|
14
Mart 2005
Şaban
Küçük
Maliye
Müfettişi
sabankucuk@yahoo.com
5253 SAYILI
DERNEKLER KANUNU SONRASINDA DERNEKLERLE İLGİLİ MALİ DÜZENLEMELER, DERNEKLERE
AİT İKTİSADİ İŞLETMELER, KAMUYA YARARLI DERNEKLER VE KAMUYA YARARLI DERNEKLERE
SAĞLANAN AYRICALIKLAR [1]
I. GİRİŞ
2709
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 33 üncü maddesine göre, herkes, önceden
izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten
çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye
kalmaya zorlanamaz. Derneklerle ilgili temel düzenlemeleri içeren 04.11.2004
tarih ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu[2]
TBMM’ de kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.[3]
Günümüzde toplumsal
yaşamın ayrılmaz bir parçası halini alan derneklerin sayısı bugün itibariyle
80.757’dir. Faaliyeti sona eren dernek sayısı ise 85.488’tir.[4]
Bu derneklerden 13.731 tanesi İstanbul’da, 7.036 tanesi Ankara’da ve 4.029
tanesi de İzmir’dedir.[5]
Yazımızda
derneklerle ilgili temel düzenlemeler yer almaktadır. Derneklerin gelir ve
giderleri, vergisel yükümlülükleri, tutmak zorunda olduğu defter ve belgeler,
yardım toplama esas ve usulleri, derneklere ait iktisadi işletmeler, 5228
sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklik ile dernekler
tarafından işletilen eğitim kurumları ve rehabilitasyon merkezlerinden elde
edilen kazançlara ilişkin istisna, gıda bankacılığı yapan derneklere yapılan
gıda yardımının vergisel avantajları, derneklere ait iktisadi işletmelerin
vergisel yükümlülükleriyle gelir ve kurumlar vergisi istisnaları, derneklerin
taşınmaz mal edinme usulleri, dernekler tarafından kurulan sandıklar ve
bunların gelirleri ile tutmaları gereken defterler, dernek görevlilerine
verilecek ücretler, beyanname verme yükümlülükleri ve denetimleri yazının
konusunu oluşturmaktadır.
Ayrıca
yazımızda kamuya yararlı derneklerle ilgili düzenlemeler ve bu statünün verilme
koşulları ile kamuya yararlı derneklere tanınan ayrıcalıklar ile bu derneklere
yapılan bağış ve yardımların Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre
durumuna yer verilmiştir.
Dernek; kazanç
paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı
gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve
çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel
kişiliğe sahip kişi topluluklarını ifade etmektedir.
Dernekler
Kanunu ile dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar,
konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan
dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube
veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetleri, yükümlülükleri,
denetimleri ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususlar
düzenlenmiştir.[6]
II. DERNEKLERLE İLGİLİ MALİ DÜZENLEMELER
II.1. GELİR VE GİDERLER İLE TUTULMASI
GEREKEN DEFTERLER
II.1.1 Derneklerin Gelir ve Giderleri
Dernekler gelirlerini
alındı belgesi ile toplar ve giderlerini harcama belgesi ile yaparlar. Dernek
gelirlerinin bankalar aracılığı ile toplanması halinde banka tarafından
düzenlenen dekont veya hesap özeti gibi belgeler alındı belgesi yerine geçer.
Alındı belgeleri ve harcama belgelerinin beş yıl süre ile muhafaza edilmesi
gerekmektedir.
Dernek
gelirlerinin toplanmasında kullanılacak alındı belgeleri yönetim kurulu kararı
ile bastırılır. Alındı belgelerinin şekli, bastırılması, onaylanması ve
kullanılması ile dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak yetki belgesine
ilişkin hususlar yönetmelikte düzenlenecektir. Dernekler gelirlerini toplarken
alındı belgesi düzenlemek zorundadır. Dernek gelirlerinin toplanmasında
kullanılacak alındı belgelerini basan matbaalar bu belgelerin seri ve sıra
numaralarını 15 gün içinde mülkî idare amirliğine bildirmek zorundadırlar.[7]
Bilindiği
üzere daha önce dernek gelirleri alındı belgeleri Maliye Bakanlığınca
müteselsil seri ve sıra numarası taşıyan elli asıl elli koçan yapraktan oluşan
ciltler halinde bastırılmakta ve mali yılın başında belirlenen fiyat üzerinden
Malmüdürlükleri ve Muhasebe Müdürlüklerince derneklere verilmekteydi.
5253 sayılı
Kanunun 37 nci maddesine göre, bu Kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmesi
öngörülen yönetmelikler İçişleri Bakanlığınca, kulüp adını alan derneklerle
ilgili yönetmelik ise Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu
Bakanlıkça en geç altı ay içinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
konulacaktır. Diğer taraftan bu yönetmelikler çıkarılıncaya kadar mevcut
yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam
olunur.
Dernek
gelirlerinin toplanması hakkındaki usuller 09.06.1984 tarih ve 18426 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan “Dernek Gelirlerinin Toplanmasında Kullanılacak
Alındı Belgeleri Hakkındaki Yönetmelik”te belirtilmiştir. Dernek gelirlerinin
toplanmasında bu Yönetmeliğin 5253 sayılı yeni Dernekler Kanununa aykırı
olmayan düzenlemelerine uyulmaya devam edilmesi gerekmektedir. Alındı
belgelerinin kontrolü, alındı belgesi kayıt defteri, alındı belgelerinin dernek
kaşesi ile damgalanması, alındı belgeleri ile yardım toplayacak kişilerin
belirlenmesi, kullanılan alındı belgelerinin saklanması ve denetlenmesi,
toplanan gelirlerin saklanması ile ilgili olarak bu Yönetmelikteki hükümlere
uyulmalıdır.[8]
Dernek
gelirlerini toplayacak kişiler yönetim kurulu kararıyla belirlenir ve bunlar
adına yetki belgesi düzenlenir. Dernekler tarafından tutulacak defter ve
kayıtlar ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir. Bu defterlerin
dernekler biriminden ya da noterden onaylı olması zorunludur.
