|
17
Ocak 2005
Şaban
Küçük
Maliye
Müfettişi
sabankucuk@yahoo.com
GECİKME ZAMMI VE GECİKME FAİZİ NEDİR? CEZA MI,
PARANIN ZAMAN DEĞERİ Mİ? (*)
I. GİRİŞ
Gecikme zammı ve gecikme faizinin niteliği nedir?
Paranın zaman değeri midir? Ya da bir ceza türü mü? Gecikme zammı, amme
alacaklarının süresinde ödenmemesi durumunda uygulanan mali bir zamdır. Gecikme
faizi ise gecikme zammından farklı olarak zamanında tahakkuk etmemiş bir
vergiye ilişkin olarak ortaya çıkar.
II. FAİZİN TANIMI
Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre faiz, işletmek için
bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema anlamına
gelir. Türk Hukuk Lügatine göre ise faiz, alacaklının borçlusundan istemeye
hakkı olduğu bir ivazdır. Ekonomi bakımından faiz, ödenecek olan paranın
geliri, hukuki bakımdan ise alacağın medeni semeresidir. Her medeni semere gibi
bu da mukaveleden veya kanun hükmünden doğar. Bunun özelliği zamanla doğan ve
çoğalan bir alacak olmasıdır. Faiz esas alacağa bağlı olan feri bir haktır.
Anapara olmadıkça faiz de olmaz. Faizin çeşitleri, temerrüt faizi, kanuni faiz
ve mukaveleye bağlı faizdir. Taraflar fahiş dereceyi bulmamak şartıyla
aralarındaki faiz nispetini serbestçe tayin edebilirler.
Fakat faiz tayin olunmamışsa adi işlerde faiz gerekmez. Ticari işlerde ise şart
edilmemiş olsa dahi faiz vermek gerekir.
III. GECİKME ZAMMI VE GECİKME FAİZİ NEDİR?
III.1. Gecikme Zammı
Amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi durumunda
gecikme zammı uygulanır. Amme alacağının tanımı 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun birinci maddesinde yapılmıştır. Buna göre,
Devlete, vilâyet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç,
ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi
asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin
akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme
hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip
masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur. İdarelerin akitten,
haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğan alacakları amme alacağı niteliğini
haiz olmadığı için bu tür alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun
uygulanmayacaktır. Bu tür alacaklar genel hükümlere göre tahsil edilir. Bu
alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre kanuni faiz uygulanır.
Anılan Kanunun 51 inci maddesine göre amme
alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay
kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı
birmilyon liradan az olamaz. Gecikme zammı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre
uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda,
mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise
bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan
amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. 2004 yılı için 3095 sayılı
Kanuna göre kanuni faiz oranı aylık % 1,25 olmak üzere yıllık % 15’tir. 6183
sayılı Kanuna göre 2004 yılı için gecikme zammı ve dolaylı olarak gecikme faizi
aylık % 4, yıllık ise % 48’dir.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar
itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye,
gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar
artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak
belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı
aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir. Anılan Kanunun 52
nci maddesine göre gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde
tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun
sabit olduğu güne kadar olan müddettir. Gecikme zammının önceden borçluya
bildirilmesi gerekmez. Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline
mani değildir.
III.1. Gecikme Faizi
Vergi Usul Kanununun 112/3 üncü maddesine göre,
ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda; dava konusu yapılmaksızın
kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili
bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan
tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar; dava konusu yapılan vergilerin ödeme
yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili
bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı
kararının tebliğ tarihine kadar geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre
tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de
aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara
alınmaz.
Gecikme faizi
vergi ziyaı cezasının hesaplanmasında da kullanılmaktadır. VUK un 344 üncü
maddesine göre vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci
maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Vergi ziyaı suçu
işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan verginin 1
katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya
ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112
nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme
faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur. Vergi ziyaına 359 uncu maddede
yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza 3 kat, bu fiillere iştirak
edenlere ise 1 kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya
takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanunî
süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek
ceza yüzde 50 oranında uygulanır.
Görüldüğü
gibi, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı
Vergi Usul Kanununa göre belirlenen gecikme faizini doğrudan, vergi ziyaı
cezasının tutarını da dolaylı olarak belirlemektedir.
