|
29
Ağustos 2003
Şadi Çetin YMM
sadicetin@turmob.org.tr
Vergi beyannamelerinin internet ortamı da dahil olmak üzere
her türlü manyetik ve elektronik ortamda alınması ve izlenmesi; amme
alacaklarının banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılarak
tahsilinin mümkün kılınması; 20 ve daha büyük yaştaki kara nakil vasıtalarını
hurdaya çıkaranların yeni bir araç alımında özel tüketim vergisinin 3.5 milyar
(2004 yılı için 4,5 milyar) liralık kısmını ödememelerinin sağlanması; zirai
işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya bu mahiyetteki motorlu araçların
ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilebilmesi ve vergi mahremiyetinin
daraltılması gibi düzenlemeleri içeren ve çeşitli vergi kanunlarında
değişiklikler yapan 4962 sayılı Kanun, 07.08.2003 tarihli Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Ekonomik ve malî alanlarla bilişim konusunda
meydana gelen ilerlemelerin hukukî düzenlemelerin içinde yer alabilmesi ve
böylelikle de uygulamaların daha çağdaş hale gelebilmesi için vergi kanunlarında
bu yeniliklere bağlı yeni düzenleme ve değişikliklerin yapılması kaçınılmaz hale
gelmektedir. Türk vergi sisteminin bileşenleri olan vergi idaresi ve vergi
mevzuatının günün şartlarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasında
Vergi Barışı Kanunundan sonra yasalaşan ve bazı vergi
kanunlarında değişiklikler yapan 4842 sayılı Kanundan sonra bu yeni kanunla da
bazı vergi kanunlarında değişiklikler yapılmıştır. Mükellefleri yakından
ilgilendiren söz konusu Kanun ile getirilen düzenlemeler özet olarak aşağıdaki
gibidir.
a) Vergi beyannameleri ile Vergi Usul Kanununun 149'uncu
maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgilerin
internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve
ortamında verilmesi hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye Maliye
Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Maliye Bakanlığı'na bu yetki 07.08.2003
tarihi itibariyle verilmiştir. Dolayısıyla Maliye Bakanlığı tarafından Vergi
beyannamelerinin, internet de dahil olmak üzere her türlü manyetik ve elektronik
ortamda alınması ve izlenmesi konusunda bir düzenleme yapması
beklenmelidir.
b) Hurdaya çıkarılacak taşıtların yerine aynı cins taşıt satın
alınması halinde, 2003 yılında 3,5 milyar, 2004 yılında 4,5 milyar lira
tutarında Özel Tüketim Vergisi indirimi uygulanması getirilmiştir (Yür. Tar.
07.08.2003). 20 ve daha yukarı yaştaki motorlu araçların hurdaya çıkarılması
şartı ile bu araçların maliklerine aynı cinsten yeni araç iktisap etmeleri
halinde öngörülen vergisel avantajın otomotiv sektörüne canlılık kazandıracağı
beklenmektedir.
c) Vergi borçlarının banka kartı, kredi kartı ve benzeri
kartlarla da ödenebilmesine imkan sağlanmıştır (Yür. Tar. 07.08.2003). Kamu
alacaklarının banka kartı, kredi kartı ve benzeri ödeme araçlarını kullanarak
tahsilinin mümkün kılınması vergi borçlarının ödenmesinde mükelleflere önemli
bir kolaylık sağlayacaktır.
d) Anayasa Mahkemesince iptal edilen Ek Motorlu
Taşıtlar Vergisi, farklı bir düzenleme ile fakat yine aynı tutarda, yeniden
ihdas edilmiştir (Yür. Tar. 07.08.2003). Anayasa Mahkemesi söz konusu ek
vergilerin iptali istemiyle açılan davada, sadece Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi
ile ilgili maddeyi iptal etmişti. Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin iptal
gerekçesi ise; "11 Nisan'dan (ek vergilerin yürürlüğe girdiği tarihten) sonra
alınan araçlardan ek vergi alınmaması Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı
olduğu" görüşüne dayandırılmıştı. Yeni düzenleme ile Anayasa Mahkemesince iptal
edilen Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi yeniden getirilmiştir.
e) Bankalarla
müşterileri arasında imzalanan kredi kartı sözleşmeleri Damga Vergisinden
istisna edilmiştir (Yür. Tar. 07.08.2003). Ödemelerin nakit olarak yapılması
yerine kaydî olarak yapılmasına imkân vermesi, finansal kaynakların daha güvenli
ve etkin kullanılması, müşteri davranışlarının izlenmesi, işlemlerin kayda
alınmasını sağlaması, ekonomik faaliyetin desteklenmesi hususları dikkate
alınarak bankalar, özel finans kurumları ve benzer kurumlar ile kişiler arasında
düzenlenen Kredi Kartı Üyelik Sözleşmelerinin damga vergisine tâbi tutulmayarak
özendirilmesi amaçlanmaktadır.
f) Birden fazla işverenden ücret geliri elde
edenlerin bu gelirlerini beyan etmemeleri konusunda aranan, '' beyana tabi başka
bir geliri bulunmaması '' koşulu kaldırılmıştır (Yür. Tar. 07.08.2003). Beyana
tabi ücret dışı geliri, belirli bir tutarı geçmeyen mükelleflerin, birden fazla
işverenden elde edilmiş olsa da, bu ücretlerini beyannameye dahil
etmemelerine olanak sağlanması amacıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
86 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (1) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer
alan parantez içi ifadede değişiklik öngören bir düzenlemenin (D) fıkrası
olarak metne eklenmesi, ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan sağlık
tesislerinin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar ile bu tesislerin
faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü bağışların gelir ve
kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesine imkan
sağlanmıştır.
g) Kambiyo senetleri ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler
(çekler hariç) , damga vergisine tabi olmaktan çıkarılmıştır (Yür. Tar.