Dernekler
mülkî idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki
kişi, kurum ve kuruluşlardan aynî ve nakdî yardım alabilirler. Bildirimin şekli
ve içeriği yönetmelikte düzenlenir. Nakdî yardımların bankalar aracılığıyla
alınması zorunludur.
5253 sayılı
Dernekler Kanununun 10 uncu maddesinde
“dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer
amaçlı derneklerden, siyasi partilerden[9],
işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir
ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler. 5072 sayılı Dernek ve
Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun[10]
hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev
alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu
kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî
veya nakdî katkı sağlayabilirler.” hükmü yer almaktadır. Mülga Dernekler Kanununun 61 inci maddesi
uyarınca genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler, kamu iktisadi
teşebbüsleri ile bunlara bağlı müesseseler ve sermayesinin yarısından fazlası
Devlete ait kuruluşlardan yardım alabilmekteydiler.
Dernekler, mevzuatta yer alan
hükümlere uymak şartıyla yardım toplayabilir. Dernekler tarafından yardım
toplanmasına ilişkin temel düzenleme 2860 sayılı Yardım Toplama Hakkında
Kanundur. Yardım Toplama Hakkında Kanunun 7 nci maddesi 5253 sayılı Dernekler
Kanunu ile değiştirilmiştir. Buna göre yardım toplama faaliyeti bir ilin birden
fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o
ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili
kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin
yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik
tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler
dernekler birimlerince yürütülür.
Derneklerin Yardım Toplama Kanununa göre
yürütecekleri yardım toplama faaliyet sonuçlarını izlemek ve derneklerin
yurtdışından alacakları yardım toplama taleplerini yerine getirmek İçişleri
Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığının görevleri arasındadır. 03.08.2002 tarih ve 4771 sayılı Kanunun
üçüncü maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanunun 46 ncı maddesinde yapılan
değişiklikle; dernekler ile ilgili hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığı
bünyesinde Dernekler Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.
Aynı Kanunun 73 üncü maddesinde yapılan
değişiklikle de; İçişleri Bakanlığınca, derneklere ilişkin iş ve işlemleri
yürütmek, hizmetleri görmek üzere illerde valilikler, ilçelerde de
kaymakamlıklar bünyesinde derneklerle ilgili bir birim oluşturulması hükmü
getirilmiştir.[11]
II.1.2
Dernekler Tarafından Tutulması Gereken Defterler
Derneklerin
tutması gereken defterler ve uymaları gereken esaslar 05.04.2003 tarih ve 25070
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Derneklerin Tutacakları Defter, Muhasebe
Kayıtlarıyla İlgili Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik”te düzenlenmiştir. Bu
konuda yeni bir yönetmelik çıkarılıncaya kadar bu Yönetmeliğin uygulanmasına
devam edilmelidir.
Dernekler,
defter tutma bakımından ikiye ayrılır. Bunlar; bilanço esası ile işletme hesabı
esasıdır. İşletme hesabı esasına tabi olan dernekler;
1- Üye kayıt
defteri,
2- Karar
defteri,
3- İşletme
hesap defteri,
4- Envanter
defteri tutmak ve bu defterleri notere tasdik ettirmek zorundadırlar.
Bilanço
esasına göre defter tutmak zorunda olan dernekler ise;
1- Üye kayıt
defteri,
2- Karar
defteri,
3- Yevmiye
defteri,
4- Büyük
defter,
5- Envanter
defteri tutmak ve bu defterleri notere tasdik ettirmek zorundadırlar.
II.2. TAŞINMAZ MAL EDİNME
Mülga Dernekler Kanununun 64 üncü maddesi uyarınca,
dernekler konutları ile amaç ve faaliyetleri için gerekli olanlardan başka
taşınmaz mal edinebilirler. 5253 sayılı Dernekler
Kanununun 22 nci maddesine göre; dernekler genel kurullarının yetki vermesi
üzerine yönetim kurulu kararıyla taşınmaz mal satın alabilir veya taşınmaz
mallarını satabilirler. Dernekler edindikleri taşınmazları, tapuya tescilinden
itibaren bir ay içinde mülkî idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler.
II.3. SANDIK KURMA
Dernekler
Kanununun 12 nci maddesine göre; dernekler, tüzüklerinde yazılı olmak ve
sağlanan kârı üyelerine paylaştırmamak, gelir, faiz veya başka adlarla
üyelerine aktarmamak şartıyla üyelerinin yiyecek, giyecek gibi zarurî ihtiyaç
maddelerini ve diğer mal ve hizmetlerle kısa vadeli kredi ihtiyaçlarını karşılamak
amacıyla sandık kurabilirler. Bu sandıkların kuruluş ve çalışma esasları
yönetmelikte düzenlenecektir. İlgili yönetmelik yayımlanana kadar 01.02.1985
tarih 18653 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Dernekler Tarafından Kurulan
Sandıkların Tabi Olacağı Esaslar Hakkında Yönetmelik”te belirtilen esaslar
uygulanmaya devam edilecektir.
Yönetmeliğin
13 üncü maddesine göre sandıkların gelirleri aşağıda yer almaktadır:
1- Üyelerden bir defaya mahsus olmak
üzere alınacak giriş aidatı,
2- Üyelik aidatı,
3- Satış yeri kârı,
4- Üyelere verilen kredilerden alınacak
hizmet payları,
5- Bankaya yatırılan sandık paralarının
faizleri,
6- Kime ve nereye ait olduğu bilinmeyen,
en az bir yıl emanet hesabında tutulduktan sonra gelir kaydedilen paralar,
7- Yardım ve bağışlar,
8- Umulmadık gelirler.
