|
İzmir,
22 Aralık 2003
Şadi Çetin YMM
sadicetin@turmob.org.tr
ASGARİ ÜCRET İÇİN BİR ÖNERİ
Bilindiği üzere; ülkemizde brüt asgari ücret ile SSK primi alt sınırı birbirinden farklı tutarlar olarak uygulanmaktadır. Bu haksız ve yanlış bir uygulamadır. Değişmeyen bir gerçek vardır ki işçi aldığı net ücrete bakmakta, işveren ise yüklendiği toplam maliyeti hesaplamaktadır. Aslında her iki bakış açısı da kendi içinde haklıdır. Öyleyse vergi ve SSK uygulamalarının da bu fiili duruma uygun olması gerekir. Mevcut uygulama hem zahmetli ve karışık hem de istihdam aleyhine düzenlemeler içermektedir. Halen brüt 306 milyon lira olarak uygulanmakta olan asgari ücretin 458.015.820 lira SSK taban matrahına göre hesabı aşağıdaki gibidir. (İşveren hissesi %
19,5 olarak alınmıştır).
01.07.2003 TARİHİNDE UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET |
BRÜT ASGARİ ÜCRET |
306.000.000 |
TOPLAM İŞÇİ SSK VE İŞSİZLİK PRİMİ (%15) |
45.900.000 |
AYLIK ÖZEL İNDİRİM |
45.000.000 |
GELİR VERGİSİ MATRAHI |
215.100.000 |
HESAPLANAN GELİR VERGİSİ (%15) |
32.265.000 |
DAMGA VERGİSİ (%06) |
1.836.000 |
KESİNTİLER TOPLAMI |
80.001.000 |
NET ÜCRET |
225.999.000 |
|
|
|
İŞVEREN SSK VE İŞSSİZLİK PRİM TOP. |
98.473.401 |
İŞÇİ TABAN PRİM FARKI |
22.802.373 |
İŞVEREN TOPLAM PRİM YÜKÜ |
121.275.774 |
|
|
TOPLAM MALİYET |
427.275.774 |
Sayın Başbakan, asgari ücretin işverene maliyetinin %
20’yi (2003 yılı enflasyon oranını) aşmaması fakat işçinin eline geçen asgari ücretin önemli ölçüde artması gerektiğini ifade etmektedirler. Şurası bir gerçektir ki asgari ücretin tespitinde herkesi ve her kesimi memnun edebilmek sanıldığı kadar kolay değildir. Gözetilmesi gereken dengeler vardır. Bir yandan işçinin refah seviyesi artırılmalıdır. Diğer yandan işverenin emek maliyetindeki artışlar nedeniyle rekabet gücü zayıflamamalıdır. Aynı zamanda devletin vergi ve SSK prim gelirleri azalmamalıdır. Bütün bunların bir arada sağlanması zor olmakla birlikte asgari müştereklerde bulabilmek ve kısmen de olsa herkesi memnun edecek bir orta yol bulunabilmelidir. Bu anlayıştan hareketle:
1-
Brüt asgari ücret ile SSK taban matrahı birbirine eşitlenmelidir.
2-
Asgari ücrete uygulanan gelir vergisi oranı % 10’a indirilmelidir.
3-
Asgari ücretten alınan damga vergisi kaldırılmalıdır.
4-
İşveren işsizlik sigortası prim oranı% 2’den % 1’e düşürülmelidir.
5-
İşveren SSK prim oranı % 10’a indirilmelidir.
Yukarıdaki öneriler dikkate alındığı varsayıldığında; 2004 yılı için asgari ücretin hesabı aşağıdaki gibi olacaktır.
