LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ ŞİRKETİN AMME BORÇLARINDAN DOLAYI SORUMLULUKLARI     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

Ankara, 17 Eylül 2005

 

Rüknettin Kumkale

YMM

ruknettin@kumkale.tr.tc

 

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ ŞİRKETİN AMME BORÇLARINDAN DOLAYI SORUMLULUKLARI

 

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’unun Limited Şirketlerin Amme Borçları başlıklı 35. Maddesi “ Limited Şirket ortakları, şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” hükümlerini içermektedir.

 

Maddenin uzun zamandan bu yana yürürlükte bulunmasına karşın,  Limited Şirket ortakları  Şirketin amme borçları karşısında zor durumda kalmakta ve sorumluluklarını yerine getirilmesinin istenmesi durumunda mağdur olmaktadırlar.

 

Maddenin 4369 sayılı  Kanun ile değişmeden önceki hali “ Limited  ortaklıkların ödenmeyen ve tahsil imkânı bulunmayan amme borçlarından dolayı ortaklar vazettikleri veya vaz’ını taahhüt eyledikleri sermaye miktarında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. “ şeklinde idi.

 

Maddenin bu şekli ile Limited Şirketlerin şirket sermayesinin üzerinde olan amme alacağının tahsili yapılamamakta dolayısıyla mevcut hüküm amma alacaklarını koruma işlevini görememekteydi. Kanun koyucuyu bu şekilde bir değişikliğe sevk eden husus maddenin gerekçesinde geniş bir şekilde açıklanmaktadır. Buna göre, Limited Şirketlerin küçük sermaye ile kurulabilmesinden dolayı, Limited Şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen amme alacağı için şirketin ortaklarından tahsile gidildiğinde, ortaklar koydukları sermaye miktarından sorumlu tutulmalarından dolayı şirket sermayesinin üzerinde olan amme borçlarını tahsil olanağı bulunmamakta idi. Ayrıca,  ticari hayatımızda bir çok örneği görüldüğü üzere, şirketin yasal temsilcileri de mal varlığı olmayan kişilerden seçilmekte bu durumda da kanuni temsilcinin sorumluluğu hareketle yapılan takiplerde sonuçsuz kalmakta idi.

 

İşte bu gerekçeler ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. Maddesinde yukarıda gösterilen değişiklik yapılmıştır.

 

Yapılan bu düzenlemeye göre, limited şirket ortakları şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacaklardır.

 

Madde uyarınca limited şirket ortakları hakkında takibe geçilebilmesi için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54 ve müteakip maddelerine göre şirket hakkında yapılan takip muameleleri sonucunda amme alacağının şirketten tahsil imkânının bulunmaması gerekmektedir.

Amme alacağının şirketten tahsil imkânı bulunmaması;

- Şirketin haczedilen mal varlığının, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan değerleme sonucu, tespit edilen değerlerinin amme alacağını karşılamaması veya satış yapılmasına rağmen amme alacağının tamamen tahsil edilememiş olması,

- Şirketin haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması,

 

- Şirketin iflasının istenmiş veya iflasının açılmış olması hallerinde amme alacağının iflas yoluyla takip sonucunda da tahsil edilemeyeceği kanaatinin oluşması,

- Borçlu şirketin yapılan araştırmalara rağmen bulunamaması,

gibi alacaklı tahsil dairesinin takdir ve tespitine dayalı haller olarak kabul edilmektedir.

Yukarıda sayılan hallerde limited şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacaklarını ödemek mecburiyetinde olan hakiki veya hükmi şahıs ortaklar, 6183 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca amme borçlusu olup, bu Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.
 
Limited şirket ortakları hakkında yapılacak takipte aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.

- Öncelikle şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacağının ait olduğu dönemde ve ödeme zamanında şirket ortaklarının kimler olduğu ve bu ortakların sermaye hisseleri; şirket ana sözleşmesi, ana sözleşme değişikliği veya pay defterindeki kayıtlardan tespit edilecektir.

- Her bir ortağın sermaye hissesine göre takip konusu olan amme alacağından sorumlu olduğu miktar belirlenecektir.

- Takip konusu amme alacağının ait olduğu dönemde ve ödeme zamanında pay devri nedeniyle farklı kişilerin ortak olması halinde, bu kişiler hakkında müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre takip yapılacaktır.

- Ortaklar hakkında takip muamelesine 6183 sayılı Kanunun 55’inci maddesine göre tanzim edilecek ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.

Ayrıca, 6762 sayılı Kanunun 540’ıncı maddesinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortakların hep birlikte müdür sıfatiyle şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları hükme bağlanmıştır. Böyle bir durumda ortaklar hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip; 35’inci madde hükümlerine göre sermaye hisseleri oranında olmayacaktır. Ortakların hepsi kanuni temsilci sıfatına haiz olacaklarından, haklarındaki takip Mükerrer 35’inci madde hükmü uyarınca, amme alacağının tamamından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre
387 Seri No’lu Tahsilat Genel Tebliğinde  yer alan açıklamalar çerçevesinde yürütülecektir.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun “
Amme alacaklarının korunması” başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer koruma hükümleri yeterli şartların varlığı halinde, 405 seri no lu Tahsilat Genel Tebliğindeki  düzenlemeler dikkate alınarak amme borçlusu sayılan ortak hakkında da uygulanacaktır.