Sandıklar tarafından
tutulması gereken defterler ise şunlardır:
1-
Üye kayıt defteri,
2-
Karar defteri,
3-
Gelir ve gider defteri,
4-
Gelen ve giden evrak
defteri,
5-
Bütçe kesin hesap ve
bilanço defteri,
6-
Demirbaş defteri.
II.4. DERNEK GÖREVLİLERİ VE ÜCRETLERİ
Üye sayısının
100 kişiden fazla olması şartıyla dernek hizmetleri gönüllüler veya yönetim
kurulu kararı ile göreve başlatılan ücretliler aracılığıyla yürütülür.
Dernek yönetim
ve denetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret
verilebilir. Verilecek ücret ile her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel
kurul tarafından tespit olunur. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri dışındaki
üyelere ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık
ödenemez. Dernek hizmetleri için görevlendirilecek üyelere verilecek gündelik
ve yolluk miktarları genel kurul tarafından tespit olunur.
Dernekler,
yapacakları ücret ödemeleri üzerinden kestikleri gelir ve damga vergisi için
vergi dairelerine başvurarak mükellefiyet tesis ettirmelidir. 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre dernekler gelir
vergisi tevkifatı yapmak zorunda olan müesseseler arasında sayılmışlardır.
II.5. BEYANNAME
VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ VE DENETİM
Dernekler, yıl
sonu itibarıyla faaliyetlerini, gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını
düzenleyecekleri beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare
amirliğine vermekle yükümlüdürler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin esas ve
usuller yönetmelikte düzenlenir.
Gerekli
görülen hallerde, derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda
faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun
olarak tutup tutmadıkları İçişleri Bakanı veya mülkî idare amiri tarafından
denetletilebilir.
Denetim
sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve
kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim
yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi
zorunludur.
Anayasanın 108
inci maddesine göre, Devlet Denetleme Kurulunun kamuya yararlı dernekler
üzerindeki her türlü araştırma, inceleme ve denetleme yetkisi bulunmaktadır.[12]
178 sayılı
Maliye Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
20 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ise Maliye Teftiş Kurulu
dernek, vakıf ve sendikaları mali yönden teftiş etmek yetkisini haizdir. Anılan
maddenin ikinci fıkrasına göre teftişe tabi olan daire, kuruluş, fon, dernek,
vakıf, sendika ve ortaklıkların görevlileri, bunlara ait para ve para
hükmündeki evrak ve ayniyat ile her türlü mal ve eşyayı ve bunlarla ilgili
gizli de olsa bütün defter ve belgeleri, isteği üzerine Maliye Müfettişine
göstermeye, saymasına ve incelemesine yardım etmeye mecburdurlar.
832 sayılı
Sayıştay Kanununun ek 12 nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi
araştırma, soruşturma ve ihtisas komisyonlarının kararına istinaden Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığının talebi üzerine Sayıştay, talep edilen
konuyla sınırlı olmak kaydıyla denetimine tâbi olup olmadığına bakılmaksızın
özelleştirme, teşvik, borç ve kredi uygulamaları dahil olmak üzere tüm kamu
kurum ve kuruluşlarının hesap ve işlemleri ile aynı usule bağlı olarak,
kullanılan kamu kaynak ve imkânlarından yararlanma çerçevesinde her türlü
kurum, kuruluş, fon, işletme, şirket, kooperatif, birlik, vakıf ve dernekler
ile benzeri teşekküllerin hesap ve işlemlerini denetleyebilir.
Görüldüğü gibi
derneklerin denetimi İçişleri Bakanlığı, mülki idari amirler ve Devlet
Denetleme Kurulu ve Sayıştay tarafından yapılır. Dernekleri mali açıdan teftiş
ve denetleme yetkisi ise Maliye Teftiş Kurulu tarafından kullanılır.
III. DERNEKLERLE İLGİLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER
III.1. DERNEKLERE AİT İKTİSADİ İŞLETMELER
Dernekler kuruluş
amaçlarına göre çok farklı alanlarda faaliyet göstermektedirler. Derneklere
bağlı olarak çalışan işletmeler yapmış oldukları faaliyetleri ile ticari
hayatta önemli bir aktör halini almıştır. Her ne kadar dernekler iktisadi
amaçlarla kurulmasa da bazı saiklerle çeşitli tür ve boyutlarda iktisadi
işletmeye sahip olabilirler. Bu sebeple derneklere ait iktisadi işletmelerin
vergilendirilmesi özel önem arz etmektedir.
Diğer taraftan
derneklerin, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, eğitim ve
öğretim faaliyetleri için yurt, pansiyon ve üyeleri için lokal açmaları ve
lokallerinde alkollü içki kullanılması ile bu tesislerin işletilmesi mülkî
idare amirinden izin almalarına bağlıdır. Bu tesislerin açılması, işletilmesi
ve kapatılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmeliklerle düzenlenir. Türk
Ticaret Kanununun 18 inci maddesine göre gayesine varmak için ticari bir
işletme işleten dernekler tacir sayılırlar.
Bu tür tesisler
iktisadi işletme niteliğine ulaştığında 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa
göre kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekir. Dernekler kural
olarak kurumlar vergisi mükellefi değildir. Ancak Kurumlar Vergisi Kanununun 5
inci maddesine göre dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler kurumlar
vergisi mükellefidirler.
Kanun koyucunun
derneklere ait iktisadi işletmeleri kurumlar vergisi mükellefi olarak
saymasındaki amaç bu tür işletmelerin ulaştığı boyut ve serbest piyasa
ekonomisindeki rekabet koşullarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, dernek hüviyeti
altında ticaret yapılması önlenmek istenmiştir.
Derneklere ait iktisadi işletmeler, sermaye şirketi ve kooperatif
dışında kalan işletmelerdir. Çünkü sermaye şirketleri ve kooperatifler Kurumlar
Vergisi Kanununun birinci maddesine göre zaten kurumlar vergisi
mükellefidirler.