IV. GECİKME ZAMMI VE GECİKME FAİZİNİN NİTELİĞİ
Yazımızın
yukarıda yer alan bölümlerinde tanımlandığı üzere gecikme zammı ve gecikme
faizi mahiyet itibariyle amme alacaklarının zamanında tahakkuk etmemesi ya da
tahakkuk etmiş alacakların zamanında ödenmemesi durumunda talep edilen bir mali
tazminattır. Oran belirleme yetkisi ise 6183 sayılı Kanunla Bakanlar Kuruluna
verilmiştir.
2004 yılı için
uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı oranı aylık yüzde 4, yıllık yüzde
48’dir.
Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre 2004 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme
oranı % 11,2’dir. Mali
mevzuata ilişkin çoğu kanunda, bazı parasal tutarların yeniden değerleme
oranına göre belirleneceği hükmü yer almaktadır.
Aynı dönemde
Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı
ise % 25,6’dır. Hazinenin
devlet iç borçlanma senetleri karşılığında piyasalardan aldığı borç
karşılığında ödemiş olduğu faizleri ifade eder. Görüldüğü gibi Devlet, aldığı
100- TL lik borca karşılık ana para ile birlikte 25,6-TL faiz ödemiştir.
IV.1. Yıllar İtibariyle Gecikme Zammı Oranları ve Uygulama Süreleri
Aşağıdaki
tabloda 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan yetkiye istinaden
Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen gecikme zammı oranları yer almaktadır.
Tablodan da görüleceği üzere son sekiz yıl içinde uygulanan en yüksek gecikme
zammı oranı % 15, en düşük gecikme zammı oranı ise % 4’tür. En uzun süre
uygulanan oran 888 gün ile % 15 oranı olurken en kısa süreyle uygulanan oran
116 gün ile % 5 olmuştur.
Tablo 1
GEÇERLİK DÖNEMİ
|
ORANI
|
UYGULANAN
GÜN SAYISI
|
BKK NUMARASI
|
|
01.02.1996-08.07.1998
|
% 15
|
888
|
96/7798
|
|
09.07.1998-20.01.2000
|
% 12
|
560
|
98/11331
|
|
21.01.2000-01.12.2000
|
% 6
|
315
|
2000/7
|
|
02.12.2000-28.03.2001
|
% 5
|
116
|
2000/1555
|
|
29.03.2001-30.01.2002
|
% 10
|
307
|
2001/2175
|
|
31.01.2002-11.11.2003
|
% 7
|
649
|
2002/3550
|
|
12.11.2003-
|
% 4
|
415
|
2003/6345
|
IV.2. Yıllar İtibariyle Yeniden Değerleme Oranları, Kanuni Faiz, Bileşik
Faiz ve Gecikme Zammı Oranları
Aşağıdaki
tabloda ise yıllar itibariyle VUK’a göre belirlenen yeniden değerleme oranları,
yeniden değerleme oranlarının yer aldığı VUK Genel Tebliğlerinin numarası, aynı
dönemdeki Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama
faiz oranı ile o yıl içinde uygulanan gecikme zammının yıla iblağ edilmiş
oranları yer almaktadır.
Tablo 2
YILI
|
YDO
|
BOF
|
YIL İÇİNDE UYGULANAN YILLIK
GECİKME ZAMMI
|
İLGİLİ VUK GT
|
|
1997
|
80,4
|
118,9
|
180
|
259
|
|
1998
|
77,8
|
98,8
|
180-144
|
267
|
|
1999
|
52,1
|
113,4
|
144
|
279
|
|
2000
|
56,0
|
37
|
144-72-60
|
288
|
|
2001
|
53,2
|
104,9
|
60-120
|
301
|
|
2002
|
59,0
|
67,5
|
120-84
|
310
|
|
2003
|
28,5
|
49,5
|
84-48
|
325
|
|
2004
|
11,2
|
25,6
|
48
|
341
|
Tablo 2’ den
açıkça görüleceği üzere gecikme zammı ve gecikme faizi oranları ile yeniden
değerleme oranı ve bileşik ortalama faiz arasında korelasyon bulunmakla
birlikte gecikme zammı ve gecikme faizinin yeniden değerleme oranı ve bileşik
ortalama faizdeki değişmelere duyarlığı esnek değildir.
