basılması yukarıda da sözü edildiği gibi bunların muhakkak bir
matbaada basılması sonucunda oluşmamaktadır. Belgelerin sahte olarak basımı,
matbaalar dışında da fotokopi veya bilgisayar ortamı gibi çeşitli şekillerde
gerçekleştirilebileceği gibi, bir matbaada da yaratılabilir. Bu sebeple belgeleri sahte olarak basma fiilini
herkes gerçekleştirmiş olabilir.
Bu
belgeleri kullananlar tanımı içine, kullanan gerçek kişi ise, bu kişi, kullanan
tüzel kişi ise, bu tüzel kişinin yetkili organları tarafından sözü edilen tüzel
kişiliği yasal olarak temsile yetkili kılınan kişi ya da kişilerdir.
Vergi Usul
Yasası’nın 359/b-2 bendinde tanımı bulunan “Belgeleri
Maliye Bakanlığı ile Anlaşması Olmadığı Halde Basanlar İle Sahte Olarak
Basanlar Veya Bu Belgeleri Kullananlar” fiili ile ilgili ceza gene Vergi
Usul Yasası’nın 359. Maddesinde gösterilmiş bulunmaktadır.
Buna göre
sözü edilen fiilleri yapanlar hakkında onsekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.
Ancak,
Vergi Usul Yasası’nın 371. Maddesindeki Pişmanlık hükümlerine uygun olarak
durumu ile ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Bu suçları
işleyenler hakkında yukarıda yazılı bulunan cezaların uygulanması Vergi Usul
Yasası’nın 344. Maddesinde sözü edilen vergi ziyaı cezasının ayrıca
uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
|