Derneklere ait işletmelerin Kurumlar Vergisi Kanunu açısından iktisadi
işletme sayılabilmesi için bu işletmelerin faaliyetlerinin devamlı bulunması ve
ticari, sınai ve zirai işletme niteliğini haiz bulunmaları gerekir. Bunların
kazanç gayesi gütmemeleri faaliyetin kanunla tevdi edilmiş görevler arasında
bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine
tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine
tesir etmez.
İktisadi işletme, faaliyeti devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai
işletmelerdir. Devamlı surette ticari, sınai ve zirai faaliyetten maksat
işletmenin tedavül ekonomisine katılması, işletme bünyesinde üretilen mal ve
hizmetlerin bir bedel karşılığı satılmasıdır. Devamlılık yönünden esas olan
faaliyetin süresi değil niteliğidir. Bu açıdan tatil köyü, plaj ve kamp
işletmeciliği gibi mevsimlik işler de devamlı niteliği haizdir.
Dernek tarafından sunulan mal veya hizmet bedelinin yalnızca masrafları
karşılayacak tutarda olması ya da belirsiz ve ihtiyari olarak verilen bir tutar
olması bu durumu değiştirmez. Dernekçe verilen hizmet karşılığında alındı
belgesi düzenlenmesi iktisadi işletmenin varlığına halel getirmeyecektir.
Bilindiği üzere, dernekler kazanç paylaştırma dışında belli bir sosyal amacı
gerçekleştirmek için kurulurlar. Vakıflar ise belli bir mal tahsisi suretiyle
resmi senetlerinde belirtilen amaçlarını gerçekleştirmek üzere kurulan hayır
kuruluşlarıdır. Bu durumda dernek veya vakıfların eğitim ve sağlık hizmetleri
vermek üzere gerekli tesisleri kurarak (okul, hastane, sağlık ocağı gibi)
faaliyette bulunması ve bu hizmetlerini bir bedel karşılığı olmaksızın yerine
getirmesi halinde, bu faaliyetler dernek ve vakfa bağlı iktisadi işletme olarak
nitelendirilmeyecektir. Ancak, sözü edilen eğitim ve sağlık hizmetlerinin
yerine getirilmesi için yapılan masrafların hizmet verilenlerden tahsil
edilmesi veya bu kişilerden veya ailelerinden bağış yoluyla alınması veya çok
düşük bir bedelin alınması durumunda, bu faaliyetler, dernek veya vakfa ait
iktisadi işletme olarak kabul edilecek ve kurumlar vergisine tabi olacaktır
“Dernek veya vakfın iktisadi işletmesinin faaliyet alanı ticari, sınai
ve zirai işletmelerle sınırlı tutulmuştur. İktisadi faaliyetin (ticari, sınai
ve zirai faaliyet) icra edildiği ortam veya organizasyon, iktisadi işletmeyi
ifade eder. İktisadi faaliyet bağımsız bir işyerinde icra edilebileceği gibi
dernek veya vakfın kendi bünyesi içinde de icra edilebilir. Bağımsız bir
işyerinin olup olmamasının vergilemeyi etkilemeyeceği Kurumlar Vergisi
Kanununun 4 üncü maddesinde ayrıca belirtilmiştir.”[13]
Bir derneğe ait faaliyetin hacim ve önemi ticari muhasebeyi gerektiriyor ve ona
ticari veya sınai bir müessese mahiyetini veriyorsa bu faaliyetin bağlı olduğu
müessese ticari işletme sayılacaktır. Kurumlar Vergisi Kanununun 27 nci
maddesine göre iktisadi işletmenin ayrı tüzel kişiliği yoksa kurumlar vergisi
bunların bağlı oldukları dernek namına tarh olunur.
Katma Değer Vergisi Kanununun birinci maddesinin 3/g bendine göre
derneklere ait veya tabi olan ya da bunlar tarafından kurulan veya işletilen
müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri
katma değer vergisine tabidir.
III.2. GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNA VE
MUAFİYETLERİ
Gelir Vergisi Kanununun, Kanunla kurulan dernekler hariç, iktisadi
işletmelerinden elde edilenler dışında kalan ve tevkifata tabi tutulmamış olan
her türlü gelirlerinden gelir vergisi kesintisi yapılmasını öngören 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının 6-c alt bendi 5035 sayılı Kanunla 01.01.2004
tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
III.2.1 Spor Müessesesi İstisnası
Kurumlar Vergisi Kanununun 7/8 inci maddesine göre Beden Terbiyesi
Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve
spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim
şirketler kurumlar vergisinden müstesnadır.[14]
III.2.2 Eğitim Öğretim Kurumları ve Rehabilitasyon
Merkezlerinin İşletilmesinden Elde Edilen Kazanç İstisnası
Kurumlar Vergisi Kanununun 8/8 inci maddesine[15]
göre okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları
ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına
çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde
edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye
Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme
dönemi kurumlar vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların faaliyete geçtiği
vergilendirme döneminden itibaren başlar.
25.11.2004 tarih ve 254 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde
eğitim öğretim işletmelerinden elde edilen kazançlar ile rehabilitasyon
merkezlerinden elde edilen kazançlara ilişkin istisna hükmünün şartları
açıklanmıştır. Eğitim öğretim işletmelerine tanınan kazanç istisnası kurumlar
vergisi mükellefi olan dernekler için de uygulanacaktır.
Bunun yanında kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon
merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlara da istisna uygulanacaktır.
Dernekler tarafından okul öncesi eğitim okulu, ilköğretim okulu, orta öğretim
okulu ve özel eğitim okulu ve rehabilitasyon merkezi işletilmesinden elde
edilen gelirler beş vergilendirme dönemi boyunca kurumlar vergisinden istisna
edilecektir.