Genel
hükümlere göre takip edilecek ve amme alacağı niteliğinde olmayan kişi
borçlarına ise 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine
İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz uygulanmaktadır. Aşağıdaki tabloda amme
alacağı niteliğinde olmayan alacaklar için uygulanan kanuni faiz ve temerrüt
faizi oranları görülmektedir. Devletin sözleşmeye dayanan alacakları için
kanuni faiz uygulanmaktadır. Örneğin, Devlete ait gayrimenkullerin kiralanması
ya da irtifak hakkı tesisinde sözleşmeye dayanan bir borç söz konusu olduğu
için bu alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda aylık % 1,5 kanuni faiz uygulanacaktır.
Tablo 3
|
Uygulama Dönemi
|
Kanuni Faiz Oranı
|
Temerrüt Faizi Oranı
|
|
Sözleşme İle Tespit Edilmemişse
|
Ticari İşlerde
|
|
01.01.2004’ten itibaren
|
% 15 (aylık 1,25)
|
% 15
|
% 48
|
|
01.07.2003-31.12.2003
|
% 30 (aylık 2,5)
|
% 30
|
% 57
|
|
01.04.2003-30.06.2003
|
% 30 (aylık 2,5)
|
% 30
|
% 64
|
|
30.06.2002-31.03.2003
|
% 55
|
% 55
|
% 64
|
|
01.01.2000-30.06.2002
|
% 60
|
% 60
|
% 70
|
|
01.01.1998-31.12.1999
|
% 50
|
% 50
|
% 50
|
|
01.01.1998 öncesi
|
% 30
|
% 30
|
% 30
|
2004 yılı için
belirlenen kanuni faiz oranı, yeniden değerleme oranı, Devlet tahvili ve Hazine
bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı, gecikme faizi ve
gecikme zammı oranları şu şekildedir.
Tablo 4
|
Gecikme Faizi
|
Gecikme Zammı
|
YDO
|
Kanuni Faiz
|
BOF
|
|
% 48
|
% 48
|
% 11,2
|
% 15
|
% 25,6
|
Bugünkü uygulamaya
göre amme alacağı niteliğinde olan vergi veya ecrimisilin zamanında ödenmemesi
durumunda % 48 gecikme zammı, akitten doğan alacaklarda ise % 15 kanuni faiz
uygulanmaktadır. Örneğin vadesi 31.12.2003 olan 10.000.000.000-TL tutarındaki
vergi ya da ecrimisilin 31.12.2004 tarihinde ödenmesi durumunda hesaplanan
gecikme zammı 4.800.000.000-TL iken, aynı alacağın akitten doğan bir alacak
olması durumunda hesaplanan kanuni faiz 1.500.000.000-TL olacaktır.
V. SONUÇ
Yukarıda yer alan
tablolardan açıkça görüleceği üzere gecikme zammı ya da gecikme faizi o yıla
ait yeniden değerleme oranı veya Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde
oluşan bileşik ortalama faiz oranının üzerindedir ve intibakı uzun süre
almaktadır. Bu durumda başta sorduğumuz soruyu tekrarlayalım. Gecikme zammı ve
gecikme faizi nedir? Paranın zaman değeri midir? Yoksa ceza mıdır? Ülkemiz
uygulamasında gecikme faizi ve gecikme zammının paranın zaman değerinden ziyade
caydırıcı fonksiyonu olan bir ceza niteliği ağır basmaktadır.
Çeşitli nedenlerle
amme alacaklarının süresinde tahakkuk etmediği veya tahsil edilemediği
durumlarda amme borçluları ya da mükellefler yüksek tutarda gecikme zammı veya
gecikme faizi ödemek durumunda kalabilmektedir. Özellikle vade ile ödeme tarihi
arasındaki süre uzadıkça anaparayı aşan faiz ve zamlar ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle gecikme
zammı ve gecikme faizi oranları yeniden değerleme oranı veya bileşik ortalama
faiz oranlarına karşı daha duyarlı olabilmelidir. Bu uygulamanın amme
alacaklarının Hazineye intikal süresini de minimize edeceği şüphesizdir.
|