07.08.2003). Çekler zaten damga vergisine tabi değildi, bu düzenleme ile
senetler de tıpkı çekler gibi damga vergisinin konusu dışına
çıkarılmıştır.
h) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 8 inci
maddesinin 1 inci fıkrası ile 4760 sayılı Kanuna ekli ( I ) sayılı listenin (
B ) cetvelindeki malları, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanan
imalatçıların, Bakanlar Kurulunca belirlenecek tutar dışında, ÖTV ödememelerine
yönelik hususların hükme bağlandığı, ancak, bu suretle alınan malların oniki
ay içinde amacına uygun kullanılmadığının tespit edilmesi halinde, alıcılardan
tahsil edilmesi gereken ÖTV tutarının tespiti konusunda uygulamada
tereddütlerin ortaya çıktığı, bu nedenle, ( I ) sayılı listenin ( B )
cetvelindeki malların oniki ay içerisinde amaca uygun kullanılmadığının tespiti
halinde, bu malların tecil-terkin işlemi dışındaki amaçlarla tesliminde tarh
edilmesi gereken vergi tutarından, daha önce tahsil edilen verginin mahsubundan
sonra kalan tutarın, gecikme zammı ile birlikte tahsil olunacağının hükme
bağlanması amacıyla 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 8 inci
maddesinin 1 inci fıkrasının yeniden düzenlenmiştir. 4760 sayılı Kanuna ekli (I)
sayılı listedeki ürünlerin amaç dışı kullanımlarının engellenmesi amacıyla (I)
sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, Bakanlar Kurulu
tarafından farklı tespit edilmesi halinde, Maliye Bakanlığına teminat
isteyebilme yetkisinin verilmiştir.
i) Gümrük kapılarından günü birlik
giriş-çıkış yapan taşıtlardan alınan taahhütnameler damga vergisinin konusu
dışına çıkarılarak bu tür işlemlere kolaylık getirilmiştir.
j) Bakanlar
Kurulu'na, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış
olanlar hariç olmak üzere, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri
münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan
ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları
içinde brüt 200 m²'yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması
hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirme
yetkisi verilmiştir (Yür. Tar. 07.08.2003). Daha önce indirimli vergi oranından
yararlanan mükelleflerin yanında, hiçbir geliri bulunmayan mükelleflerin de
indirimli vergi oranından yararlanmalarına imkân sağlanmaktadır. Ancak, hiçbir
geliri olmayan mükelleflerden kendisine bakmakla yükümlü bir kimsesi olan ve 18
yaşını doldurmamış bulunan mükellefler yararlanamayacaklardır. Mükellefin
kendisine bakmakla yükümlü olan kişinin de hiçbir gelirinin olmaması halinde
indirimli vergi oranı uygulanacaktır.
k) Kanunî ve iş merkezi Türkiye'de
bulunmayan dar mükellefiyete tâbi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına,
işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği
ücretler, daha önce olduğu gibi yeniden gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Yeni hükmün yürürlük tarihi, istisna uygulamasının kaldırıldığı tarih olan
01.06.2003' tür. Bu düzenleme ile Türkiye'de faaliyette
bulunan irtibat bürolarında çalışanların ücretleri gelir vergisinden müstesna
tutulmuştur.
l) Kurumlar Vergisi Kanununun Sigorta ve reasürans şirketlerinin
vergi matrahlarının tespiti sırasında indirim konusu yapabilecekleri
karşılıkların hesaplanması ile ilgili 14 üncü maddesinde değişiklik yapılarak
teknik karşılıkların hesaplanması yeni hükümlere bağlanmıştır (Yür. Tar.
07.08.2003). sigorta ve reasürans şirketlerinin düzenledikleri poliçeler için
toplu olarak vergi payı ayrılması uygulamasının, dünyadaki gelişmeler dikkate
alınarak, vergide dönemsellik ilkesi doğrultusunda her bir poliçe için ayrı
ayrı vergi karşılığı ayrılabilmesine olanak sağlanmış ve uygulamanın
sadeleştirilmesi amacıyla 5422 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (4) numaralı
bendinin yeniden düzenlenmesini hükme bağlanmıştır.
Vergi sistemlerinin
yeni ekonomik gelişmelere uyum, vergide adalet, vergi rekabeti, basitlik,
etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde yeniden yapılandırılması bir
zorunluluktur. Daha önce yapılan vergisel düzenlemelerin bir devamı olan bu
Kanun teknolojik gelişmelere uyum sağlamasının yanı sıra, kayıt dışılığın
önlenmesine yönelik önemli düzenlemeler içermektedir. Banka ve özel finans
kurumlarının işlem maliyetlerinin azaltılması ve senetlerdeki damga vergisinin
kaldırılmasıyla ilgili düzenlemelerle kayıt dışılığın önlenmesinin yanında
işlem kolaylığı da sağlanacaktır. Söz konusu düzenlemeler ile ekonomik alanda
etkin ve yoğun bir şekilde kullanım alanı bulunan internet ve kredi kartı gibi
iletişim araçlarının vergi sistemine dahil edilmesinin hedeflenmiştir.
Vergi Barışı Kanunu ve 4842 sayılı Kanundan sonra
bu yeni kanunla da kayıt dışılık ile mücadele konusunda önemli adımlar
atılmıştır. Ancak alınan mesafe henüz yeterli değildir. Bu konuda önümüzde uzun
ince bir yol vardır. Yapılan her yeni düzenleme bu zor ve zahmetli yolun önemli
kilometre taşlarıdır.
|