Bu istisna hükmü 01.01.2004 tarihinden önce faaliyete
geçmiş bulunan okulların işletilmesinden elde edilen kazançlar ile bu okulları
01.01.2004 tarihinden sonra devralanlar tarafından işletilmesinden elde edilen kazançları
kapsamamaktadır.
İstisna hükmü okulların eğitim-öğretim, merkezlerin ise rehabilitasyon
faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacaktır. Dolayısıyla eğitim
tesisleri ile rehabilitasyon merkezlerinde yer alan kantin, büfe, kafeterya , satış
yeri gibi tesislerin bizzat işletilmesinden gerekse kiraya verilmesinden elde
edilen kazançlara istisna uygulanması söz konusu değildir. Ancak, yemek ve
konaklama hizmetlerinin de okul bünyesinde verildiği ve yemek ve yatma
bedelinin okul ücretine dahil olduğu durumlarda, herhangi bir ayrıma tabi
tutulmaksızın elde edilen kazanca istisna uygulanacaktır.
Bunlar dışında kalan, öğrencileri istedikleri derslerde özel olarak
yetiştirmek, bilgi düzeylerini artırmak amacıyla faaliyet gösteren dershaneler
ile kişilerin sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, yetenek ve
deneyimlerini geliştirmek veya serbest zamanlarını değerlendirmek üzere
faaliyet gösteren özel öğretim kurumları (üniversiteye veya Anadolu liselerine
hazırlık, bilgisayar, sürücü, dans, bale, mankenlik ve spor kursları gibi) ile
öğrenci etüt eğitim merkezlerinin dernekler tarafından işletilmesinden elde
edilen kazançlar hakkında istisna uygulanmayacaktır. Rehabilitasyon merkezi
dışındaki sağlık tesislerinin işletilmesinden elde edilen kazançlara da istisna
uygulanması söz konusu değildir.
01.01.2004 tarihinden itibaren faaliyete geçen okul ve rehabilitasyon
merkezlerinin işletilmesinden doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna
edilmiştir. Dernekler tarafından kurum açma izin belgesinin daha önceki bir
tarihi taşıması istisna uygulamasına engel teşkil etmeyecektir. İstisnanın
uygulama süresi beş vergilendirme dönemidir. İstisna süresi içinde yeni okul
veya merkez yapılması durumunda yeni okul veya merkezin durumu ayrı bir birim
olarak değerlendirilecektir. 2004 yılında faaliyete geçen bir dernek tarafından
açılan bir özel okulun 2006 yılında başka bir ilde şube açması durumunda bu
yeni okulun işletilmesinden elde ettiği kazançlar 2006-2010 vergilendirme
döneminde kurumlar vergisinden istisna edilecektir.
Kamuya yararlı dernekler tarafından işletilen rehabilitasyon
merkezlerinin istisnadan yararlanabilmesi için dernek tüzüğünde derneğin
amaçları arasında genel insan sağlığına ilişkin kurumlar kurulması ve
işletilmesiyle ilgili hükümlerin bulunması gerekir. Kamuya yararlı derneklerden
rehabilitasyon merkezi işletmeye başlayacak olanlar istisnadan yararlanmak için
Maliye Bakanlığına başvurmalıdır.
İstisnadan yararlanan işletmenin devredilmesi ya da satılması durumunda
istisnadan faydalanılacak süre beş vergilendirme dönemi olmayacaktır. Bu
durumda kalan süre için işletmeyi devralan ya da satın alan dernek kalan süre
üzerinden istisnadan yararlanabilir. Örneğin 2004 yılı içinde özel okul açan
bir dernek bu okulu 2008 yılında devretmiş olsun. Devir tarihine kadar geçen
sürede elde edilen gelire ilişkin istisnadan devreden kurum bu tarihten sonra
ise devralan kurum yararlanır. Fakat özel okulun işletilmesinden doğan kazanca
ilişkin istisna süresi hiçbir şekilde beş vergilendirme dönemini geçmeyecektir.
Derneklere bağlı iktisadi işletme niteliğinde yer alan kurumların kar
payı dağıtmaları durumunda 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b bendine
göre gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır. Eğitim ve öğretim işletmeleriyle
rehabilitasyon merkezlerinden sağlanan kazançların dağıtılması durumunda
dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması
gerekmektedir. Çünkü 5228 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda herhangi bir
değişiklik yapılmamıştır.
Derneklere ait iktisadi işletmeler Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci
maddesinde yer alan diğer istisna hükümlerinden de yararlanabilir.
III.2.3 Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan
Derneklere Yapılan Gıda Bağışları
5035
sayılı Kanunla [16] Gelir
Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesine eklenen 10 numaralı bende göre, fakirlere
yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara
Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda
maddelerinin maliyet bedeli gelir ve kurumlar vergisinde indirilecek giderler
arasında sayılmıştır. Anılan Kanunun 89 uncu maddesinin 1/6 numaralı bendine
göre fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve
vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamı gelir vergisi
beyannamesinde beyana tabi gelirden indirilebilir.
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/2-b maddesine göre fakirlere yardım
amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan
gıda maddeleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Bağışı kabul edecek
dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda yardımı
yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması gerekmektedir. Bununla beraber,
dernek veya vakfın başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya
yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf olup olmamasının uygulama açısından
herhangi bir önemi bulunmamaktadır.[17]
Gıda
bankacılığı kapsamında yapılacak bağışların gıda maddesi niteliğinde olması
gerekmektedir. Yapılacak bağışlar şartlı olarak (bedelsiz olarak ihtiyaç
sahiplerine dağıtılmak üzere) yapılmalıdır. Gıda maddesi niteliğini taşımayan
veya şartlı olarak yapılmayan bağışlar, gıda bankacılığı kapsamında yapılacak
bağış olarak değerlendirilmeyecektir. Dernekler bu bağışa karşılık
harcama belgesi düzenleyecek ve bağış yapanlara bir örneğini vereceklerdir.
Ticari faaliyetle uğraşanlarca düzenlenen faturalar dernek ve vakıf tarafından
muhafaza edilecektir.