BRÜT ASGARİ ÜCRET |
458.015.820 |
TOPLAM İŞÇİ SSK VE İŞSİZLİK PRİMİ (%15) |
68.702.373 |
AYLIK ÖZEL İNDİRİM(*) |
- |
GELİR VERGİSİ MATRAHI |
389.313.447 |
HESAPLANAN GELİR VERGİSİ (%10) |
38.931.345 |
DAMGA VERGİSİ (%06) |
- |
KESİNTİLER TOPLAMI |
107.633.718 |
NET ÜCRET |
350.382.102 |
|
|
|
İŞVEREN SSK VE İŞSSİZLİK PRİM TOP.(%10+1) |
50.381.740 |
İŞÇİ TABAN PRİM FARKI |
- |
İŞVEREN TOPLAM PRİM YÜKÜ |
50.381.740 |
|
|
|
TOPLAM MALİYET |
508.397.560 |
(*) 2004 Başından itibaren özel indirim kaldırılmıştır.
Brüt asgari ücret ile SSK taban matrahının birbirinden farklı olmasını anlamak mümkün değildir. Brüt ücret ne ise onun üzerinden SSK primi alınmalı, ayrıca taban matrahı uygulanmamalıdır. Diğer taraftan bilinen bir gerçek vardır ki; işçi sadece eline geçeni, işveren ise sadece cebinden çıkanı bilmektedir. Öyleyse bu fiili duruma uygun bir asgari ücret hesaplama yöntemi geliştirilmelidir. SSK’ya tabi olan ve SSK’nın nimetlerinden yararlanan kişi işçidir. Bu durumda SSK işveren payının işçiden daha düşük olması normaldir (İşveren maliyetlerinde aşırı artışa yol açmasa; işçi-işveren hisse oranlarının birbirine eşit olması daha idealdir)…
Önerilen bu modelde toplam işveren maliyeti
508.397.560.-
liradır. Yani işveren maliyetleri yaklaşık enflasyondaki artış oranı kadar artmış olacaktır.
2003 yılı sonundaki mevcut durum ile önerilen model arasında vergi ve SSK kesintileri bakımından ortaya çıkan fark aşağıda yer almaktadır.
KESİNTİLER |
2003 SONU |
2004 YILI |
FARK |
%
FARK |
TOPLAM SSK VE İŞSİZLİK PRİMİ |
167.175.774 |
119.084.113 |
-48.091.661 |
-%
29 |
TOPLAM GELİR VERGİSİ |
32.265.000 |
38.931.345 |
6.666.345 |
%
21 |
DAMGA VERGİSİ |
1.836.000 |
0 |
-1.836.000 |
-%
100 |
KESİNTİLER TOPLAMI |
201.276.774 |
158.015.458 |
-43.261.316 |
-%
21 |
Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere; asgari ücretten yapılan kesintilerdeki (vergi ve SSK primlerindeki) toplam azalma %
21’dir. Toplam olarak yaklaşık 43 milyon TL’lik bir azalma söz konusudur. Bu azalmanın tamamı SSK primleriyle ilgilidir. Vergi oranındaki %
5’lik bir azalmaya rağmen vergi gelirlerinde bir azalma söz konusu değildir. Önerilen modelde vergi oranı %
5 düşürülmüş olmasına rağmen vergilerde %
21’lik bir artış söz konusudur. Vergilerdeki artış; brüt ücretteki artıştan ve 2004 yılından başlayarak özel indirimin kaldırılmasından dolayı gelir vergisi matrahındaki artıştan kaynaklanmaktadır( Eğer istenirse; vergilerdeki bu artış veya asgari ücretin vergi dışı bırakılması anlayışından hareketle vergilerin tamamı SSK primlerine transfer edilebilir).
Asgari ücretin yukarıda önerilen şekilde uygulanması halinde; SSK prim taban matrahı ve brüt ücret farklılığından doğan tartışmalar sona erecektir. Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasında küçük de olsa bir adım atılmış olacaktır. İşsizlik sigortası kesintisinde işçi, işveren ve devlet hisseleri %1 olarak birbirine eşitlenecektir. Basit ve kolay hesaplanabilir bir asgari ücret yapısı ortaya çıkarılmış olacaktır. Sonuç olarak; ASGARİ ÜCRET TESPİT ÇALIŞMALARI FIRSAT BİLİNEREK; BRÜT ASGARİ ÜCRET İLE SSK TABAN MATRAHI BİRLEŞTİRİLMELİ VE BİR DAHA GERİ DÖNÜLMEMEK ÜZERE SSK TABAN MATRAHI UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR.
|