IV. KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER[18]
Kamu yararına
çalışan dernekler, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine,
İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir. Bir
derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan
beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere
giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde
olması şarttır. Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kazanılması,
kaybedilmesi ve gerekli belgeler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte
düzenlenir.
Kamu yararına
çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir. Yapılan denetimler sonucunda
düzenlenen raporlar üzerine, kamu yararına çalışan derneklerin organlarında
görev alan üyeler veya ilgili personel, ağır hapis veya ağır para cezası
verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde, geçici
bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir. Görevden
uzaklaştırılanların yerlerine, kesin hükme kadar, öncelikle dernek üyelerinden
olmak üzere görevlendirme yapılır.
Kamu yararına
çalıştıklarına karar verilen derneklerin, denetimler sonunda bu niteliklerini
kaybettikleri tespit edilirse, birinci fıkrada öngörülen usulle haklarında
alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı kaldırılır.
Türkiye
Kızılay Derneği ve Türk Hava Kurumunun tüzüklerini onaylamaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir. Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler
Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.
IV.1. UYGULAMADA KAMUYA YARARLI DERNEK
STATÜSÜ
Bakanlar
Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek statüsü verilmesi sürecinde, Maliye
Bakanlığının görüşünün oluşturulmasında esas alınan kriterler 2 numaralı
Kurumlar Vergisi Sirküleri ile açıklanmıştır. 2908 sayılı mülga Dernekler
Kanununun 58 inci maddesi hükmü uyarınca, bir derneğin kamu yararına çalışan
derneklerden sayılabilmesi için;
1. En az bir
yıldan beri faaliyette bulunması,
2. Amacının ve
bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği faaliyetlerin ülke çapında yararlı
sonuçlar verecek nitelik ve ölçüde olması gerekmektedir.
Mülga
Dernekler Kanununun 59 uncu maddesine göre derneklerin kamuya yararlı dernek
statüsüne yönelik talepleri, dernek merkezinin bulunduğu yerin valiliği
aracılığıyla İçişleri Bakanlığına iletilmektedir. Kamuya yararlı dernek
statüsü, ilgili bakanlıkların görüşü de alınarak İçişleri Bakanlığı’nın
önerisi, Danıştay İdari İşler Kurulunun kararı ve Bakanlar Kurulunun onayı ile
verilmektedir. Bu süreç içerisinde İçişleri Bakanlığı, ilgili bakanlık olarak
Maliye Bakanlığının görüşünü de almaktadır.
Kamu
hizmetleri Devletin asli görevleri arasında yer alan ve herkesin yararlanmasına
açık bulunan hizmetlerdir. Buna göre, bir derneğin kamuya yararlı derneklerden
sayılabilmesi için derneğin amacının ve amacı gerçekleştirmek için giriştiği
faaliyetlerin belli bir zümreye ve yöreye değil, bütün vatandaşlara ve ülkeye
yarar getirecek nitelikte olması gerekmektedir.
Tüzükte yazılı
amaçlar arasında yer alan hizmetlerin, kamuya yararlı hizmetler olması derneğin
kamuya yararlı sayılması bakımından yeterli olmayıp, gerçekleştirilen
hizmetlerin Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı ölçüde bulunması da
gereklidir. Nitekim, mülga Dernekler Kanununun 58 inci maddesinin 2 numaralı
bendinde yer alan “Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği
faaliyetlerin ülke çapında yararlı sonuçlar verecek nitelik ve ölçüde olması
şarttır.” hükmü ile bu husus açıkça belirtilmektedir. Bu bağlamda, derneğe
kuruluşta amaç edindiği hizmetlerle orantılı olarak belli bir malvarlığının
tahsisi gerekmektedir. Aksi halde yeterli bir malvarlığına sahip bulunmayan bir
derneğin kamu hizmetlerini yerine getirmesi mümkün değildir.
Yukarıda
belirtilen görüşler çerçevesinde, Maliye Bakanlığı tarafından aranan şartlar şunlardır:
1- Dernek
tüzüğünde; amaç olarak belirlenen faaliyetlerin kamu hizmeti niteliğinde
olması,
2- Yıl içinde
elde edilen gelirlerin en az üçte ikisinin dernek amaçlarına harcanacağı
hususuna tüzükte yer verilmesi,
3- Derneğin
amaç edindiği hizmetlerin herkesin yararına açık olacağının, belli bir yöre
veya kitleye hizmetle sınırlı olmadığının tüzükte yazılı bulunması,
4- Yukarıdaki
maddelerde belirtilen hususların en az son iki yılda fiilen gerçekleştirilmiş
olması,
5- Derneğin
sahip olduğu malvarlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde amaç edindiği
hizmetleri gerçekleştirecek düzeyde olması,
Bu şartların
varlığı konusunda iki aşamalı bir inceleme yapılmaktadır. Birinci aşamada
Gelirler Genel Müdürlüğü bir ön inceleme yapmaktadır. Bu aşamada yukarıda yer
alan şartlardan bazılarının gerçekleşmediğinin görülmesi halinde Maliye
Bakanlığı tarafından olumsuz görüş bildirilmektedir.
Ön inceleme
sonucunda şartları taşıdığı görülen dernekler, bu şartları uygulamada da
taşıyıp taşımadıklarının tespiti açısından incelemeye sevk edilmektedir.
İnceleme sonucunun olumlu olması halinde Maliye Bakanlığı tarafından ilgili
Bakanlığa olumlu görüş bildirilmektedir.
Dernekler
tüzel kişilikleri itibariyle kurumlar vergisi kapsamına girmediklerinden,
kamuya yararlı dernek statüsü kazanan derneklerin kurumlar vergisinden
muafiyetleri de söz konusu olmamaktadır. Yani kamuya yararlı dernek olmak
derneğe ait iktisadi işletmenin kurumlar vergisi mükellefiyetini
değiştirmemektedir.
IV.2. KAMUYA YARARLI DERNEKLERE TANINAN VERGİSEL KOLAYLIKLAR
Kamuya yararlı
dernek statüsü kazanan derneklerin mevcut düzenlemelere göre
yararlanabilecekleri istisna ve kolaylıkları şöyle sıralayabiliriz:
Katma Değer Vergisi İstisnası
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
17 nci maddesinin 1 ve 2 numaralı fıkraları kapsamına giren mal teslim ve
hizmet ifaları katma değer vergisine tabi değildir. Ayrıca kamu yararına
çalışan derneklerce işletilen hastane, nekahathane, klinik, dispanser gibi
kuruluşlar ile yaşlı ve sakat bakımevleri, parasız ve fukara aşevleri,
yetimhane ve benzeri müesseselere bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet
ifaları katma değer vergisine tabi değildir.
Veraset ve İntikal Vergisi İstisnası
7338 sayılı
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (a) bendine göre, kamuya
yararlı dernekler veraset ve intikal vergisi muafiyetine sahiptir. Kamuya
yararlı derneklere yapılan ivazsız intikaller veraset ve intikal vergisine tabi
değildir.
Harç İstisnası
492 sayılı
Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin (b) bendine göre, kamuya yararlı
derneklerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların
tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ile derneğe ait tesislerin ve bu
tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların
tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinlerinde harç
istisnası uygulanır.
Emlak Vergisi İstisnası
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (e) ve 14 üncü maddesinin (c)
fıkrasına göre, kamuya yararlı dernekler sahip oldukları bina ve araziler için
(derneklere ait iktisadi işletmelere ait olmaları veya bu iktisadi işletmelere
tahsis edilmesi hariç) emlak vergisi muafiyetine sahiptir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi İstisna ve Kolaylıkları
1- 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 7, 8, 9 ve 14
numaralı bentlerinde yer alan istisna:
5228 sayılı
Bazı Kanunlarda ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun 29 uncu maddesiyle 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (7), (8), (9) ve (14) numaralı bentlerinin parantez içinde
yer alan ibare şu şekilde değiştirilmiştir. “Kanunla kurulan dernek ve
vakıflar, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu
menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte;
odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi
partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve
vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef
kurumlara ödenenler dahil”
Buna göre,
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu menfaatine yararlı
derneklere 01.01.2005 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının 7, 8, 9 ve 14 numaralı bentlerinde belirtilen
ödemeler üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.[19]
Buna göre kamuya yararlı derneklerin banka ve özel finans kurumlarında
açtırdıkları hesaplardan elde ettiği faiz ve benzeri gelirler üzerinden gelir
vergisi kesintisi yapılmayacaktır. Bu gelirler;
1- Devlet
tahvilleri ve hazine bonolarından elde edilen faiz gelirleri,
2- Nama
ve hamiline yazılı tahvil faiz gelirleri,
3- Toplu
Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan
menkul kıymetlere sağlanan gelirler,
4- Döviz
tevdiat hesapları ve özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen
kar payları,
5- Nama
ve hamiline yazılı Türk Lirası cinsinden mevduatlardan elde edilen faiz
gelirleri,
6- Faizsiz
olarak ödenen kredi verenlere ödenen kar payları,
7- Kar
ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları,
8- Özel
finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar
payları,
9- Her
nevi tahvil ve Hazine Bonosu ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve
Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin geri alım veya satım
taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler
(günlük kullanımdaki ifadesiyle repo gelirleri)
Ayrıca Kanunla
kurulan dernek veya vakfa yapılan ödemelerden de tevkifat yapılmayacaktır. Bu
uygulama açısından kanunla kurulan dernek veya vakıftan anlaşılması gereken
kendi özel kuruluş kanunu bulunan dernek ve vakıflardır. Maliye Bakanlığınca
belirtilen nitelikleri nedeniyle kendilerine yapılan ödemelerden tevkifat
yapılmaması gerektiği yönünde görüş verilen dernekler şunlardır.[20]
·
2847 Sayılı Kanunla Kurulan Dernekler[21]
· -
Türkiye Emekli Subaylar Derneği
· -
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği
· -
Türkiye Harp Malulü Gazileri Şehit Dul ve Yetimleri Derneği
· -
Muharip Gaziler Derneği
193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 7, 8, 9 ve 14
numaralı bentlerinde yer alan istisna özel kanunlarında gelir vergisine ilişkin
istisna veya muafiyet hükmü bulunan dernekler için de uygulanmak durumundadır.
Maliye Bakanlığınca, özel kanunlarında gelir vergisine ilişkin istisna veya
muafiyet hükmü bulunması sebebiyle kendilerine yapılan ödemelerden tevkifat
yapılmaması gerektiği yönünde görüş verilen kuruluşlar aşağıda belirtilmiştir.
1606 Sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden,
Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanunda[22]
sayılan kuruluşlar aşağıda yer almaktadır. 1606 sayılı Kanunun birinci
maddesine göre bu kurumlar kendilerine terettüp eden vergi, resim ve harçtan
muaftırlar. Örneğin Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 5/b bendine göre
dernek ve vakıflara ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara
yapılan ödemelerden % 22 oranında gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır. Fakat
bu kurumlara ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan
ödemeler üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmamaktadır. Çünkü özel kanunu
gereğince bu kurumlar kendilerine terettüp eden vergi, resim ve harçlardan
muaftırlar.
- Türkiye Kızılay Derneği
-
Türk Hava Kurumu
-
Türkiye Yardım Sevenler Derneği
-
Resmi Darülaceze Kurumları
-
Darüşşafaka Cemiyeti
-
Yeşilay Derneği
2- Gelir
Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının 4 üncü bendine göre
kamu yararına çalışan derneklere yıllık toplamı beyan edilecek gelirin yüzde
5’ini (kalkınmada öncelikli yörelerde % 10’u) aşmamak üzere makbuz karşılığında
yapılan bağış ve yardımlar gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek
gelirlerden indirilir.
3- Kurumlar
Vergisi Kanununun mükerrer 14[23]
üncü maddesinin 1/b alt bendine göre kamu menfaatlerine yararlı sayılan
derneklere makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla
ait kurum kazancının % 5' ine kadar olan kısmı kurum kazancından indirim konusu
yapılabilir.
4- Gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerinin kamuya yararlı derneklere aşağıda yer alan
faaliyetleri için yaptıkları bağış ve yardımların tamamı kurumlar vergisi
matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınır.[24]
Kurumlar
Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 1/d alt bendine göre kamu yararına çalışan
dernekler tarafından yapılan;
a. Kültür ve
sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası
organizasyonların gerçekleştirilmesine,
b. Ülkemizin
uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut
olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog,
broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi
yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı
materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların
yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,
c. Yazma ve
nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin
Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,
d. 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür
varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon
projeleri yapılması ve nakil işlerine,
e. Kurtarma
kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
f. Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür
varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının
Türkiye'ye getirilmesi çalışmalarına,
g. Kültür
envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
h. 2863 sayılı
Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve
geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm
Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
ı. Somut
olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el
sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma,
eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması,
bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatının tedariki ile film yapımına,
i. Kütüphane,
müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve
konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı,
onarımı veya modernizasyon çalışmalarına ilişkin harcamalar ile bağış ve
yardımların tamamı kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek üzere
kurum kazancından indirilir.
5- Kurumlar
Vergisi Kanununun -5228 sayılı Kanunla eklenen- 8/8 inci maddesine göre kamuya
yararlı dernekler tarafından rehabilitasyon merkezi işletilmesinden elde edilen
kazançlara beş vergilendirme dönemi boyunca kurumlar vergisi istisnası
uygulanır. Bu istisnaya ilişkin ayrıntılı açıklamalar bu yazının III.2.2
numaralı bölümünde yer almaktadır.
IV.3. KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEK SAYILANLARA
YASALARIN TANIDIĞI DİĞER AYRICALIKLAR
1- Kamuya
yararlı dernekler 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu uyarınca izin almadan
yardım toplayabilirler. Anılan Kanunun altıncı maddesine göre kişiler ve
kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu
yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım
toplayabilecekleri, İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca
belirlenip ilân edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri
güvenlik kuvvetlerince derhal men edilir ve sorumlular hakkında kovuşturma
yapılır.
2- 748
sayılı Emvali Milliye ve Metrukeden veya Mazbut Vakıflardan Bazı Müessesat ile
Belediyelere Satılabilecek Arazi ve Arsalar Hakkında Kanunun birinci maddesi
uyarınca, mili emlak yada vakıflardan uygun görülecek arazi ve arsalar Bakanlar
Kurulu Kararı ile kamuya yararlı derneklere satılabilir.
3- 4458
sayılı Gümrük Kanununun 167 inci maddesinin 7 inci fıkrasına göre kamu yararına
çalışan dernekler tarafından ticari gaye güdülmemek ve kuruluş amaçları
doğrultusunda kullanılmak üzere ithal edilen eşyadan; eğitim, bilim ve kültürel
amaçlı eşya ile bilimsel alet ve cihazlar, tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma
yapılmasına mahsus alet ve cihazlar, bilimsel araştırma amacına yönelik
hayvanlar ile biyolojik veya kimyasal maddeler, insan kaynaklı tedavi edici
maddeler ile kan gruplarına ve doku tipi ayırma belirteçleri, ilaç özelliği
olan ürünlerin kalite kontrolü amacına yönelik maddeler gümrük vergisinden
muaftır.
4- 237 sayılı
Taşıt Kanununun birinci maddesinin (d) bendi uyarınca kamuya yararlı
derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenler tarafından kullanılacak taşıtlara
resmi (siyah) plaka verilir.
5- Kamu
yararı alan dernekler devlet protokolünde yer alırlar.
6- 2886 sayılı
Devlet İhale Kanununun 72 nci maddesine göre kamu yararına çalışan derneklere,
kuruluş gayelerine uygun olarak kullanılmak üzere, Hazinenin özel mülkiyetinde
kayıtlı bulunan ve kamu hizmetlerine tahsisli olmayan taşınmaz malları, satış
tarihindeki alım satım rayici nazara alınarak kıymet takdiri suretiyle
satılabilir. Bu yolla edinilen taşınmaz mallar veriliş maksadı dışında
kullanılamaz ve satılamaz. Beş yıl içinde kuruluş gayesine uygun olarak
kullanılmadığı takdirde, taşınmaz mal, satış bedeli üzerinden Hazinece geri
alınır.
7-
04.06.1998 tarih ve 23362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vakıf Hayrat
Taşınmazların Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin yedinci maddesine göre vakıf hayrat
taşınmazların tahsis edilebileceği müesseselerden biri de derneklerdir.
8- 2863
sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 14 üncü maddesine göre,
korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının intifa hakları,
belirli sürelerle kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere, Kültür ve Turizm
Bakanlığının izniyle kamu menfaatine yararlı millî derneklere bırakılabilir.
9- 625
sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 42 nci maddesine göre kamu
yararına çalışacak dernekler tarafından ticaret gayesi gözetilmeksizin kurulmuş
bulunan özel öğretim kurumlarına Devletçe mali yardımda bulunulabilir.
10- 573
sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 üncü maddesine göre
Milli Eğitim Bakanlığı 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre açılmış
ve hisselerinin tümü kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara ait özel eğitim
okul ve kurumlarının hizmetlerinin niteliğini yükseltmek ve öğrencilere
maliyeti düşürmek amacıyla, bu okul ve kurumlara eğitim-öğretim hizmetleri
sınıfında personel, program gibi destekler sağlayabilir.
|